Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Bilgi güvenliği sistemleri: risk yönetimine stratejik bir yaklaşım(Ankara Üniversitesi, 2025) Altınöz, DiclehanGünümüzün hızla dijitalleşen dünyasında bilgi güvenliği, yalnızca teknik bir zorunluluk olmanın ötesine geçerek; kurumsal sürdürülebilirliğin sağlanması, itibarı koruma ve rekabet üstünlüğü elde etme açısından stratejik bir öncelik haline gelmiştir. Artan siber tehditler, veri ihlalleri, mevzuatlara uyum gereklilikleri ve kamuoyunun güven beklentisi, kurumların bilgi varlıklarını sistematik biçimde korumasını her zamankinden daha kritik bir gereklilik haline getirmiştir. Bu nedenle, bilgi güvenliği sistemleri ile risk yönetimi süreçlerinin entegre ve stratejik bir yaklaşımla ele alınması zorunlu hale gelmiştir. Bu çalışma, bilgi güvenliği sistemleri kapsamında risk yönetiminin hem yapısal hem de stratejik boyutlarını ayrıntılı biçimde ele almayı amaçlamaktadır. Riskin tanımlanması, analiz edilmesi, kontrol altına alınması ve düzenli olarak izlenmesi gibi süreçler; bilgi güvenliğinin temel ilkeleri olan gizlilik, bütünlük ve erişilebilirlik ekseninde değerlendirilmiştir. Aynı zamanda, uluslararası düzeyde kabul görmüş ISO/IEC 27001 standardı, NIST ve ENISA rehberleri ile 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) ve Genel Veri Koruma Tüzüğü (GDPR) gibi yasal düzenlemeler doğrultusunda kurumların güvenlik politikalarını nasıl oluşturmaları gerektiği ele alınmıştır. Çalışmada, kamu ve özel sektöre ait çeşitli vaka analizleri üzerinden başarılı ve başarısız uygulamalar karşılaştırmalı biçimde incelenmiştir. Elde edilen bulgular, bilgi güvenliği risk yönetiminin yalnızca teknik kontrollerle sınırlı kalmadığını; bunun ötesinde kurumsal liderlik, güçlü bir güvenlik kültürü, çalışan farkındalığı ve stratejik planlama gibi unsurlarla doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Bu yönüyle çalışma, bilgi güvenliği yönetişimini bütüncül ve stratejik bir bakış açısıyla ele almak isteyen uygulayıcılara ve karar vericilere kapsamlı bir rehber sunmayı hedeflemektedir.Item type:Item, Başarısız devletlerde aşırılıkçı hareketler: Somali ve Afganistan örnekleri(Ankara Üniversitesi, 2025) Ardoğa, ArmağanBu tezin temel sorunsalı, başarısız devlet vakaları ile aşırılıkçı örgütler arasındaki ilişkinin ne olduğudur. Temel varsayımı ise, devlet başarısızlığının yarattığı koşulların, aşırılıkçı örgütler için uygun ortamı sağladığıdır. Varsayım, Somali ve Afganistan örnekleri üzerinden karşılaştırmalı olarak sınanmıştır. Bu iki ülkenin kültürel ve tarihsel birikiminin devlet başarısızlığının nedenlerini barındırdığı gösterilmiştir. Eş-Şebab ile Taliban’ın bu başarısızlıktan istifadeyle nasıl zemin kazandığı açıklanmaya çalışılmıştır. Bu çerçevede, öncelikle devlet ve başarısız devlet kavramlarına ilişkin literatür taraması yapılmıştır. Ardından, Eş-Şebab ve Taliban’ı akademik açıdan en iyi şekilde tanımlayacak ifade araştırılmış, ayrıca devlet başarısızlığı ile aşırılıkçılık arasındaki bağlantıya dair literatürdeki tartışmalara yer verilmiştir. Somali ve Afganistan’daki devlet başarısızlığının, özellikle yolsuzluk, yoksulluk ve istikrarsızlık olarak ortaya çıktığı gösterilerek, yolsuzluğun neden olduğu eğitim, adalet ve güvenlik alanlarındaki boşluğu iyi değerlendiren Eş-Şebab ve Taliban’ın, her iki ülkedeki yaygın yoksulluk ve istikrarsızlıklardan istifadeyle gelişebilecekleri ve güçlenebilecekleri uygun ortamı buldukları anlatılmıştır. Böylece, temel varsayım kanıtlanmıştır. Öte yandan, Somali’de yeterli ve güvenilir saha araştırmalarının