Ziya Paşa'nın Hürriyet Gazetesindeki yazıları (1868-1870)
Loading...
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
Ankara Üniversitesi
Abstract
Tanzimat Dönemi'nin en önemli devlet adamlarından biri olan Ziya Paşa 1829 senesinde İstanbul'da dünyaya gelmiş önemli şair ve yazardır. Çalışkan yapısı, cesur karakteri, vatanseverliği, açık sözlü ve eleştirel kişiliği ile yaşadığı döneme damga vuran önemli bir şahsiyettir. Ziya Paşa'nın doğup büyüdüğü seneler Osmanlı Devleti'nin çok ciddi iç ve dış meseleler ile uğraşıyor olması Ziya Paşa'yı derinden etkilemiş ve hayatını şekillendiren gelişmeler devleti kurtarmak fikri etrafında gelişmiştir. 1839 yılında Tanzimat Fermanı ilan edilmiş ve bu fermanla Babıâli kalemlerinde çalışacak yetenekli gençlere ihtiyaç duyuldu. Ziya Paşa da bu isimlerden biridir ve henüz 17 yaşında iken Sadaret Mektubi kalemine girer ve burada devlet terbiyesinin yanında bürokratik işlerle ilgili bilgi edindi. Ayrıca bu kalemde kendini Mustafa Reşit Paşa'ya ispatlama şansı elde etti aynı zamanda birçok önemli şahsiyetle tanıştı. Abdülaziz zamanında ise Mabeyn'de dördüncü kâtip oldu. Bu kalemde iken Fransızca öğrenmesi onu Batı kültürüne de yakınlaştıracak ve Osmanlı kültürü ile Avrupa kültürünü kıyaslama şansı bulacaktı. Ancak Sadrazam Ali Paşa ile arasındaki çekişme yüzünden İstanbul dışında tutulmaya çalışılacak ve farklı görevlerle merkezden uzak tutuldu. Mesela Kıbrıs Mutasarrıflığı, Amasya Mutasarrıflığı ve Canik Mutasarrıfı olarak görevlendirilmesi hep bu sebepledir. Ancak gönderildiği yerlerde yaşadığı siyasi, sosyal ve psikolojik sorunlar yüzünden tekrar İstanbul'a döndü, İstanbul'da 1865'de Meclis-i Vala üyesi olarak atandı. Ancak bu sıralarda Sırbistan, Suriye, Girit gibi yerlerde çıkan azınlık ayaklanmaları neticesinde Osmanlı Devleti'nin başarısız olması Ziya'nın hükümete cephe almasına sebep oldu. Bu sırada Ali Paşa Ziya Paşa'yı daha önce görev yaptığı yer olan Kıbrıs'a tekrar görevlendirmek istedi. Aynı zamanda Mısır hidivliği yüzünden abisi İsmail Paşa ile arası açık olan eski Maliye Nazırı Mustafa Fazıl Paşa Avrupa'ya gitmişti. Mustafa Fazıl Paşa, Ziya Paşa'nın da içinde olduğu Yeni Osmanlıları Avrupa'ya davet etti. Ziya Paşa, Namık Kemal ile beraber Paris'e gider. Bir süre sonra kendilerine Ali Suavi'de dâhil olur. Mustafa Fazıl Paşa iki yıldır Paris'de Camp Elyees'de oturmaktadır ve geniş bir çevresi vardı. Böylece Yeni Osmanlılar gittikleri ilk andan itibaren kendilerine Mustafa Fazıl'ın etrafında seçkin bir topluluğun içinde buldular. Mustafa Fazıl başkanlığında toplanan Yeni Osmanlılar yaptıkları toplantı sonucu Avrupa'da iki gazete çıkarma kararı aldılar. Bunlardan biri Muhbir diğeri Hürriyet Gazetesi idi. Muhbir'i Ali Suavi çıkaracaktı. Hürriyet'i ise Kemal ve Ziya çıkardı. Muhbir çıkarılmaya başlandı ancak Ali Suavi Muhbir'de Kemal ve Ziya'nın hoşuna gitmeyen yazılar kaleme alınca Muhbir'de yer alan Yeni Osmanlılar ibaresinin kaldırılmasını istediler. Suavi ibareyi kaldırmadı ancak Kemal ve Ziya Hürriyet'i 29 Haziran 