Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Dünyada tarım topraklarının korunmasına yönelik yasal düzenlemeler ve politikalar(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Ulukent, Yiğitarım topraklarının korunması, artan nüfusun gıda talebinin karşılanması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması açısından büyük öneme sahiptir. Başta kentsel yayılma ve gelişim faaliyetleri ile iklim değişikliği gibi küresel çevresel tehditler, tarım topraklarının sürdürülebilir biçimde yönetilmesi ile tarımsal ekosistemlerin korunmasını zorlaştırmaktadır. Bu tez çalışmasında tarım sektörü gelişmiş ve uluslararası politika süreçlerine aktif katılım sağlayan ülkeler ile aile çiftçiliği ve üretim havzaları açısından stratejik öneme sahip ülkelerin tarım topraklarının korunmasına yönelik yasal düzenlemeler ve politikalar incelenmiş; mülkiyet yapısı, kullanım hakları, gıda güvencesi, çevre politikaları, kamu hakkı, şeffaflık ve mekânsal planlama süreçleri gibi temel konular etrafında tarım topraklarının başta amaç dışı kullanıma karşı korunmasına yönelik çalışmalara katkı sunulması amaçlanmıştır. Çalışmada ulaşılan temel bulgular, tarım topraklarının korunmasının yalnız ekonomik ve gıda güvencesine katkısı değil; çevresel sürdürülebilirlik ve sosyal adalet ilkeleriyle birlikte ele alınması gerektiğini göstermektedir. Birçok ülkenin yasal düzenlemelerinde, mülkiyetin sınırlandırılması, amaç dışı kullanımın önlenmesi ile amaca yönelik doğru kullanımın sağlanması ve şeffaf mekânsal planlama süreçlerinin zorunlu hale getirilmesi gibi düzenlemelerin yer aldığı görülmüştür. İncelenen örneklerin çoğunda toprak, yalnız ekonomik bir kaynak değil; aynı zamanda sosyal ve çevresel bir varlık olarak değerlendirilmektedir. Bu doğrultuda, devletlerin yalnızca düzenleyici rol üstlenmesi değil, aynı zamanda mekânsal kullanım süreçlerinde aktif olarak destekleyici ve koruyucu bir role sahip olması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.Item type:Item, İşyerinde Prososyal Ve Proaktif Davranışların Önemi(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Acar, Fatma NurBu çalışma, işyerinde prososyal ve proaktif davranışların önemini incelemektedir. Prososyal davranışlar, çalışanlar arasında yardımlaşma, iş birliği ve sosyal sorumluluk bilinciyle hareket etme davranışlarını ifade ederken, proaktif davranışlar, çalışanların geleceğe dönük çözümler üretme, fırsatları öngörme ve iş süreçlerini iyileştirme çabalarını içermektedir. Prososyal ve proaktif davranışlar, organizasyonel başarıyı artıran önemli unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma prososyal ve proaktif davranışların işyerindeki etkileri tartışılmış ve bu davranışların birlikte nasıl daha güçlü bir iş birliği, inovasyon, çalışan bağlılığı ve genel iş verimliliği sağladığını incelemiştir. Prososyal davranışlar, çalışanlar arasında güven ve dayanışma yaratırken, proaktif davranışlar, bu güveni artırarak geleceğe yönelik stratejik çözümler geliştirilmesine olanak tanır. Birlikte, bu iki davranış türü, organizasyonların hem yenilikçi hem de yüksek performanslı bir çalışma ortamı oluşturmasına yardımcı olur. Sonuç olarak, prososyal ve proaktif davranışların teşvik edilmesi, işyerlerinde sürdürülebilir başarıyı sağlamak için kritik bir strateji olarak değerlendirilmektedir. Bu