Browsing by Author "Ersoy, Ahmet Ersan"
Now showing 1 - 4 of 4
Results Per Page
Sort Options
Item Farklı dişsizlikler ile temporomandibuler rahatsızlıklar arasındaki ilişkinin bilgisayarlı aksiyograf kullanılarak değerlendirilmesi(Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2006) Örnek, Nisa; Ersoy, Ahmet ErsanFarklı Dişsizlikler ile Temporomandibuler Rahatsızlıklar Arasındaki lişkinin Bilgisayarlı Aksiyograf Kullanılarak Değerlendirilmesi Temporomandibuler rahatsızlıkların etiyolojisi diş hekimliğinin en çelişkili konularından birisidir. Diş eksikliklerinin etiyolojideki rolü ise tartışmaların en dikkat çekici kısmını oluşturmaktadır. TME'in biyomekaniği göz önüne alındığında, okluzal disfonksiyon, molar destek kaybı ve tek taraflı çiğneme alışkanlıkları gibi faktörlerin ciddi rahatsızlıklara neden olması beklenirken; yapılan klinik ve epidemiyolojik çalışmalar okluzal etiyolojiyi destekler nitelikte değildir. Bu çalışmaya tam dişli, tek taraflı serbest sonlu, çift taraflı serbest sonlu, molar diş desteğinin devam ettiği tek taraflı diş eksikliklerine sahip ve molar diş desteğinin devam ettiği çift taraflı diş eksikliklerine sahip toplam 50 hasta katılmıştır. Hastalara açma-kapama, protruzyon-retruzyon, sağ lateral ve sol lateral hareketler yaptırılmış, bu hareketlerin sağ ve sol kondilde gerçekleştirdikleri çizimler bilgisayarlı aksiyograf kayıt cihazı yardımıyla incelenmiştir. Sonuçlar her bir hareket için x (sagittal), y (horizontal) ve z (vertikal) düzlemlerindeki hareket mesafeleri ve toplam hareket mesafesi olarak ayrı ayrı değerlendirilmiş ve protetik olarak tedavi edilmeyen diş eksikliklerinin kondiler hareket yollarında meydana getirdiği değişikliklerin incelenmesi hedeflenmiştir. Yaşın, dişsizlik süresinin ve cinsiyetin kondiler hareket yolları üzerindeki etkisi de ayrıca değerlendirilmiştir. Aksiyografik çizimlerin değerlendirilmesinde, tek taraflı diş eksikliği ve çift taraflı diş eksikliği grubunda bulunan hastaların kondiler hareketlerinin, tek taraflı serbest sonlu ve çift taraflı serbest sonlu hastalara göre dişsizliklerden daha fazla etkilendiği tespit edilmiştir. Tam dişli grupta yer alan bireylerin kondiler hareket yollarının ise diş kayıplarına sahip hastaların kondiler hareket yollarına göre daha uzun, daha düzgün veya daha simetrik olmadığı görülmüştür. Yaşın ve dişsizlik süresinin kondiler hareket yollarına etkisi ile ilgili olarak zayıf ve negatif yönlü bir ilişki bulunmuş, cinsiyetin ise kondiler hareket yolları üzerinde etkili olmadığı sonucuna varılmıştır. AbstractEvaluation of the Relationship Between Different Kinds of Edentulousness and Temporomandibular Disorders with Computerized Axiography The etiology of temporomandibular disorders has been considered to be one of the most controversial issues in clinical dentistry. One of the conflicts that has attracted most attention has been the role of tooth loss in temporomandibular disorders. When the biomechanics of temporomandibular joint is considered, factors such as occlusal dysfunction, loss of molar support and unilateral chewing patterns are expected to cause serious disorders; however, the clinical and epidemiological studies does not give strong support for an occusal etiology. Fifty patients with complete dentition, unilateral loss of molar support, bilateral loss of molar support, unilateral loss of teeth maintaining molar support and bilateral loss of teeth maintainig molar support have participated in this study. Patients were asked to make `opening-closing?, `protrusive-retrusive?, right lateral and left lateral movements and condylar pathways of these movements were examined in each condyle by means of computerized axiography recording device. The findings were evaluated for each movement in terms of the total lenght of movement and the lenght of movement in x (sagittal), y (lateral), z (vertical) directions; and the changes in condylar pathways caused by loss of molar teeth which were not restorated prosthetically, were aimed to be