Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Endüstriyel atmosferik vakum fırınında makine öğrenme yöntemi ile kontrol algoritması geliştirilmesi(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Babaarslan, NeslihanAtmosferik vakum fırınında sıcaklık kontrolünün doğru yapılması, buharlaşma ve kondensasyon işlemlerinin verimli bir Şekil de gerçekleşmesini sağlar. Bu da istenilen ürünlerin daha yüksek kalitede ve daha az enerji tüketimi ile elde edilmesini mümkün kılar. Bu süreçler atmosferik vakum fırınında sıcaklık kontrolünün önemini vurgulamaktadır. Bu çalışmayla ham petrole ön ısıtma işlemi uygulanan bir atmosferik vakum fırınında çeşitli geleneksel sıcaklık kontrol yöntemleri ile derin öğrenme yöntemi geliştirme ve sonuçlarını karşılaştırma amaçlanmıştır. Atmosferik vakum fırını hakkında bilgi ve transfer fonksiyonları literatürden elde edilmiştir. Ziegler-Nichols yöntemi ve Matlab Sisotool kütüphanesi aracılığıyla çeşitli PID kontrolleri geliştirilip Simulink ortamında sisteme uygulanıp sonuçları gözlemlenmiştir. Ayrıca, Simulink ortamında decoupling MIMO PID kontrolü ve eşdeğer kanal PID kontrolü blok diyagramları oluşturularak farklı kontrol stratejileri geliştirilmiş ve atmosferik vakum fırınında sıcaklık kontrolü üzerine farklı yöntemler denenerek endüstriyel fırınların karmaşık kontrol gereksinimlerine etkili çözümler sunulmaya çalışılmıştır. Son olarak da geleneksel yöntemlerin yanı sıra ileri kontrol yöntemi olan LSTM derin öğrenme yöntemi sisteme uygulanmıştır. LSTM derin öğrenme yönteminin atmosferik vakum fırını sıcaklık kontrolünde geleneksel PID kontrolüne göre her basamak etkide maksimum sıcaklık artış değeri ve set noktasına gelme süresi açıcından daha iyi performans göstermiştir. Basamak değeri 1 olduğunda, geliştirilen LSTM modeli, geleneksel PID kontrolüne göre maksimum sıcaklık artışında yaklaşık %22 ve set noktasına ulaşma süresinde %28.5 azalma sağlamıştır. Aynı Şekil de basamağa -1 değeri verildiğinde, maksimum sıcaklık artışı %46.15 ve set noktasına ulaşma süresi %28.5 oranında azalmıştır. Yapılan bu çalışma ışığında gelecekte karmaşık endüstriyel proseslerin kontrolünde ileri kontrol algoritmaların daha çok tercih edileceği öngörülmüştür.Item type:Item, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadında taraf devletlerin pozitif yükümlülükleri kapsamında takdir marjının kırılgan gruplar bağlamında değerlendirilmesi(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Karadaş, DenizÇalışmamızda kırılgan bireyler için taraf devletlere getirilen pozitif yükümlülüklerde takdir marjının sınırlarının var olup olmadığı var ise bu sınırların nasıl belirlendiği sorusu yanıtlanmaya çalışılmıştır. Bu amaçla birinci bölümünde pozitif yükümlülükler ele alınmıştır. Pozitif yükümlülükler, kırılgan bireylerin insan haklarının gerçekleşmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Birinci bölümün ilk alt bölümünde pozitif yükümlülüklerin kavramsal çerçevesi ve tarihsel gelişimi incelenmektedir. AİHS m.1'den temelini bulan pozitif yükümlülükler öğretide maddi ve usuli boyutu olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Birinci bölümün ikinci alt bölümünde bu ayrım ele alınmaktadır. AİHM içtihadıyla gelişen pozitif yükümlülükler, dört farklı araçla belirlenmektedir. Bunlar; adil denge testi, makul bilgi ve araçlar, etkili koruma ve emsal kararlara dayanmadır. Bu araçlar da çalışmamızın birinci