Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Ege, Akdeniz ve Marmara bölgesinde yayılış gösteren deniz lavantası (limonium mill.) türlerinin kesme çiçek amacıyla seleksiyon yoluyla ıslahı ve ümitvar genotiplerin ın vitro çoğaltımı
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Sekmen, Şafak
      Çalışma; Ege, Akdeniz ve Marmara Bölgesi'nde yayılış gösteren Deniz Lavantası (Limonium Mill.) türlerinin seleksiyon yoluyla ıslahı ve ümitvar genotiplerin in vitro çoğaltımı amacıyla yürütülmüş ve 2020-2024 yılları arasında gerçekleştirilmiştir. Limonium genotipleri [(34 adeti Limonium grubu (L. sinuatum hariç diğer türler) ve 6 adet L. sinuatum türüne ait)] çiçeklenme döneminde toplanmış ve serada kültüre alınmıştır. Genotipler çiçeklenme döneminde çiçek ve morfolojik özelliklerine göre ön seleksiyona tabi tutulmuştur. Ön seleksiyon sonrasında toplam 40 farklı genotipten 18 adeti elenmiştir. Geriye kalan 22 genotipin 16 adetini Limonium grubu, 6 adetini ise L. sinuatum türüne ait genotipler oluşturmuştur. Ön seleksiyon sonrası seçilen Limonium grubu genotiplerde; çiçek sapı uzunluğu, ikincil dal sayısı, verim, dal ağırlığı, vazo ömrü ve görsel kalite olmak üzere 6 farklı özellik, L. sinuatum türüne ait genotiplerde ise, yukarıdaki 6 özelliğe çiçeklenme süresi de ilave edilerek tartılı derecelendirme yöntemine tabi tutulmuştur. Tartılı derecelendirme yöntemi sonucunda puan bakımından 'çok iyi' sınıfına giren Limonium grubundan 3 adet, L. sinuatum türünden 1 adet genotip ümitvar olarak seçilmiştir. Limonium grubunda seçilen ümitvar genotiplerin çiçek sapı uzunlukları 87.3-92.1 cm, ikincil dal sayıları 8.6-11.4 adet, verimi 8.5-10.4 adet dal/bitki ve vazo ömürleri 20-22 gün arasında değişirken, L. sinuatum türüne ait ümitvar genotipin çiçek sapı uzunluğu 57.5 cm, ikincil dal sayısı 4.13 adet, verimi 38.8 adet dal/bitki ve vazo ömrü 22 gün olarak belirlenmiştir. Ümitvar genotiplerin in vitro çoğaltım aşamasında, en uygun çoğaltma ve köklendirme ortamı optimize edilmiş ve bitkiciklerin sağlıklı gelişimi için uygun koşullar sağlanmıştır. Bitkiciklerin çoğaltım katsayılarının 1.60-2.01, köklenme oranlarının ise %66.39-53.33 arasında değiştiği belirlenmiştir.
    • Item type:Item,
      Tüketici algısı ve gıda güvenliği açısından süt tüketimi
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Berber, Nihan
      Türkiye'de büyük ölçekli süt işletmelerinin sayısı arttıkça, modern tesislerde hijyenik üretim yapılmaya başlanmıştır. Ancak, açıkta satılan sütlerin sağlık riskleri taşımasına rağmen tüketimi devam etmektedir. Bu çalışmada son zamanlarda sıkça duyulan "gıda güvenliği" ve "gıda güvencesi" ile ilgili endişeleri göz önüne alarak, Ankara'daki 18 yaş üstü tüketicilerin neden sokak sütü gibi 'riskli bir gıda' tüketmeye devam ettiğini üzerine bir anket çalışması yapılmıştır. Sonuçlar, tüketicilerin %39,1'inin çoğunlukla tazeliği ve ev yapımı yoğurt ve peynir için uygunluğu nedeniyle çiğ sütü tercih ettiğini göstermiştir. Pastörize süt, çoğunlukla marka güveni ve katkı maddelerinin olmaması nedeniyle (%42,2) tercih edilmiştir. UHT süt (%17,7), daha uzun raf ömrü ve rahatlığı nedeniyle seçilmiştir. Yüksek eğitim düzeyine sahip gruplar, mikrobiyolojik güvenlik endişeleri nedeniyle işlenmiş sütü daha fazla tercih ederken, daha düşük gelir grupları geleneksel alışkanlıklar ve maliyet hususları nedeniyle çiğ süte yönelmiştir. Her ne kadar çiğ süt, tüketiciler tarafından daha sağlıklı ve doğal bir ürün olarak algılansa da, bu çalışmada potansiyel riskler konusunda tüketici bilgi düzeyinin yetersiz olduğu belirlenmiştir.
