Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Abdülfettah Sisi ve XI Jinping Döneminde Çin-Mısır ilişkilerinin gelişimi (2011-2023)(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Syafiq, Muhammad FawwazBu tez, Abdülfettah Sisi ve Xi Jinping liderliklerinde, 2011-2023 yılları arasında Çin-Mısır ilişkilerinin gelişimini kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir. Araştırma, iki ülke arasındaki tarihsel ilişkilerin evrimini, ideolojik benzerlikler ve karşılıklı çıkarlar doğrultusunda şekillenen diplomatik bağlarını incelemektedir. Çin ve Mısır'ın emperyalizm ve sömürgeciliğe karşı ortak bir duruş sergileyerek geliştirdikleri ilişkiler, bu tezde ele alınan temel konulardan biridir. Ayrıca, 2011 devriminden sonra Mısır'daki siyasi yapının dönüşümü, Arap Baharı'nın Mısır'ın politik ve ekonomik istikrarına etkisi ve bu değişimlerin Çin ile olan dış ilişkiler üzerindeki yansımaları detaylı bir şekilde incelenmektedir. Çalışma, her iki ülkenin daha geniş jeopolitik bağlamda oynadığı rolleri ele alarak, Çin'in küresel güç olarak yükselişi ve Mısır'ın Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki stratejik konumu göz önünde bulundurulduğunda, her iki ülkenin çıkarlarının nasıl örtüştüğünü analiz etmektedir. Tez, özellikle ekonomik ticaret, yatırım, altyapı geliştirme, savunma ve güvenlik alanlarında gerçekleşen kilit işbirliklerine odaklanmaktadır. Çin'in Tek Kuşak Tek Yol (BRI) girişiminin, Mısır'ın ekonomik büyümesine nasıl katkı sağladığı, Çin'in Mısır'daki enerji, altyapı ve Süveyş Kanalı bölgesindeki projelere yaptığı önemli yatırımların Mısır'ın uzun vadeli kalkınma hedeflerine nasıl katkı sağladığı tartışılmaktadır. Tez ayrıca, ilişkiyi şekillendiren politik ve güvenlik boyutlarını ele almakta olup, iki ülke arasındaki askeri işbirliğinin arttığı, ortak savunma projeleri ve askeri eğitim programlarının hayata geçirildiği tespit edilmiştir. Çalışma, ayrıca her iki ülkenin karşılaştığı zorlukları, küresel güç dinamiklerindeki değişikliklerin, bölgesel istikrarsızlığın ve ABD ile diğer Batılı güçlerin iki ülkenin ilişkilerine olan etkisinin nasıl şekillendiğini incelemektedir. Nitel bir araştırma yöntemiyle, tarihsel analiz ve ilgili literatür taraması yapılmıştır. Tez, 21. yüzyılda Çin-Mısır ortaklığının stratejik öneminin nasıl evrildiğine dair önemli bulgular sunmaktadır. Sonuçlar, bu ilişkinin karşılıklı faydalarını ortaya koymakta, Mısır'ın Çin'in Orta Doğu'daki jeopolitik stratejisinde nasıl önemli bir ortak haline geldiğini ve Çin'in bölgedeki artan etkisinin Mısır'a nasıl yeni ekonomik, politik ve güvenlik fırsatları sunduğunu göstermektedir.Item type:Item, Kişiliğin korunması(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Korkmaz, İrem ApaydınÇalışmamızın konusunu "Kişiliğin Korunması" oluşturmaktadır. Hem ülkemiz hukuk sisteminde hem de yabancı hukuk sistemlerinde kişi en temel hukuki kavramlardan biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Kişi kavramının net olarak izah edilebilmesi için öncelikle kişiliğin ortaya konması gerekmektedir. En temel sınıflandırmayla kişi kavramı gerçek kişi ve tüzel kişi olmak üzere iki ana kategoriye ayrılmakta olup, günlük hayatımızın her aşamasında, gerçekleştirilen tüm hukuki işlemlerde bu kavramlarla sürekli karşılaşılmaktadır. Bunun bir neticesi olarak da gerek ulusal gerek uluslararası kaynaklarda kişiye büyük önem atfedilmiş olup, onu tarif eden, kapsamını belirleyen, güvence altına alan çok sayıda