Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi
Permanent URI for this community
Browse
Browsing Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi by Title
Now showing 1 - 20 of 417
Results Per Page
Sort Options
Item 2004-2010 yılları arasında Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız-Diş ve Çene Cerrahisi Anabilim Dalına gelen çene kırığı olgularının incelenmesi ve bu tür travmalarda diş hekimlerinin yasal soÖZTÜRK, Hasan; KOÇAK, Aytaç; Özgür AKTAŞ, Ekin; ÇAKIR, GürolItem 7-11 yas arası çocuklarda bruksizm ve temporomandibular eklem disfonksiyonu arasındaki ilişkiAKBAY OBA, Aylin; GELGOR, İ. Erhan; DULGERGİL, C. TurkselItem A rare presentation of radicular cyst: a case report and review of literature(Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, 2021) Jagtap, Rohan; Other; OtherThe radicular cyst is the most common inflammatory odontogenic cyst in the jaws. It is a periapical lesion associated with non-vital teeth in the tooth-bearing regions of the jaws with a slight male predilection. A radicular cyst is typically asymptomatic, but if large or secondarily infected may cause swelling. The usual radiographic appearance of a radicular cyst is that of a periapical radiolucent lesion. This case report documents a rare case of 61-year-old male with a mixed-density periapical lesion diagnosed as a radicular cyst. The lesion presented as a well-defined, expansile, space occupying, corticated, sclerotic, hydraulic, unilocular, mixed density lesion, associated with the right mandibular second premolar that was predominantly radiolucent with scattered foci of radiopacities. Microscopic examination revealed fragments of lining epithelium along with small fragments of inflamed fibrous connective tissue, aggregates of necrotic cellular debris, and bacterial colonies intermixed with foci of dystrophic calcifications. The histopathological diagnosis was a radicular cyst with dystrophic calcification. Although rare, this entity should be considered in the differential diagnosis of mixed-density periapical lesions. Complete history and proper diagnosis is important in this type of rare cases as treatment varies between a radicular cyst and other odontogenic neoplasms.Item A Rare Tumor of The Oral Mucosa, Myopericytoma: Case Report(Ankara Üniversitesi, 2022) Polat, Elif; Other; OtherMyopericytoma (MPC) is defined as a benign mesenchymal neoplasm consisting mostly of oval spindle-shaped myoid-like cells with perivascular growth. Apart from being a rare lesion in all anatomical regions of the body, it is extremely rare in the oral and maxillofacial region and only a limited number of cases have been reported in the literature. We present here the case of MPC in a 42-year-old female patient who had a painless, enlarging lesion in the anterior mandible. Intraoral examination of the lesion revealed a smooth, nonwhite, pedunculated, fibrotic, painless, and nonbleeding lesion in the lingual aspect of the anterior mandible. Histopathologic examination revealed a tumor consisting of spherical/nodular structures composed of spindle cells and hemangioperistomatous vascular structures in the form of staghorn. These tumor cells showed no signs of malignancy. On immunohistochemical examination, the tumor cells were positive for CD34 and SMA. SMA Protein was also focally positive in nodular structures formed by spindle cells and tumor stroma. S-100 protein was negative in the lesion. To our knowledge, this is the second case of MPC that occurred in the mandibular gingiva.Item A Survey Study on Sleep Breathing in Individuals with Malocclusion Characterized by Maxillary Transversal Deficiency and