İslam siyaset düşüncesinde kitle ve lider tipolojisi: Avam-havas ayrımı
| dc.contributor.author | Pınarbaşı, Esra Dursun | |
| dc.date.accessioned | 2026-09-02T11:37:30Z | |
| dc.date.issued | 2026 | |
| dc.description.abstract | Bu çalışma, modern siyasal düzenin yapısal meşruiyet krizini din–sekülerlik karşıtlığı üzerinden değil, kutsalın siyasal alanda yer değiştirmesi ve yeniden örgütlenmesi üzerinden kavramsallaştırmayı amaçlamaktadır. Sekülerleşme, burada meşruiyetin aşkın temellerden kopuşla birlikte simgesel, normatif ve yönetimsel araçlar aracılığıyla yeniden kurulması süreci olarak ele alınmaktadır. Temel problem, modern egemenliğin meşruiyetini hangi anlam rejimleri, temsil biçimleri ve istisna kapasiteleri üzerinden ürettiğidir. Çalışma dört katmanlı bir analiz üzerine kuruludur. İlk olarak din–siyaset ilişkisinin tarihsel dönüşümü, kavram tarihi perspektifiyle ele alınmakta; egemenliğin teolojik dayanaklardan seküler gerekçelendirme biçimlerine geçişi incelenmektedir. İkinci olarak Schmitt, Löwith, Blumenberg, Taubes, Koselleck ve Agamben etrafında şekillenen sekülerleşme ve siyasal teoloji tartışmaları üzerinden modernliğin kendi meşruiyetini nasıl temellendirdiği analiz edilmektedir. Bu çerçevede siyasal teoloji, teolojik içeriğin korunması meselesinden ziyade modern düzenin bağlayıcılığını hangi nihai gerekçeler ve istisna mekanizmaları aracılığıyla kurduğunu görünür kılan, eleştirel bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Üçüncü bölümde modern egemenliğin kurucu gerilimi temsil–çokluk ilişkisi üzerinden tartışılmaktadır. Hobbes’un siyasal birliği temsil aracılığıyla kuran yaklaşımı, modern siyasetin ontolojik eşiği olarak ele alınmakta; 19. yüzyılda belirginleşen “kitle sorunu” bu temsil krizinin toplumsal görünümü olarak analiz edilmektedir. Le Bon, Freud, Canetti ve Foucault’nun katkıları doğrultusunda meşruiyetin yalnızca hukuki ve kurumsal değil; duygulanımsal, simgesel ve yönetimsel teknikler üzerinden üretildiği gösterilmektedir. Böylece kitle–lider ilişkisi, modern siyasal düzenin meşruiyet üretiminin yoğunlaştığı kritik bir eşik olarak kavramsallaştırılmaktadır. Son bölümde bu kuramsal çerçeve II. Abdülhamid dönemi üzerinden somutlaştırılmaktadır. 1876 Kanun-ı Esâsî’nin ürettiği anayasal muğlaklık, egemenliğin kaynağına ilişkin belirsizlik ve istisna kapasitesinin kurumsallaşması; hilafetin siyasal-teolojik bir üst çerçeve olarak yeniden seferber edilmesi; ritüel, sembolik görünürlük ve kamusal dolaşımın gözetimi birlikte analiz edilmektedir. Bu bağlamda Abdülhamid rejimi, modern yönetim teknikleri ile siyasal-teolojik repertuarı eklemleyen hibrit bir meşruiyet düzeni olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak tez, modernliğin kutsalı ortadan kaldırdığı varsayımını sorgulamakta; meşruiyetin aşkın temellerden kopuşla birlikte kırılganlaştığını ve bu kırılganlığın siyasal-teolojik, simgesel ve yönetimsel araçlarla sürekli olarak yönetildiğini ileri sürmektedir. Osmanlı örneği üzerinden modern egemenliğin meşruiyet mantığını yeniden düşünmeyi hedefleyen çalışma, sekülerleşme ve siyasal teoloji tartışmalarına temsil krizi ve kitle–lider analizi ekseninde bütünlüklü bir katkı sunmaktadır. | |
| dc.identifier.uri | http://hdl.handle.net/20.500.12575/94895 | |
| dc.language.iso | tr | |
| dc.publisher | Ankara Üniversitesi | |
| dc.subject | Sekülerleşme | |
| dc.subject | Siyasal Teoloji | |
| dc.subject | Meşruiyet | |
| dc.subject | Temsil Krizi | |
| dc.subject | Kitle Lider İlişkisi | |
| dc.subject | Modern Egemenlik | |
| dc.subject | II. Abdülhamid | |
| dc.title | İslam siyaset düşüncesinde kitle ve lider tipolojisi: Avam-havas ayrımı | |
| dc.title.alternative | Masses and leadership typology in Islamic political thought: Avam-havas distinction | |
| dc.type | Thesis |
