Markanın Hükümsüzlüğü
Loading...
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
Abstract
Marka, özünde ayırt edici bir işaret olmakla birlikte bir teşebbüsün mal veya
hizmetlerini başka teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan
işaretlerdir. Her marka bir işaretken, her işaret bir marka değildir.
Markaların korunması ulusal düzeyde kanunlar ve yönetmelikler ile uluslararası
alanda ise uluslararası sözleşmeler ile korunmaktadır. Marka korumasının kapsamı, dar
bir kapsamdan başlayarak zamanla marka korumasının kapsamı genişlemiştir ve
genişlemeye devam etmektedir. Türk Marka Hukuku, Avrupa Birliği düzenlemeleriyle
uyumlu olarak paralel şekilde düzenlenmiştir. Uluslararası düzenlemelere ve gelişmiş
ülkelere uyumludur.
Ticari ve gündelik hayatta mal ve hizmet tüketiminin yaygınlaşmasıyla beraber
markanın önemi artmıştır. Mal ve hizmetlerin yoğun bir şekilde tüketimiyle birlikte
markalar işletmelerin önüne geçmiştir. Görülmektedir ki marka değeri firmaların piyasa
değerinin kat kat üzerine çıkabilmekte ve sağladığı haklar sermaye niteliği taşımaktadır.
Böylelikle markalar rekabette çok önemli bir düzeye ulaşmıştır.
Tanınmış marka sahiplerine, markanın korunması bakımından tüm mal ve
hizmetler için itiraz etme hakkı getirilerek diğer markalardan üstün tutulmuştur.
Hükümsüzlük ve iptal kavramları birbirinden ayırt edilmiş ve Sınai Mülkiyet
Kanunu’nda ayrı ayrı düzenlenmiştir. Hükümsüzlük sebeplerinin varlığının tek başına
yeterli olmadığı, hükümsüzlük kararına mahkemelerin karar verebileceği ifade edilmiştir.
Hükümsüzlük kararının mahkemece verildikten sonra birtakım sonuçları ve etkileri ile
marka hukukuyla ilişkileri anlatılmıştır.
Sınai Mülkiyet Hukuku, ülkelerin teknolojik ilerlemelerini ve kalkınmalarını,
uluslararası ticari ilişkilerini, ekonomik büyümelerini etkileyen bir alandır.