bulunmaması, bu tezin daha da derinleştirilmesine mani olmuştur.Item type:Item, Bankacılıkta kredi derecelendirme(Ankara Üniversitesi, 2025) Zengin, YusufBankacılık sistemindeki kredilerdeki ürün çeşitliliği, rekabet ortamı, artan iş hacmi bankacılıkta belirsizliği dolayısıyla riskleri artırmıştır. Bankacılıkta kaynakların etkin, verimli ve en önemlisi doğru kredilere yönlendirilmesi; kredi sisteminin etkin çalışması, tasarruf sahiplerinin haklarının korunması ve bankaların risklerini doğru yöneterek sürdürülebilir karlılık sağlaması için kredi derecelendirmesi zorunluluk olmuştur. Bankalar, kredi derecelendirmesi sayesinde kredi risklerini doğru bir şekilde değerlendirir, kredi faiz oranlarını ve limitlerini belirler ve böylece potansiyel kayıplarını en aza indirerek kârlılıklarını artırır. Bu süreç, hem finans sektörünün istikrarına hem de reel sektörün kaynaklara erişimine katkıda bulunur. Kredi derecelendirmesi, nicel ve nitel verilerin, finansal tabloların ve sektör analizlerinin kullanıldığı matematiksel bir süreçtir. Her banka kendi stratejisine uygun derecelendirme sistemi ve değerlendirme sistemi kurar ve kredilerin geri dönüş performansına göre modellerini günceller. Teknik analizlerin yanında kredilendirilecek firmanın yönetim kalitesi, iş düzeni, ortakların geçmişi de derecelendirme sistemi içerisinde dikkate alınır. Teknik analizlerin yanında tecrübeli bankacıların gözlemleri ve firma ziyaretlerindeki izlenimler kredi derecelendirmesinin yanında krediyi vermek için önemli bir karar noktasıdır. Ülkemizde muhasebe sisteminin anlık olmaması nedeniyle eski verilere dayalı değerlendirmeler yapılır; bu yüzden doğru kredi kararı için teknik analiz ile tecrübe birleşmelidir. Bankalar, kredi riskini etkin yönetmek, finansal sağlıklarını korumak ve sürdürülebilirlik sağlamak için derecelendirme süreçlerini sürekli geliştirmeli, düzenleyici otoriteler de bu uygulamaları denetlemelidir.Item type:Item, Disiplin ve iktidar kıskacında neoliberal kentleşme: Diyarbakır/Suriçi örneği(Ankara Üniversitesi, 2024) Yıldız, DilanToplumsal yaşamı, iktisadi, politik ve sosyolojik olmak üzere pek çok yönden etkileyen neoliberalizm, kentleri de yoğun sermaye akışının gerçekleştiği, bireyselleşmenin ve ayrıştırmanın egemenliği altındaki mekânlara dönüştürmektedir. Neoliberal kentleşme olarak adlandırılan bu süreçte kentler, yalnızca kapitalist birikim sistemiyle değil aynı zamanda sürekli iktidar müdahaleleriyle şekillenmekte ve yeniden üretilmektedir. Kentsel dönüşüm, neoliberal kentleşmenin bu süreçteki en önemli aracı olarak ön plana çıkmaktadır. Çoğu zaman siyasal iktidarın baş rolde olduğu kentsel dönüşüm süreçleri, çeşitli disipliner stratejiler yoluyla uygulanmakta olup, nihai olarak yönetimsellik aracı işlevi görebilmektedir. Bu minvalde çalışmada, Diyarbakır/Suriçi'nde 2016 yılında başlatılan kentsel dönüşüm sürecinin, öncesinde yaşanan toplumsal olaylarla ilişkili bir biçimde, disipliner ve yönetimsel müdahalelerle şekillenen, toplumsal bir dönüşüm aracı olarak kullanıldığı tezi savunulmuştur.Item type:Item, Sosyal medyada sağlıklı yaşam (wellness) kültürü(Ankara Üniversitesi, 2025) Karabulut, MuradSağlıklı yaşam (wellness) kültürünün günümüzdeki görüntüsü ve toplumsal örüntüsü kapitalist pratik bir formül etrafında yorumlanmakta ve değerlendirilmektedir. Yapılandırılan bu formül tıbbi paradigmanın bulaşıcı hastalıklar döneminde halka ve insanlara aldatılan, çaresiz kimseler olarak bakan kitlesel kavrayışını ödünç almakta ve sağlık merkezinde yeniden inşa etmektedir. Bulaşıcı hastalıklar döneminde