Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Türkiye'de şahıs arşivciliği uygulamaları hakkında bir model önerisi: Azra Erhat Özel Arşivi örneği
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2026) Yılmaz, Canan
      Şahıs arşivleri arşiv sahibinin yaşamına dair ipuçları barındıran birincil kaynaklardan oluşmaktadır. Bu arşivler sayesinde arşiv sahibinin hayata bakış açısı, çalışma tekniği, entelektüel çevresi, eğitim hayatı ve profesyonel yaşamı hakkında birtakım bilgiler elde etmek mümkündür. Arşivlerde yer alan materyaller, bireylerin toplumsal olaylara verdikleri tepkileri ve dönemin koşullarının günlük hayat içinde nasıl deneyimlendiğini de ortaya koymaktadır. Bu bağlamda seçimler, ihtilaller, savaşlar, doğal afetler ile teknolojik ve kültürel değişimlerin toplumda nasıl karşılık bulduğunu değerlendirme imkânı sunmaktadır. Bu yönüyle şahıs arşivleri, bireysel yaşam öykülerinin ötesine geçerek arşivin oluştuğu ve geliştiği döneme ilişkin sosyal, kültürel ve ekonomik yapının anlaşılmasına katkı sağlayan önemli bilgi kaynakları hâline gelmektedir. Bu çalışma, şahıs arşivlerini yalnızca korunması gereken belge toplulukları olarak değil, bireysel hafızadan toplumsal ve kültürel hafızaya uzanan dinamik ve çok katmanlı yapılar olarak ele almaktadır. Bu çerçevede, bireylerin arşiv oluşturma motivasyonları ile bu süreci biçimlendiren kişisel, toplumsal ve tarihsel etkenler incelenmiştir. Bunun yanı sıra şahıs arşivlerinin toplumsal, kültürel ve tarihsel bağlam içerisindeki işlevleri değerlendirilerek, bu arşivlerin kültürel mirasın aktarımındaki rolü ortaya konulmuştur. Çalışma kapsamında ayrıca şahıs arşivlerinin oluşum bağlamını ve içerik yapısını görünür kılmayı amaçlayan kavramsal ve yöntemsel bir arşivleme modeli önerilmektedir. Önerilen model, şahıs arşivlerinin düzenlenmesi ve tanımlanması sürecinde bireysel bağlamın korunmasını, arşivin oluşum / gelişim sürecinin izlenebilir kılınmasını ve arşiv içeriğinin araştırmacılar tarafından daha bütüncül, erişilebilir ve anlamlı biçimde değerlendirilebilmesini hedeflemektedir.
    • Item type:Item,
      Türkçe tekdilli ve Türkçe-Kürtçe ikidilli öğrencilerin İngilizce yazılı üretimlerindeki hataların dil aktarımı açısından çözümlenmesi
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Hanar, Zanar
      Bu doktora çalışması, Türkiye'de yükseköğretimde öğrenim gören öğrencilerin İngilizce yazılı anlatımlarında yaptıkları hataları, Türkçe tekdilli ve Türkçe-Kürtçe ikidilli gruplar arasında karşılaştırmalı olarak incelemektedir. Araştırma, dilsel aktarım kuramları, aradil (interlanguage) gelişimi, üçüncü dil edinimi modelleri ve yapısal dil farklılıkları temelinde, öğrencilerin hata türlerini anlamlandırmayı ve bu hataların eğitsel yansımalarını ortaya koymayı hedeflemektedir. Çalışma, özellikle İngilizcenin yazılı üretiminde görülen hata örüntülerinin hem biçimsel hem işlevsel boyutlarını dikkate alarak, dilsel arka planın öğrenme süreci üzerindeki etkisini sorgulayan bütüncül bir çözümleme sunmaktadır. Araştırmanın katılımcılarını, Mardin Artuklu Üniversitesi Turizm Rehberliği bölümünde öğrenim gören, ana dili Türkçe olan 25 tekdilli öğrenci ile ana dilleri Türkçe ve Kürtçe olan 25 ikidilli öğrenci oluşturmaktadır. Her katılımcıdan ikisi tartışmacı (argumentative) ve biri görüş belirten (opinion) olmak üzere toplam üç yazılı kompozisyon toplanmıştır. Yazılı metinlerdeki dil hataları, Louvain Error Taxonomy 2.0 (LET 2.0) çerçevesinde ayrıntılı biçimde etiketlenmiş; her hatanın türü, düzeltmesi, açıklaması ve kaynağı belirlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin dil geçmişleri, Language History Questionnaire (LHQ 3.0) aracılığıyla çözümlenerek hata türleri ile dilsel geçmişleri arasındaki olası ilişkiler de değerlendirilmiştir. Çalışmanın bulguları, tekdilli grubunda en sık yapılan hataların dilbilgisel (G) yapılarla ilgili olduğunu, bu hataları biçim ve yazım (F), noktalama (Q), sözcüksel (L) ve doğallık/uyumsuzluk kullanım (Z) türlerinin izlediğini göstermektedir. Bu hataların büyük