    • Item type:Item,
      Yaşlı bireylerin gündelik yaşam pratiklerinde yaşa dayalı ayrımcılığın izlerini sürmek: İstanbul Kadıköy örneği
      (Ankara Üniversitesi, 2024) Çataloğlu, Seher
      Bu tez çalışması 2020- 2023 yılları arasında İstanbul metropolünün Kadıköy İlçesinde yapılmıştır. Kronolojik olarak "yaşlı" kabul edilen 65 yaşın üzerindeki kişilerle yapılan görüşmelere ve araştırmacının gözlemlerine dayanmaktadır. Çalışmada 65 yaş ve üstünde 40 katılımcıyla görüşme yapılmış, amaçsal örnekleme yöntemlerinden kartopu yöntemi kullanılmıştır. Metropolde yaşayan yaşlı yetişkinlerin yaşa dayalı ayrımcılık deneyimleri ve yaşlı yetişkinlerin yaşlı algılarını konu almaktadır. Yaşlı yetişkinlerin yaşlılığa karşı tutumları, söylemsel ve gündelik pratikleri gözlemlenmiştir. Kavramsal tartışmanın temaları olan "yaşlılık", "beden", "saygı" "değer" kavramları çalışmada tartışmaya açılmıştır. Çalışmanın hem zamanlaması hem de yaşa dayalı ayrımcılığa odaklanan konusu dolayısıyla, 2020 yılında başlayan Covid19 salgın dönemi ve buna bağlı olarak yaşlı yetişkinlerin kısıtlamaları ve deneyimlerine yer verilmiştir. Araştırmada, gündelik yaşam pratikleri içinde yaşlı bireylerin giyim kuşam biçimleri, kendi yaşlılık dönemleri ile atalarının yaşlılık dönemleri arasındaki farklar, yaşlılıkta cinsiyete özgü rollerin değişen çehresi gibi konular ele alınmıştır. Yaşa dayalı ayrımcılık bağlamında, yaşlanma sürecinde bedenin rolü ve yaşlı yetişkinin teknoloji ile ilişkileri incelenmiştir. Çalışmada ayrıca, modern zamanlarda ölüm ve zaman algıları, kartezyen düşünce, tıbbın otoritesi, aylaklık ve bilgelik kavramlarına odaklanılmış, saha aşamasında gündeme gelen "ötanazi" sorunsalı çalışmanın bağlamı kapsamında yorumlanmaya çalışılmıştır. Çalışmada tezin sorunsalını oluşturan birçok kavram yeniden yorumlanmaya çalışılmıştır. Tüm bu temalar arasında, yaşa dayalı ayrımcılığın izini sürerek, yaşlılık kavramının sosyal, kültürel ve bireysel boyutlarını anlamaya yönelik bir çaba gösterilmiş, yaşlılığa atfedilen değerin ontolojik öneminden bahsedilmiş ve yaşlanma sanatına katkıda bulunmak hedeflenilmiştir. Sanayileşme dönemi sonrasında gelişmiş toplumlarda yaşanan hızlı teknolojik değişimler, bireyler arasında farklılaşan değerler ve yaşam tarzlarına yol açmıştır. Bu tezin argümanına göre, yaşa dayalı ayrımcılık, modern toplumlardaki teknolojik ve kültürel dönüşümlerin bir sonucu olarak ortaya çıkmış ve yaşlı bireylerin yaşam deneyimlerini etkilemiştir. Bu bağlamda bu çalışma, yaşa dayalı ayrımcılığın bu değişen toplumsal dinamiklerle ilişkisini inceleyerek, yaşlı yetişkinlerin yaşa bağlı ayrımcılıkla karşılaşma deneyimlerini ve yaşlılık algılarını anlamaya yöneliktir.