tıbbi otoriteye koşulsuz teslim edilmiş, nesneleştirilmiş, bireyin yabancılaştığı ve sağlık endüstrisinin bir metası haline gelmiş bedenler günümüzde sağlıklı yaşam (wellness) hareketine aynı şekilde koşulsuz şartsız teslim edilmektedir. Kapitalist pratik formül çerçevesinde sağlıklı yaşam (wellness) hareketi toplumu apolitize eden, tahakkümü yönetenler açısından yeniden kuran; bireyleri pasif, âciz, edilgen kimseler olarak kavrayan bir akla sahiptir. Sosyal medya sağlıklı yaşam endüstrisinin hâkim anlatılarını yukarıdan aşağıya doğru örgütlediği işlevli bir araç olarak tanımlanmaktadır. Sağlıklı yaşam etkileyicileri ise piyasa merkezli, pazar odaklı ve tüketim toplumu perspektifinden okunmakta; sağlıklı yaşam kültürünün yeniden üretiminde hâkim pozisyonun ortak anlam dünyasını yeniden üreten dişlilerden birisi olarak anlatılmaktadır. Homojen bir kavrayış veya kapitalist pratikten çıkarılmış bir formül olarak sağlıklı yaşam etkileyicileri hâkim anlatının doğrudan yapılandırdığı ve kitleleri yapılandıran kimseler olarak konumlandırılmaktadır. Kapitalist pratik formülün bu kavrayışı indirgemecidir. Sağlık etkileyicileri hâkim ortak anlam dünyası ile anlamın inşasında mücadele eden ve hâkim kültür ile uzlaşma ve kırılma noktaları bulunan özgün kimselerdir. Ortak anlamın inşasında hâkim anlatılar ile bir mücadele içerisindedir ve kültürün üretiminde hâkim anlatılarla uzlaşma ve kırılma noktalarında farklı görüntülere sahiptirler. Sağlık etkileyicilerinin bir kültürel üretim aracı olarak sosyal medyada sağlıklı yaşam başlığında, hâkim ortak anlam dünyası ile anlamın inşası sürecindeki kırılmaları ve uzlaşmaları, onların anlatıları ve söylemleri üzerinden eleştirel söylem analizi çerçevesinde çözümleyen bu çalışmada Instagram'da "sağlıklı yaşam", "sağlık", "sağlık koçu", "sağlıklı yaşam koçu", "fitness koçu" ve "sağlıklı yaşam tavsiyeleri" anahtar sözcüklerinde paylaşım yapan beş kadın ve beş erkek olmak üzere toplamda 10 sağlıklı yaşam etkileyicisinin 776 reels videosu 1 Haziran - 31 Aralık 2024 tarihleri arasında, 6 aylık bir kesitle ve geriye dönük olarak incelenmiştir. Çalışmanın temel bulgusu sosyal medyada sağlıklı yaşam kültürü hâkim anlatıları (bireysel dönüşüm hikâyeleri, mucize kürler, sırlar ve enerjiler, sağlıklı beslenme önerileri, işbirlikleri ve reklamlar, sayılarla kurulan söylemler) barındırdığı kadar yerel sızıntıları da (milliyetçiliğin kültür içerisinde var olabildiği, kadınlar arası dayanışma stratejilerinin geliştirilebildiği, farklı dini anlatıların hâkim söylemleri değiştirerek kurucu bir noktaya gelebildiği, hegemonik erkekliğin yeniden üretiminde işlevli bir zemin olabildiği, bilimsel anlatıların kendisine yer bulabildiği, etkileyiciler arasında dışlayıcı pratiklerin gelişebildiği ve ülkelerin içerisinde bulunduğu duruma karşı bir itiraz noktası haline gelebildiği örnekler gibi) içermektedir. Sağlıklı yaşam kültürü içerisinde etkileyiciler kültürün yeniden üretiminde yerel ortak anlam dünyaları ile birlikte kültürü bu topraklara ait kılan özgün kimselerdir. Homojen bir topluluk olarak kavranıp endüstrinin pazarcıları haline getirilemeyecek kadar birbirlerinden farklı kişilerdir. Sağlıklı yaşam kültürünün sosyal medyada farklı etkileyicilere ve anlatılara sahip olduğu ve kültürün yeniden üretiminde etkileyicilerin kendi ortak anlam dünyaları ile iç içe yeni anlamlar yarattığı, var olanları genişlettiği, yerel pratikler ve söylemler örgütlediği görülmektedir. Bu görüntü de sağlıklı yaşam kültürünün hâkim anlatılar ve söylemler etrafında kavranamayacağını göstermektedir.
