Göç ve kadın: mevcut araştırmaların incelenmesi ve toplumsal cinsiyet bağlamında yeni bir bakış
No Thumbnail Available
Date
2024
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Ankara Üniversitesi
Abstract
Geçmişten günümüze yapılan araştırmalar, göçlerin toplumsal cinsiyet açısından temel
bir öneme sahip olduğunu göstermektedir. Göç çalışmaları, sosyoloji ve diğer sosyal bilimler
açısından büyük bir öneme sahiptir. Göçün nedenleri, sonuçları, göç süreci ve bu süreçte
yaşanan sosyal değişimler, göçmenlerin hayatındaki etkiler ve birçok toplumsal konu bu
alanda incelenmektedir. Toplumsal cinsiyet çalışmaları da ayrıca önemli bir alanı kapsar.
Göç hareketlerindeki değişimlerle birlikte, göç eden kadın sayısındaki hızlı artış, toplumsal
cinsiyet odaklı yeni bir perspektifin benimsenmesini gerektirmektedir. Bu çalışma, toplumsal
cinsiyet ve göç konularını bir araya getirerek, göç sürecinde 'kadın'ın konumunu anlamaya
yönelmiştir. Toplumsal cinsiyetin, göçün sebep ve sonuçlarına etki eden sosyal ilişkileri ve
yapıları nasıl şekillendirdiğini anlamak için, toplumsal cinsiyet ve göç arasındaki ilişki detaylı
bir şekilde incelenmelidir. Toplumsal cinsiyet kavramı, kadının hem aile hem de sosyal
alanlarda çeşitli zorluklara ve ayrımcılığa maruz kalmasına, erkeğin gölgesinde ikinci sırada
kalmasına neden olmaktadır. Bu durum, çalışmanın ana teması olan göç sürecindeki kadın
perspektifinde de belirgin bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Kadınlar, göç sürecinde pasif
unsurlar olmanın ötesinde, görünmezlikleriyle birlikte göçün olumsuz koşullarını ve zorlayıcı
sonuçlarını daha keskin bir şekilde deneyimlemekte ve yaşamaktadırlar.
Bu araştırma ve diğer akademik çalışmaların ortaya koyduğu bulgulardan hareketle
şunu ifade edebiliriz ki, sosyolojik bir bakış açısıyla değerlendirdiğimizde, toplumsal cinsiyet
kalıplarının temelini oluşturan göç, kadın kavramı üzerinden incelenmeli ve farklı
perspektiflerle ele alınmalıdır. Bu alanda elde edilen bilimsel sonuçların geçerliliği ve
güvenilirliği için yapılan çalışmalarda kadın ve göç konuları bütünlük içinde ele alınmalı,
hatta yalnızca kadın ve göç başlığı altında uluslararası düzeyde daha kapsamlı ve çok yönlü
araştırmalar yapılmalıdır