Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Çankırı havzasındaki (Bayramören kd'su) orta eosen yaşlı ılıca formasyonu'nun biyo-jeokimyasal özelliklerinin incelenmesi (iç anadolu, Türkiye)
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Büyük, Fatih
      Bu çalışmada; Çankırı Havzası'ndaki (Bayramören KD'su) Ilıca Formasyonu'nda koyu kahve renkli, kırılgan, zengin OM'li, yer yer laminalı bitümlü şeyl ile bitümlü marn ardalanmasından oluşan kayaçların organik-jeokimyasal ile ana oksitlerin, iz elementlerin, NTE'nin inorganik-jeokimyasal yönden incelenerek çökelim ortam koşulları ve hidrokarbon potansiyeli değerlendirilmiştir. Ortalama %TOC'si %11,02 olan, Tip I-denizel kerojen ve %100 amorf OM'den oluşan bitümlü kayaçlar mükemmel kaynak kayadır. Baskın sıcak-kurak, bazen nemli, soğuk-kuru paleoiklim değişkenlikleri yaşayan çökelim ortamının, kısmi düşük kimyasal ayrışmalara maruz kaldığı belirlenmiştir. Çökelim, çoğunlukla oksik/suboksik kısmen indirgen anoksik redoks koşullarında gerçekleşmiştir. Sahada bitümlü kayaçları üzerleyen Nummulitli kireçtaşı gözlenmesi ve bitümlü marn örneğinde İpresiyen-Lütesiyen yaşlı Nannotetrina türü nannofosil bulgusundan dolayı bitümlü kayaçların bölgede ilk kez durağan lagüner (haliç/koy/gelgit-düzlüğü) sığ deniz/kıyı geçiş ortamında çökeldiği ve ortama zaman zaman karasal OM girdisi olduğu anlaşılmıştır. Kaynak kayanın çoğunlukla katajenezin erken olgun safhasında olmasına ve kerojenin kısmen petrol türetmesine rağmen atımın henüz gerçekleşmediği belirlenmiştir. Ortamdaki bitümlü kayaçların yeterli kalınlıklarda, ortalama %9,3 petrol içeriğiyle FRP veriminin iyi-çok iyi ekonomik seviyede olmasından dolayı sentetik petrol üretimi için elverişli olabileceği değerlendirilmiştir. Sadece Mo'nun güvenilir RDE olduğu, diğer RDE'lerin ise detritik kökenli olduğu, RDE'lerin TOC%, Fe, S ve Mn ile çok zayıf pozitif-negatif korelasyonları nedeniyle RDE'lerin çökeliminde OM'nin, pirit, diğer sülfidli bileşikler ile Fe-Mn-oksi/hidroksitlerin etkisi yoktur. K, Zr, Rb, Th elementlerinin ve NTE'nin kökeninin çalışma sahasındaki volkaniklerle ilişkili olabileceği belirlenmiştir. NTE'nin bitümlü şeyllerde bitümlü marnlara göre daha fazla zenginleştiği gözlemlenmiş olup bunun nedeninin şeyldeki kilin ve OM'nin daha yoğun olmasıyla ilişkilendirilmiştir. Eu, Tb, Tm NTE'nin ve RDE'lerin çoğunun PAAS ve UCC'ye göre zenginleşmiş oldukları görülmüştür.
