Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Anonim şirketlerde gölge pay (Phantom stock) sözleşmesi(Ankara Üniversitesi, 2025) Küçük, Gizem"Anonim Şirketlerde Gölge Pay (Phantom Stock) Sözleşmesi" başlıklı bu çalışma, gölge pay sözleşmesinin Türk hukukuna tanıtılmasını amaçlamaktadır. Bu amacın tam anlamıyla gerçekleştirilebilmesi için gölge pay sözleşmesinin şirketler hukuku içerisinde yeri ve şirketler hukukunda doğurabileceği hukuki sorunların tespiti ve bu sorunlara çözüm üretilmesine çalışılmaktadır. Esas sermaye sistemini benimsemiş halka kapalı şirketler özelinde bir inceleme içeren bu çalışmanın kapsamı; gölge pay sözleşmelerinin ana hatlarıyla tanıtılması, temel yapısının somutlaştırılması, kuruluş aşamalarının netleştirilmesi ve ifa düzeninin açıklanmasıyla sınırlı tutulmuştur. Bu çerçevede anılan konular; ilgili mevzuat hükümleri, yargı kararları, öğreti görüşleri ABD hukuku da odağa alınarak temellendirilmiştir. Çalışmanın uygulama ile bağlantısını sağlayabilmek adına çeşitli gölge pay sözleşmelerinden alıntı yapılması yoluna da başvurulmuştur.Item type:Item, Maslahatın kelami ve ahlaki yapısı(Ankara Üniversitesi, 2025) Karataş, Elif Havvaİslam Düşüncesinde hem değişen durum ve şartlara göre uyum sağlama aracı hem de ilahi vahyin temel gayesi olarak ortaya çıkıp şekillenen maslahat, kelâm düşüncesinde farklı bağlamlarda ve düşünce zemininde konum edinmiştir. Bu tez, maslahat kavramını İslam düşüncesi çerçevesinde çok boyutlu bir bakış açısıyla incelemekte ve bunun fıkıh, kelâm, ahlâk ve modern biyoetik gibi farklı disiplinlerdeki uygulamalarını ve evrimini araştırmaktadır. Tezin temel amacı, maslahah'ın İslam düşüncesindeki anahtar bir ilke olarak işlevini ve çağdaş biyoetik ve biyoteknoloji gelişmeleriyle ilgili tartışmalardaki güncel önemini incelemektir. Birinci bölümde, celîl'ül-kelâm perspektifinden maslahat konusu ele alınmıştır. Bu bölümde, maslahatın kelime anlamı, Kur'an'daki kökenleri ve maksat, illet, kıyas, istidlāl ve bağlayıcılığı ele alınmıştır. İkinci bölümde, dakîk'ül-kelâm açısından maslahat ele alınmıştır. Burada, maslahat, nazar, tevhid, aslah, nübüvvet, lütuf ve hikmet gibi temel kelâmî kavramlarla ilişkisi üzerinden incelenmiştir. Üçüncü bölümde, kelamî ve modern ahlaki yaklaşımlar ışığında maslahatın rolü tartışılmış ve biyoetiğe geçiş yapılmıştır. Son bölüm olan dördüncü bölümde ise, celîl'ül-kelâm ve dakîk'ül-kelâm açısından fayda ve zarar ortak zemininden maslahat ile biyoetik ilişkisi ve İslami biyoetik konuları ele alınmıştır. Sonuç olarak, bu çalışma günümüz İslam düşüncesini ve biyoetiğini şekillendirmeye devam eden dinamik ve temel bir ilke olduğunu göstermektedir. maslahatın hem klasik hem de çağdaş bağlamlarda incelenerek, İslami etik ilkelerinin modern bilimsel zorluklarla nasıl etkileşime girdiğini ve çağdaş biyoetik tartışmalarına nasıl yön verebileceğini daha derinlemesine anlamamıza katkı sağlamaktadır.Item type:Item, Kur'ân'da ve erken dönem tefsirlerinde 'Semâ'(Ankara Üniversitesi, 2024) Sert, Emine ÖzbekBu çalışma Kur'ânda semâ/semâvât kelimesini içeren âyetleri, hem kronolojik konulu hem erken dönem tefsîrlerindeki sahâbe ve tâbiûnun görüşlerine öncelik vererek incelemeyi hedeflemektedir. Böylece Kur'ân'da çizilen semâ tablosunu ve erken dönem müfessirlerin bu âyetleri anlayış şekillerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışma giriş ve iki bölümden meydana gelmiştir. Girişte araştırmanın konusu, amacı ve yöntemi belirtilmiştir. Bununla birlikte konuyla ilgili ülkemizde yapılmış çalışmalara değinilmiş ve Türkiye'deki modern dönem araştırmacılarının Kur'ân'daki dil ve kültürün önemine dair görüşlerine yer verilmiştir. Birinci bölümde Kur'ân'da semâ/semâvâtın yer aldığı âyetler, Mekkî ve Medenî ayrımına tâbi tutularak bu sûreler altında kısaca incelenmiştir. Bölümün sonunda Mekkî ve Medenî dönemde semâ/semâvât sözcükleriyle zikredilen ifade ve anlatımlar tablolarla gösterilmiş ve değerlendirmede bulunulmuştur. İkinci bölümde Kur'ân'daki semâ tasvirleri tefsîrlerde ele alınmış, bu bağlamda semâyla ilgili kullanılmış bazı lafızların sözlük incelemeleri yapılmıştır. İlgili âyetlerdeki semâ anlatımlarında âyetin vermek istediği mesaj dikkate alınarak tematik gruplandırılmıştır. Sahâbe ve tâbiûnun semâ kelimesini içeren âyetleri nasıl anlayıp yorumladıkları, erken dönem tefsîrleri temel alınarak tespit edilmiştir. İlgili âyetler "Semânın varlık âlemindeki ilk hâli", "yaratılması", "düzenlenmesi ve nihai hâlini alması", "biçimsel yapısı", "mekân işlevi", "kıyâmet günü semâ tasvirleri" ve "Allah anlatımında semâ" başlıklarında incelenmiştir. Kur'ân'da ilgili âyetlerde çoğu kez semâ/semâvât ile bilindik manada "gökyüzü" kastedilse bile pek çok defa bunun görülmeyen yönüne işaret edildiği ve müşâhede edilemeyen bu alanın gözlemlenen alandan hareketle anlatıldığı, semânın gâybi yönünün biçimsel tasvirlerle tahayyül edilebilir kılındığı; semânın müşâhede dışı alanına dair anlatımların vahyin ilk muhataplarının yabancısı olduğu türden olmadığı fakat Kur'ân'ın bazı düzeltmelerde bulunabildiği; Kur'ân'da semâ anlatımında beşer kitabına benzer bir üslûbun bulunmadığı; kronolojik olarak ilgili lafzın ilk defa zikredildiği âyette semânın yaratılmasından değil de onun kıyâmet günü bozulacağından; yine semânın bināʾ edildiğini ifade eden âyetin yaratıldığını bildiren âyetlerden önce nâzil olduğu; Kur'ân'da semâdan salt bilimsel bilgi vermek için değil de tevhîd, diriltilme ve hesaba çekilme gibi vahyin temel öğretilerini anlatmak maksadıyla söz edildiği çalışmanın sonunda ulaşılan bulguların bir kaçıdır.Item type:Item, Tavuk dışkısının kontrollü ortamda kompostlaştırılması amacıyla iki aşamalı kompostlaştırma yönteminin geliştirilmesi(Ankara Üniversitesi, 2025) Uygun, SelimBu çalışmada; tavuk dışkısı ve bitkisel sap/saman karışımından kompost yapılması için havalandırmalı statik yığın (HSY) + tünel kompostlaştırma (TK) yönteminden oluşan iki aşamalı kompostlaştırma yönteminin (HSY + TK) geliştirilmesi, geliştirilen yöntemin havalandırmalı statik yığın kompostlaştırma (HSY) ve tünel kompostlaştırma (TK) yöntemleriyle enerji tüketimi, ortam koşulları, kimyasal parametreler ve kompost kalite kriterleri yönünden karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda, HSY kabinleri inşa edilmiş ve yığınlar oluşturulmuştur. TK yöntemiyle HSY yöntemi eş zamanlı olarak çalıştırılmaya başlatılmıştır. Havalandırmalı statik yığın + tünel kompostlaştırma, Havalandırmalı statik yığın ve Tünel kompostlaştırma yöntemleriyle tavuk dışkısı ve bitkisel sap/saman karışımından 3 farklı kompost üretimi gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; HSY yönteminde yığın