Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Türk işaret dilinde söylem belirleyicileri: Derlem tabanlı bir çalışma(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Tanyeri, OyaBu tez, işaret dilinde söylem analizi alanına katkıda bulunmayı amaçlamakta olup, Türk İşaret Dilinde söylem belirleyici adaylarını betimlemektir. Söylem belirleyicilerinin incelenmesindeki ilk adım, bunları tanımlamaktır. Bu çalışmada, söylem belirleyicilerinin tespiti için dört ölçüt belirlenmiştir (1) Sözdizimsel olarak isteğe bağlı olmaları, (2) Doğruluk koşullarına bağlı olmamaları; (3) Yorumlama süreçlerinde çıkarımsal mekanizmaları yönlendirmeleri, (4) Dilbilgisi açısından tek bir rolü taşımalarıdır. Bu bağlamda Türk İşaret Dilinde üzerinde çalışılan örneklem kapsamında alan yazında sıklıkla çalışması bulunan avuç yukarı (palm-up) da dâhil olmak üzere 29 farklı Söylem belirleyici adayı tespit edilmiştir. Bunlardan bir defa ya da sadece bir anadili konuşucusu tarafından üretilmiş olanlar çalışmanın kapsamı dışında bırakılarak toplam 21 söylem belirleyici adayı biçimsel ve sözcüksel olarak tanımlandıktan sonra tümcedeki işlevleri, konumu ve üretim sırasında kendilerine eşlik eden el dışı hareketlerdeki örüntü bakımında değerlendirilmiştir. Söylem belirleyici olarak kullanılan bu ögelerin analizi; dağılımları, işlevleri ve söylem içindeki konumları açısından dil içi (intra-linguistic) farklılıklar ortaya koymaktadır. Analiz edilen Türk İşaret Dili derleminde doğal veri toplayabilmek için yarı-yapılandırılmış yöntem çerçevesinde konu üretim testleri ve resim/video üretim testleri kullanılmıştır. Dolayısıyla derlemin doğrudan söylem belirleyici üretimini tespit etmeye yönelik olarak hazırlanmış bir kaynak olmaması çalışmanın sınırlılıklarını oluşturmuştur. Söylem belirleyicilerin kullanımına dair belirli bir sosyodilbilimsel modelin bulunmadığı görülmektedir; kullanım, tamamen işaretleyicinin tercihlerine bağlıdır ve bu durum, konuşulan diller üzerine yapılan önceki araştırmalarla tutarlıdır. Derlem tabanlı bir çalışma olan bu tezde Türk İşaret Dilinde günlük konuşma bağlamında sıklıkla söylem belirleyici üretimine başvurulduğu; söylem belirleyici kullanımının ve çeşitliliğinin tamamen kişilere bağlı olduğu ve alanyazınla da uyumlu olarak söylem belirleyicilerin tam olarak tanımlanmış bir ulama ait olmadığı; tümce de sadece bir rolü üstlenebildiği; çok işlevli olup konum ve bağlam çerçevesinde anlam kazandığı; söyleme farklı anlamlar katmaları sebebiyle bunları dilbilgisel olarak diğer yapılardan ayırmanın zor olduğu değerlendirilmiştir. Bu söylem belirleyicilerinin işlevsel çeşitlilik göstermekle beraber üretimde konuşucuya bağlı dilsel olarak özgül (language-specific) işlevler üstlendiği gözlemlenmiştir. Söylem belirleyicilerinin söylem içindeki konumları, işaret dillerinde el dışı hareketlerin tümce sınırını belirlemede ki etkisi göz önünde bulundurularak belirlenmiştir. Bu kapsamda karşılıklı konuşma şeklinde üretilen metinlerde söylem belirleyicilerin çoğunlukla geribildirim amacıyla bağımsız pozisyon da üretildiği ancak alanyazınla da uyumlu olarak serbest konum kapsamında tümcenin sonunda, başında ortasında üretildiği görülmüştür. Diğer yandan el dışı hareketlerin ise işlevsel dağılımda belirleyici etkiye sahip olmamakla beraber göz hareketlerinin işlevsel değişikliği desteklediği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma, söylem belirleyicilerin konuşulan ve işaret dilleri arasında ortak özelliklere sahip olduğunu ortaya koymaktadır.Item type:Item, Yerel Medyada Çalışan Kadın Gazeteciler Ve Karşılaştıkları Zorluklar: Afyonkarahisar Ve Kütahya Örneği(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Şahin, EsraBu çalışma, Afyonkarahisar ve Kütahya’daki yerel basın kuruluşlarında çalışan kadın gazetecilerin karşılaştıkları