Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Klasik Arap anlatısında makâme geleneği: -El-Ḥanefî'nin Maḳâmât'ı örneği (Aristo retorik üçgenine göre bir değerlendirme)(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Yücel, Fetiye BakıBu çalışma, Klasik Arap hikâyeciliğinin önemli anlatı türlerinden biri olan makâme/maḳâmât geleneğini ele almakta ve bu bağlamda Sâʿid b. Ahmed b. Ebî Bekr el-Ḥanefî'nin Maḳâmât adlı eserini merkeze alarak çok katmanlı bir analiz yapmaktadır. Bu çerçevede çalışmada Klasik Arap hikâyeciliğinin tarihsel gelişimi ele alınmış, maḳâmât türünün ortaya çıkışı ve gelişimi analiz edilmiş, el-Ḥanefî hakkında biyografik bilgiler sunulmuş, el-Ḥanefî'nin Maḳâmât adlı eserinin yazma ve matbu nüshaları karşılaştırmalı olarak tanıtılmıştır. Ayrıca çalışmada söz konusu eser hem içerik hem de yapı bakımından Aristo'nun Retorik Üçgeni (ethos-pathoslogos) çerçevesinde analiz edilmiş; ayrıca Maḳâmât'ın belâgat sanatlarıyla ilişkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu yönüyle çalışma, makâme türü eserlerin nasıl incelenebileceğine dair literatürde örneğine rastlanmayan bir yöntem önermesi içermektedir. Ayrıca çalışma makâme türünün önde gelen isimleri ile incelemekte olduğu Hanefî'nin eserini kısaca karşılaştırmış, benzer ve farklı yönlerini ortaya koymaya çalışmıştır.Item type:Item, Ebulhayr Han ve zamanı (1429-1468)(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Tuğrul, NizameddinŞibanîlerin en başarılı olan hanı Ebulhayr, 1412 yılında doğdu ve 1429 yılında Doğu Deşt-i Kıpçak'taki Özbeklerin hanı oldu. Ebulhayr Han döneminde Altın Orda'nın batı tarafı çeşitli hanlıklara bölündü. Kazan, Kırım, Astrahan ve Kasım hanlıkları ortaya çıktı. Doğuda ise Ebulhayr Han sayesinde yaklaşık kırk yıl bir bütünlük sağlandı. Doğu Deşt-i Kıpçak'taki Özbekler üzerinde hanlık otoritesini kurdu. Özellikle Sayın Han sülalesinin sona ermesinden sonra tahta çıkarılan hanların büyük bir nüfuzu yoktu ve iktidar aslında beylerin elindeydi. Ancak Ebulhayr Han, kendisini tahta çıkaranlar üzerinde otorite kurmayı başaran nadir hanlardan biridir. Onun döneminde Doğu Deşt-i Kıpçak'ın çevresindeki devletlerin neredeyse tamamında iç karışıklıklar hâkimdi. 1446 yılında Sırderya'nın aşağı akımlarını ele geçirdikten sonra Timurluların iç işlerine karıştı. Timurlu Ebu Said'in tahta oturmasına yardım etti. Bununla birlikte pek çok Timurlu mirzaya da destek oldu. Bu dönemde Özbekler, Timurlu sahasına sürekli baskın yapıyorlardı. Harezm birkaç defa kuşatıldı. Ebulhayr Han'ın devletinin sınırları, kuzeyde ormanlık araziye, batıda İtil nehrine ve doğuda Çağatay Hanlığı sınırlarına kadar uzanıyordu. 1457 yılında Kalmuklarla yaptığı savaşta yenildi ve bu savaştan sonra Özbek Hanlığı zayıfladı. Ebulhayr Han'ın otoritesi sarsıldı. Hâkimiyeti altındaki Özbeklerin bir kısmı başka hanlara sığındılar. 