Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Two newborns presenting with intraabdominal cystic mass and obstructive uropathy: hydrometrocolpos due to vaginal atresia
      (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2022) Anadolulu, Ali İhsan
      Vaginal atresia is a rare congenital anomaly and treatment approaches are varied, usually driven by symptoms. We report two newborns presenting with an intraabdominal cystic mass and obstructive uropathy due to vaginal atresia. Physical examination revealed a mass lesion extending to the umbilicus and lack of vaginal patency. They had polydactyly on hands and feet. Both patients underwent vaginoplasty with abdominoperineal approach. The patients are still in the 2nd postoperative year and their follow-up is uneventful. Vaginal atresia and hydrometrocolpos should be considered in patients with intraabdominal cystic mass and polydactyly findings. Vajinal atrezi nadir görülen bir doğumsal anomalidir ve tedavi yaklaşımları genellikle semptomlara bağlı olarak çeşitlilik gösterir. İntraabdominal kistik kitle ve obstrüktif üropati ile başvuran vajinal atrezi tanılı iki yenidoğan sunuldu. Fizik muayenelerinde palpasyonla umblikus üzerine uzanan kitlesel lezyon mevcuttu ve vajen açıklığının olmadığı görüldü. El ve ayaklarda polidaktili vardı. Her iki hastaya da abdominoperineal yaklaşımla vajinoplasti yapıldı. Hastalar halen ameliyat sonrası 2. yılında olup takipleri sorunsuzdur. Karın içi kistik kitle ve polidaktili bulguları olan hastalarda vajinal atrezi ve hidrometrokolpos akla gelmelidir.
    • Item type:Item,
      Cervical paravertebral osteolipoma: case report and literature review
      (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2022) Altarawneh, Mohammad Ahmad; Alabdalla, Yasmeen; Albakri, Khaled; Ahmad, Mahmoud; Al-Anaswh, Hossam
      Osteolipoma is an unusual form of lipoma containing a well-differentiated metaplastic bone. Ossifying lipomas share clinical and radiological characteristics with other benign and malignant tumors; therefore, distinguishing osteolipomas from malignant ones is challenging, especially when using imaging methods. Accordingly, the diagnosing process requires adequate histological characterization to ensure distinguishing it from other neoplasms with a less favorable prognosis, and the surgical excision is considered the most effective treatment. The case we presented was a 61-year-old female, who presented with neck pain without any neurological signs and symptoms. Imaging studies showed a cervical paravertebral ossified lesion treated by total surgical excision and histopathology examination showed osteolipoma. Furthermore, we conducted a literature review that included six cases of cervical osteolipoma. Osteolipomas have a favorable prognosis like conventional lipomas; thus, surgeons should be aware to distinguish ossifying lipomas, which needs a complete surgical resection as the treatment of choice, from malignant lesions included in the differential diagnosis. However, postoperative follow-up is recommended because of relevant clinical information about these tumors. Osteolipoma, iyi ayırt edilmiş bir metaplastik kemik içeren alışılmadık bir lipom şeklidir. Kemikleştirici lipomalar klinik ve radyolojik özellikleri diğer iyi huylu ve kötü huylu tümörlerle paylaşırlar. Bu nedenle osteolipomaları kötü huylu olanlardan ayırmak, özellikle görüntüleme yöntemlerini kullanırken zordur. Buna göre, tanı süreci daha az olumlu bir prognoz ile diğer neoplazmlardan ayırt edilmesini sağlamak için yeterli histolojik karakterizasyon gerektirir ve cerrahi eksizyon en etkili tedavi olarak kabul edilir. Altmış bir yaşında, herhangi bir nörolojik belirti ve semptom göstermeden boyun ağrısı gösteren bir kadın olarak sunduğumuz olguda görüntüleme çalışmalarında total cerrahi eksizyon ile tedavi edilen servikal paravertebral kemikleşmiş lezyon saptandı ve histopatoloji incelemesinde osteolipoma saptandı. Ayrıca, altı servikal osteolipoma olgusunun yer aldığı bir literatür taraması yaptık. Osteolipomalar geleneksel lipomlar gibi olumlu bir prognoza sahiptir. Bu nedenle cerrahlar, tercih edilen tedavi olarak tam bir cerrahi rezeksiyona ihtiyaç duyan kemikleştirici lipomları ayırıcı tanıda yer alan kötü huylu lezyonlardan ayırt etme konusunda bilinçlendirilmelidir. Ancak bu tümörlerle ilgili ilgili klinik bilgiler nedeniyle ameliyat sonrası takip önerilmektedir.
