Hidropolitik ve enerji güvenliği açısından Hazar havzası
Loading...
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Publisher
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
Abstract
Bu tez çalışması, Hazar Denizi'nin coğrafi konumu ve kaynaklarına dayanarak gerek bölgesinde gerekse çevre ülkelerde hidropolitik ve enerji güvenliği bakımından önemini vurgulamaktadır. Teknolojinin gelişmesi ile iletişim ve ulaştırma koşullarının ilerlemesi, enerji kaynaklarına olan ihtiyacın çeşitlenmesi ve artması, nüfus artışı gibi etkenler ile birey ve devletin ihtiyaçları da artmış olup 20. ve 21. yüzyılda dünyada yaşanan savaş ve siyasi gelişmeler de bu etkenler ile devletlerin güvenlik yaklaşımlarını değiştirmiştir. 1700'lü yıllardan itibaren İran ve Çarlık Rusya idaresinde olan Hazar Denizi, Sovyetler Birliği'nin dağılmasına kadar fazla gündeme gelmemiş ve seyrüsefer ile balıkçılık amaçlı düzenlemelere konu olmuştur. Sovyetler Birliği'nin eski üye devletleri olan Azerbaycan, Kazakistan ve Türkmenistan'ın Sovyetler'in dağılmasından sonra bağımsızlıklarını kazanması ile Hazar Denizi'nin statüsü ile ilgili tartışmalar da değişmiştir. Hazar'ın kaynaklarının kullanılması ve paylaşılması, bağımsızlıklarını geç kazanan ülkelerin sahip oldukları ve Hazar'dan paylaştırılacak kaynaklar ile dünya pazarında söz sahibi olması gibi konular ile bölgedeki enerji kaynaklarını ve Hazar Denizi'ni tekrar gündeme getirmiştir. Bölge ülkeleri ve kaynakların dünya pazarına ulaştırılması için birçok proje planlanmış ve hayata geçirilmiştir. Bu projelerden bir tanesi Trans-Hazar (Orta Koridor) projesi, Çin ile Avrupa'yı birleştiren ve tarihi İpek Yolu'nu canlandırmayı amaçlayan bir projedir. Hazar Denizi'nin lojistik, enerji, balıkçılık alanlarında zengin bir kaynak havzası olması, bu kaynakların kullanımı ve paylaşımına ek olarak korunması ve sürdürülebilir kılınması, hidropolitik açıdan incelenmeyi gerektiren konulardır. Çevresindeki gelişmekte olan kıyıdaş devletler için de önemli bir potansiyel fırsata sahip olan Hazar, aynı zamanda bölgesel siyasi dengeler ve ülkelerin öncelikli çıkarları söz konusu olduğunda güvenlik riski de taşımaktadır.
