Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Coexistence of Unstable Angina Pectoris and Wolff-ParkinsonWhite Syndrome Developed After Consumption of Energy Drink(Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2018) Demir, Vahit; Çelik, Yunus; Hidayet, Şıho; Ede, Hüseyin; Turan, YaşarInterest in energy drinks and their consumption are increasing in recent years. The underlying motivation for the users is mostly enjoyment or enhancement of performance and attentiveness. However; energy drinks also have unwanted side effects such as cardiac symptoms. A small amount of data is available about the cardiac problems caused by energy drinks. Wolff-Parkinson-White syndrome is a congenital heart disease, causing tachycardia and very rarely sudden death. In this case, we aimed to represent a young case diagnosed with unstable angina pectoris and intermittent Wolf-Parkinson-White syndrome, developed after consumption of energy drink. Enerji içeceklerine ilgi her geçen gün artmakta ve enerji içeceği tüketimi de buna paralel olarak artmaktadır. Kullanıcılar çoğunlukla keyif almak, performans ve dikkati artırmak amacıyla enerji içeceklerini kullanmaktadır. Ancak enerji içecekleri istenmeyen kardiyolojik olaylara neden olabilirler. Literatürde enerji içeceklerinin yol açtığı kardiyolojik sorunlar az da olsa yayınlanmaktadır. Wolff-Parkinson-White sendromu taşikardilere neden olan, seyrek olarakta ani ölümün görülebilebileceği doğumsal bir kalp hastalığıdır. Bu olguda enerji içeceği tüketilmesi sonrası unstabil anjina pektoris ve intermitant Wolf-Parkinson-White sendromu saptanan genç bir olguyu sundukItem type:Item, Biventricular Pacemaker Implantation in an Elderly Patient with Situs Inversus Dextrocardia(Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2018) Çiftçi, Orçun; Doğanözü, Ersin; Yılmaz, Mustafa; Atar, İlyas; Özin, Mehmet BülentDextrocardia is a rare anomaly. Although other congenital defects may accompany this anomaly, many patients have normally functioning hearts, and when they get old, they face common cardiac disorders, namely coronary heart diease and heart failure and may require pacemaker implantation. The number of papers reporting biventricular pacemaker implantation in these patients is limited. We report a woman of advanced age with dextrocardia who underwent biventricular cardiac pacemaker implantation for advanced heart failure. Dekstrokardi nadir bir anomalidir. Bu anomaliye başka konjenital defektler eşlik edebilse de, birçok hastanın normal fonksiyon gösteren bir kalbi vardır ve bu hastalar yaşlandıklarında koroner arter hastalığı ve kalp yetersizliği gibi sık karşılaşılan kalp hastalıkları ile karşılaşmakta ve bu nedenlerle kalp pili takmak gerekebilmektedir. Dekstrokardili hastalarda kardiyak resenkronizasyon tedavisi amaçlı biventriküler kalp pil takılmasına ilişkin bildiri sayısı azdır. Biz bu olgu sunumunda ileri kalp yetersizliği için biventriküler kalp pili takılan dekstrokardili ileri yaşta bir kadın hasta bildirmekteyiz.Item type:Item, Efficacy of Omalizumab in Treatment of Therapy-Resistant Atopic Dermatitis and Contact Dermatitis(Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2018) Tamer, Funda; Erdoğan, Fatma Gülrü; Yıldırım, Dilsun; Rota, Didem DinçerOmalizumab selectively binds to immunoglobulin E antibodies and is approved for treatment of allergic asthma. However, its use in dermatologic diseases is increasing. Here, we report three treatment resistant cases, one with atopic dermatitis the other two with contact dermatitis successfully treated with omalizumab with no side effect. Omalizumab selektif olarak immünoglobulin E antikorlarına bağlanır ve alerjik astım tedavisi için onaylanmıştır. Bununla birlikte dermatolojik hastalıklarda kullanımı giderek artmaktadır. Bu makalede, omalizumab ile başarılı bir şekilde ve yan etki görülmeden tedavi edilmiş biri atopik dermatitli, diğer ikisi kontakt dermatitli olmak üzere tedaviye direnç gösteren üç olgu sunduk.Item type:Item, Kronik hepatit c tedavisinde