Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Koklear İmplantlı ve İşiten Çocukların İletişim Becerilerinin İncelenmesi*(Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, 2026) Genç, Esra; Uzuner, YıldızBu çalışmada koklear implantlı işitme kayıplı çocuklar ve normal işiten çocukların iletişim becerilerini karşılaştırmalı olarak incelemek ve koklear implant kullanıcısı çocukların iletişim becerileriyle ilişkili değişkenleri belirlemek amaçlanmıştır. Katılımcı gruplar arasında doğal farklılığın bağımlı değişken üzerindeki etkisi incelenmesi nedeniyle çalışma nedensel karşılaştırmalı model olarak tasarlanmıştır. Çalışmaya takvim yaşı 3.0-5.11 olan işiten çocuklar (n = 14) ve koklear implantlı çocuklar (n = 14) katılmıştır. Araştırmanın verileri Formel Olmayan İletişim Becerileri Envanteri (FOİBE) ile toplanmıştır. Koklear implantlı çocuklar toplam FOİBE'de işiten çocuklarla benzer performans göstermişlerdir. Kontrol listelerinden yalnızca taklitte koklear implantlı çocuklar lehine fark çıkmıştır. Dikkati yöneltme, iletişimsel işlevler, sıra alma, sohbetin yapısı ve işlevi kontrol listelerinde gruplar arasında fark görülmemiştir. Koklear implant kullanıcısı çocukların iletişim becerileriyle ilişkili değişkenleri incelendiğinde demografik değişkenlerden; aile geliri, anne çalışma ve öğrenim durumu, babayla birlikte geçirilen süre, babanın yaşı odyolojik değişkenlerden; tanılanma yaşı, koklear implant sayısı, kullanım süresi, implanttan önce işitme cihazı kullanım süresi, koklear implant ve işitme cihazı kullanım süresi, aile eğitimi alma süresi ve sıklığının ilişkili değişkenler oldukları görülmüştür. Koklear implant kullanıcısı çocukların işitme kaybı açısından erken dönemde ve olabildiğince en yüksek düzeyde fayda görmelerinin, normal işiten çocuklarla benzer performans göstermelerinin temel nedeni olduğu düşünülmektedir. Koklear implant çocuklara işitsel uyaranlara erişim sağlasa da bu erişimin mümkün olduğunca erken başlaması gerektiği ve toplam erişim süresi ve uygun eğitimle desteklenmesi gibi iletişim becerilerinin gelişimini etkileyen diğer odyolojik ve demografik değişkenlerin de dikkate alınması gerektiği ortaya çıkmıştır.Item type:Item, Özel Gereksinimli Kadınların Hijyenik Ped Kullanımlarına İlişkin Ebeveynlerin Görüşlerinin İncelenmesi(Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, 2026) Sezik, Aslıhan; Alp, Zekai Alper; Hayal, Pınar Yaşar; Aksoy, FundaÖzel gereksinimli kadınların menstrüasyon dönemlerinde ihtiyaç duydukları hijyenik ped kullanma durumları ve ebeveynlerinin deneyimlerinin değerlendirilmesi, bu bireylerin ve ailelerinin ihtiyaçlarının anlaşılması açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, özel gereksinimli kadınların hijyenik ped kullanımıyla ilgili ebeveyn görüş ve deneyimlerini incelemektir. Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji (olgu bilim) deseni kullanılmıştır. Özel gereksinimli 10-18 yaş aralığında kızı olan 10 gönüllü ebeveyn çalışma grubunu oluşturmuştur. Veriler, alan yazından elde edilen bilgilerle geliştirilen, özel gereksinimli kadınların hijyenik ped kullanma durumları ve ebeveynlerin deneyimlerine ilişkin beş soruluk yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanmış ve içerik analizi tekniğiyle yorumlanmıştır. Araştırmada, özel gereksinimli kadınların menstrüasyon dönemlerini fark edememe, hijyenik ped kullanma becerisini gerçekleştirememe sorunları ile karşılaştıkları, bu dönemde yaşadıkları fiziksel ve duygusal değişiklikler nedeniyle problem davranışlar sergiledikleri, sosyal faaliyetlere katılımlarının sınırlandığı ve menstrüasyon dönemi hakkında eğitsel olarak desteklenmedikleri bulgularına ulaşılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen bulgular alan yazında bu konuda yürütülmüş