Snoring Problem(Ankara Üniversitesi, 2022) Hoxha, Saimir; Other; OtherAim: The aim of this survey study is to evaluate the awareness of parents on sleep disorders and their side effects, and to measure their level of awareness to those respiratory problems can lead to dental and jaw disorders. Materials and Methods: A survey was applied to the parents of 30 children whose average age was 11.86, who had snoring, mouth breathing, and narrow maxilla, who applied to the Department of Orthodontics, Faculty of Dentistry, Ankara University. While the first six questions of the questionnaire are about general information, the next 37 questions are about the smoking status of the parents, the child's snoring characteristics, and apnea, day and night complaints that are typically seen in children with Obstructive Sleep Apnea Syndrome. Result: In our survey study, it was determined that the awareness of people that snoring in children can be a symptom of a disease is weak. 40% of parents do not have information on this issue. In addition to that, parents do not think that snoring seen in children while sleeping at night may influence school success. Conclusion: In our study, it was found that the level of awareness of parents about the effects of breathing problems during sleep on jaw development was also low. Because of that, orthodontists and physicians interested in sleep should inform the society more about this issue.Item Açık kapanış tedavisinde modifiye hızlı molar intrüzyon aygıtının kullanımı: vaka raporu(Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, 2019) Rübendiz, Meliha; Diş Hekimliği; Diş Hekimliği FakültesiBu vaka sunumunda büyüme gelişimi devam eden açık kapanışlı olguda Modifiye Rapid Molar Intruder (MRMI) aygıtı ile posterior bölgede intruzyon etkisiyle elde edilen değişikliklerin incelenmesini amaçlanmaktadır. Bu uygulama Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalına tedavi amacıyla başvuran 10,5 (yıl) yaşındaki kız bireyde gerçekleştirilmiştir. Maksilla ve mandibulada premolar ve molar dişleri içeren sağ ve sol olmak üzere birer çift (toplam 4 parça) akrilik splint hazırlanmıştır. Akrilik plaklar üst çenede transpalatal ark, alt çenede lingual ark vasıtasıyla birleştirilmiştir. RMI aygıtı posterior akrilik plaklar arasında dik yönde 550±50 gram kuvvet uygulayacak şekilde ayarlanmıştır. İlk kayıtlar uygulama başında (T1), ikinci kayıtlar ise uygulama sonunda (T2) toplanmıştır. Tedavi başında ve sonunda bireyden toplanan aynı kayıtlar (lateral sefalometrik, el-bilek, panoromik radyografiler ve ortodontik modeller) değerlendirilmiştir. Açık kapanış tedavisinde büyüme gelişimi devam eden bireyde uygulanan MRMI apareyinin, açık kapanışın eliminasyonunda etkili olduğu sonucuna varılmıştır.Item Adenoid vejetasyon ve ortodontiTSAOUS CHASAN, Anife; AKCAM, M. OkanItem Adenomatoid hyperplasia of the oral cavity: a diagnostic dilemma(Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, 2021) Bozkurt, Poyraz; Diş Hekimliği; Diş Hekimliği FakültesiPurpose: This review study presents literature review and discusses the clinical significance of Adenomatoid Hyperplasia; a commonly misdiagnosed lesion. This rare entity has been seldom presented and is not well enough described in the literature. Methods: Only 15 reports with 95 cases could be attained during the online literature search using the keywords: Adenomatoid, Tumor, Hyperplasia, Minor salivary Glands. Results: Data revealed a tendency towards the male gender. Age distribution of patients did not reveal a tendency towards a specific age group but presented a peak incidence in the 4th and 5th decades. Location data revealed a