Uluslararası hukukta hükümetlerin tanınması: Birleşmiş Milletlerde kolektif tanıma ve akreditasyon
Loading...
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
Abstract
Uluslararası hukukta hükümetlerin tanınması ve meşru hükümet mefhumu ağırlıklı olarak devletlerin tanınmasıyla ilgilenen öğretinin gölgesinde kalmıştır. Halbuki devletlerde tanıma çok daha statik, bir kere tanınmakla kesinleşen ve sıklıkla kesintisiz bir şekilde sürdürülen bir statü iken, hükümetlerin tanınması hem hükümetlerin meşru ya da gayrimeşru bir biçimde sürekli değişiyor olması hem de tanımanın atfedilmesi konusunda devletlerin dayandığı siyasi çıkarlar dolayısıyla oldukça dinamiktir. Devletlerin tanınmasına özgülenen birçok tasnif hükümetlerin tanınması için de geçerlidir ve dolayısıyla hükümetlerin tanınması; işlemin kurucu ya da beyan edici nitelikte olması, de jure veya de facto gerçekleştirilmesi, hemen veya bir koşula bağlanarak atfedilmesi gibi birçok açıdan değerlendirilmeye müsaittir. Teorik çerçeve içinse geçen yüzyıl, hükümetlerin tanınması ya da bir siyasi birime hükümetsel statü atfedilmesine dair çeşitli doktrinler geliştirilmesine şahit olmuştur. Estrada ya da Tobar doktrini gibi doktrinler başkaca sebepler dolayısıyla çeşitli zafiyetler barındırırken buradaki asıl tartışma doktrinlerin çoğunun yeni hükümetin meşruiyetinin kaynağını nereden aldığına odaklanmasıdır. Hükümetin meşruiyetinin menşeinden ziyade tanımanın kim veya kimler tarafından atfedildiğine dair bir tasnifin daha muteber kabul edileceği meselesini tartışmasının merkezine alan bu çalışmada; oldukça sübjektif ve ihtilaflı bireysel tanımalar yerine kolektif tanıma doktrinine başvurulacaktır. Bir devleti temsile yetkili olduğu iddiasını taşıyan siyasi bir birime, bir uluslararası örgüt nezdinde hükümetsel statü atfedilmesi literatürde kolektif tanıma olarak yer almaktadır. Çalışma bilimsel bir kapsam ve evrensel yeknesaklık için temel olarak Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun tanıma pratiği ile sınırlandırılırken, hükümetsel statüye ilişkin münferit kararlar, memorandumlar ve uluslararası düzenlemeler değerlendirilecek ve akreditasyon sürecinin hükümetsel statünün belirlenmesinde bir araç olarak kullanılıp kullanılamayacağı sorusuna cevap aranacaktır.
