Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Hicrî ilk dört asır tefsirlerinde ḫayr ve şerr kavramları
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Soyarslan, Zeyneb
      Bu çalışma Kur’an-ı Kerim’de geçen ḫayr ve şerr kavramlarına hicrî ilk dört yüzyılda telif edilmiş olan tefsirlerde verilen anlamları incelemektedir. Araştırma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı, önemi, yöntemi ve kaynakları sunulmuş, konuyla ilgili çalışmalar irdelenmiştir. Birinci bölümde ḫ-y-r ve ş-r-r köklerinin klasik Arapça sözlüklerdeki anlamı araştırılmıştır. Bu köklerin öncelikle etimolojik yapısı incelenmiş, ardından isim ve fiil formları ayrı ayrı ele alınarak anlam tahlilleri yapılmıştır. İkinci bölümde Mekkī surelerde geçen ḫayr ve şerr kavramlarına tefsirlerde verilen anlamlar incelenmiştir. Üçüncü bölümde ise Medenī surelerdeki ḫayr ve şerr kavramlarına tefsirlerde verilen anlamlar ele alınmıştır. Bu çalışmada ḫayr ve şerrin isim ve sıfat olarak iki farklı kullanımı olduğu tespit edilmiştir. İsim olan ḫayr ve şerre tefsirlerde verilen anlamlar birer nesne veya olgu adıdır. Sıfat olan ḫayr ve şerre verilen anlamlar ise özellik belirtme aracıdır.
    • Item type:Item,
      İhtilâfu’l-Eimmeti’l-Ulemâ eseri bağlamında Ebû’l-Muzaffer İbn-i Hübeyre’nin (ö. 560/1165) fıkıhçılığı
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Kılıç, Muhammed Hüseyin
      Geleneksel anlamda Hilâf/Hilâfiyât ve furûk tarzı eser bölümleri veya müstakil eserler usûl/esas alınarak telif edilirken incelemekte olduğumuz eser tamamı ile fıkıh bablarına göre tertip edilmiş furû’ konuları içerisinde dört mezhep imamının görüşleri serdedilmiştir. Eser birçok kere basılmış olmakla beraber 2002, 2009 yıllarında Beyrut baskısı olarak elimizde mevcut 2 cilt olup İbâdât, Muamelât, Ukubât ve Ahvâl-ı şahsiye konuları ele alınarak sadece ittifâk ve ihtilâf edilen yönleri içermektedir. Bundan hareketle eser zamanında ve daha sonra intiba görmüş, eser ve müellife yapılan atıflar görülmüştür. Müellifin Abbasiler döneminde yaşadığı zaman diliminde ciddi görevleri üstlenerek vezirlik görevine kadar yükselmesi yanında vera’, hakkaniyet, adalet ve dürüstlüğü ile de temayüz etmiştir. Her açıdan incelenerek ülkemizde tanıtımı hak eden kişiliğe sahip bir müellif olma özelliğini taşımaktadır. Tezimizde müellifi gerekli yönleri ile tanıtıp fıkıh geleneğinde hilâf konusuna değindikten sonra eser bağlamında müellifin Fıkhî görüş ve tercihleri varsa tespit edilip, bağlı olduğu Hanbelî Mezhebine ihtilâf ettiği hususla incelenerek tercihlerini etkileyen hususlara değinilecektir. Neticede birden fazla ilmi bilgi ve birikimle tarihe iz bırakmış dirayet ve nufûz sahibi bir ilim adamı ve eseri ülkemizde ilmi çalışmalara literatür olmasına katkıda bulunabileceği yönüyle faydalı olacaktır.
