Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Sürdürülebilir turizm bağlamında Ankara ana kültür turizmi bölgesinin incelemesi
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Deniz, Eray
      Müzelerin temel amaçları arasında kültür varlıklarının korunması bulunduğu gibi kültür varlıklarının sergilenmesi de bulunmaktadır. Dolayısıyla kültürel mirasın bir unsuru olan müzeler, kültür varlıklarını sergileyerek kültür turizminin de önemli bir aracı olmaktadır. Kültür turizmi, dünyadaki en yaygın turizm türüdür. Turizm ise dünyadaki en önemli endüstrilerden biridir. Turizmin bir topluma yararı bulunabileceği gibi zararı da bulunabilmektedir. Turizm faaliyeti sebebiyle bir bölgede kalkınmanın sağlanması, turizmin o bölgedeki topluma yararları arasındadır. Ancak turizm faaliyeti sebebiyle bir bölgede kaynakların zarara uğratılması, turizmin o bölgedeki topluma zararları arasındadır. Turizmin yararlarından azami seviyede, zararlarından ise asgari seviyede etkilenmek ve turizmin sebep olduğu sorunları önlemek ve gidermek için sürdürülebilir turizm amaçlanmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, Ankara’nın tarihi kent özeğinde yoğunlaşmış müzelerin sürdürülebilir turizm bağlamında değerlendirilmesidir. Ankara’nın tarihi kent özeğinde yoğunlaşmış müzeler, araştırma evrenini oluşturmaktadır. Araştırma evreninde bulunan 61 müzeden 21’i araştırmaya katılım sağlamıştır. Katılanlara, müzelerde kullanılabilmesi için sürdürülebilir turizm üzerine bir anket hazırlanmıştır. Bunun yanı sıra müzeler hakkında bilgi edinmek ve bu bilgilerle sürdürülebilirlik konusunda değerlendirmede bulunmak için mülakat soruları ve bir anket hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler ile araştırmaya katılanlar çerçevesinde müzelerin sürdürülebilirliğinin boyutları değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeye göre katılanlar, sürdürülebilirliğin ekonomik boyutunu arka plana ve bağlı bulundukları kuruma bırakmaktadır. Yerel ekonominin kültür turizmi aracılığıyla kazanç sağlaması desteklenmektedir. Ancak bunun sağlanması üzerinde durulmamaktadır. Katılanlar, ziyaretçilere kültür varlıklarının sergilenmesi, tanıtılması ve kültür üzerine eğitimde bulunulması amaçlarına odaklanmaktadır. Bu amaçlarına ulaşabilmeleri için ise ziyaretçilere ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu ortak ihtiyaçtan ve amaçlardan dolayı müzelerin birbirleriyle işbirliği içerisinde olmaları ve tanıtımları konusunda faaliyette bulunmaları gerekmektedir. Sürdürülebilirlik ölçütlerini genel olarak daha çok yerine getiren müzeler, daha çok ziyaretçiye sahip olmaktadır. Bununla birlikte sürdürülebilirliğin sağlanması için taşıma kapasitesine de dikkat edilmesi gerekmektedir.
