Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Haşhaş (papaver somniferum L.) çeşit ve hatlarından elde edilecek afyon sakızında alkaloid muhtevasının ve veriminin belirlenmesi(Ankara Üniversitesi, 2025) Doğan, OzanBu araştırma, haşhaş (Papaver somniferum l.) çeşit ve hatlarından elde edilecek afyon sakızında alkaloid muhtevası ve veriminin belirlenmesi amacıyla TMO AAF İşletme Müdürlüğü deneme ve ıslah alanında 2020-21 ve 2021-22 yılları vejetasyon döneminde (eylül-ağustos) kışlık olarak yürütülmüştür. Denemede tescilli 14 Türk haşhaş çeşidi ve AÜZF Tarla Bitkileri Bölümü'ne kayıtlı 2 hat, genetik materyal olarak kullanılmıştır. Araştırma, Tesadüf Blokları Faktöriyel Deneme Deseni'ne göre 4 tekerrürlü olarak kuruluştur. Denemde 16 genotipte çizim yapılan ve yapılmayan parseller ayrı ayrı değerlendirilmiştir. Parseller 5 m uzunluğunda 6 sıra, sıra üzeri 15 cm olup sıra arası 45 cm olacak şekilde ekim yapılmıştır. Çalışmada tohum rengi, bitki başına kapsül verimi ve tohum verimi; dekara kapsül, tohum, morfin, noskapin ve tebain verimi; afyon sakızı verimi; afyonda morfin, noskapin ve tebain oranı, yağ oranı ve dekara yağ verimi incelenmiştir. Bitki başına kapsül verimi 2.14-3.50 g, bitki başına tohum verimi 2.76-4.99 g, dekara kapsül verimi 48.28-17-71.06 kg/da, tohum verimi 46.91-61.87 kg/da, morfin verimi 194-745 g/da, noskapin verimi 7.40-535.7 g/da, tebain verimi 10.73-661.4 g/da, afyon sakızı verimi 618- 1456 g/da; afyon sakızında morfin oranı %7.51-20.26, noskapin oranı % 0.10-7.32, tebain oranı %0.21- 5.81, yağ oranı %46.02-52.19, yağ verimi 22.42-31.15 kg/da arasında değişmiştir. Afyon sakızında morfin oranı bakımından Ofis 1 (%20.26), noskapin bakımından Ofis NP (%7.32) ve tebain bakımından TMO T (%5.81); afyon sakızında ise Ofis 2 (1456 g/da) çeşidi öne çıkmıştır. Ülkemizde 1974 yılından itibaren haşhaş kapsülü çizilerek afyon sakızı elde edilmesi yasaktır. Bu araştırma için TMO'dan "özel izin" alınmış ve çizimler TMO kontrolünde gerçekleştirilmiştir.Item type:Item, Etçi genotip tavuk yumurtalarında opaklık durumunun kuluçka sonuçları, civciv kalitesi ve etlik piliç performansına etkisi(Ankara Üniversitesi, 2025) Çetiner, CenkBu çalışmasının amacı farklı yaşlardaki etlik ebeveynlerden elde edilen yumurtaların opaklığının ağırlık, ağırlık kaybı, döllülük oranı, çıkış gücü, kuluçka randımanı, embriyo ölümleri, kabuk kalınlığı, çıkım zamanı, civciv ağırlığı, civciv verimi, civciv kalite skoru, civciv uzunluğu ve etlik piliç canlı ağırlığı üzerine etkilerini irdelemektir. Çalışmada, Ross 308 genotipli 28 haftalık yaştaki (Genç), 40 haftalık (Orta) ve 60 haftalık (Yaşlı) sürüden elde edilen toplam 1500 yumurta kullanılmıştır. Yumurtalar ışığa tutulmuş, 1-4 puan arasında değerlendirme yapılarak yumurtaların opaklık skoru (1–4 puan) belirlenmiştir. Çalışma bulgularına bakıldığında, yumurta ağırlık kaybı oranı en düşük orta yaşlı sürüde hesaplanmıştır. Döllülük oranı, çıkış gücü ve kuluçka randımanında genç ve orta yaş arasında fark bulunmazken yaşlı sürü en düşük ortalamaya sahip olmuştur. Yumurta kabuğu opaklıktan saydamlığa doğru ilerledikçe yumurta ağırlık kaybı miktarının arttığı ancak oransal olarak bakıldığında en saydam yumurtaların en yüksek ortalamaya sahip olduğu görülmektedir. Opaklık skor gruplarına bakıldığında 0-2, 3-7 ve toplam erken dönem embriyo ölümlerinde 4 skoru en yüksek ortalamaya sahip olmuştur. Orta dönem ve kabuğu kırmamış geç dönem embriyo ölümlerinde skor grupları arasında fark yoktur. Kabuğu kırmış geç dönemde 1 skoru en yüksek orana sahip olmuştur. Bundan dolayı toplam geç dönem ölümleri en yüksek 1 skor grubunda gözlenmiştir. Kontaminasyon oranı ise en yüksek 4 skor grubunda belirlenmiştir. Civciv kalite skoru en düşük geç sürüde ve civciv uzunluğu en kısa yaşlı sürüden elde edilmiştir. Civciv kalite skoru en yüksek 3 skorlu yumurtalardan elde edilirken diğer özelliklere yumurta opaklık skoru etki etmemiştir. Genç yaşlı sürü civcivlerinde