1468 yılındaki ölümünün ardından Doğu Deşt-i Kıpçak'ta Sibir ve Kazak Hanlıkları kuruldu. Torunu Muhammed Şibani Han, Maveraünnehir'i ele geçirdi. Ebulhayr Han'ın tarihi, modern Özbekistan ve Kazakistan'ın geçmişleriyle doğrudan ilişkilidir. Ayrıca, Kazak, Sibir, Nogay ve Türkistan hanlıklarının tarihlerine ışık tutmaktadır.Item type:Item, Hükümlülerin Cezaevi Sürecinde Toplumsal Uyumunu Etkileyen Faktörler: Azerbaycan-Bakü Örneği(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Aliyeva, AygünSuç olgusu, tüm zamanlar için toplumun önemli meselelerinden biri olmuştur. İnsan, sosyal bir varlık olarak toplum içinde diğer bireylerle etkileşimler kurarak varlığını devam ettirmektedir. İnsan ve toplum varlıklarını sürdürebilmek, mevcut düzenin istikrarını koruyabilmek için toplumsal işbirliğine ihtiyaç duymaktadır. Kişinin topluma ve toplumsal, manevi-ahlaki değerlere, normlara uyum sağlaması gerekmektedir. Bireylerin, toplumsal düzene uyum sağlayamadığı durumlarda suç olayları meydana gelebilmektedir. Suç olgusu, doğal olarak bir ceza gerektirmektedir. Ancak günümüz ceza anlayışı, bireyleri yalnızca cezalandırmakla kalmamaktadır. Bunun yanı sıra, bireylerin ıslah edilmesi ve topluma yeniden kazandırılması gibi hususlar daha fazla önem arz etmektedir. Bu çalışma, ceza infaz kurumlarındaki bireylerin uyum süreçleri, ıslah çalışmaları ve topluma yeniden entegrasyonları üzerinde etkili olduğu düşünülen uygulamaları, eğitim faaliyetlerini, mesleki eğitim fırsatlarını, çalışma imkanlarını ve manevi ahlaki konularda düzenlenen seminerler ile konferansları mahkumların duygu ve düşünceleri açısından değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, aile ve eğitim kurumlarının, inancın temelini oluşturan manevi ahlaki değerlerin suçun önlenmesine olan etkileri, katkıları incelenmiştir. Araştırma nitel yönteme dayanarak yapılmış ve bu bağlamda görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma kapsamında, Azerbaycan Adalet Bakanlığı’ndan alınan izin doğrultusunda ceza infaz kurumunda bulunan 31 kadın mahkum ile mülakat yapılmıştır. Bunun yanı sıra, veri oluşturabilecek diğer kaynaklardan da yararlanılmıştır. Hem Türkiye’de hem Azerbaycan’da hem de çeşitli ülkelerde cezaevinde bulunan veya cezası sona ermiş bireylerle gerçekleştirilmiş veItem type:Item, XI. yüzyıl siyâsetnâme türü eserlerde imâmet-hilâfet tartışmaları(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Dumlupınar, MustafaMezhepler tarihi ile İslam siyaset düşüncesinin kesişim noktasında yer alan imâmet-hilâfet meselesi, hem nazarî düzeyde hem de tarihî pratikte İslam toplumlarının siyasî tahayyüllerini şekillendiren temel tartışma alanlarından biridir. İmamın kimliğine, meşruiyetine, görev sahasına ve ümmet içindeki konumuna dair yürütülen kelâmî tartışmalar ve fıkhî ictihadlar bütünleşerek asırlar boyunca farklı mezhebî yorum gelenekleri içerisinde sistemleştirilmiştir. Sünnî, Hâricî, Şiî (İmâmî, İsmâlî, Zeydî) ve Mu'tezilî geleneklerin her biri, imâmet meselesine dair özgün teoriler üretmiş, bu teorileri zamanla siyasî yapıların meşruiyet dayanağı hâline getirmiştir. XI. yüzyıl, mezheplerin bu teorik birikiminin siyasal istikrarsızlık, dinî ve siyasî otorite ayrımı, mezhebî rekabet zemininde yeniden ele alındığı bir eşik olarak dikkat çeker. Ayrıca XI. yüzyıl, hilâfetin tarihsel meşruiyetini koruyamadığı, Abbâsî otoritesinin sembolik düzeye gerilediği, fiilî iktidarın farklı merkezlerde konsolide olduğu ve dinî-siyasî otorite ayrışmasının yaşandığı bir kırılma dönemidir. Büveyhîlerin sünnî Abbâsî hilâfeti yanında Abbâsîlerin dinî ideolojisine