Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, İslam felsefesinde nevabit kavramı: Farabi ve İbn Bacce örneği(Ankara Üniversitesi, 2025) Köse, Hatice KübraÇalışmamızda "Nevabit" kavramının İslam Felsefesi Öncesi Grek Siyaset Felsefesi ve İslam felsefesi siyasi düşüncesindeki yeri ele alınmış ve incelenmiştir. Sözlükte "Yeni yetişmiş, sonradan ortaya çıkan, tecrübesiz" anlamına gelen Nevabit kavramı aynı zamanda ayrık otu anlamına da gelir. Kavramsal anlamı ise inançlarını rasyonel temellere oturtamayan, yaşadığı çağın farkında olmayan, dini metinleri yüzeysel yorumlayan kişileri ifade eder. Sırasıyla İslam Öncesi Grek siyaset felsefesinde Nevabit kavramını ele aldığımız çalışmamızda öncelik olarak kavramın tanımlamasını yaptık daha sonra Platon, Aristoteles, Farabi ve İbn Bacce'de Nevabit kavramının nasıl ele alındığını inceledik. Platon ve Aristoteles'e göre Nevabit kavramı adil toplum tasavvurlarında erdemli olmayanı temsil eder. Platon, ahlaki çöküş yaşayan ve erdemden uzaklaşan hükümetlerdeki kişileri nevabit olarak değerlendirir. Daha sonrasında Mu'tezili Âlimler, muhalif grupları eleştirmek ve aşağılamak için kullanmış olduğu bu kavramı Farabi sosyo-politik bir bağlama oturtarak, şehrin düzenini bozan ve hiçbir erdemi olmayan insanlar olarak tanımlamıştır. Ona göre, nevabitler sosyal yapılardaki yozlaşmış insanlardır ve toplum için tehdit unsuru oluştururlar. Farabi, nevabitleri kontrol altına almak için şehirden uzaklaştırma, cezalandırma ve işe yönlendirme gibi yöntemler önerir. Farabi'ye göre iyi bir toplumun temeli; teorik, entelektüel, ahlaki ve pratik olmak üzere dört temel erdemin uygulanmasıdır. Farabi cahil şehirleri alçaklık, şeref, tagallüp ve demokratik şehirler olarak sınıflandırır. Demokratik şehirlerde çeşitliliğin iyi insanların ortaya çıkmasına yardımcı olabileceğini belirtir. Farabi'ye göre zaruret, onur ve demokratik şehirlerin iyi şehirlere dönüşme olasılığı daha yüksektir. Farabi, toplumun bozulabileceğini ancak ideal toplumun erdemli toplum olduğunu ifade eder. Farabi toplumsal mutluluğa odaklanır. İbn Bacce ise Nevabit kavramını erdemli olmayan şehirlerde yaşayan insanlar için kullanır. Çünkü İbn Bacce, Farabi'nin aksine erdemli bir toplumda nevabitlere yer olmadığını savunur. İbn Bacce'ye göre erdemli olmayan toplumlarda yaşayan nevabitler, toplumu daha iyi bir yer haline getirmeye çalışanlardır. Ona göre, erdemli olmayan bir toplumda kişi erdemlerini koruyarak erdemli bir hayat yaşayabilir. İbn Bacce'de "Mütevahid" kavramı, erdemli olmayan bir toplumdan uzaklaşan ve bireysel erdemlerini koruyan kişiyi ifade eder. İbn Bacce, mutluluğun bireysel olarak elde edilebileceğine inanır. Farabi'ye göre Nevabitler, toplumsal düzeni bozan ve kontrol altında tutulması gereken unsurlardır. Aynı zamanda erdemli olmayan toplumlarda dönüşüme katkıda bulunabilecek kişilerdir. İbn Bacce'ye göre ise erdemli olmayan toplumlarda, toplumu daha iyi bir yer yapmaya çalışan kişiler nevabitlerdir.Item type:Item, Türk kamu yönetiminde liyakat uygulaması(Ankara Üniversitesi, 2025) Cansu, MuratTürk kamu yönetimi liyakat uygulamalarında; memurlara sicil uygulamasının kaldırılması, kamu yönetiminde liyakat ilkesine işlerlik kazandırılamaması, kariyer sisteminin gerektiği gibi uygulanamaması ve memurlara ilişkin düzenlemelerin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) ve Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile yapılması problemleri tanımlanmıştır. Bu çalışma yukarıda belirtilen problemlerin çözümüne katkı sağlamak ve liyakat sisteminin oluşturmasına yönelik öneriler sunmaktır. Bu çalışma yapılırken doküman analizi (literatür tarama) yöntemi uygulanmıştır. Bu çalışmada Türk kamu yönetiminde Cumhuriyetin ilk yıllarından günümüze anayasa ve kanunlarda liyakat uygulamalarına değinilmiş, bazı Avrupa ülkelerindeki liyakat sistemleri örneklendirilmiş, son yıllarda mahkemeler tarafından mülakatlarla ilgili verilen iptal kararları da göz