zorlukları ve cinsiyet temelli ayrımcılıkları ele almaktadır. Gazetecilik mesleğinde kadın olmanın zorlukları, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin etkileri, görüşme yapılan kadın gazetecilerin kendi deneyim ve anlatımları üzerinden incelenmiştir. Elde edilen bulgular, kadın gazetecilerin idealist beklentilerle başladıkları mesleklerinde ekonomik güvencesizlik, uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve sigortasız çalışma gibi sorunlarla karşılaştığını ortaya koymaktadır. Özellikle, iş yerlerindeki "naylon kadro" uygulamaları ve aşırı iş yükü, kadınların meslek hayatında ilerlemesini engelleyen temel faktörler arasında yer almaktadır. Görüşmeciler, hem sahada hem de ofis ortamında cinsiyetçi tutumlar, mobbing ve ayrımcılık gibi toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine maruz kaldıklarını belirtmiştir. Bununla birlikte, kadın gazeteciler, kadın cinayetleri ve şiddet haberlerinde cinsiyetçi dili reddederek kadın odaklı bir habercilik anlayışı geliştirmiştir.Item type:Item, Endüstri alanlarının peyzaj şehirciliği açısından değerlendirilmesi: Ankara kenti örneği(Ankara Üniversitesi, 2025) Akar, EcemEndüstri Devrimi ile kentlerde ortaya çıkan endüstri alanları, zamanla işlevini yitirerek atıl hale gelmiştir. Bu alanların yeniden değerlendirilmesi, kent gelişimi ve mekânsal bütünlüğün sağlanması açısından önemlidir. Çalışmada, Ankara kentinde Cumhuriyet Dönemi kalkınma politikaları doğrultusunda şekillenen endüstri alanları, peyzaj şehirciliği yaklaşımıyla ele alınmıştır. Cer Modern, AOÇ Bira Fabrikası ve Çubuk-1 Barajı Rekreasyon Alanı olmak üzere üç örnek alan incelenmiştir. Seçilen alanlar, geçmişte âtıl kalmış, kültürel miras değeri taşıyan ve dönüşümleri sonrasında farklı kentsel işlevler kazanan örneklerdir. Ankara kentinin şehir planlama tarihinden başlayarak, çalışma alanlarının değişimi ve peyzaj şehirciliği perspektifiyle değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu doğrultuda yapılan saha gözlemleri ve mekânsal analiz-lerle, belirlenen çalışma alanlarının mevcut durumları incelenmiştir. OpenStreetMap, TUCBS ve Google Earth açık kaynaklardan alınan veriler, beş temel başlık altında değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmeler, alanların mevcut ve dönüşen işlevlerinin incelendiği kullanım işlevi analizi, ulaşılabilirlik düzeylerinin belirlendiği bağlantısallık durumu, kamusal açık alan ve yeşil doku potansiyelini ölçen açık yeşil alan analizi, geçirimsizlik ve doğal su döngüsü ilişkilerinin incelendiği su süreci analizi, alanların kullanıcı nez-dindeki katkılarını değerlendiren sosyo-kültürel ekosistem hizmetleri analizidir. Sosyo- kültürel değerlen-dirme anket çalışmasıyla yapılmış olup; toplumsal bellek, estetik değer ve rekreasyon potansiyeli değerlendirilmiştir. Bulgular, Cer Modern'in kültürle bütünleştiğini, Çubuk-1 Barajı'nın doğa temelli kamusal alan kimliği sunduğunu, AOÇ Bira Fabrikası'nın ise yıkımla toplumsal hafızasının zayıfladığını göstermiştir. Araştırma sonuçları, endüstriyel alanların kentsel dönüşümünde peyzaj şehirciliği yaklaşımının benimsenmesinin mekânsal bütünlük, kültürel süreklilik ve ekolojik denge açısından kaçınılmaz olduğunu ortaya koymaktadır. Yeşil altyapının sürekliliği, kültürel mirasın korunması ve kamusal erişim gibi ilkeleri gözeten peyzaj şehirciliği, kimlik odaklı ve doğayla uyumlu dönüşüm senaryoları geliştirmek için stratejik bir planlama aracıdır.Item type:Item, Türkiye'nin iklim değişikliği uyum stratejisi kapsamında yeşilalanlarda yıllık bakım ve onarım çalışmaları(Ankara Üniversitesi, 2025) Bozdemir, Rabi DilşadBu çalışma, Türkiye'nin iklim değişikliğine uyum stratejisi kapsamında yeşil alanlarda yürütülen bakım ve onarım çalışmalarında nelerin önemli olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. İklim