Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Uluslararası kıymetli maden borsa yatırım fonlarının uzun dönemli ilişkilerinin ve etkinliklerinin analizi(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Odabaşı, EsinÖzellikle altın, gümüş, platin ve paladyum gibi değerli madenleri içinde barındıran kıymetli maden piyasası dünya ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Kıymetli madenlerin bu denli önemli olasının sebepleri arasında; yatırım aracı, ekonomik güvence, sanayi girdisi ve ticaret dengesi olarak kullanılması gösterilebilir. Kıymetli madenlerin fiyat hareketleri hem yatırımcılar hemde ulusal ekonomiler açısından stratejik bir göstergedir. Altın, gümüş, platin ve paladyum gibi kıymetli madenlere dayalı ETF' ler ise yatırımcılara likidite çeşitlendirmesi, düşük maliyet avantajı, lolay erişim imkanı sağlayarak finansal sistemde önemli bir yere sahiptir. Bu çerçevede kıymetli maden ETF'lerinin ilişki analizi ve piyasanın etkinliğinin değerlendirilmesi önem arz etmektedir. Bu amaçla çalışmada Asya, Amerika ve Avrupa bölgelerine ait kıymetli maden ETF getirilerinin fon performansında önemli olan TVB, NAV, varlık devir hızı, sistematik risk ve standart sapma ile ilişkisi analizi Panel Veri Modelleri kullanılara analiz edilmiştiit. Çalışmanın ikinci kısmında ise kıymetli maden ETF piyasasının etkinliğinin tespiti 2 aşamalı VZA süper etkinlik modeli kullanılmıştır. Panel veri sonuçlarına göre TVD ve NAV ile altın, gümüş, platin ve paladyum kıymetli madenleri getirilerini arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Bu ilişki aynı zamanda uzun dönemde de görülmektedir. VZA süper etkinlik modeli sonuçları incelendiğinde TVB büyük olan kıymetli maden ETF' lerinin etkin performans göstermediği görülmektedir. Ayrıca harcama oranı düşük olan ETF' lerin etkinlik skorlarının yüksek olduğu görülmektedir. Amerika bölgesi tüm kıymetli maden ETF'lerinde en düşük skora sahip bölge olmuştur. Avrupa bölgesinin platin-paladyum kaynak yönetim sürecinde almış olduğu skor haricinde ortalamalarda süper etkin olan bölge bulunmamaktadır.Item type:Item, Olumlu ve Olumsuz Duyguların Girişimcilik Niyeti Üzerindeki Etkisi: Çok Boyutlu Dürtüselliğin Rolü(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Türkmrnova, BurulGirişimcilik niyeti, bireyin bağımsız olarak iş kurma arzusunu ve bu yönde adım atma eğilimini yansıtmaktadır (Fayolle ve Liñán, 2014). Duygular ise, bireyin riskleri göze alma, fırsatları fark etme ve karar alma süreçlerinde belirleyici bir unsur olarak öne çıkmaktadır (Baron, 2008). Olumlu duygular (örneğin umut, coşku, sevgi), bireyin öz yeterliliğini ve fırsatları değerlendirme isteğini artırarak girişimcilik niyetini olumlu yönde etkileyebilirken; olumsuz duygular (örneğin korku, kaygı, üzüntü), risk algısını yükselterek girişimcilik niyetini olumsuz etkileyebilmektedir (Uncu, 2018). Çalışmada dürtüsellik, Tran vd., (2023) 5 faktörlü SUPPS-P dürtüsellik ölçeği temel alınarak çok boyutlu bir yapı olarak ele alınmıştır. Bu bağlamda dürtüsellik; negatif aciliyet, pozitif aciliyet, azim eksikliği, önceden tasarlama eksikliği ve duygu arayışı gibi boyutlardan oluşmaktadır(Tran vd., 2023). Dürtüsel bireyler düşünmeden hızlıca harekete geçebilir, bu da fırsatlara yönelmelerini kolaylaştırabilir; ancak bu durum sürdürülebilirlik açısından bazı riskler barındırmaktadır (Carver ve Scheier, 1998). Bu çalışma, olumlu ve olumsuz duyguların girişimcilik niyeti üzerindeki etkilerini ve bu etkide çok boyutlu dürtüselliğin rölünü açıklamayı amaçlamaktadır. Duygular bireysel olumlu/bireysel olumsuz ve sosyal olumlu/olumsuz olmak üzere dört kategoride sınıflandırılmıştır. Bireysel olumlu duygu olarak iyimserlik ve umut; sosyal olumlu duygu olarak ise şefkatlik ele alınmaktadır. Olumsuz duygulardan ise bireysel olumsuz duygu olarak değersizlik korkusu ve gelecek korkusu; sosyal olumsuz duygu olarak sosyal korku değişkenleri kullanılmaktadır. Belirlenen araştırma hedefleri çerçevesinde oluşturulan model, ilgili analizler aracılığıyla değerlendirilmiştir. Çalışmada Türkiye'deki üniversite işletme öğrencilerinden oluşan bir örneklem üzerinden 207 anket toplanmış ve toplanan anketler regresyon analizi ile test edilmiştir. Bulgular, sosyal duyguların (şefkat ve sosyal etkiyi kaybetme korkusu) girişimcilik niyeti üzerinde pozitif ve anlamlı bir etki yarattığını; buna karşın bireysel duyguların (iyimserlik, umut, kendini değersiz görme korkusu ve gelecek korkusu) ise ya negatif yönde ya da istatistiksel olarak anlamlı olmayan bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, çok boyutlu dürtüselliğin bu ilişkide anlamlı bir rolü üstlendiği belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, girişimcilik eğitimi, psikolojik destek ve bireysel farkındalık açısından önemli çıkarımlar sunmaktadır.Item type:Item, Mülkiye Uluslararası İlişkiler Kongresi: 16-17 Ekim 2025(Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi, 2026) Yayına Hazırlayan: Yener, OğuzhanItem type:Item, Dünyada tarım topraklarının korunmasına yönelik yasal düzenlemeler ve politikalar(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Ulukent, Yiğitarım topraklarının korunması, artan nüfusun gıda talebinin karşılanması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması açısından büyük öneme sahiptir. Başta kentsel yayılma ve gelişim faaliyetleri ile iklim değişikliği gibi küresel çevresel tehditler, tarım topraklarının sürdürülebilir biçimde yönetilmesi ile tarımsal ekosistemlerin korunmasını zorlaştırmaktadır. Bu tez çalışmasında tarım sektörü gelişmiş ve uluslararası politika süreçlerine aktif katılım sağlayan ülkeler ile aile çiftçiliği ve üretim havzaları açısından stratejik öneme sahip ülkelerin tarım topraklarının korunmasına yönelik yasal düzenlemeler ve politikalar incelenmiş; mülkiyet yapısı, kullanım hakları, gıda güvencesi, çevre politikaları, kamu hakkı, şeffaflık ve mekânsal planlama süreçleri gibi temel konular etrafında tarım topraklarının başta amaç dışı kullanıma karşı korunmasına yönelik çalışmalara katkı sunulması amaçlanmıştır. Çalışmada ulaşılan temel bulgular, tarım topraklarının korunmasının yalnız ekonomik ve gıda güvencesine katkısı değil; çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal adalet ilkeleriyle birlikte ele alınması gerektiğini göstermektedir. Birçok ülkenin yasal düzenlemelerinde, mülkiyetin sınırlandırılması, amaç dışı kullanımın önlenmesi ile amaca yönelik doğru kullanımın sağlanması ve şeffaf mekânsal planlama süreçlerinin zorunlu hale getirilmesi gibi düzenlemelerin yer aldığı görülmüştür. İncelenen örneklerin çoğunda toprak, yalnız ekonomik bir kaynak değil; aynı zamanda sosyal ve çevresel bir varlık olarak değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda, devletlerin yalnızca düzenleyici rol üstlenmesi değil, aynı zamanda mekânsal kullanım süreçlerinde aktif olarak destekleyici ve koruyucu bir role sahip olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Item type:Item, İşyerinde Prososyal Ve Proaktif Davranışların Önemi(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Acar, Fatma NurBu çalışma, işyerinde prososyal ve proaktif davranışların önemini incelemektedir. Prososyal davranışlar, çalışanlar arasında yardımlaşma, iş birliği ve sosyal sorumluluk bilinciyle hareket etme davranışlarını ifade ederken, proaktif davranışlar, çalışanların geleceğe dönük çözümler üretme, fırsatları öngörme ve iş süreçlerini iyileştirme çabalarını içermektedir. Prososyal ve proaktif davranışlar, organizasyonel başarıyı artıran önemli unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma prososyal ve proaktif davranışların işyerindeki etkileri tartışılmış ve bu davranışların birlikte nasıl daha güçlü bir iş birliği, inovasyon, çalışan bağlılığı ve genel iş verimliliği sağladığını incelemiştir. Prososyal davranışlar, çalışanlar arasında güven ve dayanışma yaratırken, proaktif davranışlar, bu güveni artırarak geleceğe yönelik stratejik çözümler geliştirilmesine olanak tanır. Birlikte, bu iki davranış türü, organizasyonların hem yenilikçi hem de yüksek performanslı bir çalışma ortamı oluşturmasına yardımcı olur. Sonuç olarak, prososyal ve proaktif davranışların teşvik edilmesi, işyerlerinde sürdürülebilir başarıyı sağlamak için kritik bir strateji olarak değerlendirilmektedir. Bu davranışlar, organizasyonların rekabet avantajı elde etmelerini, verimliliklerini artırmalarını ve karşılaştıkları zorluklarla daha etkili bir şekilde başa çıkmalarını sağlamaktadır.