önüne alınarak kamuda istihdam edilecek personelin atama ve terfilerinin; eğitim durumları, bilgi ve becerileri, kişisel tecrübe ve deneyimlerinin değerlendirilmesiyle liyakat sisteminin oluşturulması gerektiği önerilmiştir.Item type:Item, Yapay zeka algoritmaları kullanılarak anomali tabanlı saldırı tespit sistemi(Ankara Üniversitesi, 2025) Özsarı, MelekGelişen teknolojiyle birlikte çevrimiçi hizmetlerin yaygınlaşması, bireylerin ve kurumların dijital ortamdaki güvenliğini daha da önemli hale getirmiştir. Bu bağlamda, ağ trafiğini analiz ederek siber saldırıların tespiti, bilgi güvenliği alanında kritik bir araştırma konusudur. Bu çalışmada, gri kurt optimizasyonu ve parçacık sürü optimizasyonu algoritmalarının ağ trafiği verilerinde özellik seçimi başarısı incelenmiştir. Saldırı türleri ayrıntılandırılmamış, yalnızca ikili ("saldırı" veya "normal" olarak) sınıflandırma yapılmıştır. Öznitelik seçimi için USB_IDS_1 ve CSE-CIC-IDS2018 veri setleri üzerinde çalışılmış, sınıflandırma aşamasında karar ağacı algoritması kullanılmıştır. Modellerin performansları F1-skor metriği ile değerlendirilmiştir. Elde edilen deney sonuçlarına göre her iki yöntem de başarılı sonuçlar vermiştir. GWO, PSO'ya kıyasla daha az sayıda öznitelik seçerek daha verimli bir seçim sağlamıştır. Sonuçlar her iki algoritmanın ağ trafiği verileri üzerinde etkin öznitelik seçimi sağladığını ve düşük boyutlu veri ile sınıflandırma başarısının korunabildiğini göstermektedir. Ayrıca GWO ve PSO algoritmalarının saldırı tespiti sistemlerinde öznitelik seçimi başarısını aynı veri setleri üzerinde karşılaştırmalı olarak sunması açısından literatürde özgün bir yere sahiptir. Özellikle GWO'nun daha az öznitelikle yüksek başarı sağlaması, gerçek zamanlı ve kaynak kısıtlı sistemler için uygulanabilirliğini ortaya koymaktadır. Bu çalışma, saldırı tespiti sistemlerinin doğruluk ve verimliliğini artırmak adına önemli katkılar sunmaktadır.Item type:Item, Polinom sıra dönüştürülmüş lomax dağılımı ve uygulamaları(Ankara Üniversitesi, 2024) Sağlık, Pınarİstatistik, farklı bilim dallarında karmaşık bilgilerin anlaşılmasını ve yorumlanmasını sağlayarak daha sağlam sonuçlar elde edilmesine yardımcı olmaktadır. Şirketlerin karını etkileyen faktörleri analiz etmekten, doğa olaylarının etkilerini yorumlamaya, insanların hayat kalitesini artırmak için ameliyat veya tedavi yöntemlerinin etkinliğini tahmin etmeye kadar geniş bir yelpazede kullanılmaktadır. Bu çalışmada, özellikle uç değerlerin etkisinin hesaba katıldığı Polinom Sıra Dönüştürülmüş Lomax Dağılımı kullanılarak yeni bir dağılım modeli geliştirilmiştir. Bu yeni modelin istatistiksel özellikleri ve karakteristikleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çalışmada, bu dağılımın yapısı derinlemesine ele alınmış ve bilinen parametre tahmin yöntemleri kullanılarak parametrelerin doğru bir şekilde tahmin edilmesi üzerine yoğunlaşılmıştır. Aynı zamanda, sistem ve güvenilirlik analizlerinde kullanılan temel kavramlar da gözden geçirilmiştir. Literatürde daha önce farklı dağılımlar kullanılarak incelenmiş verilerden yararlanılarak, bu yeni modelin çeşitli alanlarda uygulanabilirliği ve etkinliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Sonuçlar, Polinom Sıra Dönüştürülmüş Lomax Dağılımı'nın, çeşitli veri setlerinde daha doğru ve güvenilir tahminler yapabilme potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.Item type:Item, Duygusal Zekânın Yöneticilerin İş Hayatında Çatışmaları Kontrol Etmesinin Etkileri(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Tekin, İlaydaDuygular, bireyin çevresine ve yaşantısına verdiği tepkileri şekillendiren temel unsurlardır. Mutluluk, üzüntü, öfke, korku, şaşkınlık gibi temel duygular, insanın olayları algılama ve tepki verme biçimini belirler. Bu duygular bireyin karar alma süreçlerinde, sosyal ilişkilerinde ve kendini tanıma sürecinde büyük rol oynar. Zekâ ise, bireyin çevresine uyum sağlama, problem çözme