Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Lityum (I) biyosorpsiyonunda coniochaeta hoffmannii biyokütlesinin kullanımı(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Şahbudak, YaseminGerçekleştirilen tez çalışmasında balkabağı posasından elde edilen hidrolizatta geliştirilen Coniochaeta hoffmannii biyokütlesi lityum (I) biyosorpsiyon çalışmalarında biyosorbent olarak kullanılmıştır. Çalışmada biyosorpsiyonu etkileyen pH (2, 4, 6, 8, 10), başlangıç lityum (I) konsantrasyonu (0.5, 1.0, 2.0, 2.5 ve 3 mg/L) ve zaman (0, 5, 15, 30, 45 ve 60 dakika) gibi önemli parametreler optimize edilmiştir. Yapılan deneylerde en yüksek lityum (I) biosorpsiyonunun pH 6 değerinde gerçekleştiği, en yüksek biyosorpsiyon veriminin ise 0.61 mg/L lityum (I) varlığında %22.95 olduğu gözlemlenmiştir. Başlangıç lityum (I) konsantrasyonlarındaki artışın biyosorpsiyonda azalmaya sebep olduğu görülmüştür. 1 g/L biyosorbent varlığında 3.0 mg/L lityum (I) biyosorpsiyon verimi %15 olarak elde edilmiştir. Yapılan deneyler için, adsorpsiyon dengesinin matematiksel olarak tanımlanmasında Langmuir ve Freundlich adsorpsiyon modelleri kullanılmış, model sabitleri hesaplanarak adsorpsiyon dengesinin her iki adsorpsiyon modeline de uyduğu belirlenmiştir. Bu çalışmada, Coniochaeta hoffmannii biyokütlesinin son yıllarda kullanımı giderek artan lityum (I) biyogideriminde önemli bir potansiyele sahip olduğunu göstermiştir.Item type:Item, Peyzaj duyarlılığı temelinde arazi kullanım planlaması(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Bakkaloğlu, Açelya ÇağlaPeyzaj duyarlılığı, ekosistemlerin sürdürülebilirliği, doğal kaynak yönetimi ve arazi kullanım planlaması süreçlerinde çevresel hassasiyetlerin değerlendirilmesinde belirleyici bir unsurdur. Bu tez çalışmasında, iklim değişikliği ve gıda güvencesi odağında peyzaj duyarlılığı bütüncül bir yaklaşımla ele alınmıştır. Arazi kullanım/arazi örtüsü değişimleri incelenmiş, kentsel gelişimin yönsel eğilimlerini belirlemek amacıyla geleceğe yönelik simülasyonlar gerçekleştirilmiş ve yoğun kentsel gelişim baskısı altında kalabilecek riskli bölgeler belirlenmiştir. Bu doğrultuda, kentsel gelişim riski en yüksek olan Ayaş ilçesi çalışma alanı olarak seçilmiştir. Peyzaj duyarlılığını belirleyen ölçütler, iklim değişikliği ve gıda güvencesinin yerel etkilerini birlikte değerlendirecek şekilde yapılandırılmıştır. Isı yükü; arazi yüzey sıcaklığı, kentsel ısı adası etkisi ve ısı alanı değişim göstergeleri üzerinden analiz edilmiştir. Gıda güvencesi boyutunda erozyon risk haritası, gıda üretim potansiyeli ve agro-ekolojik zonlama çalışmaları yürütülmüş; arazi bozunumu ise toprak, iklim, bitki örtüsü ve yönetim göstergeleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu göstergeler mekânsal analiz teknikleriyle incelenmiş, elde edilen veriler Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemiyle bütüncül bir çerçevede birleştirilmiştir. Böylece, peyzaj duyarlılığının farklı boyutları birlikte ele alınmış ve göstergeler arası ilişkiler sistematik biçimde değerlendirilmiştir. Elde edilen peyzaj duyarlılığı düzeyleri temel alınarak, alanın farklı özelliklerine uygun koruma, geliştirme ve