değişikliğinin ekosistemler üzerindeki etkileri artarken, şehirlerdeki yeşil alanlar hem karbon yutakları hem de iklimsel dengeyi koruyucu işlevleriyle stratejik bir rol üstlenmektedir. Bu bağlamda, yeşil alanların sürdürülebilirliği açısından bakım ve onarım faaliyetlerinin iklim değişikliğiyle mücadeledeki katkısı değerlendirilmiştir. Araştırmanın yöntemi nitel olup tamamen literatür taramasına dayanmaktadır. Ulusal ve uluslararası raporlar, sözleşmeler, eylem planları, akademik çalışmalar ve ilgili mevzuat incelenerek teorik temeller oluşturulmuştur. Çalışmanın kavramsal bölümünde iklim değişikliği, ekosistem hizmetleri, yeşil alanların ekolojik ve sosyal işlevleri ile Türkiye'nin uyum stratejileri detaylı olarak ele alınmıştır. Ayrıca Türkiye'de iklim politikalarındaki dönüşüm, yeşil altyapı uygulamaları, bakım ve onarım teknikleri, su yönetimi, toprak-bitki yönetimi ve karbon yutaklarının artırılmasına yönelik uygulamalar incelenmiştir. Suyun etkin kullanımı, toprak ve bitki yönetimi, karbon döngüsünün denetimi ve ekolojik koridorların oluşturulması gibi uygulamaların yanı sıra; sulama, gübreleme, havalandırma, budama, malçlama ve zararlılarla mücadele gibi temel bakım işlemleri de ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Çim alanlar özelinde, bakım kalitesi kriterleri ile sürdürülebilir çim örtüsü yönetimi de kapsamlı bir biçimde analiz edilmiştir. Sonuç olarak, geçmişte daha çok estetik ve rekreasyon odaklı yürütülen yeşil alan bakım ve onarım çalışmaları; günümüzde iklimsel streslere karşı direnç geliştirmeyi hedefleyen, kaynak verimliliğini önceleyen ve ekolojik işlevleri destekleyen bütüncül bir yaklaşıma evrilmelidir. Bu bağlamda, bakım faaliyetleri yalnızca rutin uygulamalar olarak değil; iklim değişikliğine uyum stratejilerinin vazgeçilmez bir bileşeni olarak değerlendirilmelidir. Bu çalışma, Türkiye'nin iklim değişikliğiyle mücadele politikalarıyla uyumlu, dirençli ve sürdürülebilir kentsel yeşil alan yönetimi anlayışının geliştirilmesine katkı sunmayı amaçlamaktadır.Item type:Item, Sanal gerçeklik tekniklerine dayalı etkileşimli öğretim modelinin simülasyonu(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Najl, Hayder FarisSon yıllarda, eğitim ve öğretimde modern teknolojilerin kullanımı önemli hale gelmiştir ve sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR) bu alanlarda en yaygın kullanılan teknolojiler arasındadır. VR ve AR'nin önemli teknolojiler olmasının başlıca nedeni, bu teknolojiler sayesinde eğitim prosedürlerinin daha kolay, gerçekçi ve daha verimli hale gelmesidir. Bu tezin amacı kullanıcıları bulundukları yangın gibi acil durumlarda en iyi ve en güvenli kaçış yolları konusunda eğitmek için bir eğitim ortamı geliştirmektir. Bunun için tezde bir dereceye kadar gerçekliği simüle eden bir öğrenme ortamı oluşturulmuştur. En kısa yolları bulmak için Dijkstra algoritması uygulanmış ama giriş çizgesinde ağırlık olarak koridorların uzunluk-genişlik oranı kullanılmıştır, yani geçiş koridorlarının dar olup olmadığı dikkate alınmıştır. Ayrıca kaçış yolları üzerinde bulunan ve yangın nedeni ile oluşabilecek engeller de hesaba katılmıştır. Başka bir deyimle, Dijkstra algoritması dinamik ortama adapte edilmiştir. Tezde simülyasyonlar 2B ve 3B olarak gerçekleştirlmiş ve son olarak sanal gerçeklik ortamına uygulanmıştır. Ayrıca gerçek bir tıbbi laboratuvar binası ağırlıklı bir çizge olarak modellenmiş, 3B olarak simüle edilmiş, sanal gerçeklik ortamına aktarılmıştır. Tezde geliştirlen sistem Unity platformunda programlanmıştır. Daha sonra modellenen binada çalışan 74 kişiye sistem üzerinden eğitim verilmiş ve sistemin kullanılışlığını ölçmek için bu kişilere anket uygulanmıştır. Anket verilerini analiz etmek için sıradan en küçük kareler yöntemi (OLS) kullanılmış, 5 üzerinden 4,36 sonucu elde edilmiştir.
