Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Obsesif kompulsif belirtiler ve erteleme davranışları arasındaki ilişkide utanç ve üstbilişsel inançların sıralı aracı rolü
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Sarnıç, Dilara
      Erteleme, bireyin bir görevi planlanan zamanda başlatma veya tamamlama sürecinde yaşadığı gecikmelerle kendini gösteren bir davranıştır. Pasif ertelemede zaman yönetimi işlevsel şekilde yapılamamakta ve öncelikli bir iş daha sonraya bırakılarak geciktirilmektedir. Aktif ertelemede ise birey bir öncelik sıralaması yaparak planlı, niyetli ve bilinçli bir şekilde erteleme kararı almakta, kendisinin yararına olacak görevleri daha önce yapıp diğer görevleri kasıtlı olarak ileri bir tarihe ertelemektedir. Erteleme davranışının en güçlü yordayıcılarından biri, bireyin ne derece obsesif-kompulsif belirtilere (OKB) sahip olduğudur. Bulgular, OKB'nin pasif ertelemenin artması, aktif ertelemenin ise azalması ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Ancak, OKB belirtileri ile pasif ve aktif erteleme arasındaki ilişkinin ortaya çıkmasında hangi mekanizmaların etkili olduğu henüz yeterince bilinmemekte; duygusal ve bilişsel bileşenler içeren karmaşık bir süreç olduğu vurgulanmaktadır. Bu kapsamda, şimdiki çalışmada OKB belirtileri ile erteleme davranışları arasındaki ilişkide utanç (duygusal bileşen) ve üstbilişsel inançların (bilişsel bileşen) aracı rolü değerlendirilmiştir. Bireyin OKB belirtileri arttıkça utanç duygusunu daha fazla deneyimleyeceği, bunun da pasif ertelemenin artması, aktif ertelemenin azalmasıyla ilişkili olacağı varsayılmıştır. Benzer şekilde, bireyin OKB belirtileri arttıkça, üstbilişsel inançlardaki bozulmanın artacağı, bunun da pasif ertelemenin artması, aktif ertelemenin ise azalmasıyla sonuçlanacağı öngörülmüştür. Son olarak, utanç duygusundaki artışın üstbilişsel inançlardaki bozulmayı da yordayarak erteleme davranışlarıyla ilişki göstereceği varsayılmıştır. Bu araştırmanın amacı, OKB belirtileri ile aktif ve pasif erteleme arasındaki ilişkide utanç duygusu ve üstbilişsel inançların sıralı çoklu aracı rolünü incelemektir. Örneklem yaşları 18-55 yaş arasında değişen 637 katılımcıdan (413 kadın ve 224 erkek) oluşmaktadır. Tüm katılımcılar Bilgilendirilmiş Onam Formu, Bilgi Toplama Formu, Aktif Erteleme Ölçeği, Tuckman Erteleme Davranışı Ölçeği, Vancouver Obsesif Kompulsif Ölçeği, Suçluluk-Utanç Ölçeği ve Üstbiliş Ölçeği-30'u doldurmuştur. Katılımcılara kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak ulaşılmış, veriler çevrimiçi olarak toplanmıştır. Aracılık analizleri, PROCESS uygulaması Model 6 ile pasif ve aktif erteleme için ayrı ayrı yürütülmüştür. Pearson korelasyon analizi bulguları, OKB belirtileri, utanç ve üstbilişsel inançlar ile pasif erteleme arasında pozitif yönde, aktif erteleme ile arasında ise negatif yönde anlamlı ilişkiler olduğunu ortaya koymuştur. Sıralı çoklu aracı değişken analizi bulguları, OKB belirtilerinin aktif ertelemedeki azalmayı doğrudan yordadığını, pasif ertelemedeki artışı ise yordamadığını göstermiştir. Her iki modelde de utanç duygusu OKB belirtileri ve erteleme davranışları arasındaki ilişkide anlamlı aracılık etkisi göstermiştir. Ancak üstbilişsel inançların sadece pasif erteleme modelinde anlamlı aracı rol oynadığı görülmüştür. Son olarak, OKB belirtileri ve erteleme davranışları arasındaki ilişkide utanç duygusu ve üstbilişsel inançların sıralı aracı etkisi, sadece pasif erteleme modelinde anlamlı bulunmuştur. Bulgular OKB belirtileri arttıkça bireylerin aktif erteleme gibi görece daha sağlıklı erteleme davranışlarını doğrudan