tendency towards the palate, especially the hard palate. Most of the presented cases were asymptomatic and the most common initial diagnosis made was salivary gland tumor. Conclusion: Adenomatoid hyperplasia of the oral cavity may resemble a wide range of pathologies. In order to differentiate and to achieve a correct diagnosis, histological evaluation is fundamental.Item Adeziv maryland köprü restorasyonunda Y-TZP tam kontür zirkonya seramik sisteminin kullanılması: Klinik vaka raporu(Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, 2017) Durkan, Rukiye; Other; OtherAnterior diş eksikliği estetik, fonksiyonel kayıpların yanında fonasyon sorunlarına da neden olmaktadır. Bu problemlerin üstesinden gelebilmek için konvansiyonel sabit bölümlü protezlerin yanı sıra komşu diş yapısına zarar vermeyecek implant destekli sabit kron veya minimal invaziv bir tedavi olan adeziv köprü restorasyonları tedavi seçenekleri arasındadır. Bu çalışmada mandibular anterior tek diş eksikliği, yüksek mekanik ve estetik özelliklere sahip olan tam kontür zirkonya seramik sistemi ile konservatif bir şekilde adeziv Maryland köprü ile restore edilmiştir. Bu çalışmanın amacı, anterior tek diş eksikliğine sahip hastada dayanak dişlerde minimum preparasyon ile metal destekli adeziv köprülerdeki gri yansıma ve opak görünümü elimine edecek tam kontür zirkonya seramik sistemi ile yapılan adeziv Maryland köprü restorasyonunun estetik ve fonksiyonel olarak değerlendirilmesidir.Item Adeziv sistemlerin sınıflandırılması(Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, 2019) Berkmen, Begüm; Other; OtherMinimal invaziv diş hekimliği geliştikçe adeziv sistemlerin önemi artmaktadır. Buonocore asitle pürüzlendirme tekniğini bulduğundan beri adeziv sistemler etch and rinse sistemlerden self-etch sistemlere doğru gelişmektedir. Klinikte etkin bir şekilde kullanılabilen üç aşamalı(4.jenerasyon) etch and rinse sistemler üretilmiştir. Üç aşamalı etch and rinse sistemler diş dokusunun asitle pürüzlendirilmesini, bunun ardından hidrofilik rezin ve solvent içeren primer uygulamasını içerir. Daha sonra iki aşamalı (5.jenerasyon) olarak uygulanan adeziv sistemler piyasaya sürülmüştür. Bu sistemde primer ve adeziv rezin birlikte uygulanmaktadır. Daha sonra asitin primerle tek uygulamada kombine edildiği iki aşamalı self etch adeziv sistemler(6.jenerasyon) üretilmiştir. Son olarak primer ve adeziv rezinin tek seferde uygulandığı tek aşamalı self etch adeziv sistemler (7.jenerasyon, universal adezivler) piyasaya sürülmüştür. Bu derleme, adeziv sistemlerin tarihsel sınıflandırılmasını, uygulama yöntemlerine göre sınıflandırılmasını, adeziv ile mine ve dentin arasındaki ilişkiye göre sınıflandırılmasını, uygulama aşama sayısına göre sınıflandırılmasını, içeriklerine göre sınıflandırılmasını ve güncel adeziv sistemlerle ilgili gelişmeleri içermektedir.Item Adölesanlarda, farklı kompozit rezin materyallerin klinik performansıKÜÇÜKEŞMEN, Çiğdem; ERDOĞAN, YıldırımItem AĞARTMA MATERYALLERİNİN MİNE YÜZEY MORFOLOJİSİ ÜZERİNE ETKİLERİMÜJDECİ, Arzu;GÖKAY, OsmanItem Age Estimation Of Adults From Cone Beam Computed Tomography Images(Ankara Üniversitesi, 2022) Türk, Ezgi; Görmez , Özlem; Yıldırım, DeryaGiriş: Yaş tahmini, tıbbi, adli ve antropolojik çalışmalarda bir bireyi tanımlamak için kullanılan en önemli prosedürlerden biridir. Bireyin tanımlanmasında dişler, vertebra, kranial yapılar, pelvis gibi anatomik yapılar kullanılır. Dişler yaş tahmin yöntemlerinde sıklıkla kullanılmaktadır, çünkü uzun süre değişmeden kalabilirler ve diğer vücut yapılarına göre dış faktörlerden daha az etkilenirler. Yaşla birlikte sekonder dentin oluşumuna bağlı pulpa boşluğunun