davranışlar, organizasyonların rekabet avantajı elde etmelerini, verimliliklerini artırmalarını ve karşılaştıkları zorluklarla daha etkili bir şekilde başa çıkmalarını sağlamaktadır.Item type:Item, Cenknáme-i Õūfünūn (inceleme, metin, dizin)(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Khudoykulov, RakhmonBu çalışma, 1911 yılında Kagan (Buhara) Matbaası'nda basılan CengnÀme-i Ẕūfünūn adlı eseri konu alır. Arap harfleri ile kaleme alınan cenk-name türündeki bu eserin kimin tarafından yazıldığı belli değildir. 95 sayfalık eserin son sayfasında bu cenk-nameden ayrı olarak "hikâye" başlığı altında iki fıkra ve biri Arap dilinde olmak üzere iki beyit yer alır. 19. yüzyıl-20. yüzyıl başı Türkistan sahası eserleri bir yandan Çağatay Türkçesi dil özellikleri gösterirken, diğer yandan da modern Türk lehçelerine geçiş dönemi dil özellikleri gösterir. Tez çalışmamızın konusu olan CengnÀme-i Ẕūfünūn adlı eser de bu dönem eserlerinden olup eserde genel olarak Çağatay Türkçesinin dil özelliklerinin yanı sıra modern Özbek ve Yeni Uygur Türkçesi dil özelliklerine rastlanması da Türk dili tarihinin belirli bir döneminin dil özelliklerinin izlenmesi bakımından önem arzeder. Eser, dil özelliklerinin yanı sıra, halk edebiyatı araştırmacıları, dini konulara ve coğrafik adların kullanımı bakımından da tarihsel coğrafya için önemli malzeme niteliğindedir. Tez çalışması, "Giriş", "CengnÀme-i Ẕūfünūn", "CengnÀme-i Ẕūfünūn'un Dil Bilgisi", "Metin" ve "Dizin" ana bölümlerinden oluşur. "Giriş" bölümünde araştırmanın konusu, amacı, kapsamı ve önemi, araştırmada takip edilen yöntem hakkında bilgi verilmiştir. "CengnÀme-i Ẕūfünūn" bölümünde eserin yazılış tarihi, önemi, dili, konusu, nüsha ve varyantları hakkında bilgi verilmiştir. "CengnÀme-i Ẕūfünūn'un Dil Bilgisi" bölümünde eserin yazım, ses bilgisi ve şekil bilgisi özellikleri ayrı ayrı alt bölümler olarak incelenmiştir. "Yazım Özellikleri" alt bölümünde metnin yazım özellikleri incelenmiştir. Metnin, istisnalar dışında geleneksel yazıma uygun ve tutarlı bir şekilde yazıldığı söylenebilir. "Ses Bilgisi Özellikleri" alt bölümünde ünlü ve ünsüz sesler, uyum ve ses olayları bakımından değerlendirilmiştir. "Şekil Bilgisi Özellikleri" alt bölümünde metin yapım şekil bilgisi ve çekim şekil bilgisi bakımından incelenmiş ve metinde geçen sözcük türleri örneklerle açıklanmıştır. "Metin" bölümünde metnin yazı çevirimi verilmiştir. Metinde rastlanan yazım yanlışları dipnotlar olarak gösterilmiştir. "Dizin" bölümünde eserin gramatikal dizini hazırlanmıştır. Bu bölümde, metinde geçen sözcükler metin bağlamında anlamlandırılmaya ve mümkün olduğunca, alıntı sözcüklerin hangi dile ait olduğunun belirlenmesine çalışılmıştır. "Kaynaklar" bölümünde ise tez çalışmasının hazırlanması sürecinde faydalanılan kaynaklar verilmiştir.Item type:Item, Latin Amerika’da Kadınların Edebi Direnişi: Büyülü Gerçekçilik Ve Kadın Kimliği(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2026) Altıntop, ArzuBu tez çalışması, Latin Amerika’da kadın yazarların büyülü gerçekçilik akımı aracılığıyla ortaya koyduğu feminist direnişi ve kadın kimliği temsillerini incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, kadın kimliği, toplumsal cinsiyet rolleri ve direniş temalarının büyülü gerçekçilik aracılığıyla nasıl görünür kılındığını ortaya koymaktır. Çalışmada, Isabel