    • Item type:Item,
      Yatırım projelerinde risk analizinin makine öğrenmesi yöntemleriyle değerlendirilmesi
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Yaylalı, Dilan Özcan
      Bir sabit sermaye yatırım önerisi olarak yatırım projeleri ekonomik büyüme açısından vazgeçilmez öneme sahiptir. Yatırım projelerinin geleceğe dair bir yatırım önerisi olması nedeniyle, geleceğin beraberinde getireceği risklere maruzdur. Çeşitli risk değişkenleri ve belirsizlikten kaynaklanabilecek önemli mali kayıplar göz önüne alındığında, yatırım projelerinin risk analizi özellikle önemlidir. Risk faktörleri arasında projenin karlılığını, getirisini, ekonomik sürdürebilirliğini doğrudan belirleyen risk faktörü fiyat parametresidir. Bu çalışma, yatırım projelerinde risk analizinde en etkili değişkenlerden biri olması nedeniyle makine öğrenmesi yöntemleri ile fiyat tahmini yapmakta ve yeni bir makine öğrenmesi modeli ortaya koymaktadır. Çalışmada giriş katmanı, tek boyutlu konvolüsyon katmanı, havuzlama katmanı, LSTM gizli katmanı ve tam bağlı katmandan oluşan yeni bir CNN-LSTM makine öğrenmesi modeli geliştirilmiştir. Veri seti olarak 1 Haziran 1996'dan 1 Şubat 2025'e kadar 10228 günü kapsayan oksijen endeksi fiyatları kullanılmıştır. Modelin tahmin değerleri ve performans metrikleri MLP, CNN, LSTM, RNN ve CNN-RNN modelleriyle karşılaştırılmıştır. Oluşturulan CNN-LSTM modeli RMSE = 0.138, MAE = 0.124, MAPE = %2.8, MA = %97.2 ve R^2 = 0.9847 değerleriyle hata ölçüt endekslerinde en başarılı ve model uyumunda diğer modellere kıyasla en iyi performansı göstermiştir.
    • Item type:Item,
      Bazı yüzey aktif maddelerin miktar tayini için potansiyometrik yöntem geliştirilmesi
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Tanık, Alaattin Çağrı
      Bu çalışmada; üç farklı katyonik yüzey aktif maddenin potansiyometrik tayini için bazı Schiff bazlarının iyonofor olarak kullanıldığı polimerik membranlı katyonik sürfaktan-seçici grafit kalem elektrotlar hazırlandı. Poli (vinil klorür) (PVC) esaslı polimerik membranlarda iyonofor ve plastikleştirici türü ve miktarı değiştirilerek elektrotların performans özellikleri incelendi. Arquad (Didesildimetilamonyum klorür) tayini için, bileşime dahil edilen bazı nanomalzemelerin ve lipofilik katkının etkileri ayrıca değerlendirildi. Membranının bileşimi; 1'er mg N-salisiliden-2-aminofenol (iyonofor), sodyum tetrafenilborat (lipofilik katkı), kitosan (organik nanomalzeme), TiO2NP (inorganik nanomalzeme), 66 mg tributil fosfat (plastikleştirici) ve 30 mg PVC olan grafit kalem elektrotun Arquad duyarlılığında en iyi performansı gösterdiği gözlendi. Arquad-seçici elektrotun, pH 4,0'de, -58,6±3,0 mV/pARQ eğim ile 1,0×10-3-1,0×10-6 M derişim aralığında doğrusal cevap verdiği ve gözlenebilme sınırının 2,5×10-7 M olduğu tespit edildi. Tekrarlanabilirlik ve tekrar üretilebilirlik özellikleri açısından tek kullanımlık olarak değerlendirilmesi uygun görülen elektrotun cevap süresi 5-8 s idi. Önerilen elektrotun, bazı bozucu türlerin varlığındaki davranışı, sabit bozucu yöntemiyle (FIM) hesaplanan seçicilik katsayıları belirlenerek incelendi. Analitik uygulama için Avrupa (Hirvatistan) marketlerinden temin edilen çeşitli dezenfeksiyon ürünleri kullanıldı.