opaklık skoruna göre 10 ve 15. günlerde en yüksek canlı ağırlık ortalaması 4 skoruna ait yumurtalardan elde edilirken diğer besi günlerinde opaklık skor gruplarının canlı ağırlık ortalamaları arasında bir fark tespit edilememiştir. Sonuç olarak sürü yaşının kuluçka sonuçlarına etkisinin oldukça yüksek olduğu fakat opaklık skorunun etkisinin daha sınırlı olduğu gözlenmiştir. Ayrıca opaklık skorunun etlik piliç performansını etkilemediği belirlenmiştir.Item type:Item, Metal organik kafes temelli gübre üretimi: Moleküler benzetim ve kontrollü salım uygulamaları(Ankara Üniversitesi, 2025) Taş, RukiyeBu tez çalışmasında metal organik kafes olarak zeolitik imidazolat kafes-8 (ZIF-8) yapısına ürenin yüklenmesi deneysel ve moleküler benzetimle incelenmiştir. Ürenin bitki büyümesi için azot kaynağını sağlamada verimli kullanımını artırmak ve salımını kontrollü sağlamak amacıyla ZIF-8 kullanılmıştır. Üre, ZIF-8 yapısına adsorpsiyon (A-ZIF-8-U) ve enkapsülasyon (E-ZIF-8-U) olmak üzere iki farklı yöntemle yüklenmiştir. Ayrıca moleküler benzetim teknikleri kullanılarak ZIF-8 kristal yapısının üre moleküllerini adsorplayabilme kapasitesi incelenmiştir. Deneysel çalışmada, ZIF-8 kristal yapısına enkapsülasyon yöntemiyle 3468 mg/g ve adsorpsiyon yöntemiyle 1110 mg/g üre yüklenirken, moleküler benzetimle elde edilen 1206 mg/g değeri, adsorpsiyona dayalı deneysel sonuca (%8.6 sapma) oldukça yakın bulunmuştur. Kontrollü salımını incelemek üzere iki farklı pH değerinde üre salımları incelenmiş; 24 saat sonunda 5.5-A-ZIF-8-U, 7.0-A-ZIF-8-U, 5.5-E-ZIF-8-U ve 7.0-E-ZIF-8-U örneklerinden sırasıyla kümülatif % 60, % 38, % 50 ve % 36 salım gerçekleşmiştir. ZIF-8'in pH'ya duyarlı yapısının, üre salımının farklı pH değerlerine göre değişim gösterdiği ve asidik ortamda daha fazla salındığı tespit edilmiştir. FTIR analizinde A-ZIF-8-U örneğinde üre pikleri gözlemlenirken, E-ZIF-8-U yapısında gözlenmemiştir. XRD ve SEM analizlerinde saf ZIF-8 ile yakın bulunmuştur. 24 saat salım sonrası yapının kararlılığını koruduğu gözlenmiştir. ZIF-8 yapısının üre kaybını azaltarak kontrollü salımında ve besin kullanım etkinliğini artırmada kullanılabileceği, Zn iyonları ile bitkiye mikro besin sağlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır.Item type:Item, Bazı yerel ve kavuzlu buğday çeşitlerinden elde edilen ekmek, bisküvi ve krakerlerin fonksiyonel ve teknolojik özelliklerinin belirlenmesi(Ankara Üniversitesi, 2025) Ünal, Nurel ArslanBazı yerel ve kavuzlu buğday çeşitleri, tam tahıl şeklinde tüketilmeleri halinde fenolik bileşikler, tokoferoller, karotenoidler, vitaminler, mineraller ve besinsel lifler gibi fonksiyonel bileşenler açısından modern buğday türlerine göre üstün özellikler gösterdiği yönündeki yaklaşımlardan dolayı son yılların popüler çalışma konusu olmuştur. Bu çalışmada ülkemizde yetiştirilen dört farklı yerel (Köse 220-39, Sivas 111-33, Ak 702 ve Sünter), üç kavuzlu (Siyez, Kavılca ve Spelt) buğday çeşidinden elde edilen tam tane unları, üç farklı ekmeklik buğday ununa (Tosunbey, Bayraktar ve Şanlı) farklı oranlarda (%0, 25, 50, 75 ve 100) katılarak ekmek, bisküvi ve kraker yapılmıştır. Tosunbey buğday unu ekmek, Bayraktar buğday unu bisküvi ve Şanlı buğday unu kraker yapımında kullanılmıştır. Ekmek, bisküvi ve krakerlerin fonksiyonel özellikleri, teknolojik kaliteleri ve duyusal özellikleri araştırılmıştır. Ayrıca yerel ve kavuzlu buğdayların tam unları ve modern buğday unlarının fiziksel, kimyasal ve besinsel özellikleri incelenmiştir. Çalışmada kullanılan yerel, kavuzlu ve modern buğday çeşitlerinden elde edilen tam buğday unlarının serbest fenolik ekstraktlarında ferulik, vanilik, hidroksi benzoik, sinapik ve siringit asit belirlenirken, bağlı ekstraktlarında bunların yanında ρ-kumarik asit belirlenmiştir. Bu çalışmanın sonuçları kavuzlu buğdaylardan Spelt buğdayının fitik asit miktarının düşük, çözünen diyet lif bakımından ise zengin olduğunu göstermiştir. Yerel ve kavuzlu