    • Item type:Item,
      İtibar yönetimi bağlamında kriz iletişimi: Köfteci Yusuf örneği
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Başayar, Şayeste
      Bu yüksek lisans tezi, Türkiye’de et ve restoran sektöründe faaliyet gösteren Köfteci Yusuf adlı işletmenin Ekim 2024’te ürünlerinde domuz eti kullandığı iddiası nedeniyle yaşanan kriz örneği üzerinden, kriz dönemlerinde yürütülen iletişim uygulamalarını itibar yönetimi çerçevesinde ele almaktadır. Araştırma kapsamında temel olarak, Köfteci Yusuf krizi sürecinde işletmenin kurumsal görünürlük ve tanınırlığını itibar yönetimi açısından ortaya koymak, kriz sürecinde itibar yönetiminin nasıl yürütüldüğünü tespit etmek ve kriz süreci boyunca gerçekleştirilen iletişim faaliyetlerinin itibar yönetimindeki yansımalarını analiz etmek amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, B2Press’in 1 Mayıs 2025 tarihli verilerine dayalı olarak Türkiye’nin en çok ziyaret edilen ilk beş dijital haber platformu olan Hürriyet, Sözcü, Mynet, Ensonhaber ve Milliyet’te 1 Ekim 2024 - 1 Ekim 2025 tarihleri arasında yayımlanan ve Köfteci Yusuf domuz eti kriziyle ilgili haber metinleri incelenmiştir. Araştırmada çalışma grubuna dâhil edilen Hürriyet, Sözcü, Mynet, Ensonhaber ve Milliyet dijital haber sitelerinden elde edilen toplam 43 haber içeriği nitel içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Bu bağlamda araştırmadan elde edilen bulgular, Köfteci Yusuf’un yaşadığı kriz sürecinde kurumsal görünürlük ve tanınırlığının ön plana çıktığını, kurumsal itibarının olumsuz etkilendiğini, itibarın korunmasına yönelik çeşitli kriz iletişimi faaliyetlerinin yürütüldüğünü ve kriz iletişimi sürecinde bazı eksiklikler bulunmasına karşın krizin sınırlı düzeyde fırsata dönüştürülebildiğini göstermiş; kriz döneminde yürütülen kriz iletişiminin kurumsal itibar yönetiminde önemli bir role sahip olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç itibarıyla bu çalışma, Köfteci Yusuf domuz eti krizi örneği üzerinden, kriz sürecinde gerçekleştirilen iletişim çalışmalarının itibar yönetimi çerçevesindeki rolüne dair önemli bulgular sağlamakta ve kriz dönemlerinde kurumsal itibarın korunması, iyileştirilmesi ve güçlendirilmesine yönelik etkili itibar yönetimi açısından öneriler sunmaktadır.
    • Item type:Item,
      Belh Hanefiliğinin ilk kelâmî metinleri ve analizi
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Rajabi, Mila
      Bu çalışmada Belh Hanefilerine ait kelâmî metinler olan Ecvibetü’s-Saffâr alâ Esiletü’t-Tevhid ve Kitâbü’l-İʻtikad fî Ehli’s-Sünne ve’l-Cemâa analiz edilmiş, söz konusu eserler üzerinden Belh Hanefiliğinin Hanefi kelam düşünce geleneği içerisindeki yeri ortaya konulmuştur. Bu çalışma, giriş, üç bölüm, değerlendirme ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın amacı, yöntemi, kapsamı ve temel kaynakları hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde, Belh’in coğrafi ve tarihî yapısı ele alınmış, Hanefîliğin bu bölgede yayılışı ve benimsenme süreci incelenmiş, ayrıca Belh’li Hanefi âlimlerin hayatları tanıtılmıştır. İkinci bölümde, Ebû’l-Kâsım es Saffâr el-Belhî ile Muhammed b. el-Fazl el-Belhî’nin hayatı ve ilmî şahsiyetleri incelenmiş, eserlerinin muhtevası, kaynakları ve sonraki Belh klasik metinleri üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise söz konusu eserlerin muhteva analizi yapılmıştır. Bu kapsamda iman, amel, tevhid, nübüvvet ve kader gibi kelâmî konular çerçevesinde müelliflerin görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca bu eserler üzerinden Belh Hanefiliğinin Ebû Hanife’ye bağlılığı, itikadî görüşlerinin benimsenme düzeyi ve IV. ile V. asırlarda bölgede öne çıkan kelâmî tartışmalar ortaya konulmuştur.