1868'de Yeni Osmanlılar ibaresi ile Londra'da çıkarmaya başladılar. Ziya Paşa Hürriyet'ten önce Ulum, İnkılab, İttihad, Fecir ve Muhbirde de yazılar yazdı. Ama en çok üzerine düştüğü sahiplendiği, düzenli olarak yazdığı ve en güçlü muhalefeti yaptığı gazete Hürriyet oldu. Hürriyet Gazetesi adeta Kemal ve Ziya'nın milletine içlerini döktüğü aynı zamanda dönemin siyasi olaylarını ele alıp eleştirip, eleştirdikleri konular ile alakalı çıkış yolları aradıkları ve devleti parçalanmaktan nasıl kurtaracaklarını anlattıkları, vatanseverliği en üst seviyede gösterdikleri bir fikir arenası olmuştur. Hürriyet Gazetesi, Yeni Osmanlılar Cemiyeti tarafından, onların damgası ile çıkarılan ve cemiyetin fikirlerinin gazeteye yansıtıldığı bir yayın organıdır. Osmanlı Devleti'nde yenileşme hareketlerinin en çok yapıldığı, ayrıca azınlık ayaklanmalarının en yoğun yaşandığı döneme denk gelmesi Yeni Osmanlılar denilen entelektüellerinde birçok konuya kafa yormasına ve bu konularla ilgili fikirlerini en iyi yansıttıkları alan olan Hürriyet Gazetesi'nin yayınlanmasına sebep oldu. Hürriyet Gazetesi'nin taze haber olarak halka ulaştırdığı bilgiler ve konulara baktığımız zaman bugünün Türkiyesi ile benzerlik gösterir. Özellikle ekonominin kötü olması maliyenin durumu ve Avrupa'dan sürekli alınan borçlar meselesi dikkat çekicidir. Hürriyet kendi devrinde olduğu gibi sonraki devirlere de ışık tutacak birinci elden önemli bir kaynaktır. Özellikle Abdülaziz devri iç ve dış meseleleri ile ilgili önemli detaylar yer almaktadır. Hürriyet Gazetesi'nde Ziya Paşa'nın en önemli hedeflerinden biri haklarını bilmediğini iddia ettiği halkı aydınlatmak ve gazete aracılığı ile yapılacak yenilikler konusunda bir kamuoyu oluşturmaktır. Adaletsizlik, artan rüşvet ve iltimas olayları, azınlıkların devlete isyanı özellikle Girit meselesinde yapılan yanlışlar, Ali Paşa'nın aldığı kararlar sebebi ile uzayıp giden Mısır meselesi gazete de geniş yer tutar. Yeni Osmanlıların ana hedefleri yapılacak bir değişikliği ile Babıâli'nin yanlış uygulamalarına Avrupa'ya sürekli taviz veren yaklaşımlarına ve Ali Paşa'nın devlet üzerindeki etkilerine son vermektir. Gazete'de en çok yer alan konuların başında meclisler gelmektedir. Avrupa tarzı parlamenter sistem oluşturmak en temel hedeftir bunu yaparken Padişahın da olduğu bir sistem üzerinde kafa yordular. Osmanlı'nın gerileme sebepleri, Yeni Osmanlıların amacı, Yunan Meselesi, Balkanlar'ın durumu, Mısır Meselesi, Tanzimat ve Girit Meselesi bunların yanında Eğitim'in içinde bulunduğu durum, Müslümanlar ve Gayrimüslimlerin durumu gazetede en çok yer alan konular arasındadır. Osmanlı'nın ekonomisinin kötü oluşu, mali sorunlar ve borçlar da gazetede en çok yer alan konular arasındadır. Osmanlı Devleti'nin 19. yüzyıl başından itibaren geçirdiği değişim ve bunun gazeteye yansıması ve yaptıkları tespitler sayesinde bizlerde bugün en güzel şekilde ulaştıran Namık Kemal ve Ziya Paşa'yı bugün minnetle anılan iki şahsiyet olarak karşımıza çıkmaktadır. Gazete ilk olarak Mustafa