Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Batum ve çevresinde sınır güvenliği ve idari reform çabaları (1800-1853)
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Uzun, Zübeyir
      Bu tez, 1800-1853 yılları arasında Osmanlı politikaları çerçevesinde Batum ve çevresinin stratejik, idari ve sosyo-ekonomik dönüşümünü incelemektedir. Batum ve çevresi, tarih boyunca önemli bir askeri üs ve ticaret merkezi olarak çeşitli devletlerin egemenlik mücadelesine sahne olmuştur. Antik dönemden itibaren Pers, Roma, Bizans, Arap ve Osmanlı yönetimlerine geçen bölge, XVI. yüzyılda Osmanlı hâkimiyetine girmiştir. Stratejik konumu nedeniyle Osmanlı, İran ve Rusya arasındaki çatışmalara merkez olmuştur. XVIII. yüzyılın sonunda Kafkasya'daki Osmanlı-Rus rekabeti, Rusya'nın Gürcistan'ı ilhakıyla yeni bir boyut kazanmıştır. 1801 sonrası Rus işgali, bölgenin siyasi ve ekonomik yapısını dönüştürürken, Batum Osmanlı savunmasının stratejik merkezi haline gelmiştir. Osmanlı Devleti, lojistik zafiyetler ve yerel çekişmelerle mücadele etmiştir. Özellikle XIX. yüzyılda Rusya, Batum'u sınır kabul ederek Kafkasya'yı egemenliği altına almıştır. Edirne Antlaşması'yla Kafkasya'daki etkinliğini büyük ölçüde yitirerek Batum'u doğudaki sınır şehri olarak korumak zorunda kalmıştır. Osmanlı Devleti XIX. yüzyılda Osmanlı-Rus sınır bölgesinde yaşanan diplomatik krizler ve sınır güvenliği sorunlarına odaklanmıştır. Lazistan ve Batum bölgesinde devlet otoritesinin zayıflaması, eşkıyalık faaliyetleri, nüfus hareketleri ve Rusya'nın bölgedeki iddiaları temel problemleri oluşturmuştur. Osmanlı Devleti'nin bölgedeki huzursuzluklara karşı aldığı askeri ve idari tedbirler, sınır ihlallerine yönelik diplomatik girişimler ve bölgesel idarenin karşılaştığı sosyal zorluklar detaylı biçimde değerlendirilmiştir. XIX. yüzyılın ilk yarısında Batum bölgesi, Osmanlı'nın Rusya'ya karşı sınır güvenliğini sağlama ve idarî reformları uygulama çabalarının merkeziydi. Yerel direnişler, ekonomik kapasite eksiklikleri ve demografik hareketlilik, devletin bölgedeki etkinliğini sınırladı. Liman, ticari potansiyeliyle stratejik önem taşırken, altyapı eksiklikleri ve sağlık sorunları nedeniyle bölgenin tam gelişimi sağlanamadı. Bu süreçte merkezi otoriteyi kurma mücadelesi sürekli devam etti. Çalışma, Osmanlı İmparatorluğu'nun doğu sınırlarını güvence altına alma ve bölgenin idari yapısını modernize etme yönündeki çok yönlü çabalarını aydınlatmayı amaçlamaktadır
    • Item type:Item,
      Ölçünlü Türkçede e ünlüsü alçalmasına seslem tabanlı bir yaklaşım
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Börtlü, Göktuğ
      Bu tez çalışmasında, Türkçedeki e alçalması olgusu için ZÜZÜ Sesbilim ve Element Kuramı yaklaşımlarından yararlanılarak bir çözümleme sunulmuştur. Sözü edilen alçalma olgusunun gerçekleşmesinde e ünlüsünün sesdizimsel yapısının ve öncül-ardıl bitişiğindeki parçaların etkileri incelenmiştir. Bu bağlamda e ünlüsünün, kapalı seslem içerisinde r, l, n ve m ünsüzlerinin öncül bitişiğinde bulunduğu konumlarda alçalmaya uğradığı görülmektedir. ZÜZÜ Sesbilim çerçevesinden bakıldığında kapalı bir seslemin sonsesi, ardıl bitişiğinde bulunan dolu bir çekirdek tarafından yönetilmemektedir. Yönetim yanal ilişkisinin güçsüzleştirici bir etkisi bulunduğundan dolayı yönetilen Z kurucusuna bağlı element yapısından │A│ elementinin yayılmadığı, yönetilmeyen bir Z kurucusuna bağlı ünsüzden ise │A│ elementinin yayıldığı gözlemlenmektedir. Dolayısıyla geleneksel yaklaşımlarda kapalı seslem etkisi sesbilimsel bir tabanda incelenmezken ZÜZÜ Sesbilim kuramında aynı olgu için