sıcaklığı 20. günde dış ortam sıcaklığı ile yakın seviyeye ulaşmış olup kompostlaştırma işlemi tamamlanmıştır. TK yönteminde ise 32. günde kompost dış ortam sıcaklığına yaklaşmış, işlem tamamlanmıştır. HSY+TK' da ise 15. günde HSY'deki materyalin yarısı, kompostlaştırma işleminin tamamlanması ve olgunlaşma aşaması için TK' ye alınmış, 17. günde kompostlaştırma tamamlanmıştır. Elde edilen değerler ışığında HYS' de 20 günlük süreçte 788 kWh, TK' da 819 kWh, HSY + TK' da 443 kWh enerji tüketimleri hesaplanmıştır. Enerji tüketimi bakımından HSY+TK' nin en az enerji tükettiği tespit edilmiştir. Ayrıca farklı yöntemlerle elde edilen kompostların; nem oranları %9.70-19.47, organik madde oranı %75.43-81.40, organik karbon oranı %68.70-72.40, pH 5.26-6.30, EC 2.37-3.63 mS cm-1, C/N oranı 18.45-21.98, tuz miktarı %2.13-2.20, azot oranı %3.13-3.93, fosfor oranı %0.40-0.41, potasyum oranı % 1.57-1.60, bakır oranı 60.33-63.00 ppm, çinko miktarı 438.00-438.67 ppm, mangan miktarı 345.00-361.67 ppm, demir miktarı 500.00-510.33 ppm, magnezyum oranı %0.40-0.44, kalsiyum oranı %0.90-1.03 aralığında bulunmuştur.Item type:Item, Hakikat komisyonlarında toplumsal cinsiyet anlatısı(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Çakıralp, Kadircan BerkayÇalışma, geçmişle hesaplaşmanın bir aracı olan hakikat komisyonlarının faaliyetlerinde toplumsal cinsiyet anlatısının nasıl inşa edildiği sorusunu ele almaktadır. Birinci bölümde hakikat komisyonların anlatı yaklaşımıyla ilişkisi kurulmakta, hakikat taleplerinin bir hak olarak görünüm kazanmasıyla da birlikte, ceza mahkemeleri gibi geleneksel hukuki araçların aksine komisyonların mağdur anlatılarına alan sunduğu öne sürülmektedir. İkinci bölümde bir anlatı olarak toplumsal cinsiyet kavramı üzerinde durulmakta ve hakikat süreçlerinin toplumsal cinsiyet perspektifini kazanmasının hukuki altyapısı incelenmektedir. Buradaki ana temalar; savaş dönemini ele alan insancıl hukuk, barışa geçişi ele alan barış inşa süreçleri ve geçmişle hesaplaşmanın aracı olan hakikat komisyonlarının toplumsal cinsiyet kavramını benimsemeleridir. Bu bölüm, toplumsal cinsiyet anlatılarının, hakikat komisyonlarındaki görünüm biçimine ilişkin kuramsal bir tartışma ve somut bir öneriler dizisiyle son bulur. Üçüncü bölümde Güney Afrika ve Sierra Leone hakikat ve uzlaşma komisyonlarının toplumsal cinsiyet anlatılarına alan açma iddialarını uygulamada ne ölçüde yerine getirebildikleri değerlendirilmektedir. Her iki komisyon bakımından da ölçüt, teşekkül aşaması ile süreç ve sonuç faaliyetlerinde toplumsal cinsiyet perspektifinin benimsenme biçimidir. Güney Afrika komisyonu, daha teşekkül aşamasında yetki alanının tanımlanmasından başlayarak nihai raporun içindeki temsile dek toplumsal cinsiyet meselelerini çarpık bir biçimde yansıtmıştır. Bu da açığa çıkarma iddiasını taşıdığı hakikatin, ancak bir kısmıyla ilgilenebildiğini gösterir. Sierra Leone komisyonu ise daha kapsayıcı bir yetki alanı tanımı, toplumsal cinsiyete dayalı ihlallerle ilgilenmeye elverişli özel usulleri ve nihai raporundaki detaylı önerileriyle bu konuda çok daha başarılı bir örnek teşkil eder. Şüphesiz iki komisyon da bütünüyle başarılı veya başarısız görülemez; ancak toplumsal cinsiyete duyarlı bir yaklaşımı benimsediklerinde, hakikatin biraz daha açığa çıkarılmasına katkı sundukları açıktır.
