Mandaterliğin sona ermesinden Haşimi Krallığı'na Ürdün ve Türkiye ile ilişkileri (1921-1946)

dc.contributor.advisorSarısır, Serdar
dc.contributor.authorUlutaş, Ayşe
dc.contributor.departmentDil ve Tarih-Coğrafya Fakültesitr_TR
dc.date.accessioned2020-03-10T12:28:12Z
dc.date.available2020-03-10T12:28:12Z
dc.date.issued2019
dc.description.abstractOrtadoğu'da manda sistemlerinin kurulması bölgenin yönetimini kolaylaştırarak sömürgelere giden yolların güvenliğini sağlamıştır. İtilaf Devletlerinin savaş döneminde çizdiği Ortadoğu sınırları günümüzdeki sınırlardan farklı değildir. Mandater Devletlerin himayesinde bölgede kurulan devletler zaman içinde bağımsızlıklarını kazanarak modern ulus devlet yapılanmalarına sahip olmuşlardır. Jeostratejik ve jeopolitik konumuyla İngiltere ve Fransa için büyük öneme sahip Ortadoğu toprakları kendi hallerine bırakılamayacak kadar değerli görülmüştür. Büyük bir Arap Devleti'nin bölgeye hâkim olmasının mandater devletler açısında sorun teşkil etmesi küçük Arap Devleti yapılanmalarının kurulmasını sağlamıştır. Filistin Mandasından ayrı tutularak kurulan Trans Ürdün Haşimi Devleti de İngilizlerin himayesinde büyüyüp gelişen bir Arap devletidir. İngiltere ve Fransa'nın sömürgelerinin güvenliğinin sağlanması için kurulan Trans Ürdün Haşimi Emirliği gibi devletler bölgeye istikrar getirerek manda himayesinde gelişimlerini tamamlamışlardır. Tam bağımsız olana kadar manda yönetimi içinde çeşitli politikalar uygulayarak merkezi otoritesini güçlendiren Trans Ürdün Devleti, ortak Arap kimliğinin yanı sıra ulus-devlet yapılanmalarının temel taşı olarak Ürdünlü kimliğini de geliştirmiştir. Manda döneminde dış işlerinde diğer Arap Devletleri gibi daha durağan bir süreçten geçen Trans Ürdün Haşimi Emirliği, iç işlerinde kabileler arası ilişkiler ile devlet yönetimindeki yabancı unsurlar gibi meselelerle ilgilenmek zorunda kalmıştır. Merkezi otoritenin güçlendirilmesi, kabilelerden destek alınması ve İngilizlerin denetiminden kurtularak bağımsızlığın sağlanması gibi önemli konulara yoğunlaşan Trans Ürdün Devleti'nin Türkiye ile ilişkileri bu dönemde sınırlı kalmıştır. Bu çalışmanın asıl amacı; Trans Ürdün Haşimi Devleti'nin manda yönetiminde kurulmasından önce ve sonra yaşanan gelişmeler ışında değerlendirilerek Türkiye ile olan sınırlı ilişkilerin incelenmesidir. The establishment of mandate systems in the Middle East facilitated control of the region and ensured safety of roads leading to the colonies. Borders of the Middle East, which Allied Powers had drawn during the war, are no different than the borders of today. States established in the region under the auspices of Mandatory States have gained their independence over time and have had modern nation-state structures. With its geostrategic and geopolitical location, the Middle East lands, which are of great importance for England and France, were considered to be too valuable to be left alone. The fact that dominance of a large Arab State in the region posed a problem for the mandatory states led to establishment of small Arab State structures. Trans Jordan Hashemite State, separated from the Mandate of Palestine, is an Arab state that has developed under the auspices of Great Britain. It was assumed that Arab State, which had been promised to Sheriff Hussein during the war, was fulfilled by establishing the Jordanian Hashemite State. States such as Trans Jordan Hashemite Emirate established security for the colonies of Britain and France have brought stability to the region and have completed their development under the auspices of the mandate.By strengthening its central authority by implementing various policies within the mandate system until it became fully independent, Trans-Jordan State developed its Jordanian identity as cornerstone of nation-state structures as well as common Arab identity. During the Mandate period, Trans Jordan Hashemite Emirate, which underwent a more stable process like other Arab States, had to deal with issues such as inter-tribal relations in domestic affairs and foreign elements in state administration. Trans-Jordan's relations with Turkey have been limited during this period because of the issues such as focusing on strengthening central authority, receiving support from tribes and ensuring independence from British Empire. Main purpose of this study is to assess developments of Trans Jordan Hashemite Empire before and after the establishment of Mandate and to examine limited relations of Trans Jordan with Turkey.tr_TR
dc.identifier.endpage120tr_TR
dc.identifier.startpage01tr_TR
dc.identifier.urihttp://hdl.handle.net/20.500.12575/70338
dc.language.isotrtr_TR
dc.publisherSosyal Bilimler Enstitüsütr_TR
dc.relation.publicationcategoryTeztr_TR
dc.subjectOrta Doğutr_TR
dc.subjectManda Devletleritr_TR
dc.subjectTrans Ürdün Haşimi Emirliğitr_TR
dc.subjectMiddle Easttr_TR
dc.subjectMandatory Statestr_TR
dc.subjectTransjordan Hashemite Statetr_TR
dc.titleMandaterliğin sona ermesinden Haşimi Krallığı'na Ürdün ve Türkiye ile ilişkileri (1921-1946)tr_TR
dc.title.alternativeJordan and Turkey relations from the fall of mandate to the Hashemite Kingdom of Jordan (1921-1946)tr_TR
dc.typemasterThesistr_TR

Files