investigated. Age, duration of tooth loss and gender was also assessed for their possible effects on condylar pathways. When the axiographic tracings were evaluated, it was observed that condylar movements of the patients who have unilateral and bilateral loss of teeth maintaining molar support had been affected from loss of teeth in a greater extent when compared with the patients who have unilateral and bilateral loss of molar support. Fully dentated patients did not show more symmetrical, longer or more accurate condylar pathways comparing to the group of patients who have tooth loss. A negative and weak relationship was observed between age and the duration of tooth loss; however gender had no significant influence on condylar pathways.Item İmplant destekli sabit protezlerde CAM/CAM sistemleri ile üretilen destek ve üst yapı restorasyonlarının sonlu elemanlar stres analiz yöntemi ve kırılma direnci testi ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi(Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 2016) Bağdatlı, Nazire Esra; Ersoy, Ahmet Ersan; OtherGünümüzde, geleneksel kron ve köprü restorasyonlarında kullanılan materyaller; estetik, direnç, oklüzal kontrol ve biyouyumluluk özellikleri üzerinde yapılan çalışmalarla hızla geliştirilmektedir. İmplant destekli restorasyonlarda da bu gelişim etkilerini göstermektedir. Protetik diş hekimliğinde, metal destekli seramik restorasyonlarda alt yapı materyali olarak metal alaşımlarının kullanılması; biyolojik uyumluluklarındaki şüpheler ve estetik problemler oluşturmaları sebebiyle, alternatif materyallere yönlendirmiştir. Bu alternatiflerin başında gelen tam seramik sistemlerinin; tatmin edici estetik özelliklerine rağmen gösterdikleri halen tartışmalı mekanik özellikleri ve yüksek maliyetleri, kullanım alanlarını sınırlamaktadır. Son yıllarda ise metal destekli seramikler ve tam seramik sistemlerin sahip oldukları bu dezavantajlar nedeniyle, alternatif olarak kullanılabilecek materyal arayışları; restoratif rezinlerin güçlendirilmesini ve kullanılmasını beraberinde getirmiştir. Çalışmamızın amacı; CAD/CAM sistemi ile hazırlanan seramik ve titanyum destekler ile üzerlerine uygulanan zirkonya ve kompozit rezin esaslı farklı üst yapı materyallerinin kırılma direnci testi ile kuvvetler altında mekanik ve fiziksel özelliklerinde oluşabilecek değişikliklerin ölçülmesi ve materyal, implant ve çevre dokularda oluşan stres dağılımlarının üç boyutlu sonlu elemanlar analiz yöntemi ile incelenmesidir. Her iki yöntemle de elde edilen sonuçlar kendi aralarında karşılaştırılırken, bu veriler birbirleriyle de kıyaslanarak farklı test yöntemleri arasındaki tutarlılık da değerlendirilmiştir. Çalışmamızda; Ti-Base ve titanyum desteklerin üzerlerindeki zirkonya ve Lava ultimate kronlardan oluşan 39 örneğin, üniversal test cihazında kırılma deneyleri yapılmıştır. Ayrıca elde edilen örneklerin bilgisayar ortamındaki üç boyutlu modellerine sonlu elemanlar stres analizi uygulanmış, destek ve kron materyallerinde ve implantlarda Von Mises gerilme değerleri, kortikal ve spongioz kemikte maksimum ve minimum asal gerilme değerleri incelenmiştir. Çalışmamızın sonucunda, kron ve desteklerin yapımında kullanılan materyallerde, implantlarda ve destek kemikte maksimum dayanım değerlerinin altında gerilim değerleri ve kırılma dirençleri ölçülmüştür. Bu veriler, çalışmamızda kullanılan tüm materyallerin klinik olarak kullanılabilir olduğunu göstermektedir. Özellikle yüksek kırılma direnci ve kemik ve implantta oluşturduğu uygun stres dağılımı dolayısıyla prefabrik titanyum alt yapı üzerine hazırlanan zirkonya destek ve uygulanan monolitik zirkonya kron restorasyon birleşimi, destek ve kronda aynı tip materyal kullanılmasından kaynaklı en uygun seçim olarak düşünülebilir. Her iki test yöntemine ait sonuçlar birbirleriyle karşılaştırıldığında ise, farklı yöntemlere ait sonuçların tutarlı olduğu görülmektedir. Kendilerine göre avantaj ve dezavantajları olan farklı test yöntemlerinin karşılaştırmalı olarak bir arada kullanılması, bulguların