    • Item type:Item,
      An intracranial foreign body that encountered incidentally after years
      (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2022) Erdoğan, Koral; Eray, Anıl; Doğan, İhsan
      Intracranial penetrating foreign bodies are one of the most rarely encountered situations in neurosurgery practice. Although they are uncommon, intracranial foreign bodies are potentially fatal entities. Sewing needles in the brain are among the more unusual foreign bodies. In this article, we presented a case with a sewing needle in the cranium that was detected incidentally. There were no clinical symptoms or inflammatory findings in the insertion area and no external sign of the puncture. We document this patient to highlight the management of such cases with the goal to improve outcome and minimize short and long term complications. Kafa içi penetran yabancı cisimler, nöroşirürji pratiğinde en nadir karşılaşılan durumlardan biridir. Nadir olmalarına rağmen, kafa içi yabancı cisimler potansiyel olarak ölümcül antitelerdir. Beyindeki dikiş iğneleri daha sıra dışı yabancı cisimler arasındadır. Bu yazıda kafatasında tesadüfen dikiş iğnesi saptanan bir olguyu sunuyoruz. Hiçbir klinik semptom veya giriş alanında enflamatuvar bulgu yoktu ve giriş deliğine ait bir belirti yoktu. Bu hastayı bu tür olguların yönetimini vurgulamak, daha iyi sonuçlar elde etmek ve kısa veya uzun vadeli komplikasyonları en aza indirmek amacıyla dokümante ediyoruz.
    • Item type:Item,
      A cleft lip and palate case with fraser syndrome: case report and literature review
      (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2022) Özden, Necip Sefa; Özdemir, Arda; Babayev, Nijat; Serel, Savaş
      Fraser syndrome, which is also known as cryptophthalmos-syndactyly syndrome, is a rare autosomal recessive multisystemic genetic disease. This syndrome was first described in 1962 by Canadian Genetic specialist Fraser. Cryptophthalmos, cutaneous syndactyly, head and neck anomalies, urogenital and central nervous system malformations are the main features. In this case report, a patient with cryptophthalmos, syndactily, testicular agenesis, craniofacial anomalies and bilateral cleft lip-palate, who was diagnosed with Fraser syndrome, was presented. Fraser sendromu kriptoftalmi-sindaktili sendromu olarak da bilinen ve nadir görülen otozomal resesif multisistemik bir genetik hastalıktır. Bu sendrom ilk kez 1962 yılında Kanadalı genetik uzmanı Fraser tarafından tanımlanmıştır. Kriptoftalmi, kutanöz sindaktili, baş-boyun anomalileri, ürogenital ve santral sinir sistemi malformasyonları bu sendromun ana özelliklerdir. Bu olgu sunumunda kriptoftalmi, sindaktili, testiküler agenezi, kraniofasyal anomali ve bilateral yarık dudak-damak patolojilerini barındıran bir Fraser sendromu olgusu sunulmuştur.
    • Item type:Item,
      A patient with local hypersensitivity reactions to three tnf-α inhibitors and local/systemic hypersensitivity reactions to tocilizumab: desensitization to tocilizumab
      (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2022) Öztürk, Betül Özdel; Akbay, Nilay Orak; Gülbezer, Elif Er; Nencini, Francesca; Vultaggio, Alessandra; Bavbek, Sevim
      Tumor necrosis factor-alpha (TNF-α) inhibitors are effective alternatives for chronic inflammatory diseases. They are generally well tolerated; however, they may lead to the immediate/delayed local or systemic hypersensitivity reactions (HSR). Tocilizumab is a monoclonal antibody against interleukin 6 receptors. It is given both via intravenous (IV) and subcutaneous (SC) routes and there are limited data reporting that the overall injection and/or infusion reaction rate to tocilizumab is estimated as 7-8%. Cross-reactivity between either TNF-α inhibitors or tocilizumab is not expected. However, we herein present an unusual case of a patient who reacted with local injection site reactions (ISRs) to three TNF-α inhibitors, adalimumab, etanercept, and golimumab. The patient then reacted with ISR and anaphylaxis to SC and IV tocilizumab, respectively. Skin prick tests with all biologicals were negative but positive in early readings of intradermal testing. After all, tocilizumab was successfully administered via rapid drug desensitization. Tümör nekroz faktör-alfa (TNF-α) inhibitörleri, kronik enflamatuvar hastalıklar için etkili alternatiflerdir. Genellikle iyi tolere edilirler, ancak erken/geç tip lokal veya sistemik aşırı duyarlılık reaksiyonlarına (ADR) yol açabilirler. Tosilizumab, interlökin-6 reseptörlerine karşı bir monoklonal antikordur. Hem intravenöz (İV) hem de subkütan (SK) yolla verilir ve sınırlı sayıda çalışmada tosilizumab ilişkili enjeksiyon ve/veya infüzyon reaksiyon oranının %7-8 olduğu bildirilmiştir. TNF-α inhibitörleri veya tosilizumab arasında çapraz reaktivite beklenmemektedir. Ancak biz burada olağan dışı bir olgu olan üç TNF-α inhibitörü, adalimumab, etanersept ve golimumab, ile lokal enjeksiyon yeri reaksiyonu gelişen bir hasta sunduk. Hastada daha sonra SK ve İV tosilizumab ile sırasıyla lokal enjeksiyon yeri reaksiyonu ve anafilaksi gelişti. Tüm biyolojik ajanlarla yapılan deri prick testleri negatif, intradermal testlerin erken okumaları pozitifti. Bununla birlikte tosilizumab hızlı ilaç desensitizasyon yoluyla başarıyla uygulandı.