bölümü, Türkçenin yapısal özelliklerinden kaynaklanan olumsuz aktarım ve İngilizce dil sisteminin biçimsel beklentilerinin henüz yeterince içselleştirilmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. İkidilli grubunda ise hata örüntüsü daha farklı ve dağılmış bir yapıya sahiptir. Özellikle ZF (aktarılmış, doğal olmayan söylem), LSPR (ilgeç kullanımı), LSV (tek eylem seçimi), GVN (özne–yüklem sayıca uyum) ve WO (sözcük dizilişi) gibi hata türleri öne çıkmaktadır. Bu hatalar, hem Türkçe hem Kürtçenin yapısal etkilerinin birleşimiyle (karma dil) ortaya çıkan çapraz aktarım (F3) biçiminde kendini göstermektedir. Bulgulara göre, tekdilli grubunda daha sistematik ve biçimsel hatalar görülürken, ikidilli grubunda yapısal karmaşa, kalıp eksikliği ve ifade doğallığında sorunlar dikkat çekmektedir. Bu kapsamlı çözümleme doğrultusunda, her iki grup için ayrı ayrı eğitbilimsel öneriler geliştirilmiştir. Tekdilli grubuna yönelik öneriler, özellikle dilbilgisel yapıların sistemli öğretimi, tanımlık farkındalığı, yazım ve noktalama doğruluğu üzerine odaklanmaktadır. Bu öğrencilere biçimsel farkındalık etkinlikleri, otomatik dönüt sistemleri, yapı temelli yazma görevleri ve bağlamsal dilbilgisi öğretimi önerilmektedir. İkidilli grubuna yönelik öneriler ise, çokdilli yapıların etkileşiminden doğan aktarım etkilerini azaltmaya yöneliktir. Bu bağlamda, Türkçe–Kürtçe–İngilizce karşılaştırmalı yapı çözümlemeleri, sabit kalıplar ve ilgeçli ifadeler üzerine yoğunlaştırılmış öğretim, deyimsel kullanım farkındalığı, yeniden cümle oluşturma teknikleri ve stilistik fark çözümlemeleri önerilmektedir. Özellikle ikidilli grubunun hem anadili hem ikinci dil etkisi altında olması nedeniyle, dil öğretimi sürecinde çokdillilik bilinci ve üçüncü dil edinimi destekleyici yaklaşım olarak benimsenebilir. Sonuç olarak bu tez, yabancı dil olarak İngilizce öğretiminde dilsel geçmişin hata türleri üzerindeki etkisini ortaya koyarak, dil aktarımı ve çokdillilik bağlamında önemli bulgular sunmaktadır. Çalışma, yazılı anlatım becerilerinin geliştirilmesine yönelik olarak hem kuramsal çerçeveye katkı sağlamakta hem de uygulayıcı öğretmenlere, program geliştiricilere ve materyal yazarlarına yönelik somut ve işlevsel öneriler sunmaktadır.
    • Item type:Item,
      Performans Değerlendirme Sistemlerinin Çalışan Verimliliğine Etkisi Ve İş Süreçlerine Yansıması
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2026) Demirkıran, Merve
      Bu çalışma, performans değerlendirme sistemlerinin çalışan verimliliği ve iş süreçleri üzerindeki etkisini, çalışanların algı ve deneyimleri çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Günümüz örgütlerinde performans değerlendirme sistemleri, yalnızca çalışan performansını ölçmeye yönelik bir araç olmaktan çıkmış; motivasyon, bağlılık, gelişim ve verimlilik üzerinde belirleyici rol oynayan stratejik bir insan kaynakları yönetimi uygulaması hâline gelmiştir. Bu bağlamda çalışmada, performans değerlendirme sistemlerinin çalışanlar tarafından nasıl algılandığı ve bu algıların çalışan verimliliği ile iş süreçlerine nasıl yansıdığı nitel bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Araştırma, yarı yapılandırılmış görüşme yöntemiyle yürütülmüş; farklı pozisyonlarda görev yapan toplam on katılımcıdan elde edilen veriler MAXQDA 24 yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, performans değerlendirme sistemlerinin çalışan verimliliği üzerindeki etkisinin doğrudan değil; adalet algısı, geri bildirim kalitesi, motivasyon düzeyi ve gelişim odaklı uygulamalar üzerinden dolaylı olarak şekillendiğini ortaya koymaktadır. Adil, şeffaf ve geri bildirim odaklı performans değerlendirme süreçlerinin çalışan motivasyonunu ve verimliliğini desteklediği; buna karşılık belirsiz ve subjektif olarak algılanan değerlendirmelerin motivasyon kaybı, stres ve işten ayrılma niyetini artırabildiği görülmektedir. Çalışmanın, performans yönetimi alanında yapılan akademik çalışmalara katkı sağlaması ve insan kaynakları uygulamalarına yönelik öneriler sunması beklenmektedir.