karşıt siyasal hegomanyası ve hamiliği, Fâtımîlerin kendi hakları olarak gördükleri alternatif imâmet kapsamında Mısır'da İsmâilî hilâfet devleti kurmaları, Gaznelîlerin İslâm'ı yayma ve sünnî hilafeti destekleme çabaları, Selçukluların Sünnî siyasî vizyonla hilafeti yeniden tahkim çabaları gibi gelişmeler, imâmet-hilâfet ekseninde yeniden yapılanma ihtiyacını doğurmuştur. Söz konusu yeniden yapılanma, yalnızca siyasi araçlarla değil, entelektüel düzeyde metin üretimiyle de gerçekleştirilmiş ve desteklenmiştir. Bu üretimin kurucu formlarından biri de siyâsetnâme türü eserlerdir. Siyâsetnâme türü eserlerin, mezhep aidiyetlerinden bağımsız düşünsel ürünler olarak değerlendirilmesi de mümkün olmadığı gibi her bir eser, yazarının bağlı bulunduğu mezhep geleneği, içinde yaşadığı siyasal yapı ve hitap ettiği zümreyle sıkı ilişki içindedir. Bu nedenle XI. yüzyılda yazılan siyâsetnâme türü eserler, kimi zaman yalnızca teorik sistematikle değil ayrıca siyasî pratikle de örtüşmüş, kimi zaman teori ile pratik arasında köprü kurmaya çalışmış, kimi zaman da teoriden bağımsız mevcut reel politik durumla ilgilenmiştir. Bu eserlerin bazılarında imamın tayini ve seçimi, halkın biatının meşruiyet için yeterli olup olmadığı, imamın azledilebilirliği, meşru isyan hakkı gibi meseleler dönemin reel-politik konjonktürü, yazarlarının siyasî yönetim ile ilişkisi ve mezhebî aidiyetleri gibi hususlar çerçevesinde yeniden yorumlanmıştır. Fakihlerin ve kelamcıların yazdığı eserlerde yönetim, İslâm hukuk kuralları ve yöneticinin nas ile tayini söylemleri çerçevesinde değerlendirilirken, hükümdarlar ve devlet görevlilerinin yazdığı eserler de yönetim bir iktidar mücadelesi alanı olarak sunulmuştur. Şair, tarihçi, dil bilimci gibi âlimlerin yazdığı eserler ise yönetsel gücün unsurlarına ahlakî bir perspektiften bakarken çok az da olsa fıkıh kuralları ile kelamî söylemlere değinmiştir.Item type:Item, Appell polinomları ve bu polinomların bazı genelleştirmelerinin d-ortogonallik durumu(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2026) Göçmez, Eylül EmineBu tez altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş kısmına ayrılmıştır. İkinci bölümde, ortogonal ve d-ortogonal polinomların tanımlarından ve temel özelliklerinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde, Appell polinomlarının tanımı ve ardından bu polinom dizilerinin aynı zamanda d-ortogonal olmasına ilişkin teoremler verilmiştir. Daha sonra Appell polinomlarının genelleştirmeleri olan Δω-Appell, Dunkl-Appell, q-Appell ve Hahn-Appell polinom dizilerinin herbiri için d-ortogonallik koşulları araştırılmıştır. Dördüncü bölümde, Sheffer tipli polinom dizilerinin tanımından ve temel özelliklerinden bahsedilmiş, ardından Sheffer tipli d-ortogonal polinom dizilerine ilişkin teoremler verilmiştir. Daha sonra bazı operatörler yardımıyla bu polinom dizilerinin inşasına değinilmiş, ayrıca sonsuz mertebeden türev operatörleri ile ilgili sonuçlar verilmiştir. Beşinci bölümde, Brenke tipli polinom dizilerinin karakterizasyonları verilmiş olup bu polinom dizilerinin aynı zamanda d-ortogonal olma koşulları ele alınmıştır . Altıncı ve son bölüm sonuç kısmı olup bu tezde yapılanlar hakkında bilgiler verilmiştir.
