Tasavvuf ve estetik: Yûnus Emre örneği
Loading...
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
Abstract
Bu çalışma, estetik tecrübenin tasavvufî düşünce içerisindeki epistemolojik ve ontolojik imkânlarını, Yûnus Emre'nin irfânî dili ve varlık anlayışı üzerinden ele almayı amaçlamaktadır. Modern estetik kuramların çoğu, estetik deneyimi öznel haz, sanat ya da güzellik bağlamında değerlendirme eğilimindedir. Buna karşın tasavvufî gelenek, estetik tecrübeyi varlıkla kurulan aşkın ilişkinin ve hakîkate yönelen mânevî dönüşümün asli bir boyutu olarak görmektedir. Bu bağlamda çalışma, estetik tecrübenin tasavvufî anlamda nasıl bir bilgi türüne, nasıl bir varlık idrakine dönüştüğünü sorgulamakta ve özellikle Yûnus Emre'nin şiirlerinde ifadesini bulan duyuş ve sezgi biçimlerini merkeze almaktadır. Tezin birinci bölümünde, modern estetik düşüncenin tarihsel serüveni içerisinde şekillenen estetik özne ve estetik nesne kavramları; Batı felsefesinde belirginleşen özne-nesne ikiliği bağlamında ele alınmış, bu ikiliğin oluşturduğu parçalanmış yapı, tasavvufun tevhîdî bakışıyla okunmuştur. İkinci bölümde, estetik tecrübe kavramı; psikolojik, teolojik ve tasavvufî açılardan değerlendirilmiş, özellikle "zevk", "hayret", "huşû" ve "aşk" gibi kavramların estetik deneyimin merkezinde taşıdığı idrak potansiyeli tartışılmıştır. Üçüncü bölümde ise Yûnus Emre'nin şiirlerinden hareketle, estetik tecrübenin seyr ü sülûk yolculuğuyla nasıl iç içe geçtiği ve mânevî dönüşümün hangi estetik biçimlerde dile geldiği analiz edilmiştir. Yûnus Emre'nin şiirlerinde ifade bulan "zevk", "dîdâr", "hayret", "huşû", "aşk" ve "cem'ü'l-cem" gibi kavramlar, estetik tecrübenin yalnızca beğeniye dayalı bir hissediş değil; hakîkate yönelen bir arayışın, içsel dönüşümün ve varlıkla kurulan irfanî bağın tezahürleri olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda estetik, tasavvufî anlayışta etik olanla ayrıştırılmadan ele alınmakta; "zevk-i selîm" kavramı aracılığıyla estetik yargının ancak ahlâkî bir incelikle birleştiğinde hakîkatle bağ kurabileceği vurgulanmaktadır. Bu tez, estetik tecrübeyi, tasavvufî bir perspektiften yeniden düşünmeyi; sanat merkezli veya haz odaklı yaklaşımların ötesine geçerek güzel kavramının da ötesinde, insanın Tanrı ile kurduğu ilişkinin asli bir parçası olarak konumlandırmayı amaçlamaktadır.