    • Item type:Item,
      İbnü'l-Arabî metafiziğinde özgürlük
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Başar, Yeliz
      Bu çalışma İbnü'l-Arabî'nin özgürlük anlayışını ontolojik, teolojik ve pratik boyutlarıyla incelemektedir. Dört bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde İbnü'l Arabî'nin hayatı özetlenmektedir. Ayrıca onun bazı temel önermeleri çerçevesinde özgürlük kavramına dâir teorik çıkarımlar yapılmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde Tanrı'nın esmâsı ile insan arasındaki ilişki görelilik kategorisi çerçevesinde ele alınmaktadır. Göreliliğin hâkim olduğu bir zeminde mutlak özgürlüğün imkânsızlığı vurgulanmaktadır. Buna mukâbil üçüncü bölümde İbnü'l-Arabî mutlak özgürlüğü Zât üzerinden temellendirmektedir. Bu bağlamda özgürlük, Tanrı'nın varlığının zâtî oluşu ve O'nun her türlü izâfetten, nispetten, kayıttan ve fakrdan münezzeh ve müstağni oluşuyla ilişkilendirilmektedir. Dördüncü bölümde İbnü'l-Arabî'nin insan özgürlüğünü hem ontolojik hem de teolojik düzlemde nasıl temellendirdiği ve bu özgürlüğün pratik düzeyde nasıl tecrübe edildiği ele alınmaktadır. Özgürlük, bir yönüyle a'yân-ı sâbite mertebesindeki varoluşsal duruma diğer yönüyle ise "kurb-ı nevâfil" hadîsinde ifade edilen ilâhî yakınlık sayesinde kulun beşerî sıfatlardan fânî olduğu bir hâle işaret etmektedir. İbnü'l-Arabî'ye göre bu sürecin sırrı, kulun Hakk'ın emir ve irâdesine fıtratında içkin olan mutlak teslimiyetle yönelmesinde saklıdır. Özgürlük vehminden soyutlanmayı ve bu niteliğin hakikî sahibine iade edilmesini ifade eden "özgürlüğün terki" makamı da dördüncü bölümde ele alınmaktadır. İnsanın kendi fakrını ve sebepler karşısındaki zorunluluğunu idrâk etmesi sonucunda ulaşılan bu mertebe, özgürlük iddiasından tamamen sıyrılmayı ve onu gerçek sâhibine teslim eden bir kulluk şuurunu ifade etmektedir. Bölümün sonunda ise İbnü'l-Arabî'nin özgürlük anlayışı, modern Batı düşüncesindeki belirli teorilerle karşılaştırılmaktadır. Batı düşüncesinde özgürlük özerk bir kendilik bilinci etrafında inşâ edilirken İbnü'l-Arabî düşüncesinde özgürlük, bu bilincin Hakk'a nispetle yeniden tanımlanmasıyla ortaya çıkan kulluk bilinciyle temellendirilmektedir
    • Item type:Item,
      Gelişim riskleri açısından ürün sorumluluğu
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Uslu, Abdüssamet
      Gelişim riski, bir ürünün piyasaya sürüldüğü esnada ayıplı olduğunun bilim ve tekniğin düzeyi itibariyle objektif olarak tespit edilememesi durumudur. Bu halde esasen ürün ayıplıdır ancak ürünün piyasaya sürüldüğü esnadaki bilim ve tekniğin düzeyi itibariyle bu durum fark edilebilir nitelikte değildir. Gelişim riski, klasik ayıp kategorileri arasında yer alan tasarım ve talimat ayıpları ile ilişkili olarak ortaya çıkabilmektedir. Bu tür risklerden üreticinin sorumlu tutulmasının gerekip gerekmediği hususu süregelen bir tartışmadır. Bu çalışmanın konusu, gelişim riskleri açısından ürün sorumluluğudur. Çalışmada Alman, İsviçre ve Türk hukukundaki meseleye ilişkin düzenlemeler mukayeseli olarak ele alınmaktadır. Bu kapsamda birinci bölümde ürün sorumluluğunun tarihsel gelişimine ilişkin bilgilere yer verilmektedir. İkinci bölümde ürün sorumluluğu bakımından önem arz eden ürün, üretici, ayıp ve ürünün piyasaya sürüldüğü zaman kavramları açıklanmaya çalışılmaktadır. Üçüncü bölümde gelişim riski kavramından ne anlaşılması gerektiği, bu kavramın benzer kavramlardan farklılıkları ve gelişim risklerine ilişkin örnek olay grupları incelenmektedir. Ardından gelişim riskleri bakımından ürün sorumluluğu meselesi mukayeseli olarak değerlendirilmektedir. Son bölümde ise öncelikle sorumluluktan kurtuluş sebebi olarak gelişim riskleri meselesine yer verilmektedir. Akabinde kendi kendine öğrenme yeteneğine sahip yapay zekâ sistemlerinin öğrenme sürecindeki verdiği hatalı kararların gelişim riski olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Son olarak, hukuki ekonomik bakış açısı perspektifinden, gelişim risklerinden sorumluluk meselesi üzerinde durulmaktadır.