Tescile zorlama davası
Loading...
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
Abstract
Türk Hukuku'nda taşınmazlar üzerinde ayni hakların kazanılması kural olarak tescil ile gerçekleşmektedir. Bununla birlikte kanunda öngörülen hallerde taşınmazlar üzerinde ayni haklar tescilden önce kazanılmaktadır. Taşınmaz mülkiyetinin tescilden önce kazanıldığı durumlar Türk Medeni Kanunu'nun 705. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu düzenlemeye göre miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır ancak bu hâllerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır. Taşınmaz mülkiyetinin tescilden önce kazanıldığı hallerden biri olan mahkeme kararı ile kazanma TMK m. 716/I düzenlemesinde öngörülen dava yoluyla gerçekleşmektedir. TMK m. 716/I'de öngörülen dava doktrin ve uygulamada farklı şekillerde isimlendirilse de doktrinde ağırlıklı olarak "tescile zorlama davası" ifadesi tercih edilmektedir. TMK m. 716/I'e göre, taşınmaz mülkiyetinin kazanılmasına esas olacak bir hukuki sebebe dayanarak malikten mülkiyetin kendisi adına tescil edilmesini istemeye yönelik kişisel bir hakka sahip olan kimse, malikin tescil talebinde bulunmaktan kaçınması halinde, mahkemeden mülkiyetin kendi adına tescilini talep edebilmektedir. Tescile zorlama davasının temelindeki hak kişisel nitelik taşıyan tescili isteme hakkıdır. Tescili isteme hakkı hukuki işlemden ve bu kapsamda sözleşmeden doğabileceği gibi kanundan da doğabilir. Kanundan doğan tescili isteme hakkı sebepsiz zenginleşme ya da satış ilişkisi doğuran hakların kullanılması yahut kanunda tescili isteme hakkı doğuracağı öngörülen kanun hükümleri şeklinde karşımıza çıkmaktadır.