farklı açılardan yorumlanarak, daha güvenilir sonuçlar elde edilmesine olanak sağlar.Item Sabit protez alaşımlarının, dökülebilirlik, gözeneklilik (porozite) ve parlatılabilirliklerinin karşılaştırılmalı incelenmesi(Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 1987) Ersoy, Ahmet Ersan; Zaimoğlu, AliÇalışmamızda, ülkemizde en çok kullanılan alaşımlardan seçilen, altın-platin - palladyum-gümüş, altın-palladyum- gümüş, palladyum-gümüş, palladyum ve krom-kobalt alaşımlarından birer, değişik oranlı Ni-Cr alaşımlarından üç tane olmak üzere 8 alaşım dökülebilirlik, gözeneklilik (Porozite) ve parlatılabilme özellikleri açısından deneye tabi tutul¬ muşlardır. Dökülebilirlik deneyleri için her alaşım için beşer, gözeneklilik ve parlatma deneyleri içinde üçer adet örnek hazırlanmıştır. Dökülebilirlik deneylerinde test örneği olarak Whitlock'un elek ekran şekli modifiye edilerek kullanılmıştır. Gözeneklilik ve parlatma deneylerinde, dökülen örnekler taramalı elektron mikroskopla incelendi. Çeşitli büyütmelerde alınan fotoğraflarla yapılan karşılaştırmalarla alaşımların gösterdikleri gözeneklilik ve parlatma davranışları ortaya konulmaya çalışıldı. Yine alaşımların gözeneklilik durumlarına kantitatif sonuçlar getirmek için gaz adsorpsi- yon-desorpsiyon deney düzeneği ile özgül gözenek yüzey alanı tayin yöntemi kullanılmıştır. Deney verileri Brunauer-Emmeth Teller (BET) adsorpsiyon izotermi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Sonuçta, kıymetli metal içeren alaşımlar, dökülebilirlik değerleri açısından diğer alaşımlardan küçük farklılıklarla üstünlük göstermişlerdir. En iyi dökülebilirlilik değerini altın-platin-palladyum-gümüş alaşımı vermiştir. Cr-Co alaşımı en düşük değerleri ortaya koymuştur. Ancak birinci, birinci yeniden ve ikinci yeniden dökümlerde alaşımlarda büyük değer kayıpları görülmemiştir. Deneylerin yeni alaşımlar ilave etmeden yenilendiği düşünülürse alaşımlarda yeniden dökümlerde dökülebilirlilik hassasiyetinin minimum seviyede azaldığı düşünülebilir. Gözeneklilik deneyleri sonucunda ise kıymetli metal içeren alaşımlarla temel metal alaşımları arasında kıymetli metallerin avantajınx gösteren bir sıralama yapılamamıştır. Ni-Cr alaşımlarından îvotect P en homojen dökümü verirken, Au-Pd-Pt-Ag alaşımı îropal W, krom-kobalt alaşımı supercast ve diğer bir nikel-krom alaşımı Wiron 88 benzer sonuçlar ortaya koymuşlardır. BU alaşımlar en yüksek gözeneklilik değer¬ lerini gösterirken, diğerleri orta sıralarda yer almışlardır. Buna karşın alaşımlar arasında sayısal olarak büyük farklar yoktur. Parlatılabilme kabiliyetleri yönünden de alaşımlar arasında düzenli bir sıralama oluşturulmamıştır. Fakat altın içeren alaşımlar bu özellikleri açısından üstün¬ lüklerini ortaya koymuşlardır. Yüzey sertliği, parlatılabilme özelliğine önemli ölçüde etkili olduğundan krom-kobalt alaşımları düşük parlatılabiime özelliği göstermiştir. Al¬ tınsız yüksek gümüş içeren Argenco 23 alaşımı Supercast'a yakın sonuçlar vermiştir. AbstractIn this study, 8 alloys most commonly used in our country, öne f rom each Au-Pt-Pd-Ag, Au-Pd-Ag, Pd-Ag, Pd and Cr-Co and three from Ni-Cr having different compositions vere tested as regards to their castability, porosity and burnishability. For castability tests five and for porosity and burnishability tests three şarapleş were prepared from each alloy. Modified Whitlock mesh screen test pattern was used in castability tests. The cast samples vere examined under the scanning electron microscope, for porosity and burnishability' The porosity and burnishability behaviours of the alloys were investigated by comparing the photographs taken at different magnifications. The specific porosity surface area determination method and gas adsorbtion-desorbtion apparatus vere employed in order to obtain guantitative results for the porosity of the samples. The experimental datas vere evaluated using Brunauer-Emmeth-Teller (BET) adsorbtion isoterm method. The castability values of the consisting precious metals vere found to be slightly superior över the other alloys. The best castability value vas obtâined for the Au- Pt-Pd-Ag alloy. The Cr-Co alloy vas found to be the lovest castability. But there vasn't any significant lost in the castability values of the first, and second recasts. If öne considers that the experiments vere repeated vithout adding any fresh alloy, the reduction in the castability vas minimum. it vas not possible to make an order shoving the advantage of precious metals from the data obtâined in porosity tests. Ivotect P, a Ni-Cr alloy gave the most homogenous casting. Au-Pd-Pt-Ag alloy Iropal W, Cr-Co alloy Süpercast and another Ni-Cr alloy Wiron 88 gave similiar results. These alloys vere found to have highest porosity vhile the others shoved medium values. 85 There was not any significant quantitative difference among these alloys. There was also he regular order among the alloys in regard to their burnishabilities. But the alloys consisting gold was found to be superior. Cr-Co alloys gave low burnishability values due to their surface hardness. Argenco 2 3 alloy having no gold but high silver content gave results similiar to Supercast.Item Sabit protez alaşımlarının, dökülebilirlik, gözeneklilik (porozite) ve parlatılabilirliklerinin karşılaştırılmalı incelenmesi(Sağlık Bilimleri Enstitüsü, 1987) Ersoy, Ahmet Ersan; Zaimoğlu, AliÇalışmamızda, ülkemizde en çok kullanılan alaşımlardan seçilen, altın-platin - palladyum-gümüş, altın-palladyum- gümüş, palladyum-gümüş, palladyum ve krom-kobalt alaşımlarından birer, değişik oranlı Ni-Cr alaşımlarından üç tane olmak üzere 8 alaşım dökülebilirlik, gözeneklilik (Porozite) ve parlatılabilme özellikleri açısından deneye tabi tutulmuşlardır. Dökülebilirlik deneyleri için her alaşım için beşer, gözeneklilik ve parlatma deneyleri içinde üçer adet örnek hazırlanmıştır. Dökülebilirlik deneylerinde test örneği olarak Whitlock'un elek ekran şekli modifiye edilerek kullanılmıştır. Gözeneklilik ve parlatma deneylerinde, dökülen örnekler taramalı elektron mikroskopla incelendi. Çeşitli büyütmelerde alınan fotoğraflarla yapılan karşılaştırmalarla ala¬ şımların gösterdikleri gözeneklilik ve parlatma davranışları ortaya konulmaya çalışıldı. Yine alaşımların gözeneklilik durumlarına kantitatif sonuçlar getirmek için gaz adsorpsi- yon-desorpsiyon deney düzeneği ile özgül gözenek yüzey alanı tayin yöntemi kullanılmıştır. Deney verileri Brunauer-Emmeth Teller (BET) adsorpsiyon izotermi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Sonuçta, kıymetli metal içeren alaşımlar, dökülebilirlik değerleri açısından diğer alaşımlardan küçük farklılıklarla üstünlük göstermişlerdir. En iyi dökülebilirlilik değerini altın-platin-palladyum-gümüş alaşımı vermiştir. Cr-Co alaşımı en düşük değerleri ortaya koymuştur. Ancak birinci, birinci yeniden ve ikinci yeniden dökümlerde alaşımlarda büyük değer kayıpları görülmemiştir. Deneylerin yeni alaşımlar ilave etmeden yenilendiği düşünülürse alaşımlarda yeniden dökümlerde dökülebilirlilik hassasiyetinin minimum seviyede azaldığı düşünülebilir. Gözeneklilik deneyleri sonucunda ise kıymetli metal içeren alaşımlarla temel metal alaşımları arasında kıymetlimetallerin avantajınx gösteren bir sıralama yapılamamıştır. Ni-Cr alaşımlarından îvotect P en homojen dökümü verirken, Au-Pd-Pt-Ag alaşımı îropal W, krom-kobalt alaşımı supercast ve diğer bir nikel-krom alaşımı Wiron 88 benzer sonuçlar ortaya koymuşlardır. BU alaşımlar en yüksek gözeneklilik değerlerini gösterirken, diğerleri orta sıralarda yer almışlardır. Buna karşın alaşımlar arasında sayısal olarak büyük farklar yoktur. Parlatılabilme kabiliyetleri yönünden de alaşımlar arasında düzenli bir sıralama oluşturulmamıştır. Fakat altın içeren alaşımlar bu özellikleri açısından üstünlüklerini ortaya koymuşlardır. Yüzey sertliği, parlatılabil- me özelliğine önemli ölçüde etkili olduğundan krom-kobalt alaşımları düşük parlatılabiime özelliği göstermiştir. Altınsız yüksek gümüş içeren Argenco 23 alaşımı Supercast'a yakın sonuçlar vermiştir.