bölümünün üçüncü alt bölümünde ele alınmaktadır. İkinci bölümde takdir marjı doktrini ele alınmaktadır. Takdir marjı taraf devletlere bırakılan hareket alanı olarak tanımlanabilir. Takdir marjı doktrini, yakın zamanda AİHS metnine eklenmiş ve AİHM içtihadıyla gelişmiş önemli bir kavramdır. Bu bağlamda ikinci bölümün birinci alt bölümünde kavramsal çerçevesi ve ikinci alt bölümünde tarihsel gelişimi incelenmektedir. Çalışmamızın ikinci bölümünün üç alt bölümündeki incelememiz sonucunda takdir marjının sınırları belirlenirken üç faktörün rol oynadığı belirlenmiştir. Bunlar; hakkın tehlikede olan niteliği, ikincillik ve daha iyi konumda olma ve Avrupa Konsensüsüdür. İkinci bölümün dördüncü alt bölümünde ise öğretide tanımı ve sınırlarının belirsizliği nedeniyle getirilen eleştiriler incelenmiştir. Kırılganlık, birçok yazar tarafından farklı biçimlerde tanımlamaktadır. Çalışmamızın üçüncü bölümünün birinci alt bölümünde bu tanımlar incelenmiştir. Kırılganlık kavramı aynı zamanda AİHM içtihadını da etkilemiştir. Çalışmamızın üçüncü bölümünün ikinci alt bölümünde AİHM içtihadında kırılganlık kavramı incelenmiştir. Bu açıklamaların ardından çalışmamızın üçüncü bölümünün üçüncü alt bölümünde kırılgan bireylere ilişkin olarak taraf devlete getirilen pozitif yükümlülüklerde takdir marjının sınırları hususunda birtakım eleştiri ve öneriler sunulmuştur.Item type:Item, Sebepsiz zenginleşmenin şartları(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Kaya, Ayşegül"Sebepsiz Zenginleşmenin Şartları" başlıklı doktora tez çalışmamızda TBK m. 77 ve devamında düzenleme alanı bulan sebepsiz zenginleşme kurumu ele alınmıştır. Sebepsiz zenginleşme kurumu, başkasının malvarlığından veya emeğinden sebepsiz olarak zenginleşen kişinin bu zenginleşmeyi iade etmesini sağlar. Sebepsiz zenginleşmenin oluşabilmesi için belirli şartların gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu şartlar arasında, borçlunun malvarlığında bir zenginleşmenin meydana gelmesi, bu zenginleşmenin başkasının malvarlığından veya emeğinden kaynaklanması, zenginleşme ile zenginleşmeyi meydana getiren olay arasında nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin haklı bir nedene dayanmaması yer almaktadır. Hukuk düzeni, kişilere çeşitli haklar tanımaktadır ve bu haklar, belirli yetkiler içermektedir. Söz konusu yetkilerin hak sahibi olmayan başka kişiler tarafından ihlal edilmesi halinde meydana gelen zenginleşme, sebepsiz zenginleşme teşkil eder. Sebepsiz zenginleşmenin oluşabilmesi için iade alacaklısının malvarlığında azalma olması gerekmez.Item type:Item, Halocnemum strobilaceum'un Tuz gölü çevresindeki tuzcul bataklıklarda bitki çeşitliliğine katkısı(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Türk, EzgiBitkiler arası etkileşimler üzerine yapılan ekolojik araştırmalar uzun süre boyunca rekabet gibi negatif ilişkiler üzerine yoğunlaşmıştır. Fakat pozitif etkileşimler, özellikle kolaylaştırma gibi çevresel koşulları iyileştirme temelli etkileşimler ise görece ihmal edilmiştir. Son zamanlarda pozitif etkileşimlere dair çalışmalar artış göstermiş olsa da kolaylaştırmanın ekosistem üzerindeki etkileri hala yeterince açıklığa kavuşturulmamıştır. Literatürde bulunan bu eksiklik, özellikle zorlu çevresel koşullara sahip ekosistemlerde daha belirgin hale gelmektedir. Bu bağlamda, endemik bitki türleri açısından oldukça zengin olan ve korunması gereken önemli bir habitat niteliği