Ulusal egemenlik esasında hava ülkesinin yönetimi
Loading...
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
Abstract
Tezimizin sorunu Türkiye Cumhuriyeti'ne ulus yararını gözeten hava ülkesi yönetim politikası önerebilmektir. Bu çerçevede konumuz sivil havacılığın sınır geçişlerini içeren saha yönetimidir. Araştırmamız Uluslararası Hukuk Enstitüsü'nün barış zamanı hava hukuku çalışmasına sebep olan ilk yön edilebilir hava aracının uçtuğu 1900 yılında başlamış ve politika önerisi için 2024 yılı başında sonlandırılmıştır. Üç ana hipotez aracımızla çıktığımız tarihsel analiz yolunda yön edilebilir hava aracı inşa etmenin temelinde motor tasarım bilgisi olması şartı gereği politika önerimiz için yolumuzu karşılaştırmalı analiz ile genişlettik. Karşılaştırma için farklı motor tasarım bilgisi en fazla bulunan Avrupa'dan Fransa'yı ve Amerika'dan ABD'yi seçtik ve bu ikisine sorunlu komşumuz Yunanistan'ı ilave ettik. Bu yeni yolumuz için üçlü hipotez aracımıza tez başlığımızın tanımını, serbestlik savunucularının dokuz serbestlik derecesini ve tanımdaki üçlü mülkiyeti ekledik. Üçlü mülkiyet aslında M.Ö. 3500 yıllarından beri var olan yönetimin özü, gerçek işbölümünün kendisidir. Pistonlu motor tasarım bilgisinin yön ettiği dönemde ABD, tek ABD hava ülkesini ve telsizle kontrol edebileceği yapay hava sahalarını oluşturarak yönetmeye başlamıştır. Sonra Amerika'da beş serbestlik derecesini hayata geçirerek üçlü mülkiyetini genişletmiştir. Fransa ise, sömürgelerine doğru en az iki serbestlik derecesi ile sözleşmeci devletlere hava ülkelerinde saha kontrolü yaptırarak ulaşmıştır. ABD'nin çok taraflı Şikago Sözleşmesi ile evrenselleştirmek istediği kendi tek hava ülkesi ve beş serbestlik derecesi modeli ulusal egemenlik engeline takılmıştır. Kendisine iki taraflı Bermuda I ve II sözleşmeleriyle beş serbestlik derecesini kazandırarak yol açan ABD, jet motoru tasarım bilgisi döneminde FIR olarak adlandırılan yapay hava sahasının üstüne UIR adıyla bir yapay hava sahası daha eklemiştir. ABD, tek hava sahası yönetimini sivil-askeri iş birliği ve bilgisayarlı radar sistemi ile yerine getirmeye başlamıştır. Fransa ise benzer yönetimi UIR'da altı devletin iş birliği ile EUROCONTROL'ü kurarak sağlamıştır. ABD yeni döneme kendisinde uyguladığı deregülasyon yasasını iki taraflı Open Skies Sözleşmesi ile model yapmış ve çok taraflı Şikago Sözleşmesi önüne yerleştirmiştir. Bu yeni dönemde ABD, Birleşik Krallık, Avrupa Birliği (Fransa) üçlüsü yenilenebilir yakıtlı motor bilgisi geliştirmeye başladı. Ayrıca üst üste bindirilmiş dört yapay hava sahasının tek bir merkezden yönetimi için yapay zekâ destekli seyrüsefer yardımcı sistemi bilgisi üretimi için işbirliği yaptılar. Bilgi yerine beceri geliştirerek bu üçlüye hizmet etmeye ve böylece saygınlık kazanmaya karar veren Türkiye Cumhuriyeti'ne üç politika önerisi sunan tezimiz alanyazında ana kaynak olmaya adaydır.