buğday tam buğday unu katkısı, katma oranının artışına bağlı olarak hamurun reolojik özellikleri ve ekmeğin tekstürel özelliklerini olumsuz etkilemiş buna karşılık ekmeklerin fonksiyonel özelliklerini iyileştirmiştir. Bisküvi ve krakerlerin, yerel ve kavuzlu buğday tam buğday unu katkısı diyet lif, toplam fenolik madde ve toplam antioksidan aktivitelerini arttırmış ve bu artış %100 katkı oranında daha fazla olmuştur. Artan oranlarda yerel ve kavuzlu tam buğday unu katkısının kraker ve bisküvilerin renklerini koyulaştırmıştır. Sonuç olarak kontrol gurubuyla örnekler karşılaştırıldığında %25 ve %50 katkı oranına kadar tam buğday unu katılmasının ekmeklerin, bisküvilerin ve krakerlerin fiziksel, tekstürel ve duyusal özelliklerini koruduğu görülmüştür.Item type:Item, Experimental investigation of a novel rotary wave energy converter under regular wave conditions in a controlled wave flume(Ankara Üniversitesi, 2025) Alkhaledi, AbdallaBu çalışmada, geleneksel sürüklenme ve kaldırma temelli enerji dönüştürücülerinin bazı sınırlamalarını aşmak için tasarlanan, basitliklerini ve verimliliklerini birleştiren yeni bir döner tip dalga enerji dönüştürücüsü (WEC) prototipinin dalga enerjisi dönüşüm performansı incelenmiştir. Sistem, dalga kaynaklı torku yakalamak için menteşeli, simetrik hidrofoiller kullanmıştır ve düzenli sığ ve orta su derinliğindeki dalga koşulları altında kontrollü bir dalga kanalında test edilmiştir. Deneylerde, optimum çalışma koşullarını belirlemek amacıyla dalga yükseklikleri, dalga periyotları, daldırma seviyeleri ve dönme hızları sistematik olarak değiştirilmiştir. Dönüştürücü, 10 cm dalga yüksekliği, 2 s dalga periyodu, serbest yüzeyin 10 cm altındaki daldırma seviyesi ve dalga frekansının %50'sine ayarlanmış bir dönme hızı altında maksimum %8,31 verimlilik sağlamıştır. Verimlilik, beşinci dereceden doğrusal olmayan dalga modelleri kullanılarak hesaplanmış ve rotorsuz bir sayısal dalga kanal modeli ile doğrulanmıştır. Çalışma, verimlilikle ilgili operasyonel parametreleri analiz etmek için geliştirilen bir derin öğrenme modeliyle desteklenmiş ve dalga periyodunun en etkili faktör olduğu belirlenmiştir. Bu çalışma, önerilen dönüştürücünün teknik uygulanabilirliğini göstererek tasarım optimizasyonu ve gerçek dünya uygulamaları için ölçeklenebilirliği artırmaya yönelik bir temel oluşturmuştur. Çalışma, yenilenebilir enerji teknolojilerini ilerletmeye katkı sağlayarak okyanus enerjisinden yararlanmaya yönelik maliyet etkin ve sürdürülebilir bir yol sunmaktadır. This study investigated the wave energy conversion performance of a novel rotary wave energy converter (WEC) prototype designed to overcome some of the limitations of traditional drag- and lift-based converters by combining their simplicity and efficiency. The system utilized hinged, symmetrical hydrofoils to harness wave-induced torque and was tested in a controlled wave flume under regular shallow and intermediate water wave conditions. Experiments systematically varied wave heights, wave periods, submergence levels, and rotational speeds to identify optimal operating conditions. The converter achieved a maximum efficiency of 8.31% under a wave height of 10 cm, a wave period of 2 s, a submergence level of -10 cm below the free surface, and a rotational speed set at 50% of the angular wave frequency. Efficiency was calculated using fifth-order nonlinear wave models and validated against a rotor-free numerical simulation. A deep learning model was developed to analyze the operational parameters relative to efficiency, and the wave period was identified as the most influential factor. By demonstrating the technical viability of the proposed converter, this study established a foundation for optimizing design and improving scalability for real-world applications. It contributes to advancing renewable energy technologies, offering a cost-effective and sustainable pathway toward harnessing ocean energy.