taşıyan Tuz Gölü ve çevresi, kolaylaştırma gibi pozitif etkileşimlerin araştırılması için dikkat çekici bir çalışma alanı sunmaktadır. Bu çalışmada, Halocnemum strobilaceum türünün Tuz Gölü çevresindeki tuzcul bataklık habitatlarında bitki çeşitliliğine katkısı araştırılmıştır. Araştırma, Tuz Gölü içerisindeki ada, Yavşan Tuzlası ve Sağlık Köyü merası olmak üzere üç farklı bölgede yürütülmüş; Halocnemum strobilaceum'un bulunduğu ve bulunmadığı örneklem çiftleri karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışma kapsamında, toprak sıcaklığı, tuzluluk, nem, pH ve ışık şiddeti gibi çevresel parametreler incelenmiştir. Ayrıca örneklemlerdeki tür çeşitliliği ve bu türlerin birey sayısı kaydedilmiştir. Toplanan veriler istatistiksel analizlerle değerlendirilmiş ve çevresel değişkenlerin tür çeşitliliği ve birey sayısı üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Bulgular, Halocnemum strobilaceum'un bulunduğu alanlarda özellikle tuzluluk değerlerinin, Halocnemum strobilaceum bulunmayan alanlara kıyasla daha düşük olduğunu ortaya koymuştur. Bu parametrelerdeki farklılıkların, diğer bitki türlerinin alana yerleşimini kolaylaştırdığı ve tür çeşitliliği ile birey sayısını artırdığı görülmüştür. Çalışma sonucunda elde edilen veriler, Halocnemum strobilaceum'un, Tuz Gölü çevresindeki stresli habitatlarda çevresel koşulları iyileştirerek kolaylaştırıcı bir rol üstlendiğini ve bitki topluluk yapısını şekillendiren bir bakıcı bitki olarak işlev gördüğünü göstermektedir.Item type:Item, Meyve hasadına yardımcı yapay zeka tabanlı bir otonom araç tasarımı(Ankara Üniversitesi, 2024) Koç, DilaraBu tez çalışmasında, meyve hasadına yardımcı olmak amacıyla bir otonom tarım aracı tasarlanmış, prototipi imal edilmiş ve farklı zemin türlerinde performansı değerlendirilmiştir. Yazılım geliştirme süreci, Robot İşletim Sistemi (ROS) altyapısı kullanılarak gerçekleştirilmiş, aracın çevresel algılama, haritalama ve rota planlama süreçlerini etkin bir şekilde yürütebilmesi için çeşitli bileşenler entegre edilmiştir. Çevre haritalaması ve engel algılama amacıyla LİDAR sensörü, aracın ivme ve yön bilgilerini sağlamak için IMU ile hız ve konum bilgilerini elde etmek amacıyla tekerlek enkoderlerinden alınan odometri verisi kullanılmıştır. Daha hassas konum tahmini sağlamak için Genişletilmiş Kalman Filtresi ve Eş Zamanlı Konumlandırma ve Haritalama (SLAM) entegre edilmiştir. Mevcut bir harita üzerinde aracın konumunu belirlemek amacıyla ise LİDAR ve odometri verilerini kullanan Adaptif Monte Carlo Lokalizasyon algoritması tercih edilmiştir. Rota planlamasında, küresel yol planlayıcı olarak A* algoritması kullanılmıştır. Yerel yol planlamada ise Dinamik Pencere Yaklaşımı algoritması kullanılarak aracın çevredeki engellerden güvenle kaçınması sağlanmıştır. Otonom taşıma aracının denemeleri, beton, asfalt, çim, ince işlenmiş toprak ve kaba işlenmiş toprak zeminlerde yapılmıştır. Tarımsal araçların dar alanlarda manevra yapabilme yeteneğinin performans üzerindeki etkisi göz önünde bulundurularak, manevra kabiliyetini değerlendirmek için dönüş yarıçapları ölçülmüştür. Bu kapsamda, 90° sağa ve sola dönüşlerde 60,0 cm ve 62,5 cm, 180° dönüşlerde ise 125,0 cm dönüş yarıçapları belirlenmiştir. Otonom araç, 200 kg yük ile 0,3 m/s hızda hareket ederken 5,39 cm sapma ile beton zemin üzerinde en başarılı rota takip performansını göstermiş ve bu yükü emniyetle taşımıştır.