düzenleme yapılmıştır. Tezimizde ilk olarak; kişi ve kişilik kavramları incelenmiş, kişilerin türleri, kişiliğin nitelikleri, kişilik hakkının kapsamına giren değerler detaylıca ele alınmıştır. Akabinde, kişilik hakkının korunmasına ilişkin ulusal ve uluslararası kaynaklara yer verilmiş; kişilik hakkının ihlali için aranan koşullar genel koşullar ve özel koşullar olmak üzere ikili ayrımda kaleme alınmıştır. Son kısımda ise; ülkemiz mevzuatı kapsamında kişilik hakkının korunması için başvurulabilecek yargı yolları sırayla açıklanmıştır. Tezimizde yerli ve yabancı doktrindeki görüşlere sıklıkla değinilmiş, tartışmalı noktalardan bahsedilmiş ve bunlar aydınlatılmaya çalışılmıştır. Öte yandan, güncel yargı kararlarından da bahsedilerek uygulamadaki örnekler ve yaklaşımlar ortaya konmuştur.Item type:Item, 1923-1950 yılları arasında Ankara'daki yerli ve yabancı mimarların eğitim yapılarının karşılaştırmalı ön yüz düzeni analizi(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Merzuk, AliBu tez, 1923-1950 yılları arasında Ankara'da yerli ve yabancı mimarlar tarafından tasarlanan eğitim yapılarının cephe tasarımlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Cumhuriyet'in ilanıyla birlikte hız kazanan modernleşme süreci, yalnızca toplumsal yapıda değil, kentsel çevrede ve mimaride de köklü değişimlere yol açmıştır. Özellikle başkent olarak seçilen Ankara, bu dönüşümün mekânsal bir laboratuvarı haline gelir ve mimarlık, yeni rejimin ideolojik mesajlarını ileten önemli bir araç olarak kullanılır. Eğitim yapıları ise, bu süreçte hem işlevsel hem de simgesel açıdan ön planda olan yapı gruplarıdır. Erken Cumhuriyet döneminde eğitim yapılarının yalnızca birer işlevsel yapı olmaması aynı zamanda devletin modernleşme ideallerini kamusal alana yansıtması, sembolik mekânlar olarak değerlendirilmesinde kullanılabilecek en önemli argümandır. 1923-1950 yılları arasında Ankara'da inşa edilen eğitim yapılarının cephe kurguları sade, işlevsel ve simgesel ögeleriyle erken Cumhuriyet döneminin toplumsal, kültürel ve ideolojik dönüşümünü yansıtan mimari ifadeler olarak belirir. Bu ifade biçimlerini açığa çıkartan en iyi yöntemlerden bir tanesi yapıların cephe tasarımlarının okunmasından geçmektedir. Bu tez çalışması, yerli ve yabancı mimarlar tarafından tasarlanan eğitim yapılarını karşılaştırmalı cephe analizi yöntemiyle incelemektedir. Bu analizde yapıların cephe düzeni, simetri anlayışı, malzeme kullanımı ve stilistik özellikleri değerlendirilmektedir. Yapılan incelemeler sonucunda; yabancı mimarların tasarımlarında modernist ve rasyonalist çizgileri daha fazla ön plana çıkartırken, yerli mimarların ise tasarımlarında ulusal mimarlık akımının etkilerine yer verdiği ve geleneksel formlarla ilişki kurma çabası içerisinde oldukları dikkat çekmektedir. Bu bağlamda bu tezle birlikte cephe tasarımının sadece mimari bir mesele değil, aynı zamanda sosyo-politik bir anlatım aracı olduğu ifade edilmektedir.Item type:Item, Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Paylaşan, AlpayShare appears as the central concept in a joint stock company. Trading companies are regulated in the Turkish Commercial Code. Joint stock companies are one of them. The concept of share is clearly emphasized with the statement "Joint-stock companies, ...with a certain capital and divided into shares..." in the legal regulation. In this respect, the concept of share becomes very important in understanding the joint stock company. In