Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Orta Anadolu koşullarında farklı azot dozlarının festulolium çeşitlerinde yem ve tohum verimi ile verim özelliklerine etkileri
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Şen, Çiğdem
      Bu araştırma, Orta Anadolu koşullarında beş Festulolium çeşidinin (Hostyn, Perun, Perseus, Lofa ve Achillis) dört azot dozu (5, 10, 15 ve 20 kg/da) altında ot verimi, kalitesi ve tohum verimi ile tohum verimi ögelerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Deneme, 2022 sonbaharında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde bölünmüş parseller deseninde dört tekrarlamalı olarak kurulmuş; ot ve tohum verimi ayrı denemeler halinde 2023-2024 döneminde iki yıl süreyle incelenmiştir. Bitki boyu, kardeş sayısı, yeşil/kuru ot verimi, ham protein oranı ve verimi, ADF, NDF, ADL ile tohum denemesinde bitki boyu, fertil kardeş sayısı, başak boyu, başakçık sayısı ve tohum verimi saptanmış, veriler MSTAT-C'de varyans analizine tabi tutulmuştur. İkinci yılda (2024) yaşanan aşırı sıcak ve kurak hava koşulları verimleri belirgin şekilde düşürmüştür. Azot dozu artışı genel olarak verim ve protein oranını artırmış, ancak optimum doz çeşide göre değişmiştir: Perun 20 kg/da'da, Achillis ve Perseus ise 15 kg/da'da en yüksek değerlere ulaşmış, daha yüksek dozlar bu iki çeşitte verim kaybına yol açmıştır. Hostyn ve Lofa 15-20 kg/da aralığında esnek bir tepki göstermiştir. Achillis en düşük ADF/ADL oranlarına ve en yüksek tohum verimine (76.85 kg/da) sahip olurken, Lofa en düşük tohum verimini (66.96 kg/da) vermiştir; tohum veriminde çeşit etkisi azot dozundan bağımsız olarak belirleyici bulunmuştur. Sonuç olarak, Festulolium'un Orta Anadolu koşullarında ot ve tohum üretimi amacıyla yetiştirilebilir olduğu; ot üretiminde çeşide bağlı olarak 15-20 kg/da, tohum üretiminde ise 5-10 kg/da azot dozunun yeterli olduğu belirlenmiştir. Bulgular, Festulolium'un ülkemiz yem bitkisi tarımına kazandırılmasına bilimsel bir temel oluşturmaktadır.
    • Item type:Item,
      Türkiye ve Azerbaycan’da mesleki örgütlenme yapılarının karşılaştırması
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Gafarlı, Tural
      Bu tezde, Türkiye ve Azerbaycan’da ortak tarihsel ve kültürel köklerden beslenen meslek kuruluşlarının günümüzde neden farklı kurumsal ve hukuki yapılara sahip olduğu ile bu farklılaşmanın kamu yönetimi açısından ortaya çıkardığı sonuçlar incelenmiştir. Tezde tarihsel ve karşılaştırmalı analiz yöntemleri kullanılmış; korporatizm ve durumsallık yaklaşımları kuramsal çerçeve olarak benimsenmiştir. Tezin bulguları, her iki ülkedeki meslek kuruluşlarının kökenlerinin fütüvvet teşkilatına ve bu gelenek temelinde Türk-İslam coğrafyasında gelişen Ahilik teşkilatına dayandığını göstermektedir. Orta Çağ boyunca Türkiye ve Azerbaycan coğrafyasında faaliyet gösteren meslek örgütleri, ekonomik hayatın düzenlenmesi, toplumsal dayanışmanın sağlanması, meslek ahlakının korunması ve üretimin denetlenmesi gibi benzer işlevler üstlenmiştir. Bununla birlikte Osmanlı ve Safevi dönemlerinden itibaren devlet-toplum ilişkilerinde meydana gelen dönüşümler, meslek kuruluşlarının kurumsal yapılarının da farklı yönlerde gelişmesine zemin hazırlamıştır. Türkiye'de Osmanlı'dan devralınan kurumsal mirasın Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen reformlarla yeniden yapılandırılması ve 1961 Anayasası ile meslek kuruluşlarının kamu kurumu niteliğinde düzenlenmesi, devlet ile meslek kuruluşları arasındaki ilişkiyi yeni bir kurumsal zemine taşımıştır. Buna karşılık Azerbaycan'da Safeviler sonrasında yaşanan siyasal, toplumsal ve ekonomik dönüşümler ile Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği dönemlerinin etkileri, geleneksel mesleki örgütlenme ile günümüz meslek kuruluşları arasındaki kurumsal sürekliliği önemli ölçüde zayıflatmıştır. Bu süreç, bağımsızlık sonrasında daha çok sivil toplum temelli bir meslek örgütlenmesi modelinin gelişmesinde etkili olmuştur. Tezin sonucunda, Türkiye ve Azerbaycan'daki meslek kuruluşlarının farklı kurumsal yapılara sahip olmasının temelinde yalnızca hukuki düzenlemelerin değil; tarihsel birikimin, devlet geleneğinin, devlet-toplum ilişkilerinin, kamu yönetimi anlayışının ve kurumsal reform süreçlerinin belirleyici olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda, her iki ülkede ortaya çıkan örgütlenme modellerinin kendi tarihsel ve yönetsel koşulları içerisinde şekillendiği, dolayısıyla evrensel ve tek tip bir meslek kuruluşu modelinden söz etmenin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
    • Item type:Item,
      Fikri mülkiyet ve cinsiyet eşitsizliği üzerine bir okuma
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Ağrikli, Meltem
      Bu çalışma, fikri mülkiyet hukukunun tarafsızlık, evrensellik ve cinsiyetsizlik illüzyonunu yapısöküme uğratarak, sistemin kurumsal ve normatif özünün eril-kapitalist dinamiklerle nasıl tahkim edildiğini feminist hukuk teorisi zemininde incelemektedir. Çalışmada, patent ve telif rejimlerinin merkezinde yer alan atomistik "romantik tekil deha" kurgusu; Karl Marx’ın meta fetişizmi ve ilksel birikim, Michel Foucault’nun söylem ve yazar işlevi, Pierre Bourdieu’nün habitus ve Jean Baudrillard’ın simülasyon teorileriyle desteklenerek eleştirel bir süzgeçten geçirilmektedir. Tez kapsamında, hukukun kadın emeğini ve bilgisini korumaya değer görmeme stratejileri ampirik, tarihsel ve kültürel vakalar üzerinden makro ve mikro düzeyde deşifre edilmektedir. Makro düzeyde, bilgisayar tarihindeki ENIAC programcısı kadınların dışlanma süreci üzerinden kavramsallaştırılan kız mikrobu etkisi ve küresel güneydeki dişil/yerel bilginin yağmalanmasını ifade eden biyokorsanlık pratikleri (Ayahuasca, Neem ağacı ve Hoodia kaktüsü vakaları) incelenmektedir. Mikro düzeyde ise popüler kültür zeminindeki gündelik ataerkil sömürü mekanizmaları mercek altına alınarak, dişil emeğin görünmez kılınması süreci çözümlenmektedir. Çalışma, Friedrich Hayek’in neoliberal piyasa rasyonalitesini yeniden üreten ve yapısal bir dönüşüm sağlamaktan uzak olan kurumsal politikaları eleştirmektedir. Sonuç olarak tez, basit bir istihdam veya kozmetik temsil artışını değil; mülkiyetin felsefi doğasının, icat ve eser kavramlarının ilişkisel feminist teori ışığında ontolojik olarak yeniden tanımlandığı devrimci bir paradigma kaymasını önermektedir.
    • Item type:Item,
      İdealizm ve realizm bakış açıları çerçevesinde ab yeni göç ve iltica paktının uluslararası koruma düzeni üzerindeki yansımalarının değerlendirilmesi
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Bozkurt, Elif Ciran
      Göç olgusu insanlık tarihine en başına kadar giden bir olgu olmakla birlikte günümüzde sığınma ve düzensiz göç şeklinde gerçekleşen hali ile ön plana çıkmaktadır. Bu iki kavram, modern devlet biçimlerinden sayılan ulus-devletin asli unsurlarından olan vatandaş-devlet-sınırlar denklemi için bir tehdit olarak görüldüğünden güvenlik perspektifinde değerlendirilerek uluslararası ilişkilerin ana hususlarından biri haline gelmektedir. Güvenlik perspektifinde Kopenhag Okulu’nun güvenlikleştirme yaklaşımı kullanılan bu çalışmada, uluslararası ilişkilerin geleneksel kuramları arasında sayılan idealizm-realizm teorileri ekseninde ilerlenmekte; örneğine az rastlanır bir model olan Avrupa Birliği’nin, Yeni Göç ve İltica Paktı’nın göç politikalarını nasıl güvenlikleştirdiği ve uluslararası koruma bağlamında insan hakkı-devlet egemenliği ikileminde nasıl bir çelişki yarattığı incelenmektedir.
    • Item type:Item,
      Sürdürülebilir turizm bağlamında Ankara ana kültür turizmi bölgesinin incelemesi
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Deniz, Eray
      Müzelerin temel amaçları arasında kültür varlıklarının korunması bulunduğu gibi kültür varlıklarının sergilenmesi de bulunmaktadır. Dolayısıyla kültürel mirasın bir unsuru olan müzeler, kültür varlıklarını sergileyerek kültür turizminin de önemli bir aracı olmaktadır. Kültür turizmi, dünyadaki en yaygın turizm türüdür. Turizm ise dünyadaki en önemli endüstrilerden biridir. Turizmin bir topluma yararı bulunabileceği gibi zararı da bulunabilmektedir. Turizm faaliyeti sebebiyle bir bölgede kalkınmanın sağlanması, turizmin o bölgedeki topluma yararları arasındadır. Ancak turizm faaliyeti sebebiyle bir bölgede kaynakların zarara uğratılması, turizmin o bölgedeki topluma zararları arasındadır. Turizmin yararlarından azami seviyede, zararlarından ise asgari seviyede etkilenmek ve turizmin sebep olduğu sorunları önlemek ve gidermek için sürdürülebilir turizm amaçlanmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, Ankara’nın tarihi kent özeğinde yoğunlaşmış müzelerin sürdürülebilir turizm bağlamında değerlendirilmesidir. Ankara’nın tarihi kent özeğinde yoğunlaşmış müzeler, araştırma evrenini oluşturmaktadır. Araştırma evreninde bulunan 61 müzeden 21’i araştırmaya katılım sağlamıştır. Katılanlara, müzelerde kullanılabilmesi için sürdürülebilir turizm üzerine bir anket hazırlanmıştır. Bunun yanı sıra müzeler hakkında bilgi edinmek ve bu bilgilerle sürdürülebilirlik konusunda değerlendirmede bulunmak için mülakat soruları ve bir anket hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler ile araştırmaya katılanlar çerçevesinde müzelerin sürdürülebilirliğinin boyutları değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeye göre katılanlar, sürdürülebilirliğin ekonomik boyutunu arka plana ve bağlı bulundukları kuruma bırakmaktadır. Yerel ekonominin kültür turizmi aracılığıyla kazanç sağlaması desteklenmektedir. Ancak bunun sağlanması üzerinde durulmamaktadır. Katılanlar, ziyaretçilere kültür varlıklarının sergilenmesi, tanıtılması ve kültür üzerine eğitimde bulunulması amaçlarına odaklanmaktadır. Bu amaçlarına ulaşabilmeleri için ise ziyaretçilere ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu ortak ihtiyaçtan ve amaçlardan dolayı müzelerin birbirleriyle işbirliği içerisinde olmaları ve tanıtımları konusunda faaliyette bulunmaları gerekmektedir. Sürdürülebilirlik ölçütlerini genel olarak daha çok yerine getiren müzeler, daha çok ziyaretçiye sahip olmaktadır. Bununla birlikte sürdürülebilirliğin sağlanması için taşıma kapasitesine de dikkat edilmesi gerekmektedir.