daralması, yetişkinlerin diş yaşı tahmininde dikkate alınan önemli bir kriterdir. Amaç: Bu çalışmanın amacı, bir Türk popülasyonunda konik ışınlı bilgisayarlı tomografi (KIBT) görüntülerinde maksiller santral ve kanin dişin pulpa boşluğunun lineer ölçümlerini Kvaal yöntemine göre yaparak yaşı tahmin etmektir. Yöntem: Yaşları 18 ile 63 arasında değişen 74 kişinin (37 kadın, 37 erkek) KIBT görüntüleri retrospektif olarak değerlendirildi. KIBT psödopanoramik kesitlerinde 74 maksiller santral ve 74 maksiller kanin dişin pulpa boşluğunun lineer ölçümleri Kvaal yöntemi kullanılarak yapıldı. Yaş ile morfolojik değişkenler arasındaki ilişki Pearson korelasyon analizi ile hesaplandı. Yaş tahmininde her diş için çoklu doğrusal regresyon modelleri kuruldu. Bulgular: Morfolojik değişkenlerden yaşı tahmin etmek için geliştirilen regresyon denklemi analizi sonucunda maksiller kanin diş için standart tahmin hatası = ±10.42, maksiller kanin diş belirleme katsayısı R2= 0.158; maksiller santral diş standart tahmin hatası = ±10.65, belirleme katsayısı R2 = 0.131; her iki diş için standart tahmin hatası= ±10.18, belirleme katsayısı R2 = 0.207 olarak bulundu. Sonuç: KIBT görüntülerinde maksiller santral ve kanin dişin pulpa boşluğunun lineer ölçümleri ve oranları, bir Türk popülasyonunda Kvaal yöntemine göre yaşı tahmin etmek için yetersizdi. Gelecekte yapılacak çalışmalarda, yetişkin Türk bireylerinde yaş tahmininin doğruluğunu arttırmak için daha büyük örneklem sayısı veya pulpa alanı, pulpa hacmi gibi farklı radyografik ölçümlerin kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Yaş tahmini, konik ışınlı bilgisayarlı tomografi, adli diş hekimliği, Kvaal yöntemi, diş Introduction: Age estimation is one of the most important procedures used for identifying an individual in medical, forensic and anthropological studies. Anatomical structures such as teeth, vertebra, cranial structures, pelvis are used in the identification of the individual. Teeth have been frequently used in age estimation methods because they can remain unchanged for a long time and they are less affected by external factors than other body structures. The narrowing of the pulp cavity due to the secondary dentin formation with age is an important criterion that is taken into consideration in dental age estimation of adults. Aim: The aim of this study is to estimate age by performing linear measurements of pulp cavity of the maxillary central and canine tooth according to Kvaal’s method on cone beam computed tomography (CBCT) images in a sample of Turkish population. Methods: CBCT images of 74 individuals (37 females, 37 males) aged between 18 and 63 years were evaluated retrospectively. Linear measurements of pulp cavity of 74 maxillary central and 74 canine tooth were made on pseudopanoramic CBCT sections using Kvaal’s method. The relationship between age and morphological variables was calculated by the Pearson correlation analysis. Multiple linear regression models were established for each tooth to estimate the age. Results: As a result of the regression equation analysis developed to estimate age from morphological variables, the standard estimation error for maxillary canine teeth = ±10.42, maxillary canine tooth determination coefficient R2= 0.158; the standard estimation error for maxillary central teeth = ±10.65, maxillary central tooth coefficient of determination R2 = 0.131; the standard estimation error for both teeth = ±10.18, both teeth coefficient of determination R2 = 0.207. Conclusion: Linear measurements and ratios of pulp cavity of the maxillary central and canine tooth on CBCT images were insufficient to estimate the age