Fâtımîler döneminde Sicilya (297-444/910-1052)
Loading...
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
Abstract
IV./X. yüzyılın başlarında Sünnî Ağlebîlerin hüküm sürdüğü İfrîkıyye'de dinî-siyasî bir ihtilâlle iktidara gelen Şiî Fâtımîler, bir önceki asırda yine selefleri tarafından fethedilen Sicilya Adası'nın yeni egemenleri olmuşlar ve 297-336/910-948 yılları arasında adayı merkezden tayin ettikleri valiler vasıtasıyla yönetmişlerdir. Mezkûr yılda valiliğe el-Hasan b. 'Alî b. Ebî'l-Hüseyn el-Kelbî'nin getirilmesiyle Sicilya'nın siyasî rejiminde köklü bir değişiklik meydana gelmiş ve ada Fâtımî Hilâfeti içerisinde nispeten geniş bir salahiyete ve belli ölçüde otonomiye sahip bir Müslüman emîrliği şeklinde yönetilmeye başlamıştır. Fâtımîlerin 358/969 yılında Mısır'a hâkim olmalarıyla bu fiilî statü daha da resmîleşerek; Sicilya Emîrliği hukukî açıdan yine meşruiyetini Kâhire'deki Fâtımî halîfeden alan ancak siyasî bakımdan müstakil bir sınır beyliği hüviyeti kazanmıştır. Nitekim adanın velâyeti artık babadan oğula geçen irsî bir hanedanlığa dönüşmüştür ve dahası bu hanedan şimdi Fâtımî halîfeler tarafından da resmen tanınmaktadır. Adadaki bu Kelbî -dolayısıyla da Fâtımî- egemenliği 444/1052 yılı civarına kadar devam etmiş ve bu tarihten sonra adanın muhtelif bölgelerinde bağımsızlığını ilan eden yerel hâkimler ortaya çıkmıştır. Böylelikle Müslüman Sicilya'da siyasî birlik bozulmuş ve adadaki bu yerel hâkimler arasında çıkan çatışmalar Norman işgalinin başladığı 453/1061 yılına kadar devam etmiştir. Sicilya'da ortaya çıkan bu iç savaş (fitne) dönemi aynı zamanda İfrîkıyye'de hüküm süren Zîrîlerin ada üzerinde söz sahibi olma girişimlerine sahne olmuştur. Adanın Müslümanların elinden tamamen çıkması ise 484/1091 yılını bulmuş ve bu tarihte Sicilya'daki iki buçuk asırlık İslâm hâkimiyeti sona ermiştir. Müslüman Sicilya tarihinin ikinci devresini oluşturan Fâtımîler dönemi, aynı zamanda Orta Akdeniz'de İslâm-Bizans mücadelesinin şiddetlendiği ve bu mücadele ekseninde Fâtımîlerin batıda Endülüs Emevîleri, doğuda Bulgar Çarlığı ve 'Abbâsîler, Sicilya'ya komşu İtalya Yarımadası'nda önceleri Lombard prenslikleri ve sonra (V./XI. yüzyılın ortalarından itibaren) Normanlar gibi devrin güçlü siyasî oluşumlarıyla ya dayanışma ya da çekişme halinde oldukları bir dönemdir. Yine bu dönemde Sicilya Adası'nın siyasî, iktisadî ve kültürel bakımlardan İfrîkıyye ile organik bağlara sahip olduğu ve bu iki ülkeden herhangi birinde meydana gelen bir gelişmenin diğerinde de yankı bulduğu görülmektedir. Kelbîler dönemi ayrıca Sicilyalı Müslümanların siyasî, ekonomik ve kültürel açıdan en parlak dönemini teşkil etmiştir. Bu dönemde Sicilya Emîrliği Güney İtalya'daki askerî faaliyetler neticesinde en geniş sınırlarına ulaşırken, adada sağlam bir vergi sistemi kurularak yerel hazine güçlü tutulmuş; ayrıca Sicilya'nın zengin doğal kaynakları, stratejik konumu ve geniş üretim kapasitesinden faydalanılarak tüm Akdeniz havzasına hitap edecek işlek bir ticaret ağı tesis edilmiştir. Ülkede yükselen refah seviyesi ise Sicilya'da gerek dinî ve müspet ilimlerde uzmanlaşmış gerekse güzel sanatlar, şiir ve edebiyatta ölümsüz eserler ortaya koymuş âlim ve edîblerin yetişmesine imkân sağlamıştır. Başkent Palermo'da bulunan Kelbî sarayı ise bu ilmî ve kültürel faaliyetlerin merkezi olmuştur. Çalışmada ayrıca Fâtımîler döneminde Sicilya'da dinî hayat, toplum yapısı, şehircilik ve mimarî anlayış, ekonomik faaliyetler, toprak sistemi, eğitim-öğretim, sağlık kurumları gibi sosyal ve iktisadî unsurlar da ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
