Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Galtung'un barış kuramı çerçevesinde Birleşmiş Milletler barış operasyonlarının analizi: Kongo Demokratik Cumhuriyeti örneği(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Giray, MelikeBu tezde, Soğuk Savaş'tan sonra liberal barış tezi perspektifinde yeniden dizayn edilen BM barış operasyonlarının Galtung'un "yapısal şiddet" kavramını içermeksizin negatif barış kapsamında faaliyetler yürütmesi sebebiyle kalıcı barışı tesis etme hususunda başarısız olduğu varsayılmaktadır. Bu varsayım, BM'nin Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde yürütmüş olduğu BM Kongo Operasyonu (ONUC), BM Kongo Demokratik Cumhuriyeti Misyonu (MONUC) ve BM Kongo Demokratik Cumhuriyeti İstikrar Misyonu (MONUSCO) adlı operasyonlar çerçevesinde ele alınarak incelenmiştir. Bu hususta, tezin birinci bölümünde Johan Galtung'un barış kuramı üzerinden kuramsal bir çerçeve çizilerek BM barış operasyonlarının liberal barış perspektifinde gerçekleştirdiği dönüşüm incelenmiştir. Tezin ikinci bölümünde ise, Galtung'un şiddet tanımı üzerinden, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde sömürgecilik dönemi ile beraber ortaya çıkan ve tarihsel süreç içerisinde gelişen yapısal şiddet türleri ve bugün devam eden çatışmalar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu hususta, Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nin sömürgeleşme süreci, Kongo Bağımsız Devleti ve Belçika Kongo'su dönemleri ele alınmıştır. Tezin üçüncü bölümünde ise, BM'nin Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde gerçekleştirdiği barış operasyonları Galtung'un barış kuramı çerçevesinde incelenmiş olup, bu operasyonların "negatif barış" ve "pozitif barışı" sağlama hususlarındaki başarı ve başarısızlıkları değerlendirilmiştir.Item type:Item, Bazı pamuk çeşitrlerinin lox ve pox genleri ile taranarak tuz stresi bakımından karakterize edilmesi(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Emrebaş, TülayBu çalışma, Pamuk Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü deneme alanı, sera ve laboratuvarlarında gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın amacı; ülkemizde geliştirilen bazı pamuk genotipleri ile yabancı orjinli pamuk çeşitlerinin, büyüme ve gelişim süreçlerinde biyotik ve abiyotik stres koşullarında aktif rol oynayan da POX (Peroksidaz) ve LOX (Lipoksigenaz) genleri bakımından taranarak, bazı fizyolojik parametrelerle değerlendirilerek ilişkilendirilmesi ve genotiplerin tuza tolerans bakımından karakterize edilmesidir. Çalışmada, 20 farklı pamuk genotipi, 4 farklı tuz dozunda (kontrol 0 mM, 50 mM, 100 mM ve 200 mM NaCl2) bazı fizyolojik (klorofil içeriği, yaprak sıcaklığı, kök uzunluğu, yaprak alanı, kök gövde oranı, stoma iletkenliği, nispi nem içeriği, ilk boğum yüksekliği) ve LOX ve POX markörleri bakımından değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda; kullanılan çeşitler/hatlar içerisinde incelenen fizyolojik özellikler bakımından yabancı orjinli olarak; TAM04, TAMB182, Acala1517C, TAM87 ve yerli çeşitlerimizden ise SC2009, ŞAHİN2000, SC2079, ES1, ES2 çeşitleri/hatları tuzluluk stresi bakımından en yüksek ümit var ve en toleranslı çeşitler/hatlar olarak belirlenmiştir. Ayrıca, farklı orjinli pamuk genotiplerinin POX (peroksidaz ve LOX (Lipoksigenaz) genleri bakımından taranmıştır. Bütün primerlerden hem LOX hem de POX gen bazlı markörlerin çoklu bant verdiği belirlenmiştir. LOX markörlerinde toplam 289 bant POX markörlerinde ise 489 bant oluşturduğu belirlenmiştir. Bu