ve düşünme yeteneğini ifade eder. Zekâ kavramı, zamanla farklı yaklaşımlar çerçevesinde ele alınmış ve çoklu zekâ kuramıyla birlikte çeşitli alanlara ayrılmıştır. Dilsel, mantıksal, mekânsal, müzikal, kinestetik, kişilerarası ve içsel zekâ türleri bireyin farklı yeteneklerini ortaya koyar. Bireyin kendi duygularını anlama, yönetme ve başkalarının duygularını kavrayarak etkili sosyal ilişkiler kurabilme yeteneğini duygusal zekâ sağlamaktadır. Salovey ve Mayer ’in yetkinlik temelli modeli, duygusal algı, duygusal kullanım, duygusal anlama ve yönetimden oluşurken, Goleman’ın performans temelli modeli, öz farkındalık, kişinin kendini kontrol etmesi ve idare etmesi, harekete geçme yetisi, duygudaşlığı ve çevreyle güçlü ilişkiler kurabilmesi üzerine odaklanır. Kişinin zor durumlar karşısında sabrını, kişinin sorunlarla başa çıkmasını ve sorunlara karşı harekete geçme kabiliyetini doğru şekilde yönlendirebilmesini ve çevresiyle sağlam ilişkilerini güçlendirmesini sağlayan en önemli yeti kişinin duygusal zekâsı olarak karşımıza çıkar. Özellikle iş hayatında ve bireysel gelişimde duygusal zekâ, başarıyı ve uyumu artıran kritik bir faktördür. Yönetim, organizasyonların hedeflerine ulaşmasını sağlamak için kaynakları etkin bir şekilde planlama, yönlendirme ve denetleme süreçlerini içerir. Etkili yöneticiler, sadece karar vericiler değil, aynı zamanda ekiplerini motive eden, stratejik hedeflere ulaşmalarını sağlayan liderlerdir. Yöneticilerin başarısında zekâ önemli bir faktördür. Analitik zekâ (IQ), veri analizi ve stratejik karar alma becerilerini desteklerken, duygusal zekâ (EQ), bireylerin kendi duygularını yönetmesini, başkalarını anlamasını ve sağlıklı ilişkiler kurmasını sağlar. Günümüzde duygusal zekâ, liderlik ve yönetim başarısında kritik bir yetkinlik olarak görülmekte, işe alım ve performans değerlendirme süreçlerinde önemli bir kriter olarak değerlendirilmektedir. Duygusal zekâ sahibi yöneticiler, güven oluşturarak çalışanlarıyla etkili iletişim kurabilir, motivasyonu artırabilir ve kriz anlarında daha etkili çözümler üretebilirler. Araştırmalar, duygusal zekâ ile liderlik başarısı arasında güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Başarılı yöneticiler, sadece teknik becerilere değil, aynı zamanda empati, öz denetim, esneklik ve kişilerarası ilişkilere dayalı becerilere sahip olmalıdır. Çatışma yönetimi, işletmelerde ortaya çıkan anlaşmazlıkları etkili stratejilerle çözmeyi amaçlayan önemli 34 bir süreçtir. Kalıcı çözümler üretmek, kısa vadeli yaklaşımlardan daha sürdürülebilir sonuçlar doğurur. Çatışmaları önleyici tedbirler almak zaman ve maliyet tasarrufu sağlasa da, ortaya çıkan anlaşmazlıkları doğru yönetmek için çeşitli yöntemlerin kullanılması gerekir. Farklı çatışma yönetimi modelleri geliştirilmiştir. Mary P. Follett, çatışmaları hükmetme, işbirliği, bütünleşme, kaçınma ve bastırma gibi yöntemlerle ele alırken, Blake ve Mouton işe ve insana yönelik yaklaşımları inceleyerek çatışma yönetimini farklı kategorilere ayırmıştır. Thomas ise rekabet, alttan alma, uzlaşma, kaçınma ve işbirliği olmak üzere beş temel yönetim tarzını belirlemiştir. Başarılı çatışma yönetimi, yöneticilerin duygusal zekâsını ve liderlik becerilerini kullanmasını gerektirir. Duygusal zekâsı yüksek yöneticiler, çalışanların duygularını dikkate alarak çözüm sürecini daha sağlıklı bir şekilde yönetebilirler. İşbirliği yaklaşımı, tüm tarafların çıkarlarını gözeterek kazanan-kazan anlayışını benimserken, uzlaşma yöntemi tarafların belli tavizler vererek ortak bir noktada buluşmasını sağlar. Kaçınma yaklaşımı, belirli durumlarda geçici bir çözüm olabilir ancak uzun vadede çatışmanın büyümesine yol açabilir. Sonuç olarak, işletmelerde etkin çatışma yönetimi, ilişkileri güçlendirerek verimliliği artırır. Yöneticilerin uygun stratejileri belirleyerek, bireyler arası ilişkileri sağlam temellere oturtmaları ve iş ortamında sürdürülebilir çözümler üretmeleri kritik bir öneme sahiptir.