    • Item type:Item,
      Yabancı çocukların Türkiye’de evlât edinilmesi
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Kaplan, Müjgan Elif
      Küreselleşme süreci ve son yıllarda dünya genelinde artış gösteren kitlesel göç hareketleri, klasik aile hukuku kurumlarını ulusal sınırların ötesine taşıyarak yeni hukuki problemlerin doğmasına neden olmuştur. Bu problemlerin en hassas noktasını, şüphesiz ki korunmaya muhtaç çocukların durumu oluşturmaktadır. Savaş, iç çatışma veya doğal afetler nedeniyle yerinden edilen, ailesini kaybeden veya refakatsiz kalan çocukların yüksek yararının nasıl korunacağı sorunu, modern hukuk sistemlerinin en önemli imtihanlarından biridir. Bu bağlamda “evlât edinme” kurumu, yalnızca bir çocuğu soybağı ile bir aileye bağlayan medeni hukuk ilişkisi olmanın ötesine geçerek; çocuk hakları, göç hukuku ve uluslararası koruma mekanizmalarının kesişim noktasında yer alan çok boyutlu bir hukuki çare haline gelmiştir. Türk hukuku açısından konu ele alındığında, Türkiye’nin coğrafi konumu ve maruz kaldığı yoğun göç dalgası, yabancı unsurlu evlât edinme sürecinde ortaya çıkan sorunları teorik bir tartışma olmaktan çıkarıp, acil çözüm bekleyen pratik bir meseleye dönüştürmüştür. Yabancı bir çocuğun Türkiye’de evlât edinilmesi süreci, sadece 4721 sayılı TMK’nın iç hukuk hükümlerini değil, aynı zamanda 5718 sayılı MÖHUK ile Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri, özellikle de 1993 tarihli Lahey Sözleşmesi’ni kapsayan karmaşık bir normlar hiyerarşisini ilgilendirmektedir. Çalışma, bu çok katmanlı yapıyı sistematik bir bütünlük içinde analiz etmek üzere ele alınmıştır. İlk aşamada, Türk hukukunda çocuk ve evlât edinme kavramlarının temelleri, evlât edinmenin maddi ve şekli şartları ile hukuki niteliği detaylandırılmıştır. Evlât edinme, çocuğun üstün yararını esas alan, devlet denetimine tâbi ve mahkeme kararıyla kurulan yapay bir soybağı ilişkisi olarak tanımlanırken; bu ilişkinin yabancılık unsuru taşıması halinde devreye giren “bağlama kuralları” çalışmanın omurgasını oluşturmaktadır. Araştırmanın odak noktasını, özellikle mülteci, şartlı mülteci ve geçici koruma statüsündeki çocukların evlât edinilmesinde karşılaşılan hukuki engeller ve çözüm önerileri oluşturmaktadır. Mevcut MÖHUK düzenlemeleri uyarınca, evlât edinme ehliyeti ve şartları konusunda kural olarak “çocuğun milli hukuku” yetkili kılınmıştır. Ancak vatansız olan, mülteci statüsünde bulunan veya Suriye, Afganistan gibi ülkelerden gelerek menşe ülkesiyle diplomatik ve hukuki irtibatını koparan çocukların söz konusu olduğu durumlarda, milli hukukun uygulanması fiilen imkânsız hale gelmekte veya çocuğun aleyhine sonuçlar doğurmaktadır. Çalışmada, bu tür uluslararası uyuşmazlığa elverişli durumlarda, kamu düzeni müdahalesi ve “mutad mesken” hukuku gibi esnek bağlama kurallarının nasıl devreye sokulacağı, Yargıtay içtihatları ve mukayeseli hukuk verileri özellikle İsviçre ve Alman hukuku ışığında tartışılmıştır. Refakatsiz çocukların Türkiye’deki hukuki statülerinin tespiti, biyolojik aileden rıza alınamaması sorunu ve “evlât edinilebilirliğin” tespiti konularında yaşanan belirsizlikler, somut çözüm önerileriyle irdelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın bir diğer önemli boyutu, evlât edinmenin hüküm ve sonuçlarının uluslararası alandaki