i̇laç-i̇laç etkileşimi yönetimi(Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2018) Kalkan, İrem Akdemir; Çınar, Güle; Çelen, Mustafa Kemal; Memikoğlu, K. OsmanHepatit C tedavisinde yakın zamanda çığır açan tedavi yöntemleri olarak direkt etkili antiviraller hastalığın seyrinde %99‘un üzerinde kür sağlamaktadır. Ancak olası ilaç-ilaç etkileşimi durumları göz ardı edilmemelidir. Bu olgumuzda ledipasvir/sofosbuvir kullanması planlanan bir hastamızda valproik asit ile gelişebilecek olası bir etkileşimi nasıl yönettiğimizi paylaşmayı amaçladık. Direkt etkili antivirallerin kullanıma girmesi hepatit C tedavisinde çok önemli bir noktadır. İlaçların etkileşimi açısından iyi bir anamnez ve sonrasında multidisipliner yaklaşım gereklidir. Bu şekilde hepatit C tedavisinde başarılı ve güvenli şekilde devam etmiş olur. “Direct acting antivirals” cure over 99% in the course of the disease as a recent breakthrough treatment method in hepatitis C treatment. Possible drug-drug interactions should not be overlooked. In this case report we aimed to share how we managed the interaction in a patient who was planned to use sofosbuvir-ledipasvir. The use of direct antiviral drugs is a very important point in Hepatitis C treatment. A good patient history and a multidisciplinary approach are necessary for the interaction of drugs. These are necessary for successful and safe treatment of hepatitis C.Item type:Item, T regulatory cells in children with atopic dermatitis(Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2018) Çiftçi, Ömer; Haskoloğlu, Zehra Şule; Güloğlu, Deniz; Çipe, Funda; Çiftçi, Aylin; Köse, Kenan; Doğu, Figen; İkincioğulları, AydanThe aim of this study was to examine peripheral blood CD4+CD25high+FOXP3+ regulatory T (Treg) cell levels in children with atopic dermatitis (AD) and to evaluate their effects on the pathogenesis of the disease. Forty one patients (age between 1-60 months) satisfied the criteria for AD (Hanifin and Rajka criteria) and 20 healthy children were included into the study. Intracytoplasmic FOXP3 expression in CD4+CD25+ cells was measured by flow cytometry (Beckman Coulter FC500, USA, Software CXP 1.2). The change in mean fluorescence intensity (MFI) of the FOXP3 molecule relative to the MFI of the isotypic control was based on evaluation. Children with atopic dermatitis have significantly lower levels of peripheral blood CD4+CD25high+FOXP3+ regulatory T cells and higher levels of CD4+CD25high+FOXP3+ regulatory T cell MFI than the control group (p<0.001). Low levels of CD4+CD25high+FOXP3+Treg cells in atopic dermatitis might be due to the accumulation of these cells on the skin. While the CD4+CD25high+FOXP3+Treg cell levels were low, the high MFI levels of these cells suggests an attempt by Treg cells to regulate the immune response. Therefore, CD4+CD25high+FOXP3+Treg cells might play a role in the pathogenesis of atopic dermatitis. Bu çalışmanın amacı, atopik dermatitli (AD) çocuklarda periferik kanda CD4+CD25high+FOXP3+ regülatör T (Treg) hücreleri ve bu hücrelerin hastalığın patogenezi üzerine etkilerini değerlendirmektir. AD kriterlerini (Hanifin ve Rajka kriterlerini) karşılayan 41 AD’li hasta (yaş aralığı: 1-60 ay) ve 20 sağlıklı çocuk çalışmaya dahil edildi. CD4+CD25 + hücrelerde intrasitoplazmik FOXP3 ekspresyonu akım sitometrisi (Beckman Coulter FC500, USA, Software CXP 1.2) ile ölçüldü. Değerlendirmede FOXP3 molekülünün ortalama floresan yoğunluğunun (MFI) izotipik kontrolün MFI’ya göre değişimi esas alındı. AD’li çocukların kontrol grubuna göre; periferik kan Treg hücre seviyeleri düşük ve CD4+CD25high+FOXP3+Treg hücre MFI’ı daha yüksek bulundu (p<0,001). AD’de düşük CD4+CD25high+FOXP3+Treg hücre seviyeleri, bu hücrelerin deride birikmesine bağlı olabilir. CD4+CD25high+FOXP3+Treg hücre sayıları düşük iken, bu hücrelerin yüksek MFI seviyelerinin olması Treg hücrelerinin immün yanıtlarını düzenlemek için bir girişim olduğunu düşündürmektedir. Bu nedenle CD4+CD25high+FOXP3+Treg hücreleri AD patogenezinde rol oynayabilir.