Allende’nin Ruhlar Evi, Laura Esquivel’in Acı Çikolata, Gioconda Belli’nin Portakal Ağacında Oturan Kadın, Mariana Enriquez’in Yangında Kaybettiklerimiz ve Dolores Reyes’in Toprakyiyen adlı eserleri seçilmiştir. Tezde, öncelikle Latin Amerika’daki feminist hareketin tarihsel arka planı ve feminist edebiyatın gelişim süreci açıklanmıştır. Ardından büyülü gerçekçilik akımının Latin Amerika’da nasıl şekillendiği ve kadın yazarlar tarafından nasıl dönüştürüldüğü ele alınmıştır. Bu bağlamda, büyülü gerçekçiliğin yalnızca edebi bir stil değil, aynı zamanda ataerkil yapılara karşı alternatif bir anlatı stratejisi olarak nasıl işlev gördüğü irdelenmiştir. Seçilen beş eser, nitel analiz yöntemiyle değerlendirilmiştir. Analizlerde, kadın karakterlerin büyülü unsurlar aracılığıyla nasıl direniş sergilediği, kadınlar arası dayanışma, toplumsal hafızanın aktarımı, beden politikaları ve geleneksel kadın rollerine karşı geliştirilen söylemler detaylı bir biçimde incelenmiştir. Tezin sonuç bölümünde, Latin Amerikalı kadın yazarların büyülü gerçekçilik aracılığıyla yalnızca bireysel özgürleşmeyi değil, aynı zamanda tarih yazımında ve toplumsal eleştiride yeni bir kadın dili oluşturdukları sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışma, edebi direnişin feminist düşünce ile birleştiğinde nasıl güçlü bir ifade aracına dönüştüğünü göstermektedir.Item type:Item, Sebîlürreşâd dergisinde Kur'an'a ve tefsire dair fikirlerin analizi(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) İmamoğlu, YusufOsmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçiş süreci, İslam dünyasının ciddi problemler yaşadığı aynı zamanda toplumsal değişim ve dönüşümlere neden olacak fikrî akımların meydana geldiği bir dönemdir. Sebîlürreşâd dergisi bu fikrî akımların yayın organı olarak önemli figürlerinden biridir. İslam dünyasının birliğine, bağımsızlığına katkı yapmaya, yeniden ayağa kalkmasına, emperyalizme direnç göstermesine destek olmaya çalışan Sebîlürreşâd'a göre Kur'an anlayışı çare arayışının merkezinde yer almaktadır. Sebîlürreşâd'ın Kur'an'ı tanımlama biçimi Ehl-i Sünnetin anlayışına paraleldir. Kur'an ilahî bir kitaptır, ona Allah'tan başkası müdahale edemez. Tahrif edilmemiştir, edilemeyecektir, İlahî koruma altındadır. Bütün insanlığın tâbi olması, hayatını ona göre tanzim etmesi için indirilmiştir. Arapça bir kitaptır. Kur'an'ın tefsirinde güncel ihtiyaçlara cevap bulmak, dünyaya hâkim olmaya çalışan modern seküler paradigmaya karşı mücadele etmek hedeflenmektedir. Bunun için kimi zaman gelenekten, kimi zaman bilimsel verilerden istifade edilmektedir. Aklî muhakeme yöntemi de çokça başvurulan bir yöntemdir. Sebîlürreşâd Kur'an'ın tercüme edilmesi hususunda çok hassas ve titiz davranmaktadır. Hiçbir tercüme onun yerine konmamalıdır. Başka milletlerden Müslümanların anlaması için tercüme edilebilir ama bu ehliyetli, yetkin ve dünya çıkarlarından uzak bir heyet tarafından yapılmalıdır. Öte yandan dergi geleneğe karşı temkinlidir. Çünkü içinde çokça hurafe ve faydasız şey barındırmaktadır. Kur'an tefsirinde geleneksel kaynaklara başvururken seçicidir. Tefsirde modern yöntem ve araçlara başvurmaktan çekinmemektedir. Ancak modernizmin dinle dünya arasında kurduğu ilişki biçimini benimsememektedir. Bu sebeple modernizm ve gelenek arasında kendine özgü bir yere sahip olduğu söylenebilir.