sesbilimsel bir çözümleme sunulmaktadır. Alçalma olgusunun gerçekleşmesi için, yönetilmeyen bir Z kurucusu ile ilişkilendirilen element yapısındaki │A│ elementinin öncül bitişiğinde bulunan Ü kurucusunun element yapısına yayılması gerekmektedir. Alçalma olgusunu tetikleyen ünsüzler (r, l, n ve m) incelendiğinde element yapılarının baş konumunun boş olduğu görülmektedir. Ek olarak, sözü edilen kaynak element yapılarında (m ünsüzü dışında) │A│ elementinin baş konumunda bulunmadığı (ya da diğer bir deyişle bağımlı konumunda bulunduğu) alanyazında da belirtilmiştir. Bu tez çalışmasında │A│ elementinin bağımlı konumunda bulunduğu ve baş konumunun boş olduğu ünsüzlere m ünsüzü de eklenmiştir. m ünsüzünün element yapısında bağımlı konumunda bulunan │A│ elementinin sesbilgisindeki yansıması ileride yanıtlanması gereken bir soru olarak karşımıza çıkmaktadır. │A│ elementinin yalnızca e ünlüsüne yayılmasıyla gözlemlendiği üzere, sözü edilen ünlünün element yapısının diğer ünlülerin element yapılarından farklı olduğu ve alçalmaya uğrayan e ünlüsünün │_ (I A)│ element yapısına sahip olduğu savlanmaktadır. Bu bağlamda, ünlüler arasında başı olmayan ve bağımlı konumu dolu olan tek element yapısı alçalmaya uğrayan e ünlüsündedir. │A│ elementi yetkilendirici olarak yayılabileceğinden, yalnızca │_ (I A)│ element yapısına yayılabilmektedir. │A│ elementinin yayılımı ile │A (I A)│ görünümüne sahip olan element yapısı sesbilgisi tarafından [ɛ] olarak yorumlanmaktadır. Alçalma olgusunun gerçekleşebileceği başka bir ünlü ise çoğul ekinde (-lAr) bulunmaktadır. Çoğul ekinde (ya da ünlü uyumuna göre ünlüsü a ya da e olarak yüzeye çıkabilen tüm yapılarda) bulunan ünlünün element yapısının sözlüksel olarak │_ (A)│ olduğu düşünüldüğünde, ünlü uyumu gereği │I│, alçalma olgusu gereği │A│ elementi yayıldığında │A (I A)│ element yapısı ortaya çıkmaktadır. Tıpkı bir önceki örnekte gösterildiği gibi, │A│ yayılımı ile ortaya çıkan element yapısında │A│ elementi hem baş hem de bağımlı konumunda bulunmaktadır. Bu durumun diğer sesbilimsel işlemler ya da akustik sesbilgisi yönünden etkileri ileriki çalışmalara bırakılmıştır. Kimi çevrelerde e ünlüsünün, kapalı seslem içerisinde r, l, n ve m ünsüzlerinin öncül bitişiğinde bulunmasına karşın alçalmaya uğramadığı görülmektedir. Sesbilimsel bir olgu olan alçalmanın, koşul sağlanmasına karşın kimi konumlarda gerçekleşip diğerlerinde gerçekleşmemesi olası değildir. Bu durum, e ünlüsü olarak nitelendirilen, sözlüksel olarak farklı (en az) iki element yapısının bulunduğunu göstermektedir. Bunlardan biri önceki paragrafta açıklandığı üzere │_ (I A)│ olarak savlanmaktadır. Diğer e ünlüsünün ise │I (A)│ element yapısına sahip olduğu alanyazında da sıkça belirtilmiştir. │I (A)│ element yapısına │A│ elementinin yayılımı olası değildir çünkü │A│ elementi yalnızca yetkilendirici olarak yayılabilmektedir. │I (A)│ element yapısının başı vardır ve │A│ elementinin yetkilendirici olarak yayılımı sonrasında Türkçede bulunmayan baş değiştirimi gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu nedenle │I (A)│ element yapısını barındıran e ünlüsünde herhangi bir alçalma gözlemlenmemekte ve sözü edilen element yapısı sesbilgisi tarafından [e] olarak yorumlanmaktadır. Buna ek olarak a ~ e değişkesi görülen herhangi bir ünlünün de (örn. çoğul eki -lAr) alçalmaya uğradığı gözlemlenmektedir. Sözü edilen ünlünün element yapısı │_ (A)│, ünlü uyumu ile │I│, alçalma ile │A│ elementinin yayılımı ile │A (I A)│ görünümü almaktadır. Alçalma olgusunu r, l, n ve m ünsüzlerinin tetiklemesinin bu ünsüz kümesinin Türkçedeki titreşimliler doğal sınıfını