azalttığını ortaya koymaktadır. Buna ek olarak, OKB utanç duygusundaki artış yoluyla da aktif ertelemeyi azaltmaktadır. Bununla birlikte, OKB belirtilerinin yüksekliğinin pasif ertelemeye doğrudan yol açmadığı dikkati çekmektedir. Bireyin utanç duygusu yüksek olduğunda ve bu da üstbilişsel inançlarda bozulmaya yol açtığında, OKB belirtileri pasif erteleme davranışlarını arttırıyor görünmektedir. Bulgular, özellikle pasif erteleme davranışlarının yüksekliğinden ve işlevsellik kaybından yakınan kişilere yönelik müdahalelerin geliştirilmesinde izlenecek yollara ilişkin kanıtlar sunmaktadır. Bu bağlamda, bu kişilerin OKB belirtileri, utanç duygularının şiddeti ve üstbilişsel inançlardaki bozulma değerlendirilerek bunlara yönelik müdahaleler uygulanmasının sürece katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
    • Item type:Item,
      Tefsir geleneğinin ilk dönemlerinde re'ye karşı iki tutumun mukayesesi
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Horanoğlu, Cihat
      Hz. Muhammed'in vefatı, sahabenin ve sonraki neslin Kur'an'ı anlama ve tefsir etme isteği re'y tefsirinin, zaruri olarak ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Sahabe ve tabiûnun bu tefsire karşı tutumu, büyük bir çoğunlukla olumlu olmuştur. Onların tam anlamıyla karşı çıktıkları şey Kur'an hakkında konuşmak veya onu re'y ile tefsir etmek değil bilmeyen kimselerin Kur'an hakkında, heva ve heveslerine dayanarak söz söylemesidir. Bu durumda gerekli bilgi ve kaynaklara dayanan re'y tefsiri insanlar arasında kabul görmüş ve başvurulan bir tefsir olmuştur. Sahabe, tabiûn ve tabiûn sonrası dönemin en önemli müfessirlerinden biri olan Mukâtil b. Süleymân bu tefsire başvurmuştur. Bu dönem için re'y tefsirine karşı olumlu ve olumsuz tutum karşılaştırıldığında olumlu tutumun ön plana çıktığını, olumsuz tutumun oldukça az olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.
    • Item type:Item,
      Veri temsili yöntemlerinin hibrit kullanımının dil modeli başarısına etkileri
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Erdem, Hüseyin
      Bu tez, büyük dil modellerinde (LLM) yanıt kalitesini doğrudan etkileyen doğru bağlam geri getirme sorununu, bilgi grafiği (KG), yoğun vektör dizinleri ve ters indekslerin hibrit kullanımıyla incelemiştir. 4 810 Türkçe ve 190 İngilizce sorudan oluşan iki soru cevap kümesi, anlamsal parçalama sonrasında 37 095 metin birimine dönüştürülmüş, GPT-4o destekli tam otomatik şema keşfi ile 61 650 düğüm ve 134 087 ilişkiden oluşan bir KG oluşturulmuştur. Sadece bağlam taşıyan 42 602 düğüm için 3 072 boyutlu gömmeler üretilmiş ve Neo4j'de HNSW vektör ile BM25 tam metin dizinleri kurulmuştur. Beş geri getirme stratejisi karşılaştırılmıştır: yalnızca metin (Sparse Only), yalnızca vektör (Dense Only), vektör-metin hibriti (Document Only Dual Norm), KG merkezli hibrit (Cypher Hybrid) ve araştırmacı tarafından tasarlanan hibrit yaklaşım olan İlişki Farkındalıklı Çift Norm Birleşimi (Relation-Aware Dual-Norm Fusion / RADNF). Değerlendirme metrikleri "Doğru Kaynak Sayısı", "İlk Doğru Kaynağın Sırası" ve "Doğru Kaynak Bulunamayan Soru" olarak seçilmiştir. RADNF, ortalama 1,93 doğru belge ve yalnızca 497 başarısız soru ile en düşük hata oranına ulaşmış, paralel dizin çağrısı sayesinde Dense Only çözüme denk bir bağlam hazırlama süresi sağlamıştır. Çalışma, KG sinyalini çift min-max normlu skor birleştirmeyle entegre eden RADNF tasarımının hibrit RAG literatürüne özgün katkısını göstermekte, tam otomatik KG inşası, çok dilli deney kurgusu ve maliyet raporlaması ile üretim senaryoları için pratik bir yol haritası sunmaktadır.