datalar sonucunda oluşan PİC 0.09 ile 0.59, allel frekansı 0.3 ile 0.95, genetik farklılık 0.1 ile 0.67 arasında değişmiştir. Moleküler çalışmalar bakımından genotipler arasında geniş genetik varyasyon gösterdiği, moleküler bulguların fizyolojik karakterlerle örtüştüğü ortaya konmuştur.Item type:Item, Bölgesel yenilik ve akıllı uzmanlaşma TR82 bölgesi için bir model önerisi(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Gürgen, Nedim EmreBu araştırma, bölgesel kalkınma politikalarına yön veren çağdaş yaklaşımlardan biri olan akıllı uzmanlaşma çerçevesinde, TR82 Bölgesi (Kastamonu, Sinop, Çankırı) için bir model önerisi sunmaktadır. Çalışmanın kuramsal temeli, bibliyometrik ve sistematik literatür analizleri yoluyla oluşturulmuştur. Sektörel önceliklendirme, ürün uzayı yaklaşımının çeşitlilik, sıradanlık ve PRODY değişkenleri aracılığıyla değerlendirilmiş ve Sinop ili su ürünleri sektörü pilot alan olarak belirlenmiştir. Girişimci keşif süreci kapsamında yürütülen nitel veri analizinde, avcılık, yetiştiricilik ve işleme olmak üzere su ürünleri sektörünün temel alt faaliyet alanlarında değer zinciri yapısı, mevcut teknoloji düzeyi, rekabet seviyesi ve inovasyon kapasitesi ayrıntılı biçimde ele alınmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda çalışma, TR82 Bölgesi'nin sektörel çeşitlenme potansiyelini nicel ve nitel verilerle somutlaştırmakta; böylece hem literatüre teorik katkı sunmayı hem de politika yapıcılar ile uygulayıcılara stratejik yol haritaları geliştirme konusunda yön göstermeyi amaçlamaktadır.Item type:Item, Çoklu bant görüntü füzyon yoluyla gelişmiş hedef tespiti ve takibi(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Evdi, MertcanHedef tespit ve takibi son yıllarda gelişen ve önemi giderek artan kritik bir konu haline gelmiştir. Askeri ve sivil alanlar başta olmak üzere radar veya görüntü üzerinden hedef tespit ve takibi yapmak mümkündür. Özellikle maliyet açısından düşük olması ve kullanılabilirlik açısından günümüzde sıklıkla görüntü üzerinden hedef tespit ve takibi yapılmaktadır. Gelişen teknoloji ve yapay zekâ ile birlikte elde edilen tek bant görüntüler kolaylıkla kandırılabilir/atlatılabilir hale gelmiştir. Bu soruna çözüm olarak, çoklu bant görüntü füzyon yöntemi öne çıkmaktadır. Bu çalışmada, günümüzde sıklıkla kullanılan görünür bant ve kızılötesi bant görüntüler, modern füzyon tekniklerinden biri olan piksel bazlı uyarlanabilir ağırlıklı görüntü füzyonu (PAWIF) ve klasik füzyon tekniklerinden biri olan ayrık dalgacık dönüşümü kullanılarak birleştirilmiştir. 320x240 çözünürlüğe sahip ve çoklu hedef barındırarak birleştirilen görüntüler daha sonra takip performansını daha sağlıklı ölçebilmek adına 640x480 çözünürlüğe ölçeklendirilmiştir. Tespit ve takip performansını artırmak amacıyla çeşitli görüntü işleme teknikleri kullanıldıktan sonra modern tespit algoritmalarından birisi olan YOLO ve klasik tespit algoritmalarından birisi olan Haar Cascade kullanılarak tespit işlemi yapılmıştır. Her tespit adımından sonra yine günümüzde oldukça popüler olan DeepSORT algoritması ve klasik takip algoritması olan Basitleştirilmiş Kalman Filtre kullanılarak takip yapılmıştır. Modern ve klasik, tespit ve takip algoritmaları kullanılarak füzyon edilen görüntülerin hem görüntü işlemeli hem görüntü işlemesiz hem de füzyon edilmeden ki versiyonlarının performansları, tespit için Doğruluk (Accuracy), Duyarlılık (Recall), Kesinlik (Precision), F1 Skoru; takip için Çoklu Nesne Takip Doğruluğu (MOTA), Çoklu Nesne Takip