joint stock companies, each share, as a rule, includes equal rights and obligations. However, it should not be understood from this statement that all shares automatically created with the registration of a joint stock company or capital increase are absolutely equal. What is meant by the “principle of equality of shares” is relative equality. In other words, shares belonging to the same group provide equal rights. Therefore, it is possible that the types of shares created within the joint stock company may contain different rights. Similarly, not all shareholders of joint stock companies have the same rights. Because, as a rule, shareholders have rights in proportion to the extent to which they participate in the capital. Privileges come into play when the rule that shareholders benefit from rights according to their capital participation rate is exceeded. Thanks to privileges, more rights are provided to the shareholder than are determined according to the rate at which the shareholder contributes capital. Therefore, an exception to this principle, also known as the principle of proportionality, is the privileges that constitute the subject of our study. In the first part of this study, the historical development of the concept of privilege, the definition of privilege and the provisions regarding the recognition of privilege will be explained; In the second part, information regarding the protection of privileges, under what circumstances the rights of joint stock company members with broad and special rights can be usurped, and the unique board of shareholders with broad and special rights in the joint stock company will be included.Item type:Item, Abbâsîlerde kadın imgesi (132-332/750-944)(Ankara Üniversitesi, 2025) Said, EsraBu çalışma, Abbâsîler döneminde (132–332/750–944) kadın imgesinin tarihsel ve edebî kaynaklarda nasıl temsil edildiğini incelemiştir. Kadınların yalnızca tarihî olaylara dâhil edilen figürler değil, aynı zamanda anlatıların estetik ve simgesel düzeni içinde nasıl kurgulandıkları analiz edilmiştir. Döneme ait tarihî kronikler, tabakât eserleri, edebî metinler ve seyahatnâme türündeki kaynaklar, kadınlara dair imgeleri çeşitli açılardan ortaya koymak amacıyla birincil kaynaklar olarak değerlendirilmiştir. Tezde imgebilimsel çözümleme yöntemi ile yeni tarihselci yaklaşım bir arada kullanılarak, kadın temsillerinin tarihsel bağlamla ilişkisi yorumlanmıştır. Kadın imgeleri; sosyal roller, siyasal araçsallaştırma, ahlaki nitelikler ve estetik temsiller üzerinden tematik olarak sınıflandırılmıştır. Özellikle cariyelik kurumu, sınıfsal gerilimler ve temsil çeşitliliği bağlamında incelenmiş; kadın figürlerinin bireysel kimliklerinden ziyade, kültürel değerler sisteminin içinde sembolik roller üstlendikleri vurgulanmıştır. Bu bağlamda, Abbâsî kaynaklarında kadın temsillerinin belirli kalıplara sıkıştığı, fakat bazı anlatılarda bu kalıpların esneyebildiği görülmüştür. Kadınların metinlerdeki varlığı çoğu zaman dolaylı, seçmeci ve temsil odaklıdır. Çalışma, bu temsilleri tarihî bağlam, anlatı biçimi ve yazar eğilimleriyle birlikte okuyarak, kadınları sadece tarihsel özne olarak değil, aynı zamanda anlatı inşasının temel bir unsuru olarak değerlendirmiştir. Sonuç olarak, Abbâsî dönemi kadın temsillerinin yalnızca bu döneme özgü temalarla sınırlı kalmayıp, genel olarak İslâm tarih yazımında kadınla kurulan temsil ilişkisine dair yapısal ipuçları sunduğu tespit edilmiştir.
