Yabancı çocukların Türkiye’de evlât edinilmesi

dc.contributor.authorKaplan, Müjgan Elif
dc.date.accessioned2026-09-02T07:59:42Z
dc.date.issued2026
dc.description.abstractKüreselleşme süreci ve son yıllarda dünya genelinde artış gösteren kitlesel göç hareketleri, klasik aile hukuku kurumlarını ulusal sınırların ötesine taşıyarak yeni hukuki problemlerin doğmasına neden olmuştur. Bu problemlerin en hassas noktasını, şüphesiz ki korunmaya muhtaç çocukların durumu oluşturmaktadır. Savaş, iç çatışma veya doğal afetler nedeniyle yerinden edilen, ailesini kaybeden veya refakatsiz kalan çocukların yüksek yararının nasıl korunacağı sorunu, modern hukuk sistemlerinin en önemli imtihanlarından biridir. Bu bağlamda “evlât edinme” kurumu, yalnızca bir çocuğu soybağı ile bir aileye bağlayan medeni hukuk ilişkisi olmanın ötesine geçerek; çocuk hakları, göç hukuku ve uluslararası koruma mekanizmalarının kesişim noktasında yer alan çok boyutlu bir hukuki çare haline gelmiştir. Türk hukuku açısından konu ele alındığında, Türkiye’nin coğrafi konumu ve maruz kaldığı yoğun göç dalgası, yabancı unsurlu evlât edinme sürecinde ortaya çıkan sorunları teorik bir tartışma olmaktan çıkarıp, acil çözüm bekleyen pratik bir meseleye dönüştürmüştür. Yabancı bir çocuğun Türkiye’de evlât edinilmesi süreci, sadece 4721 sayılı TMK’nın iç hukuk hükümlerini değil, aynı zamanda 5718 sayılı MÖHUK ile Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri, özellikle de 1993 tarihli Lahey Sözleşmesi’ni kapsayan karmaşık bir normlar hiyerarşisini ilgilendirmektedir. Çalışma, bu çok katmanlı yapıyı sistematik bir bütünlük içinde analiz etmek üzere ele alınmıştır. İlk aşamada, Türk hukukunda çocuk ve evlât edinme kavramlarının temelleri, evlât edinmenin maddi ve şekli şartları ile hukuki niteliği detaylandırılmıştır. Evlât edinme, çocuğun üstün yararını esas alan, devlet denetimine tâbi ve mahkeme kararıyla kurulan yapay bir soybağı ilişkisi olarak tanımlanırken; bu ilişkinin yabancılık unsuru taşıması halinde devreye giren “bağlama kuralları” çalışmanın omurgasını oluşturmaktadır. Araştırmanın odak noktasını, özellikle mülteci, şartlı mülteci ve geçici koruma statüsündeki çocukların evlât edinilmesinde karşılaşılan hukuki engeller ve çözüm önerileri oluşturmaktadır. Mevcut MÖHUK düzenlemeleri uyarınca, evlât edinme ehliyeti ve şartları konusunda kural olarak “çocuğun milli hukuku” yetkili kılınmıştır. Ancak vatansız olan, mülteci statüsünde bulunan veya Suriye, Afganistan gibi ülkelerden gelerek menşe ülkesiyle diplomatik ve hukuki irtibatını koparan çocukların söz konusu olduğu durumlarda, milli hukukun uygulanması fiilen imkânsız hale gelmekte veya çocuğun aleyhine sonuçlar doğurmaktadır. Çalışmada, bu tür uluslararası uyuşmazlığa elverişli durumlarda, kamu düzeni müdahalesi ve “mutad mesken” hukuku gibi esnek bağlama kurallarının nasıl devreye sokulacağı, Yargıtay içtihatları ve mukayeseli hukuk verileri özellikle İsviçre ve Alman hukuku ışığında tartışılmıştır. Refakatsiz çocukların Türkiye’deki hukuki statülerinin tespiti, biyolojik aileden rıza alınamaması sorunu ve “evlât edinilebilirliğin” tespiti konularında yaşanan belirsizlikler, somut çözüm önerileriyle irdelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın bir diğer önemli boyutu, evlât edinmenin hüküm ve sonuçlarının uluslararası alandaki yansımasıdır. Türkiye’de verilen bir evlât edinme kararının, çocuğun veya evlât edinenin vatandaşı olduğu diğer ülkelerde tanınması ve tenfizi, evlât edinilen çocuğun hukuki güvenliği açısından hayati öneme sahiptir. Tezde, evlât edinme kararının soybağı, mirasçılık, vatandaşlık kazanımı ve nüfus kütüklerine tescili üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde incelenmeye gayret edilmiş ve kararın bir ülkede geçerli sayılıp diğerinde sayılmadığı durumların önlenmesi için uluslararası iş birliğinin önemi vurgulanmıştır. Sonuç olarak yabancı çocukların evlât edinilmesi sürecinin, salt hukuki bir prosedür olarak değil, çocuğun travmatik geçmişini onarmaya yönelik bir sosyal politika aracı olarak ele alınması gerektiği savunulmuştur. Çalışma, mevcut yasal düzenlemelerin, özellikle refakatsiz çocuklar özelinde yetersiz kaldığını tespit etmekte; bu alanda “ikincillik ilkesi” (subsidiarity principle) gereği evlât edinmenin son çare olarak uygulanıyor olsa da çocuğun yararına olduğu kesinleştiğinde hızla uygulamaya koyulabilmesi için özel bir “İdari İşbirliği ve Merkezi Otorite” yapılanmasına gidilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/20.500.12575/94877
dc.language.isotr
dc.publisherAnkara Üniversitesi
dc.subjectYabancı Çocukların Evlât Edinilmesi
dc.subject1993 Lahey Sözleşmesi
dc.subjectRefakatsiz Çocuklar
dc.subjectKamu Düzeni
dc.subjectÇocuğun Üstün Yararı
dc.titleYabancı çocukların Türkiye’de evlât edinilmesi
dc.title.alternativeAdoption of foreign children in Turkey
dc.typeThesis

Files

Original bundle

Now showing 1 - 1 of 1
Loading...
Thumbnail Image
Name:
MÜJGAN ELİF KAPLAN - DOKTORA TEZ 03.07.2026.pdf
Size:
1.5 MB
Format:
Adobe Portable Document Format

License bundle

Now showing 1 - 1 of 1
Loading...
Thumbnail Image
Name:
license.txt
Size:
1.71 KB
Format:
Item-specific license agreed upon to submission
Description: