Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Topraksız Tarım Yöntemiyle Hazine Taşınmazlarının Üzerinde İrtifak Hakkı Kurularak Uzun Süreli Kiralanması Ve Kızılcahamam İlçesi Üçbaş Mahallesi 1465 Parsel Numaralı Hazine Taşınmazı Üzerinde İrtifak Hakkı Kurulmak Suretiyle Jeotermal Seracılık Uygulama Projesi(Ankara Üniversitesi, 2025) Şara, DuranÖZET Tezsiz Yüksek Lisans TOPRAKSIZ TARIM YÖNTEMİYLE HAZİNE TAŞINMAZLARININ ÜZERİNDE İRTİFAK HAKKI KURULARAK UZUN SÜRELİ KİRALANMASI VE KIZILCAHAMAM İLÇESİ ÜÇBAŞ MAHALLESİ 1465 PARSEL NUMARALI HAZİNE TAŞINMAZI ÜZERİNDE İRTİFAK HAKKI KURULMAK SURETİYLE JEOTERMAL SERACILIK UYGULAMA PROJESİ Duran ŞARA Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Günay ERPUL Geleneksel tarım yöntemleriyle gerçekleştirilen üretime, alternatif bir tarımsal üretim şekli olarak ortaya çıkan, birim alandan elde edilen üretim ve geliri maksimize etmeye odaklanan, topraksız tarım uygulamaları gerek ülkemizde gerekse gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde, gittikçe tercih edilen bir üretim yöntemi haline gelmiştir. Bu çalışmada, topraksız tarım üretim yöntemlerine kısaca değinildikten sonra, topraksız tarım ile üretimin, ülkelerin kırsal kalkınma politikalarına olan etkisi ve ülkemizdeki mevcut durumu ortaya konulduktan sonra, özellikle atıl vaziyette olan Hazine taşınmazlarının, irtifak hakkı şeklinde 30 yıllık uzun dönemli kiralama modeliyle gerçek ve/veya tüzel kişi yatırımcılara kiralanması işlemleri ülkemizin yasal mevzuatı çerçevesinde değerlendirildikten sonra, Ankara İli Kızılcahamam İlçesi’nde bulunan yıllardır boş ve atıl durumda olan, 1465 parsel numaralı Hazine taşınmazı üzerinde, Fesleğen yetiştirmek amacıyla Jeotermal Seracılık projesinin yatırım karlılığı analiz edilerek, çalışmanın sonuç kısmında benzer projeler için müracaat etmek isteyen yeni yatırımcılara, farklı bir bakış açısı kazandırılmaya çalışılacaktır. Eylül 2025, 55 sayfa Anahtar Kelimeler: Topraksız Tarım, Jeotermal Seracılık, İrtifak HakkıItem type:Item, Menkul Kıymetleştirme’nin Türkiye Gayrimenkul Sektörüne Uygulanabilirliği(Ankara Üniversitesi, 2025) Güç, ÇakılÖZET Tezsiz Yüksek Lisans MENKUL KIYMETLEŞTİRME’NİN TÜRKİYE GAYRİMENKUL SEKTÖRÜNE UYGULANABİLİRLİĞİ Çakıl GÜÇ Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Harun TANRIVERMİŞ Menkul kıymetleştirme, finansal varlıkları (gayrimenkul, kredi kartı tahsilatları, kira gelirleri) finansal enstrümanlara dönüştürme sürecidir. Bu yöntem, likidite sağlama, risk yönetimi ve sermaye piyasalarının gelişimine katkıda bulunma açısından önemlidir. Dünya genelinde menkul kıymetleştirme çalışmaları incelendiğinde özellikle mortgage- backed securities (konut kredisi teminatlı menkul kıymetler) ve asset-backed securities (varlık teminatlı menkul kıymetler) branşlarında büyük bir ivme kazandığı görülmektedir. Bu finansal araçlar, yatırımcılara çeşitlendirme imkânı sunarken, finansal kuruluşlar için de fon sağlama, likidite sağlama ve risk transferi için önem arz etmektedir. Türkiye’de menkul kıymetleştirme, gayrimenkul sektöründe yaygın olarak kullanılmasa da yurt dışı örneklerden görüldüğü üzere konut finansmanını ucuzlatıcı ve gayrimenkule erişimi kolaylaştırıcı etkide bulunması olasıdır. Gayrimenkul projeleri, gelir akışı sağlayan varlıkların menkul kıymetleştirilmesi yoluyla finansman elde edebilir. Bu, inşaat şirketleri ve gayrimenkul geliştiricileri için potansiyel bir finansman kaynağıdır olmaya adaydır. Menkul kıymetleştirme, finansal sistemin etkinliğini artırırken, yatırımcılara da farklı varlık sınıflarına yatırım yapma imkânı sunar. Türkiye’de de bu alanda yapılan çalışmaların artmasıyla, menkul kıymetleştirme önemli bir finansal araç olarak daha fazla kullanılacaktır. Türkiye’nin ikincil ipotek piyasasının gelişimine katkıda sağlayacak bir merkez bulunmalıdır. Türkiye Menkul Kıymetleştirme Şirketi A.Ş. tarafından gerçekleştirilen ihracın dayanak varlıklarının gayrimenkul kapsamadığı, Türkiye Menkul Kıymetleştirme Şirketi A.Ş’nin bu vazifeyi tamamlayabilecek güçte ve fonksiyonda olmadığı görülmektedir. Türkiye’ye hizmet etmek ve konut problemine çözüm geliştirmek için Amerika’da ve Avrupa’da olduğu gibi gayrimenkul finansmanında uzmanlaşmış bir Menkul Kıymetleştirme Kuruluşunun kurulması tavsiye edilmiştir. Merkezi bir gayrimenkul menkul kıymetleştirme şirketi kuruluşu Türkiye’nin konut finansmanı ve ipotek dayanaklı menkul kıymet uygulamalarının gelişimine önemli bir katkı sağlayabilir. Eylül 2025, 56 sayfaItem type:Item, Gürültünün Gayrimenkul Değeri Üzerine Etkisi(Ankara Üniversitesi, 2025) Sert, Ali İhsanÖZET Tezsiz Yüksek Lisans GÜRÜLTÜNÜN GAYRİMENKUL DEĞERİ ÜZERİNE ETKİSİ Ali İhsan SERT Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Harun TANRIVERMİŞ İnsanlık tarih boyunca barınma ihtiyacını karşılamaya çalışmıştır. İlk çağlarda mağaralar ve geçici barınaklar kullanılmış, tarıma geçiş ile birlikte yerleşik düzene yönelinmiştir. Yığma taşlarla inşa edilen yapılarda başlangıçta toprak, sonrasında alçı, kireç ve bitüm bağlayıcı olarak kullanılmıştır. Zamanla çimento kullanımının yaygınlaşmasıyla yerleşik yaşam kalıcı hale gelmiştir. Günümüzde konutlar hem temel bir barınma aracı hem de güvenli bir yatırım unsuru olarak değerlendirilmektedir. Konut değerlerini; lokasyon, altyapı olanakları, çevresel ve demografik faktörler, suç oranı, yaşam kalitesi, manzara, arz-talep dengesi, ekonomik koşullar, faiz ve enflasyon oranları, fiziksel özellikler, mimari yapı, malzeme kalitesi, gürültü ve hava kirliliği, yeşil alanlar, iklim koşulları, imar durumu ve mülkiyet bilgileri gibi çok sayıda unsur belirlemektedir. Bu çalışmada, gürültünün gayrimenkul değerleri üzerindeki etkisi incelenmiştir. Ocak 2020–Kasım 2024 döneminde Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetkilendirilmiş değerleme uzmanlarınca Ankara genelinde hazırlanan raporlar değerlendirilmiş, veriler Kasım 2024 konut birim metrekare değerleri dikkate alınarak güncellenmiştir. 30.11.2022 tarihli ve 32029 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Evrensel Gürültü Kontrol Yönetmeliği kapsamında hazırlanan Ankara Büyükşehir Belediyesi gürültü haritaları kullanılmıştır. Raporlarda yer alan koordinatlar ArcGIS programı aracılığıyla gürültü haritalarıyla eşleştirilmiş, maruz kalınan gürültü düzeyleri belirlenmiş ve SPSS programı yardımıyla değer üzerindeki etkiler analiz edilmiştir. Ayrıca eğim, bakı, demografik yapı, okul ve proje etkileri incelenmiş; elde edilen bulgularla Ankara için toplu değer haritası oluşturulmuştur. Bu haritanın, belediyelerin emlak rayiç bedelleri belirleme sürecinde ve emlak vergisi kayıplarının önlenmesinde kullanılabileceği ortaya konulmuştur. Eylül 2025, 70 sayfaItem type:Item, Depremde Hasar Gören İpotekli Taşınmazların Süreç Yönetimi(Ankara Üniversitesi, 2025) Görgülü, BernaÖZET Dönem Projesi DEPREMDE HASAR GÖREN İPOTEKLİ TAŞINMAZLARIN SÜREÇ YÖNETİMİ Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Yeşim TANRIVERMİŞ Türkiye’de konut piyasası, ipotekli konut kredisi ile edinime büyük ölçüde bağlıdır. Arz-talep artışını sağlamanın yanında gayrimenkul sektörü ve diğer bağlantılı sektörlerde istihdamı da artırıcı bir role sahip olmasına rağmen deprem riski ile karşı karşıya olan Türkiye’de yüksek kredi kullanım oranları finansal riskleri de beraberinde getirmektedir. Deprem ve diğer doğal afetlerin yaşanması borçlu olan maliklerin ödeme zorluğu ile karşılaşma riskinin oluşmasına neden olmakta, bu durum da ekonomi üzerinde baskı oluşturmaktadır. 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen Kahramanmaraş Depremleri’nde en çok hasar alan illerden biri olan Adıyaman İli’nde deprem öncesinde 2022 yılında kredi kullanılarak edinilmiş taşınmazların maliklerini kapsayan bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın temel amaçları; maliklerin kredi dönem taksitleri için aldıkları destekleri, ödeme kabiliyetlerindeki ve isteklerindeki değişimi, konut kredisiyle bağlantılı sigortaları yaptırma oranlarını, deprem sonrasında bu sigorta/ların etkinliğini ve ikamet koşullarını incelemektir. 1.149 kişinin evreni oluşturduğu araştırmada, evrenden rastgele örnekleme yöntemi ile d=0,10 olmak üzere örneklem 68 kişi olarak belirlenmiştir. Deprem sonrasında maliklerin deneyimledikleri süreci anlamaya yönelik saha araştırması kapsamında 53 kişiden yanıt alınmış olup, 15 kişi ankete katılmak istemediğini beyan etmiştir. Elde edilen nitel verilerin çözümlenmesi için betimsel istatistik yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada; ödemelerde zorluk yaşamayan bireylerin örneklemin %70,3’ünü oluşturduğu ve bu durum da maliklerin depreme rağmen gelir kaybına uğramadıkları, kredi veren kuruluşlar tarafından risklerin (deprem gibi doğal afet riski, vb.) gerçekleşmesi durumunda dahi ödeme gücünü kaybetmeyecek bireylerin tercih edildiği ve kredi dönem taksitlerinin zamanla nominal ve reel değerinin azaldığı ortaya çıkmaktadır. Bir başka bulgu, örneklemin %48,5’i hasar gören ya da yıkılan ipotekli konut için borç ödemenin anlamsız olduğunu düşünmekte bu durum da maliklerin ödeme isteğinin azalmasına neden olmaktadır. Araştırmanın bir diğer önemli bulgusu ise; konut kredisi kullanım aşamasında zorunlu deprem sigortası haricinde yapılan konut sigortasından (ihtiyari) tazminat alma oranının %20 ile sınırlı kalmış olması kredi sözleşmelerinde yer alan “dain-i mürtehin” sıfatının neden olabileceğini düşündürmektedir. Bu bulgular, kredi veren kuruluşların tüketiciyi seçim aşamasında risklerin detaylı değerlendirildiğini ortaya çıkarmakla birlikte sigorta koşullarının daha şeffaf hale getirilmesi, sigorta sisteminin güçlendirilmesi ve kredi kullanıcılarının finansal risklere karşı daha iyi bilgilendirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu açıdan araştırma, ipotekli konut maliklerinin deprem gibi risklerlerle karşılaşmaları durumunda onları bekleyen koşulları özetleyen bir çerçeve sunması sebebiyle doğal afetlerin finansal sonuçlarının bireyler üzerindeki etkilerini anlamak, sigorta bilinci ve bireylerin ödeme davranışlarını analiz etmek açısından önem arz etmektedir. Mayıs 2025, 96 sayfaItem type:Item, Kitlerde Varlık Yönetimi ve Varlık Yönetiminde Kullanılan Erp Uygulamasında Eüaş Örneği(Ankara Üniversitesi, 2025) Polat, ArzuÖZET Tezsiz Yüksek Lisans KİTLERDE VARLIK YÖNETİMİ VE VARLIK YÖNETİMİNDE KULLANILAN ERP UYGULAMSINDA EÜAŞ ÖRNEĞİ Arzu POLAT Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Harun TANRIVERMİŞ Varlık yönetimi gelişen teknolojiyle beraber büyük işletmelerin varlıklarını hem fiziki hem de finansal açıdan yönetmekte çok önemli bir yere sahiptir. Bu araştırma kapsamında yapılan incelemede hem özel sektör hem de kamu kurum ve kuruluşlarında varlık yönetiminin önemli olduğu ve varlık yönetimi uygulamaları kullanılan alanların daha iyi yönetildiği sonucuna varılmıştır. Genel olarak bakıldığında varlık yönetimi, işletmelerin tüm taşınır, taşınmaz ve finansal değerlerinin bir arada görülmesine olanak sağladığından stok fazlası malzemeler, işletme için malzemelerin kritik stok durumları, ihtiyaç ve ihtiyaç fazlası durumlar, bağlı işletmelerin kendi aralarında ambar stok ihtiyaç analizi yapabilmeleri konusunda kolaylık sağlamaktadır. Araştırma kapsamında kamu iktisadi teşebbüslerinin varlıklarını nasıl yönettiği analiz edilmeye çalışılmış ve Elektrik Üretim Genel Müdürlüğünün varlık yönetimi sistemi incelenmiştir. İlgili daire başkanlıkları ile görüşmeler yapılarak, kullanılmakta olan uygulama hakkında bilgi alınmış ve uygulamada örnek çalışmalar yapılarak uygulama yakından incelenmiştir. Kullanılan uygulama sayesinde fiziki evrak kaybı ve zaman kaybının en aza indirildiği, iş akışının hızlandığı görülmüştür. Varlık yönetiminin özellikle büyük işletmelerde iş akışı kolaylığı sağlamakta ve iyi bir yönetim sistemi sunmaktadır. Temmuz 2025, 50 sayfa