    • Item type:Item,
      Sağlık verileri üzerinde büyük dil modeli ile yeni bir yaklaşım
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Şentürk, Behçet
      Bu tez çalışması, sağlık alanındaki yapılandırılmamış metin verilerinden (akademik tezler gibi) etkin bilgi çıkarımı ve sorgulaması için Büyük Dil Modelleri (BDM) ve Almayla Artırılmış Üretim (RAG) teknolojilerine dayalı yenilikçi bir yaklaşım sunmaktadır. Amaç, sağlık profesyonellerinin bilgiye erişimini hızlandırmaktır. Bu kapsamda, Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) üzerine yazılmış Türkçe tezler üzerinde, anlamsal benzerliğe dayalı Vektör Tabanlı RAG ile yapısal bilgi çıkarımına odaklanan Bilgi Grafiği (KG) Tabanlı RAG prototipleri geliştirilip karşılaştırılmıştır. Sistemlerin performansı, farklı zorluk seviyelerinde 100 soruluk bir benchmark veri seti ve BDM tabanlı otomatik skorlama ile ölçülmüştür. Bulgular, Vektör Tabanlı RAG'ın genel sorgularda (%71,45 başarı) daha yüksek performans gösterdiğini ortaya koymuştur. Buna karşın KG Tabanlı RAG (%66,55 başarı), özellikle karmaşık ve ilişkisel bilgi gerektiren zor sorularda daha güçlü bir potansiyel sergilemiştir. İki yaklaşımın birleştirildiği ideal bir hibrit senaryonun ise başarıyı %79,1'e yükseltebileceği görülmüştür. Bu çalışma, gelişmiş RAG sistemlerinin Türkçe sağlık metinlerine uygulanabilirliğini ve görece düşük maliyetli BDM'ler ile etkili çözümlerin potansiyelini göstermektedir. Elde edilen bulguların, gelecekteki klinik karar destek sistemlerine ve Türkçe doğal dil işleme araştırmalarına katkı sağlaması hedeflenmektedir.
    • Item type:Item,
      Zeytin ağacı budama atığından biyoetanol üretimi
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Çam, Miyase Deniz
      Bu çalışmada, alternatif bir biyoyakıt olan biyoetanol üretimi amacıyla zeytin ağacı budama atıkları, kolin klorür: formik asit (1:2 mol) içeren derin ötektik çözücü (DES) ile 90, 110 ve 130 °C sıcaklıklarda, 20, 40 ve 60 dakikalık sürelerle ön işleme tabi tutulmuştur. Ön işlem süresi ve sıcaklığı arttıkça katı geri kazanımı azalmış; en yüksek geri kazanım %87 ile 90 °C–20 dakikada, en düşük geri kazanım ise %40,67 ile 130 °C–60 dakikada elde edilmiştir. 130 °C ve 60 dakikalık koşullarda katı biyokütledeki glukan oranı %70,3'e yükselmiş, ksilan oranı ise %1,7'ye düşmüştür. Aynı koşullarda, sıvı fazda glukoz ve ksiloz konsantrasyonları yaklaşık 0,2 g/g; arabinoz, galaktoz ve mannoz ise sırasıyla 0,007, 0,003 ve 0,002 g/g olarak belirlenmiştir. En yüksek ksilo-oligosakkarit verimi %27,8 ile 110 °C–40 dakikada elde edilmiştir. Toplam fenolik madde miktarı ise 130 °C–60 dakikada 144,5 mg GAE/g'a ulaşmıştır. Enzimatik hidroliz sonuçlarında, glukoz verimi sıcaklıkla artarken, ksiloz veriminin azaldığı gözlemlenmiştir. 130 °C–60 dakikada işlenmiş örneklerin enzimatik hidrolizi sonrasında glukoz ve ksiloz konsantrasyonları sırasıyla 4,3 g/L ve 0,4 g/L'ye ulaşmıştır. En uygun koşullarda gerçekleştirilen eş zamanlı sakkarifikasyon ve fermantasyon (SSF) deneylerinde 2,18 g/L etanol üretilmiştir. Ayrıca, SEM analizleri sonucunda, ham örneklerin düzgün ve kompakt bir yapıya sahipken; DES ön işlemi sonrası yüzeyde deliklerin ve boşlukların oluştuğu, ancak lifli yapıların tamamen parçalanmadığı ve yapının kısmen kapalı kaldığı gözlemlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, DES ile gerçekleştirilen ön işlemin zeytin ağacı budama atıklarının lignoselülozik yapısını parçaladığını ortaya koymaktadır. Ancak, daha yüksek etanol verimi elde edilebilmesi için, farklı DES türlerinin yanı sıra çeşitli proses kombinasyonlarının, enzim dozlarının ve mikroorganizma türlerinin DES ön işlemi sonrasında değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır.