Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, İngilizce ders kitaplarında have, get, take eylemlerinin ve eşdizimliliklerinin görünümleri(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Küpoğlu, MelekÜlkemizde devlet okullarında yabancı dil olarak İngilizce öğretimi, Milli Eğitim Bakanlığı'nca yayımlanan ders kitapları aracılığıyla sağlanmaktadır. Bu bakımdan ders kitaplarında yer alan sözvarlığı, öğretim sürecinin verimi için önem arz etmektedir. Sözvarlığının genişletilmesimdede ise sözcük örüntüleri ve eşdizimlilik kavramları öne çıkmaktadır. Sözü edilen çerçevede, bu çalışma, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından yayımlanan ve devlet okullarında ortaokul düzeyinde (5., 6., 7. ve 8. sınıflar) kullanılan İngilizce ders kitaplarında yer alan have, get ve take eylemlerinin kullanım sıklıklarını (word frequency) ve eşdizimliliklerini (collocations) incelenmiş; ayrıca, bu eylemlerin ders kitaplarındaki kullanımları, İngiliz Ulusal Derlemi (British National Corpus - BNC) ile karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın temel amacı, MEB ders kitaplarında yer alan have, get ve take eylemlerinin sıklık değerlerini ve eşdizimliliklerini ortaya koymak; bu eylemlerin BNC'deki kullanım sıklıklarını belirlemek ve her iki kaynak arasındaki benzerlik ve farklılıkları tespit etmektir. Çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi yöntemi kullanılarak ortaokul İngilizce ders kitaplarının içeriği analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, İngilizce ders kitaplarında konuların temalar etrafında şekillenmesinin, bazı eşdizimliliklerin belli ünitelerde yoğunlaşıp sonra tekrarlanmamasının bir nedeni olabileceği; bu durumun, öğrencilerin sözvarlığını genişletirken, bazı eşdizimliliklerin yeterince pekiştirilmemesine yol açabileceği sonucuna varılmıştır. Ayrıca, 'have a picnic' ve 'take medicine' gibi ders kitaplarında sıklık gösteren ancak BNC'de sıklık verisi düşük ya da hiç olmayan eşdizimliliklerin varlığı materyal tasarlayanların kültür etmenini göz önünde bulundurduğunu ortaya koymaktadır. Bu bulgular, İngilizce öğretim materyallerinin dil kullanımı açısından değerlendirilmesine ve geliştirilmesine katkı sağlamaktadır.Item type:Item, ABD medyasındaki Türkiye imajının ülke markalama bağlamında değerlendirilmesi: CNN haber içerikleri üzerine bir analiz(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Doğankollu, AsudeKüreselleşen dünyada ülkeler, uluslararası arenada güçlü bir imaj oluşturmak ve dış politikalarını desteklemek amacıyla yumuşak güç unsurlarına daha fazla önem vermektedir. Bu bağlamda ülke markalama, uluslararası kamuoyunda olumlu bir algı oluşturmak ve ülkenin turizm, kültür ve ekonomi alanlarındaki cazibesini artırmak için etkili bir strateji haline gelmiştir. Türkiye de son yıllarda uluslararası marka kimliğini güçlendirmek adına çeşitli kampanyalar ve stratejiler geliştirmiştir. Bu çalışma, CNN International internet sitesinde 2020-2023 yılları arasında Türkiye hakkında yayımlanan haberleri inceleyerek, bu haberlerde oluşturulan Türkiye imajını analiz etmeyi ve ülke markalama stratejileriyle ne ölçüde örtüştüğünü değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, uluslararası imaj yönetimi bağlamında ülke kimliği, imajı ve itibarı kavramları ele alınmış; ülke markalama süreçlerinin teorik temelleri açıklanmıştır. Bu bölümde ayrıca Simon Anholt'un Rekabetçi Kimlik Altıgeni modeli temel alınarak, ülke markalama stratejilerinin uluslararası algıyı nasıl etkilediği değerlendirilmiştir. Medyanın uluslararası algı oluşturma ve markalamadaki rolü analiz edilmiştir. İkinci bölümde, Türkiye'nin ülke markalama stratejileri ve bu stratejilerin tarihsel gelişimi ele alınmıştır. Türkiye'nin uluslararası imajını şekillendirmek amacıyla yürüttüğü marka kampanyaları detaylandırılmış ve bu kampanyaların ülkenin uluslararası marka kimliği oluşturma sürecindeki rolü değerlendirilmiştir. Ayrıca, Türkiye'nin marka algısını güçlendirmek için izlediği stratejik yaklaşımlar ve bu süreçte kullanılan yöntemler incelenmiştir. Üçüncü bölümde, çalışmanın metodolojisi ve araştırma bulguları sunulmuştur. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden tematik ve semantik analiz kullanılarak, CNN International internet sitesinde 2020-2023 yılları arasında yayımlanan Türkiye ile ilgili haberler incelenmiştir. Analiz sürecinde, Türkiye'nin kültürel mirası, turizmi, insan unsuru ve geleneksel ile modern unsurların birleşimi gibi temalar ön plana çıkarılmıştır. Ayrıca, haberlerde kullanılan dil ve haber tonu sentimental analiz yöntemiyle incelenmiş, Türkiye'nin uluslararası algısına etkileri değerlendirilmiştir. Her yılın haberleri ayrı ayrı incelenerek Türkiye'nin uluslararası imajındaki değişim ve bu değişimin ülke markalama stratejileriyle uyumu ele alınmıştır. Bu çalışma, Türkiye'nin uluslararası medyadaki temsiline dair önemli bulgular sunmakta ve ülke markalama stratejilerinin geliştirilmesi için politika önerileri getirmektedir. CNN gibi küresel medya kuruluşlarının oluşturduğu algılar dikkate alınarak, Türkiye'nin uluslararası alandaki marka değerini artıracak stratejilerin geliştirilmesi önerilmektedir.Item type:Item, Özbek Türkçesinde basit cümle(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Karakuyu, MehmetÇalışmada, Özbek Türkçesinde basit cümle, Özbek Türkologların ve Bağımsal Dil Bilgisi kuramının bakış açısı ile karşılaştırmalı olarak ele alınmıştır. Özbek söz dizimi başlığı altında; söz öbekleri, cümle, cümle ögeleri ve cümle türleri incelenmiştir. Tezde, geçmişten günümüze Özbekistan'da söz dizimi ile ilgili yapılan çalışmalar, elden geldiğince incelenmiştir. Bununla birlikte Batı'da ve Türkiye'de Özbek Türkçesi üzerine yapılan gramer çalışmalarına da yer verilmiştir. Kuramsal çerçeve, Bağımsal Dil Bilgisi'nin kurucusu olan Tesniere'in bakış açısı ile oluşturulmuştur. Çalışmanın Bağımsal Dil Bilgisi olarak adlandırılan birinci bölümünde, cümlenin merkezine fiili koyan ve tezin kuramsal çerçevesini oluşturan Bağımsal Dil Bilgisi kuramı, çeşitli bilim adamlarının görüşleri ışığında ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışmanın Özbek Türkçesinde söz dizimi çalışmaları olarak adlandırılan ikinci bölümünde, hiyerarşik ilişkiyi gösterebilmek için söz öbekleri konusu, Bağımsal Dil Bilgisi kuramı ile Özbek Türkologların yaklaşımı karşılaştırılarak ele alınmıştır. Bu bölümde ayrıca cümle ve cümle ögeleri, Özbek gramer anlayışı ışığında ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Basit cümlenin sınıflandırılmasında cümle ögeleri, önemli bir yere sahip olduğu için kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır. Çalışmanın Özbek Türkçesinde Basit Cümle olarak adlandırılan üçüncü bölümünde ise basit cümle sınıflandırılması, çözümlemeler ve modellemeleri ele alınmıştır. Basit cümle; fiil ve isim olmak üzere iki başlık altında ele alınmıştır. Fiil cümleleri; bir, iki, üç ve dört istemli olarak alt başlıklara ayrılmıştır. İsim cümleleri ise taşıdıkları istem potansiyeli ve geçirdikleri dönüşümler ile tek başlık altında incelenmiştir. Ayrıca bu bölümde basit cümlenin; bir ve iki ögeli, özneli ve öznesiz, yükleminin isim veya fiil olması, yüklemin ve cümlenin yığılı, yayılan ve analitik özellikler göstermesi açısından ayrıntılı bir biçimde sınıflandırılması gösterilmiştir. Yapılan her sınıflandırma için, oluşturulan korpustan uygun basit cümle örnekleri verilerek çözümlemeler yapılmıştır. Çözümlemeler sonunda bir ve iki ögeli basit cümlelerin modellemeleri yapılmıştır.Item type:Item, Sorgumda [Sorghum bicolor (L.) Moench] bazı depolanmış ürün zararlılarına karşı Deltamethrin ve Spinetoram'ın kullanım olanakları üzerinde araştırmalar(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Sonkurt, MehmetBu tez çalışmasında sorguma uygulanan Deltamethrin ve Spinetoram etken maddeleri ile bunların farklı kombinasyonlarının Sitophilus oryzae, Rhyzopertha dominica ve Tribolium castaneum erginleri üzerinde %55±5 orantılı nemde farklı sıcaklıklarda (20, 25 ve 30oC) kısa süreli öldürücü etkinliği ile 25ºC ve %55±5 orantılı nem koşullarında uzun süreli etkinliği araştırılmıştır. Kısa süreli öldürücü etkinlik çalışmasında; tüm sıcaklık değerlerinde 14. günde yapılan sayımlarda S. oryzae'de %100 ölüm oranı 1 ppm Spinetoram ve 0.3 ppm Deltamethrin+0.25 ppm Spinetoram kombinasyonu (C-CC) uygulamalarında; R. dominica'da %100 ölüm oranı 0.5 ppm Deltamethrin, 0.5 ppm Spinetoram, 1 ppm Spinetoram, 0.1 ppm Deltamethrin+0.1 ppm Spinetoram kombinasyonu (C-AA) ve C-CC kombinasyonu uygulamalarında; T. castaneum'da %100 ölüm oranı 0.5 ppm Deltamethrin ve C-CC kombinasyonu uygulamalarında görülmüştür. Kısa süreli etkinlik çalışmasında tüm sıcaklık değerlerinde S. oryzae'de 1 ppm Spinetoram ve C-CC kombinasyonu uygulamalarında; R. dominica'da 0.5 ppm Deltamethrin, 0.5 ppm Spinetoram, 1 ppm Spinetoram, C-AA kombinasyonu ve C-CC kombinasyonu uygulamalarında; T. castaneum'da 0.5 ppm Deltamethrin ve C-CC kombinasyonu uygulamalarında F1 ergin gelişimi %99'un üzerinde baskılanmış olup geri kalan diğer uygulamalarda F1 ergin gelişimi gözlenmiştir. Ümitvar bulunan uygulamaların uzun süreli etkinliği ile ilgili çalışmalarda S. oryzae'de 1 ppm Spinetoram; R. dominica'da 0.5 ppm Spinetoram ve C-CC kombinasyonu; T. castaneum'da 0.5 ppm Deltamethrin uygulaması ile 8 ay süre boyunca en başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Çalışmamızda Spinetoram'a en hassas türün R. dominica olduğu, S. oryzae'nin orta derecede ve T. castaneum'un en tolerant tür olduğu görülmüştür.Item type:Item, Sülfatlanmış polisakkarit fucoidan'ın meme kanseri hücre hattı MCF-7'de kaveolin-1 düzeylerine etkisi(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Çakmak, DilaraMeme kanseri, kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biri olup, erken teşhis hayatta kalma şansını önemli ölçüde artırmaktadır. Geleneksel sitotoksik tedavi yöntemlerinin ciddi yan etkileri, hedefe yönelik ve doğal bileşiklerle kombinlenen tedavi yaklaşımlarının önemini artırmaktadır. Bu çalışmada, sülfatlanmış bir polisakkarit olan fucoidanın, MCF-7 meme kanseri hücre hattındaki antikanser özellikleri ve kaveolin-1 proteininin ekspresyon düzeylerine olan etkileri araştırılmıştır. Fucoidan ve pozitif kontrol grubu olarak kullanılan kemoterapötik ajan tamoxifenin sitotoksik etkileri, MTT analizi ile değerlendirilmiş ve her iki maddenin doza bağlı sitotoksik etkiler gösterdiği, yüksek dozlarda ise hücre canlılığını azalttığı tespit edilmiştir. 72 saat sonunda IC50 değerleri fucoidan için 1.174 µg/mL, tamoxifen için ise 9.76 µg/mL olarak belirlenmiştir. LDH analizi, her iki maddenin de hücre membran bütünlüğünü bozarak hücre ölümüne neden olduğunu göstermiştir. Kaveolin-1 proteininin ekspresyon seviyeleri ELISA yöntemiyle incelenmiş ve fucoidan ile tamoxifenin bu proteinin ekspresyonunu anlamlı şekilde azalttığı bulunmuştur. Apoptotik aktivite, caspase 3/7 aktivite analizi ile değerlendirilmiş, tamoxifenin kontrol grubuna kıyasla anlamlı bir aktivite gösterdiği, ancak fucoidanın anlamlı bir etkisinin olmadığı gözlemlenmiştir. Bu sonuç, fucoidanın caspase 3/7 enzimlerinden bağımsız, alternatif sinyal yolakları kullanabileceğine işaret etmektedir. Hücrelerin hayatta kalma ve proliferasyon kapasitelerini incelemek için yapılan koloni oluşum testi, fucoidanın koloni sayısını %61,92, tamoxifenin ise %33,97 oranında azalttığını ortaya koymuştur. Metastaz potansiyelini inceleyen hücre migrasyon analizi ise fucoidanın hücre göçünü %43,9, tamoxifenin ise %50,36 oranında inhibe ettiğini göstermiştir. Sonuç olarak, bu çalışma, fucoidanın kaveolin-1 ekspresyonunu baskılayarak tümör progresyonu üzerinde etkili olabileceğini ve doğal bir bileşik olarak terapötik bir potansiyel taşıyabileceğini göstermektedir.