yönetim stratejileri geliştirilmiştir. Doğu kesimleri (kuzeydoğu ve güneydoğu) yüksek duyarlılık düzeyleriyle koruma öncelikli alanlar olarak belirlenirken; batı ve güney kısmında tarım faaliyetlerinin sürdürülmesi, kontrollü gelişim ve planlı yerleşim stratejilerinin uygulanması gereken bölgeler olarak öne çıkmıştır. Sonuç olarak, bu çalışma ekosistemlerin korunması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve kentsel gelişimin dengeli yönetimi için kavramsal ve uygulamalı bir çerçeve sunmakta; farklı peyzaj duyarlılık düzeylerine sahip alanlar için uygulanabilir stratejilerin belirlenmesine katkı sağlamaktadır.Item type:Item, Ankara ili'nde iklim değişikliğinin hayvan barınakları üzerindeki etkilerinin incelenmesi(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Alptekin, Necati DenizhanBu Yüksek Lisans Tez çalışmasında iklim değişikliğinin Ankara İli koşullarında hayvan barınaklarının tasarımına etkileri incelenmiştir. Araştırmada geçmiş yılların iklimsel verileri elde edilerek farklı model ve senaryolar yardımıyla gelecek yılların veri tahminleri yapılmıştır. Çalışmada GFDL, HadGEM, MPI olmak üzere 3 farklı model kullanılmıştır. Bu modeller RCP 4.5 ve RCP 8.5 olmak üzere 2 farklı senaryo ile değerlendirilmiştir. Diğer yandan tez çalışması için seçilen mevcut hayvan barınakları projeleri üzerinde iklimsel çevre denetimi ve yalıtım hesapları yapılmıştır. Bu hesaplamalar sonucunda günümüz için elde edilen değerler ile gelecek yıllar için hesaplanan iklimsel çevre denetimi ve yalıtım hesapları sonuçlarının karşılaştırmaları yapılmıştır. Böylece iklim değişikliği etkileri altında gelecekte hayvan barınaklarının yetiştiriciler için yapısal ve ekonomik yönden nasıl daha avantajlı bir duruma getirilebileceği belirlenmiştir.Item type:Item, Henry Nelson Wieman, din ve natüralizm(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Ünlü, ElifDinî natüralizm, dinî inanç ve bağlılığın ne olduğunu natüralist bir çerçevede savunan felsefi ve teolojik bir yaklaşımdır. Dinî natüralizm, doğanın natüralist bir çerçevede değerlendirilebilecek dinî yönleri olduğunu öne sürer. Doğanın yeterli açıklamayı sunduğu düşüncesi, doğanın metafiziksel olarak nihai olup olmadığı, Tanrı'nın doğal süreçlere indirgenip indirgenemeyeceği, dinî ve etik değerler açısından yalnızca işlevsel bir boyutun insan yaşamı için bu değerleri koruyup koruyamayacağı; metafiziksel, dinî ve ahlâkî bağlamda tartışılmaktadır. Tez giriş, iki bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Öncelikle natüralizm ve din kavramları açıklanmakta ve doğaya bilimsel yöntemin bulgularıyla dinî bir anlam atfetmenin imkânı tartışılmaktadır. Birinci bölümde, dinî natüralizmin kavramsal çerçevesi, dinî natüralistlerin "Tanrı" kavramı ve aşkınlığı nasıl tanımladıkları, temel argümanları ve doğa-değer ilişkisinin nasıl anlaşıldığı üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, dinî natüralizmin diğer felsefi yaklaşımlarla ilişkisi, geleneksel dinlerin nasıl değerlendirildiği ve dinî natüralizmin dinin insan yaşamındaki işlevsel boyutunu nasıl karşılayabileceği ele alınmaktadır. Son bölümde ise Henry Nelson Wieman'ın dinî natüralist bakış açısı, bilimsel