Avrupa Birliği’nin (ab) güvenlikçi göç politikaları ve göçmen karşıtlığı’nın federal Almanya özelinde incelenmesi

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Ankara Üniversitesi

Abstract

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa ülkeleri, emek yoğun nispeten azgelişmiş ülkeler bakımından daha iyi yaşam koşulları sağlayacağı inancıyla bir çekim merkezi olmaya başlamıştır. II. Dünya Savaşı’ndan sonra Batı Avrupa ülkeleri demografik yapının değişmesi nedeniyle göçü teşvik edici yasalar çıkarmış ve emek yoğun ülkelerle işgücü anlaşmaları imzalamıştır. 1990’lı yılların başlarında Yugoslavya’nın dağılması Avrupa’ya ilk kitlesel göç deneyimini yaşatmıştır. 21.yüzyılda itibaren ise Avrupa ülkeleri, bölgesel çatışmalardan kaçan sığınmacıların hedefi haline gelmiştir. Bölgesel savaşlardan yol açtığı sığınma talepleri karşısında Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ılımlı açıklamalarda bulunmalarına rağmen güvenlik tedbirlerini artırmıştır. AB, göçün uluslararası bir gündem haline gelmesi ve bir güvenlik tehditi olarak algılanmaya başlanmasına rağmen örgüt bünyesinde ortak bir göçmen politikası belirleyememiş olup, konu ülkelerin kendi ulusal düzenlemeleriyle sonuçlandırılmıştır. Suriye iç savaşı ve ardından Rusya-Ukrayna savaşından kaynaklanan göçmen krizi coğrafi konumu nedeniyle ülkemizi de etkilemiştir. Yakın dönemde Avrupa Birliği ülkelerinin kitlesel sığınmacı taleplerini geri çevirmesi ve zaman zaman kuvvet kullanımına başvurması, insan hakları ihlallerinde bulunduğu gerekçesiyle eleştirilmeye başlanmıştır. Kitlesel güç hareketlerinin AB sınırlarının dışında tutulmak arzusuyla hayata geçirilen hukuki düzenlemeler sorunun çözümü için yeterli olmamıştır. AB bünyesinde halihazırdaki göçmen gruplarının entegrasyonlarını kolaylaştırıcı sosyal ve ekonomik programlar geliştirilmesi ve düzensiz göç sorunun nedenlerinin kaldırılmasına yönelik işbirliği çalışmalarının gerçekleştirilmesi en uygun çözüm olarak görünmektedir. Öte yandan, AB ülkelerinin demografik yapılarının, yaşlı nüfusun artması ve azalan büyüme hızı gibi olumsuzluklar yüzünden değişmesi nedeniyle önümüzdeki dönemde de göçmen istihdamına ihtiyaç duyacaklarını göstermektedir. Bu çalışma, AB ülkelerinde göçmenlerin siyasi ve sosyal haklarının tarihsel süreç içerisindeki gelişimini, Almanya özelinde, güncel siyasi gelişmelerin göçmen karşıtlığına olan etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. AB'nin göç politikasının güvenlik kaygılarıyla sınırların kontrolüne ağırlık verilmesi (dışsallaştırma), yurttaşlık haklarının verilmesi ile sosyal politikaların uygulanmasının zorlaşması, göçmenlerin varolan ekonomik, kültürel ve sosyal sorunların sorumlusu olarak gösterilmeye başlanması, göçmen karşıtı tutumların artması doküman analizi yapılarak irdelenmiştir. Batı Avrupa ülkelerinde tarihsel süreç içinde de genellikle karşılık bulduğu gözlemlenen göçmen karşıtlığı, aşırı sağ partilerin popülist yaklaşımlarıyla (seçim vaatlerinde dile getirilen göçmenlere verilen sosyal hakları geri alma ve sınırdışı işlemlerini kolaylaştırma v.b) oy potansiyellerini artırmaları, ülkelerdeki ana akım diğer siyasi partilerin de göçmenlere yönelik politikalarda olumlu adım atmalarına engel olmaktadır. Son dönemlerde, AB’nin göçmen politikalarının yeterli olmadığı, nitelikli genç göçmene ekonomik açıdan ihtiyacın sürecek olması, entegrasyonu kolaylaştıracak sosyal politikaların, bürokratik ve yasal düzenlemelerin iyileştirilmesine odaklanılmasını adeta zorunlu kılmaktadır. AB ülkelerinin refahının devamı için ihtiyaç duyduğu nitelikli genç göçmenler başarılı ve etkili insani politikalarıyla bulundukları topluma katkı sağlayacaklardır.

Description

Citation

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By