    • Item type:Item,
      Göçmen kadın girişimciliğinde toplumsal cinsiyet ve çok katmanlı dinamikler: Almanya örneği
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Getizmen, Ece
      Bu tez, Almanya’da göçmen kadın girişimciliğini toplumsal cinsiyet perspektifi ve çok katmanlı dinamikler çerçevesinde inceleyen kapsamlı bir literatür taraması çalışmasıdır. Göçmen kadınların girişimcilik deneyimleri, çoğu zaman yalnızca bireysel tercihlerin veya ekonomik zorunlulukların bir sonucu olarak ele alınmakta; toplumsal cinsiyet rejimleri, bakım emeği, göç statüsü, kurumsal yapılar ve ulus-ötesi bağlar gibi belirleyici unsurlar yeterince bütüncül biçimde analiz edilmemektedir. Bu çalışma, söz konusu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Tezin birinci bölümünde, göç ve toplumsal cinsiyet ilişkisine dair kuramsal tartışmalar ele alınmaktadır. Feminist göç çalışmaları, kesişimsellik yaklaşımı, sosyal yeniden üretim ve bakım emeği literatürü ile ulus-ötesi perspektifler, göçmen kadınların emek piyasası ve girişimcilik deneyimlerini açıklamak üzere tartışılmaktadır. Bu bağlamda, göçün cinsiyetlendirilmiş bir süreç olduğu ve kadınların göç deneyimlerinin sınıf, etnisite, göç statüsü ve aile yapılarıyla iç içe geçtiği vurgulanmaktadır. İkinci bölümde, Almanya’da göçün tarihsel gelişim dinamikleri, göçmen kadınların sosyo-ekonomik konumları ve uyum politikaları ele alınmaktadır. Misafir işçi döneminden günümüze uzanan göç rejimlerinin, kadın göçmenlerin istihdam biçimlerini ve girişimcilik fırsatlarını nasıl şekillendirdiği analiz edilmektedir. Ayrıca Almanya’daki işgücü piyasası, bakım rejimleri ve girişimcilik ekosistemi, göçmen kadınların karşılaştıkları yapısal eşitsizlikler bağlamında değerlendirilmektedir. Üçüncü bölüm, Almanya’da göçmen kadın girişimciliğini açıklayan çok katmanlı dinamiklere odaklanmaktadır. Göçmen kadınların girişimciliğe yönelme motivasyonları, karşılaştıkları engeller ve bu engelleri aşmak için geliştirdikleri bireysel ve kolektif stratejiler; karma gömülülük, sosyal sermaye ve girişimcilik ekosistemi yaklaşımlarıyla ele alınmaktadır. Ayrıca ulusal ve ulus-ötesi düzeyde devlet mekanizmalarının göçmen kadın girişimciliği üzerindeki etkileri tartışılmaktadır. Çalışmanın sonucunda, Almanya'da göçmen kadın girişimciliğinin yalnızca bireysel girişimcilik eğilimleriyle değil; piyasa yapıları, kurumsal düzenlemeler, toplumsal cinsiyet normları, bakım yükleri ve ulus-ötesi ilişkilerle şekillenen çok boyutlu bir süreç olduğu ortaya konulmaktadır. Tez, politika yapıcılar ve araştırmacılar için toplumsal cinsiyet duyarlı ve hedef odaklı girişimcilik politikalarına yönelik öneriler sunmaktadır.
    • Item type:Item,
      İşyerinde psikolojik taciz
      (Ankara Üniversitesi, 2024) Özge, Veysel
      Son yıllarda dünyada ve ülkemizde çalışma yaşamında öne çıkan psikososyal risklerden birisi işyerinde psikolojik tacizdir. İşyerinde psikolojik taciz işyerindeki işveren ya da diğer çalışanlar tarafında mağdura karşı mağduru yıldırmak amacıyla yapılan süreklilik arz eden sistematik psikolojik saldırılardır. Psikolojik saldırıdan anlaşılması gereken mağduru rahatsız etmeye yönelik hakaretlerden küçük düşürücü sözlere kadar mağdura karşı yapılan her türlü olumsuz söz, tutum ve davranıştır. İşyerinde psikolojik taciz, işyerinde ayrımcılık ve cinsel taciz gibi çeşitli kavramlarla benzerlik gösterse de bazı unsurları açısından bu kavramlardan farklıdır. Türk Hukukunda işyerinde psikolojik taciz kavramı öncelikle yargı kararlarına konu olmuş daha sonra çeşitli yasal düzenlemelerde doğrudan yer almıştır. İşyerinde psikolojik taciz ile işçinin iş sözleşmesi çeşitli yönlerden ihlal edilmektedir. İşyerinde psikolojik taciz işverenin gözetme borcuna veya eşit davranma borcuna aykırı davranışları sonucunda meydana gelebilecektir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güveliği Kanunu ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’na göre işveren işyerinde psikolojik tacize karşı her türlü önlemi almalıdır. İşverenin bu yasal yükümlüklerini ihlal etmesinin çeşitli hukuki sonuçları olacaktır. İşyerinde psikolojik taciz nedeniyle mağdur işçi, işverenden çeşitli tazminat ve alacak taleplerinde bulunabilecektir. Yine işyerinde psikolojik taciz oluşturan fiiller suç oluşturuyorlarsa failler ceza alabileceklerdir. İşyerinde psikolojik tacizin ispatı konusunda yasal düzenlemelere ve yargıtay içtihatlarına göre mağdur işçiye çeşitli ispat kolaylıkları tanınacaktır.