yönteme verdiği önem, Tanrı'nın varlığı ile ilgili düşünceleri ve değer anlayışı çerçevesinde ayrıntılı bir şekilde ortaya konulmakta ve değerlendirilmektedir. Tezin değerlendirme ve sonuç bölümlerinde, din felsefesi açısından bir analiz yapılarak, dinî natüralizmin dinî ve felsefi açılardan tatmin edici bir bakış açısı sunmadığı savunulmaktadır. Wieman'ın din anlayışında, dinin yalnızca beşerî bir faaliyet olarak bilimsel-ampirik yöntemle sınırlandırıldığı ve dinin metafiziksel doğruluk iddialarının göz ardı edildiği ileri sürülmektedir.Item type:Item, 1924 Anayasası çok partili döneminde parlamenter denetim(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Çakıroğlu, MehmetAnayasa hukukunun temel inceleme alanlarından biri olan yasama-yürütme ilişkisinde, yasamanın yürütme üzerindeki denetim yetkisinin yeri son derece önemlidir. Bu yetki bizi parlamenter denetim kavramına götürmektedir. Parlamenter denetim, kanunların uygulanması ve ülkenin idare edilmesiyle ortaya çıkan yürütmeye ait eylemlerin/eylemsizliklerin yasama organı tarafından sorgulanmasıdır. Parlamenter denetimle yasama yürütmeden hesap sormakta, yürütme ise hesap vermektedir. Bu hesap sorma/verme olgusu yasamanın ülke yönetimindeki etkinliğine; yürütmenin ise faaliyetlerinde dikkatli davranmasına, temel hak ve özgürlükler karşısında saygılı olmasına katkı sağlamaktadır. Böylece halkın sadece halk tarafından değil, ayrıca halk için yönetimi mahiyetindeki demokrasi yolunda önemli adımlar atılmış olmaktadır. Günümüzde yürütme organı yasama karşısında giderek güçlenmekle, 2017 yılı anayasa değişiklikleriyle yasamanın yürütme üzerindeki denetim etkinliğinin azaldığı da bilinmektedir. Anayasal tarih çalışması niteliğindeki bu çalışmada, günümüzde denetim etkinliği azalan TBMM'nin, Cumhuriyet'in başlarında hangi durumda olduğunun ortaya konulması hedeflenmiştir. Tek partili düzenlerde yasama organının istenildiği gibi dizayn edilebileceği gözetildiğinde, parlamenter denetimin başarılı olma ihtimali bir hayli düşüktür. Bu nedenle inceleme, 1924 Anayasası'nın çok partili dönemi (1946-1960) esas alınarak yapılmıştır. Çalışma üç bölüm olarak planlanmıştır. Birinci bölümde çok partili döneme hazırlık olarak değerlendirilebilecek, parlamenter denetimi gerçekleştirmeye, çok sesliliği sağlamaya yönelik tek partili dönemden çıkış girişimleri incelenmiştir. İkinci bölümde çok partili döneme geçiş süreci, geçişin nedenleri ile bu dönemdeki hukuksal zemin üzerinde durulmuştur. Böylece tek partili ve çok partili dönemler arasındaki bağlantının kurulması; seçim sistemi, anayasadaki demokrasi anlayışı gibi parlamenter denetimin etkinliğini belirleyen döneme özgü unsurların anlaşılması hedeflenmiştir. Üçüncü bölümde ise TBMM'nin 1946-1960 tarih aralığındaki dört yasama dönemi parlamenter denetim mekanizmaları bağlamında ele alınmıştır. Bu kapsamda soru, meclis araştırması, meclis soruşturması ve gensorudan oluşan parlamenter denetim araçları teorik, dönemin mevzuatı ve uygulamaları temel alınarak irdelenmiştir. Böylece 1924 Anayasası'nın çok partili döneminde TBMM'nin parlamenter denetim araçlarını kullanmadaki başarı seviyesi ortaya konulmaya çalışılmıştır.