according to Kvaal’s method in a sample of Turkish population. In future studies, it is recommended to use different radiographic measurements such as larger sample size or pulp area and pulp volume to increase the accuracy of age estimation in adult Turkish individuals.Item Ağız içi candida enfeksiyonları ve tedavisiBAĞIŞ, Nilsun; KURGAN, Şivge; ÖNDER, CananItem Ağız içi dijital tarayıcı ile elde edilen dental modellerin geleneksel alçı modeller ile karşılaştırılması(Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, 2019) Akçam, Okan; Diş Hekimliği; Dil ve Tarih-Coğrafya FakültesiBu çalışmada amacımız, dijital ortodontik modellerin güvenilirliğini test etmek, geleneksel alçı modeller ile boyutsal hassasiyet karşılaştırılmasını yapmaktır. Bu amaçla çalışmamıza 18 ile 25 yaş arasında Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencisi 20 kız, 10 erkek toplamda 30 birey dahil edilmiştir. 30 bireyden aljinat kullanılarak ölçüleri alınmış ve alçı modelleri elde edilmiştir. Daha sonra Trios (3Shape, Copenhagen, Denmark) ağız içi tarama cihazı kullanılarak 3 boyutlu (3B) dijital modeller oluşturulmuştur. Alçı modeller üzerinde ölçümler dijital bir kumpas ile, dijital modeller üzerinde ölçümler ise OrthoAnalyzer (3Shape, Copenhagen, Denmark) programıyla yapılmıştır. Gruplar arası karşılaştırmada eşleştirilmiş t-testi kullanılmıştır. Tekrarlanabilirlik ve benzerlik değerlendirmeleri için ICC (Intraclass Correlation Coefficient) güvenirlik katsayılarından yararlanılmıştır. 3B dijital modeller ile geleneksel alçı modeller ölçümleri arasında ölçülen parametrelerde istatistiksel olarak önemli bir fark saptanmamıştır. UR2-UL2, anterior dental ark uzunluğu ve total ark uzunluğu ölçümlerinde fark istatistiksel olarak anlamlı olsa da bu fark klinik olarak kabul edilebilir bulunmuştur. Sonuç olarak 3B dijital tarama sisteminin geleneksel ağız içi alçı modellerin yerini alabilecek hassasiyete sahip olduğu saptanmıştır.Item Ağız, diş ve çene patolojilerinin kesin tanısında immünohistokimyasal analizin gerekliliği(Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, 2019) Akdeniz, Sıdıka Sinem; ; Other; OtherOral kavite ve çene-yüz bölgesinde görülen patolojilerin ayırıcı tanısı prognozu belirleme, nüks etme eğilimini yorumlama ve doğru cerrahi tedavinin uygulanabilmesi açısından önemlidir. Oral patolojilerin tanısı klinik ve radyolojik özelliklerle ilişkili olsa da, kesin tanı histopatolojik incelemeye dayanmaktadır. Bu retrospektif çalışma 2011-2017 yılları arasında Başkent Üniversitesi Ağız Diş ve Çene Cerrahisi Bölümünde tedavi görmüş hasta verilerinin histopatolojik raporları üzerinden gerçekleştirildi. Çalışmaya toplamda 579 adet odontojenik ve odotojenik olmayan kist ve tumor vakası dahil edildi. Bu örnekler kist ve tümörün tipi, yaş, cinsiyet ve immünohistokimyasal boyama dağılımı açısından analiz edildi. Kesin tanı için 20 (% 3) olguda immünhistokimyasal analiz gerektiği görüldü. Sitokeratin AE1 / AE3, S100, CD68 ve Ki-67’nin oral ve maksillofasiyal bölgedeki kist ve tümörlerin kesin tanısını koymada en çok tercih edilen immünohistokimyasal antikorlar olduğu belirlendi. Odontojenik kistlerin kesin tanısı için immunohistokimyasal analize gerek duyulmadığı belirlendi.Item Ağız-diş sağlığı hizmetlerinde hasta memnuniyeti (Giresun Devlet Hastanesi örneği)NALBANTOĞLU YANIK, Nilgün; ATAK, NazlıItem AİLENİN SOSYOEKONOMİK DURUMU VE EĞİTİM DÜZEYİNİN ÇOCUKLARDA DENTAL KAYGI ÜZERİNE ETKİSİÖNÇAĞ, Özant;ÇOĞULU, DilşahItem AKUT APİKAL PERİODONTİTİSİN TEDAVİSİNDE FARKLI TAŞIYICILARLA HAZIRLANAN KALSİYUM HİDROKSİT ESASLI MEDİKAMANLARIN POSTOPERATİF AĞRI ÜZERİNE ETKİSİYÜCEL, Ali Çağın;ÖZSEZER, Ebru;YILMAZ, Fikret