yansımasıdır. Türkiye’de verilen bir evlât edinme kararının, çocuğun veya evlât edinenin vatandaşı olduğu diğer ülkelerde tanınması ve tenfizi, evlât edinilen çocuğun hukuki güvenliği açısından hayati öneme sahiptir. Tezde, evlât edinme kararının soybağı, mirasçılık, vatandaşlık kazanımı ve nüfus kütüklerine tescili üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde incelenmeye gayret edilmiş ve kararın bir ülkede geçerli sayılıp diğerinde sayılmadığı durumların önlenmesi için uluslararası iş birliğinin önemi vurgulanmıştır. Sonuç olarak yabancı çocukların evlât edinilmesi sürecinin, salt hukuki bir prosedür olarak değil, çocuğun travmatik geçmişini onarmaya yönelik bir sosyal politika aracı olarak ele alınması gerektiği savunulmuştur. Çalışma, mevcut yasal düzenlemelerin, özellikle refakatsiz çocuklar özelinde yetersiz kaldığını tespit etmekte; bu alanda “ikincillik ilkesi” (subsidiarity principle) gereği evlât edinmenin son çare olarak uygulanıyor olsa da çocuğun yararına olduğu kesinleştiğinde hızla uygulamaya koyulabilmesi için özel bir “İdari İşbirliği ve Merkezi Otorite” yapılanmasına gidilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
    • Item type:Item,
      Diyarbekirli Said Paşa ve Nuhbetu’l-Emsâl adlı eseri
      (Ankara Üniversitesi, 2023) Gürol, Feyza
      Bu çalışma, Diyarbekirli Said Paşa’nın Nuhbetu’l - Emsâl adlı eserini incelemeyi hedeflemiştir. Emsâl, Arap kültüründe sözlü geleneğin yaygın kollarından birini oluşturur. Bu alanda en önemli isimlerden biri olan Meydâni’nin yine alana ışık tutan Mecma’u’l - Emsâl adlı eseri, Said Paşa tarafından tercümesi yapılarak Nuhbetu’l - Emsâl adıyla günümüze ulaşmıştır. Tezin birinci bölümünde Said Paşa’nın hayatı, ilmî kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, Said Paşa’nın Nuhbetu’l Emsâl adlı eserine yer verilmiştir. Eserin genel içeriği hakkında verilen bilginin yanı sıra eserin, Meydâni’nin Mecma’u’l – Emsâl adlı eseriyle karşılaştırması, içerisinde mevcut mesellerin günümüzde kullanımı ve karşılığı hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç kısmında, yapılan araştırmalar sonucu elde edilen bilgiler hakkında bir değerlendirme yapılmıştır.
    • Item type:Item,
      Lefebvre sosyolojisi ve Marksizme katkıları
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Kirici, Özgür
      Bu çalışma, Marksist düşünce geleneğindeki epistemolojik tartışmaları incelemeyi amaçlamaktadır. Klasik Marksizmin epistemolojik düşüncesi ile 20. yüzyıl Marksizmin epistemolojisini kuramsal olarak karşılaştıran bu çalışma, Marksizm içerisindeki epistemolojik değişimin tarihselliğini incelemektedir. Bu çalışmada 20. yüzyıl Marksizmini temsil edecek epistemolojik sahayı oluşturacak düşünür H. Lefebvre olacaktır. Lefebvre’ün, K. Marx ve F. Engels’in tarihsel materyalizm yöntemine artı olarak geliştirdiği farklı temaların Marksist okuması, iki Marksist tarihin epistemolojisinin mukayeseli analizine katkı sunacaktır. Karşılaştırmanın temel problemi, “Henri Lefebvre’ün sosyolojisinin Marksizm açısından bir yenilik girişimi ve Klasik Marksizmin kuramsal boşluklarını tamamlama çabası mı yoksa Marksizmden bir kopuşu ifade eden kuramsal bir yönelim mi olduğuna” ilişkin soruya verilecek yanıtla ilişkilidir. Bu bakımdan Lefebvre’ün sosyolojisinin Marksizme verdiği katkılar bakımından incelenmesi elzemdir.