diğer çalışmaların bulgularıyla tartışılmış, özel gereksinimli kadınların menstrüasyon dönemlerinin olumsuz etkilerini atlatabilmelerinde hijyenik ped kullanma becerisinin öğretimine özen gösterilmesi ve ileride uygulama araştırmalarının yürütülmesi önerilmektedir.Item type:Item, Gelişimsel Dil Bozukluğu ve Tipik Gelişimde Duygu Düzenleme ile Pragmatik Dil Becerileri *(Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, 2026) Yılmaz, Hilal; Oğuz, ÖzlemGelişimsel dil bozukluğu (GDB) dilin öğrenilmesini, ifade edilmesini ve anlaşılmasını etkileyen nörogelişimsel bir bozukluktur. GDB tanılı çocukların pragmatik dil becerilerindeki yetersizlikleri onların akran ilişkilerinde zorlanmalarına, davranışsal problemler sergilemelerine veya sosyal-duygusal gelişim alanında yetersizliklerle karşılaşmalarına sebep olabilmektedir. Bu çalışmada 60-72 aylık GDB tanılı ve tipik dil gelişimi (TDG) çocukların duygu düzenleme ve pragmatik dil becerilerini değerlendirmek ve bu iki beceri arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Çalışmaya 60-72 aylık GDB tanılı 17 (1 kız, 16 erkek) ve TDG gösteren 26 (15 kız, 11 erkek) çocuk dahil edilmiştir. Veriler “Katılımcı Bilgi Formu”, “Okul Öncesi Duygu Düzenleme Ölçeği (OÖDDÖ)” ve “Pragmatik Dil Becerileri Envanteri Türkçe Versiyonu (PDBE-TV)” kullanılarak yüz yüze toplanmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS 27.0 Windows paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. GDB tanılı çocukların TDG gösteren çocuklara kıyasla duygu düzenleme (p = .000) ve pragmatik dil becerilerindeki (p = .000) performanslarının daha düşük olduğu bulunmuştur. GDB tanılı grubun duygu düzenleme ve pragmatik dil becerileri arasında (r = -.083; p = .753) ve TDG gösteren grubun duygu düzenleme ve pragmatik dil becerileri arasında (r = .081; p = .694) anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. GDB tanılı ve TDG gösteren çocuklar arasında duygu düzenleme ile pragmatik dil becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Bu bulgu bazı literatür çalışmalarıyla örtüşse de önceki araştırmalardan farklı olarak dil becerileri ile duygu düzenleme arasında doğrudan bir ilişkinin saptanamamış olması çeşitli etkenlere bağlı olabilir. Bu etkenler arasında araştırmada kontrol edilmeyen aracı değişkenler, kullanılan ölçüm araçlarının duyarlılığı veya sınırlılıkları ile örneklemin büyüklüğü ya da demografik özellikleri yer almaktadır. GDB tanılı çocukların duygu düzenleme ve pragmatik dil becerilerindeki performansları TDG gösteren çocuklara göre anlamlı derecede daha düşüktür. Ancak her iki grupta da duygu düzenleme ve pragmatik dil becerileri arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Bu durum duygu düzenleme ve pragmatik becerilerin gelişiminde farklı bilişsel, sosyal ve çevresel etkenlerin rol oynayabileceğine işaret etmektedir. Gelecek araştırmalarda bu iki beceri arasındaki olası dolaylı ilişkileri ortaya koyabilmek için yürütücü işlevler, sosyal çevre faktörleri ve ebeveyn tutumları gibi aracı değişkenlerin de dikkate alınması önerilmektedir. Ayrıca GDB tanılı çocuklara yönelik bireyselleştirilmiş ve çok bileşenli müdahale programlarının geliştirilmesi hem dil hem de duygusal-davranışsal gelişimlerini destekleyici bir yaklaşım sunabilir.Item type:Item, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezlerinde Çalışan Çocuk Gelişimcilerin Karşılaştıkları Sorunlar ve Çözümleri(Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, 2026) Kılıç, Kevser; Tepeli, KezbanÇocuk gelişimcilerin özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde sorunlar ile karşılaştıkları bilinmekte ve sorunlara çözüm önerilerinin sunulmasına yönelik araştırma ihtiyacı dikkat çekmektedir. Bu araştırmada özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan lisans mezunu çocuk gelişimcilerin karşılaştıkları sorunların belirlenmesi ve bu sorunların çözümüne yönelik çözüm önerilerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Karaman, Konya ve Ankara illerinden 25 kadın katılımcı ile görüşmeler yapılarak sorunlar belirlenmiş ve sorunlara çözüm önerileri sunulmuştur. Araştırma nitel araştırma yöntemi içerisinde yer alan durum çalışması ile yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcılarını Karaman, Konya ve Ankara illerindeki özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan lisans mezunu 25 çocuk gelişimci oluşturmaktadır. Araştırmada demografik bilgi formu ile görüşme formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Veriler görüşme yolu ile elde edilmiş ve içerik analizi ile analiz edilmiştir. Bulgular incelendiğinde, katılımcıların özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde kurum, aile, maaş, eğitim ve mesleki yeterlilik konularında sorunlar ile karşılaştıkları; aynı zamanda katılımcıların materyal yetersizliği, çalışma koşulları, maaş ve eğitim konularında çeşitli önerileri olduğu görülmüştür. Tartışma: Bu kapsamda katılımcıların karşılaştıkları sorunlar belirlenmiş, katılımcıların olası çözüm önerileri ile araştırmacıların da çözüm önerileri alanyazın çerçevesinde ele alınmıştır. Araştırma sonucunda özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan lisans mezunu çocuk gelişimcilerin kurum, aile, maaş, eğitim ve mesleki yeterlilik konusunda sorunlar ile karşılaştığı, katılımcıların sorunların çözümüne yönelik önerilerinin olduğu ve çeşitli eğitimleri almak istedikleri bilgisine ulaşılmıştır. Araştırmada bulgulara yönelik olarak çeşitli öneriler sunulmuştur.Item type:Item, Konuşuyorum, Soruyorum, Öğreniyorum: Tepki İsteme-Model Olma Tekniğiyle Soru Sorma Öğretiminin Etkililiği(Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi, 2026) Toğram, Arzu AkyüzGelişimsel dil bozukluğu (GDB) yaşayan çocukların 24- 36 ay arasında iken yaşlarına uygun dil gelişimi performansı sergilemediklerinde “gecikmiş dil ve konuşma” (GDK) tanımı yapıldığı bilinmektedir. Çocukların soru sorması ilgi, merak, öğrenme isteği ve problem çözme becerilerinin bir göstergesi olmakla beraber sosyal iletişim, dili anlama ve kavrama, söz dizimi gibi dil becerileri hakkında bilgiler vermektedir. Dil bozukluğuna yönelik terapilerde kullanılan çeşitli yaklaşımlardan biri Doğal Dil Öğretim Teknikleri (Milieu Language Teaching) adı verilen uygulamalardır. Çalışmanın amacı, doğal dil öğretim tekniklerinden tepki isteme-model olma (Tİ-MO) tekniğinin GDB’li bir çocuğa “bu ne”, “bu kim” ve “nerede” sorularını sormasını öğretmedeki etkililiğini belirlemektir. Yöntem: GDB’li bir çocuğa “bu ne”, “bu kim” ve “nerede” sorularını sormasını öğretmede Tİ-MO tekniğinin etkililiğini araştıran bu araştırmada, tek denekli araştırma modellerinden yoklama denemeli davranışlar arası çoklu yoklama modeli kullanılmıştır. Araştırmaya GDB’li 35 aylık bir kız çocuk dahil edilmiştir. Gözlemci güvenirliği (%100), gözlemciler arası güvenirlik (%95) ve uygulama güvenirliği (%100) ile sosyal geçerlik verileri toplanmıştır. Tİ-MO tekniğinin GDB’li çocuğa her üç soruyu sormayı öğretmede ve daha sonra soru kalıplarını kullanmasında etkili olduğunu göstermiştir. Dil ve konuşma terapistlerinin GDB klinik uygulamalarında kanıt temelli uygulamalar kullanması yapılan müdahaleyi etkili kılacaktır. Tİ-MO tekniği, GDB’li çocukların soru sormayı öğrenmesi kadar kişiler arası sözlü iletişimi başlatma gibi sosyal iletişim becerilerini deneyimlemesi ve sözcük dağarcığını arttırması açısından ek katkı sağlamaktadır. Benzer çalışmaların farklı çocuk gruplarıyla (Down sendromu, otizm, gelişimsel yetersizlik gibi) ve farklı dil becerilerine yönelik yapılması önerilmektedir.