    • Item type:Item,
      Antep fıstığı kabuğu hemiselülozik hidrolizatlarından biyoteknolojik yolla ksilitol üretimi
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Bölükbaşı, Şeyma Özkan
      Bu tez çalışmasında, ülkemiz için önemli bir tarımsal yan ürün olan Antep fıstığı kabuğunun, yüksek katma değerli bir bileşik olan ksilitole biyoteknolojik yöntemlerle dönüştürülmesi amaçlanmıştır. Lignoselülozik yapıya sahip bu atığın uygun ön işlem ve fermantasyon stratejileri ile değerlendirilerek ksilitol üretiminde kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu doğrultuda, Antep fıstığı kabuğuna uygulanan ultrason destekli seyreltik asit ön işlemiyle, şeker bozunmasının minimum düzeyde tutulduğu, şeker geri kazanımının yüksek olduğu ve selülozun fermente edilebilir forma dönüştüğü optimum koşulların belirlenmesi hedeflenmiştir. Çalışmada, 80 °C sıcaklıkta; üç farklı süre (1, 2, 3 h), asit derişimi (%5, %7.5, %10 H₂SO₄) ve katı:çözücü oranı (0.5:10, 1:10, 1.5:10 g/ml) içeren toplam 15 farklı koşulda ön işlemler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda; ön işlem süresi, asit konsantrasyonu ve katı:çözücü oranı gibi parametrelerin optimizasyonu için Yanıt Yüzeyi Yöntemi (RSM) kullanılmış ve Box–Behnken deneme deseni uygulanmıştır. Yaklaşık 17,8 g/L ksiloz verimi ve düşük inhibitör oluşumu ile optimum ön işlem koşullarının etkinliği ortaya konmuştur. Elde edilen hidrolizat, Barnettozyma populi NRRL Y-12728 suşu ile fermantasyona tabi tutulmuştur. Çoklu optimizasyonla elde edilen hidrolizatla yapılan fermantasyonda 9.999 g/L ksilitol, 0.44 g/g ürün verimi, %96.9 substrat dönüşümü, %48.3 teorik verim ve 0.060 g/L·h hacimsel verimlilik elde edilmiştir. Sonuç olarak, Antep fıstığı kabuğunun uygun ön işlem koşulları altında ksilitol üretimi için yüksek potansiyel taşıdığı belirlenmiştir. Çalışma, atık yönetimine yönelik katma değerli bir çözüm sunmakta ve sürdürülebilir bir üretim yaklaşımı oluşturmaktadır.
    • Item type:Item,
      Enerji yoğunluğunu etkileyen faktörlerin regresyon analizi ve makine öğrenmesi yaklaşımlarıyla modellenmesi
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Eren, Hülya
      Enerji yoğunluğu, bir birim ekonomik çıktı (GSYH) üretmek için tüketilen enerji miktarını ifade eden temel bir göstergedir. Bir ekonomide enerji kaynaklarının ne kadar verimli kullanıldığını yansıtan bu ölçüt, aynı zamanda ekonomik yapının karakteristiklerini ve çevresel sürdürülebilirlik düzeyini değerlendirmek açısından da kritik bir rol oynamaktadır. Enerji yoğunluğunun düşük olması, daha az enerji kullanılarak daha yüksek ekonomik üretim gerçekleştirildiğini gösterir. Bu nedenle, enerji yoğunluğunun azaltılması; sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşılması, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve doğal kaynakların etkin yönetimi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu tez çalışmasında, ülkelerin enerji yoğunluğunu belirleyen faktörlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bağımlı değişken olarak enerji yoğunluğu ele alınırken; doğalgaz, elektrik, kömür ve petrol tüketimleri ile yenilenebilir enerji kaynakları ve nüfus yoğunluğu bağımsız değişkenler olarak kullanılmıştır. Analizlerde ülkeler, Dünya Bankası sınıflandırmasına göre alt-orta, orta-yüksek ve yüksek gelirli olmak üzere üç gruba ayrılmıştır. Enerji yoğunluğunun [0,1] aralığında sınırlı olması nedeniyle Beta Regresyon yöntemi tercih edilmiş; çoklu bağlantı sorununu gidermek için Beta Ridge Regresyon uygulanmıştır. Karşılaştırmalı analiz amacıyla ayrıca Destek Vektör Regresyonu, Rastgele Orman ve Karar Ağacı algoritmaları kullanılmış, modeller MSE, RMSE, MAE ve R² ölçütleriyle performans açısından değerlendirilmiştir. Ek olarak, Rastgele Orman modeli üzerinden değişkenlerin enerji yoğunluğu üzerindeki göreli etkileri incelenmiştir. Elde edilen bulgular, enerji yoğunluğunu etkileyen faktörlerin gelir gruplarına göre farklılık gösterdiğini ortaya koymuş ve politika yapıcılar için gruba özgü enerji verimliliği stratejilerinin geliştirilmesi gerektiğini vurgulamıştır.