Duyarlılığı (MOTP) ve Yüksek Düzey Takip Doğruluğu (HOTA) kullanılarak hesaplanmıştır. Tez çalışmasında elde edilen sonuçlar, modern füzyon yöntemlerinin modern tespit ve takip algoritmalarıyla birlikte kullanıldığında klasik yöntemlere kıyasla daha yüksek performans sağladığını ortaya koymuştur.Item type:Item, Son dönem Osmanlı ulemasının modern bilimlerle ilişkisi üzerine sosyolojik bir deneme(Ankara Üniversitesi, 2025) Dal, SelinBu tezde son dönem Osmanlı erken dönem Cumhuriyet Ulemasının, modernleşme süreciyle birlikte ortaya çıkan modern bilimlerle kurmuş olduğu ilişki tarihsel ve sosyolojik bir perspektif doğrultusunda incelenmiştir. Osmanlı Devleti'nin son dönemini Türkiye Cumhuriyeti'nin ise ilk yıllarını deneyimleyen, bu bağlamda geçiş dönemi âlimleri olarak nitelendirebileceğimiz on üç isimden oluşan bir kadro belirlenerek bu kadronun modern bilimleri algılama biçimi ve bu alanlar üzerine yaptıkları çalışmalar ortaya konulmuş, ardından bu kadronun bilginin yenileşmesindeki payı değerlendirilmiştir. Bu sayede de "eski" epistemik topluluk olarak tanımlayabileceğimiz ulemanın bilim ve düşünce tarihimizdeki yeri somut bir zemine taşınmıştır. Tezin içerisinde, eski epistemik topluluk olan ulema ile "yeni" epistemik topluluk olarak tanımlayabileceğimiz, Osmanlı'da başlayan modernleşme süreci doğrultusunda ortaya çıkan ve Türkiye'ye giden yolu hazırlayan bilgi topluluğu arasında karşılaştırmalar da yapılmıştır. Bu karşılaştırmaları sağlıklı bir biçimde yapabilmek adına Osmanlı'da modernleşmenin başladığı on sekizinci yüzyıldan, modernleşmenin yeni bir boyuta evrildiği Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar uzanan bir süreçte hem ulemanın hem yeni epistemik topluluğun görünümü kronolojik olarak hazırlanan ikinci bölümde ortaya konulmuştur. Bu bölümde görüleceği üzere yeni epistemik topluluk, Batı'daki bilimsel devrim sayesinde modern bir çizgiye ulaşan bilimleri (hem fen bilimleri hem sosyal bilimler) ulemadan daha iyi benimseyebilmiştir ve bu alanlarda ulemaya kıyasla daha fazla katkı ortaya koyabilmiştir. Dolayısıyla tez içerisinde ulemanın modern bilimlerle ilişki kurmuş olduğunu tespit etmiş olsak da bu ilişkinin sınırlılıklarının ve eksikliklerinin de olduğu vurgulanmıştır. Ulemanın bilim ve düşünce tarihimizdeki görünümü sosyolojik bir zemine de taşınarak bu epistemik topluluğun "işlevsel" mi olduğu "çatışma" mı yarattığı değerlendirilmiştir. Cumhuriyet dönemine gelindiğinde, çatışma yaratan bir epistemik topluluk olarak göründüğünü tespit ettiğimiz ulemanın bu görünümünün temelinde, sahip olduğu medrese eğitimini ve bilim algısını oluşturan geleneksel bir anlayış yani paradigma bulunmaktadır. Bu nedenle birinci bölümde ulemanın geleneksel paradigmasını oluşturan dinamikler tanıtılmış, tezin üçüncü ve asıl bölümünde ise modernleşme süreciyle Osmanlı topraklarına taşınan modern bilimlerle bağ kurabildiğini tespit ettiğimiz geçiş dönemi âlimleri olan Mehmet Ubeydullah Hatipoğlu'nun, Ömer Ferit Kam'ın, İsmail Hakkı İzmirli'nin, Mehmed Seyyid Bey'in, Ahmet Rifat Bilge'nin, Mehmet Fatin Gökmen'in, Muhammed Hamdi Yazır'ın, Mehmet Şerefeddin Yaltkaya'nın, Ebül'ulâ Mardin'in, Halim Sabit Şibay'ın, Eşref Efendizâde Şevketî Mehmed'in, Ahmet Hamdi Akseki'nin, Yusuf Ziya Yörükân'ın düşünce dünyaları detaylıca ortaya konulmuştur. Böylelikle bilim ve düşünce tarihimizi daha iyi anlayabilmek adına bu tarihin bir parçası olan ulemanın, bu alanlara bir epistemik topluluk olarak yapmış olduğu katkıların yeniden görünürlük kazanması sağlanmıştır.