    • Item type:Item,
      İnsani diplomasi ekseninde Alsaaa24'te Türkiye'nin temsili: Derne felaketi
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2026) Bayatlı, Mehmet
      Bu çalışmada, Libya'nın doğusunda, Derne'de 10-11 Eylül 2023 tarihlerinde meydana gelen Derne sel felaketi sonrasında Türkiye'nin bölgeye yönelik insani diplomasi faaliyetlerinin yerel medyasındaki Türkiye'ye temsiline etkisi incelenmiştir. Derne felaketinin meydana geldiği 10-11 Eylül 2023 tarihlerinden üç ay önce ve üç ay sonra Türkiye'ye ilişkin olarak yayınlanan toplam 453 haber, çerçeveleme kuramından yararlanılarak analize tabi tutulmuş, haberlerde hangi unsurların kapsanıp hangilerinin dışarıda bırakıldığının tespitine odaklanılmıştır. Araştırma sonucunda, Türkiye'ye ilişkin Alsaaa24'teki mesafeli temsilin değişmediği, olumlu sunumun sınırlı kaldığı tespit edilmiştir. Türkiye'nin Milli Birlik Hükümeti'ne verdiği destek üzerinden dolaylı hedef konumuna yerleştirilebildiği görülmüştür. Türkiye'nin bölgeye yönelik insani yardım operasyonuna neredeyse hiç yer verilmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla, Türkiye'nin yardım faaliyetlerinin haber metinlerinde ayrıcalıklı ya da merkezi bir görünürlük kazanmadığı düşünülmektedir. Libya'daki kutuplaşmaya dahil olmanın Türkiye'nin insani diplomasi faaliyetlerinin haber metinlerinde yer bulma imkanını etkileyebildiği söylenebilmektedir. Öte yandan, haber metinlerinin çözümlemesinden çıkan sonuçlar ile araştırmacının sahada gözlemlediği etkinin birbirini tam karşılayamadığı görülmüştür. Öyle ki sahada Türkiye'den gelen ekip ve yardımların, sevk edildikleri yerlerdeki etkisinin haber metinlerinde yer bulmamış olması, yardımların sahadaki etkisi ile medyadaki temsil arasında bir kopukluğa işaret etmiştir. Bu durum, araştırmanın bir diğer önemli çıktısını oluşturmuştur.
    • Item type:Item,
      Uluslararası hukukta silahlı çatışmalar nedeniyle yerinden edilmiş kişilerin korunması
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Aksu, Özgenur Yiğit
      Silahlı çatışmalar ve yerinden edilme arasında tartışmasız bir ilişki vardır. Gerek devlet sınırları içinde gerek sınırların dışına doğru gerçekleşen nüfus hareketlerinin temel sebebinin çoğunlukla silahlı çatışmalar olduğu kabul edilmektedir. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre zulüm, çatışma, şiddet, insan hakları ihlalleri ve kamu düzenini ciddi şekilde bozan olaylar nedeniyle dünya çapında 2024 yılı sonu itibarıyla 37,9 milyon kişi mülteci statüsünde, 68,3 milyon kişi ise ülke içinde yerinde edilen kişi olmak üzere 122,6 milyon insan yerinden edilmiştir. Ancak silahlı çatışmalar nedeniyle yerinden edilen kişilerin hem ülke dışına çıkan hem de ülke içinde yerinden edilmiş kişiler olarak korunması hiçbir zaman kapsamlı bir şekilde ele alınmamıştır. Bu tez silahlı çatışmalar nedeniyle yerinden edilen kişilerin uluslararası hukuk kapsamında korunmasına ilişkin bütünsel bir çalışma ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çatışma mültecileri, savaş mültecileri veya insani mülteciler olarak adlandırılan silahlı çatışmalar nedeniyle yerinden edilmiş kişilerin korunması uluslararası hukukta uluslararası mülteci hukuku, insancıl hukuk ve insan hakları hukuku arasında parçalı bir yapıya sahiptir. Uluslararası mülteci hukuku, insancıl hukuk, insan hakları hukuku, her biri farklı bağlamlarda ve sınırlamalarla hareket eder, bununla birlikte birbirini tamamlayan rollere sahiptirler. Tez, bu hukuk dallarının birlikte uygulanabilirliğini inceleyerek, silahlı çatışmalar nedeniyle yerinden edilen kişilere yönelik daha etkin ve bütüncül bir koruma çerçevesinin oluşturulması gerektiğini savunmaktadır.