Fazıl Paşa finanse ettiği için onun istediği yönde yazılar yazıldı ve daha sonra Mısır Hidivi İsmail Paşa'nın finanse etmesiyle İsmail Paşa'nın istediği doğrultuda yazılar kaleme alınmıştır. Ancak her iki finansör zamanında da ortak olan düşünceler ve hedef tahtasına oturtulan Babıâli olmuştur. Yeni Osmanlılar tarihini anlamak için Hürriyet Gazetesi'ni iyi tahlil edip anlamak gerekir. Hürriyet Gazetesi Yeni Osmanlıların Babıâli'ye karşı verdiği mücadele ve muhalefetin en somut örneğidir. Gazete'nin en önemli hedefi halkı hakları konusunda bilinçlendirerek istedikleri yöne kanalize edebilmektir. Çünkü idari sistemin değişmesini isterken öngörülen cumhuriyet rejimi, parlamenter sistemin halka sağlayacağı faydaları en çok halkın bilmesi gerekiyordu. Hürriyet Gazetesi yeni Osmanlıların yayın organı olduğu için onların görüş ve fikirlerini içermektedir. Meşveret usulü, kanunların değişmesi gerektiği ve meclis konuları Avrupa'dan örnekler verilerek anlatılmaktadır. Ancak Ziya Paşa bütün bunları yaparken İslami esaslardan ayrılmadan Avrupa'yı kuru taklitten çok ötesini anlatmaktadır. Bürokrasiye, Babıâli'ye yapılan eleştirilerden en çok Ali ve Fuat Paşalar nasibini aldı. Gazete'nin en önemli gündem maddeleri devletin kronikleşmenin de çok ötesini geçmiş problemleridir. Devlet işlerinin rüşvet, iltimas ve uygunsuz şekillerde yürütülmesi, Avrupa'dan sürekli alınan borçların devlet işlerine ve halkın menfaatine harcanmaması ve kişilerin elinde ziyan edilmesi en çok rahatsızlık duyulan durumdur. Eğitimin, ilmin gerilemesi ile niteliksiz devlet adamlarının yetişmesi yine devletin en önemli problemlerinden biridir. Türk milletinin ilk defa karşılaştığı bazı terimler, hukuk-u milliye, parlamento, cumhuriyet gibi kavramlar bugünün siyasi ve sosyal terminolojisi oluşturulurken bunun ilk adımları olmuştur. Hürriyet Gazetesi'nde yer alan konular hem iç hem dış meseleleri kapsayacak şekilde yer aldı. Olaylar sıcağı sıcağına yazıldığı için birinci elden önemli bir kaynaktır. Hürriyetin amacı iç ve dış meselelerin çözümü için yol haritası sunmaktır. Şahıslar ile problemlerinin olmadığını ileri sürerler ancak Ziya Paşa Ali Paşa'ya olan nefretini çok açık bir şekilde ifade ediyor olması bu sözlere biraz ters düşmektedir. Ziya Paşa 11. sayıda Şiir ve İnşa makalesi ile 68. ve 69. sayıda yayınlandığı Rüya adlı makalesi gazeteye ayrıca edebi bir kimlik kazanmıştır. Bütün Avrupa hayatı Hürriyet Gazetesi etrafında geçen Ziya Paşa, İstanbul'a döndükten sonra da farklı görevlerde yer almıştır. Ancak hayatını genel olarak değerlendirdiğimiz zaman yaşarken amaçlarına tam olarak ulaşamamıştır. Ama uzun vadede değerlendirildiğinde cumhuriyet, meşveret, basın yayın yolu ile kamuoyu oluşturmak, rüşvet ve iltimasları korkusuzca ortaya çıkarmak gibi kavram ve durumları kendisinden sonraki aydın kişilere korkusuzca aktarmış ve yol gösterici olmuştur. Bu anlamda baktığımız zaman Ziya Paşa ölümsüzdür. Eserleri ve fikirleri ile kendi dönemine damga vurmuş ve kendinden sonraki dönemlere de ışık tutmuştur.