oluşturmasıyla bir ilgisi bulunmamaktadır. r l n m ünsüz kümesinin e ünlüsünün alçalmasına neden olan özelliği │A│ elementinin bağımlı konumunda bulunmasıdır. Kaynak element yapıda yetkilendirici konumda bulunmayan │A│ elementinin yayılımının gerçekleşmesi için hedef element yapısında yetkilendirici olması gerekmektedir. r, l, n ve m ünsüzlerine ek olarak z ünsüzünün de kapalı seslem içerisinde e ünlüsünün ardıl bitişiğinde bulunduğu konumlarda alçalmaya yol açtığı gözlemlenmektedir (örn. ölmez [ølmɛz], kurşungeçirmez [kurʃungetʃirmɛz] vb.). Ancak sözü edilen alçalma olgusu yalnızca mez yapısında bulunan e ünlüsü üzerinde gerçekleşmektedir. Buna karşın, mez yapısının görüldüğü ancak alçalmanın gerçekleşmediği örnekler de bulunmaktadır (örn. mezgit [mezgit], mezhep [mezhep] vb.). mez yapısındaki e ünlüsünün alçalma örüntüleri incelendiğinde geniş zamanın olumsuzluk eki olan mez, e alçalmasını tetikleyen ses çevresini oluşturmaktadır. Buradan hareketle sözü edilen mez ekinde e alçalmasına neden olan z ünsüzü ile e alçalmasına neden olmayan z ünsüzü arasında sözlüksel bir fark olduğu savunulabilir. Alçalmaya neden olan z ünsüzünün element yapısında, alçalmaya neden olan diğer tüm ünsüzler (r, l, n ve m) gibi │A│ elementini bağımlı konumunda bulundurduğu, baş konumunun boş olduğu ve bu elementin yetkilendirici olarak yayılmasıyla e ünlüsünün alçalmaya uğradığı savlanabilir. Alçalmaya neden olan z ünsüzü artsüremli olarak incelendiğinde zetasizm (r→z) gerçekleşmiş olabileceği konusunda savlar bulunmaktadır. Bu savların doğruluğundan bağımsız olarak, alçalmaya neden olan z ünsüzünün ve alçalmaya neden olmayan z ünsüzünün farklı element yapılarına sahip olmasına karşın ölçünlü Türkçede sesbilgisi tarafından aynı yorumlandığı görülmektedir: [z]. Ancak iki z ünsüzünün element yapılarının arasındaki fark, e alçalmasının görüldüğü örüntüler irdelendiğinde ortaya çıkmaktadır.
    • Item type:Item,
      Yomra Deresi havzasının taşkın risk analizi
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Ertoğral, Okan
      Trabzon ve çevresi Türkiye'de taşkın afetinin en sık görüldüğü bölgelerden biridir. Özellikle son yıllarda bölgede meydana gelen taşkınlar can ve mal kaybına neden olmaktadır. Bu nedenle bölgede yer alan akarsu havzalarının taşkın riskinin derecesinin belirlenmesi bölgedeki taşkınların etkisinin azaltılması çalışmalarına önemli katkı sağlayacaktır. Bu çalışmada Trabzon'un dördüncü büyük ilçesi olan Yomra ilçe merkezinden Karadeniz'e dökülen Yomra Deresi'nin taşkın riski, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü (SYGM) tarafından hazırlanan "Doğu Karadeniz Havzası Taşkın Yönetim Planı"nda kullanılan metodoloji örnek alınarak Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) uygulamaları ile belirlenmiştir. Çalışmada ilk olarak morfometrik analiz yöntemi kullanılarak Yomra Deresi ile birlikte Yomra ilçe merkezinde Karadeniz'e dökülen Şana Deresi, Muratlı Deresi ve Zil Deresi'nin taşkın duyarlılık sınıfları belirlenerek, Yomra Deresi için taşkın riski ön değerlendirme çalışması yapılmıştır. Taşkın riski ön değerlendirme çalışmasının ardından Analitik Hiyerarşi Yöntemi (AHY) ile Yomra Deresi havzasında tehlikesiz, düşük, orta, yüksek ve çok yüksek olmak üzere taşkın tehlike sınıfları belirlenmiş ve bu tehlike sınıfı içerisinde kalan, tiplerine göre yapı sayısı, kullanım türüne göre bağımsız bölüm sayısı ve nüfus miktarı belirlenmiştir. Yomra Deresi'nin taşkın tehlike sınıfı belirlendikten sonra taşkın tehlikesinin çok yüksek olduğu bölümde, Yomra Deresi üzerinde yer alan akım gözlem istasyonuna ait yıllık maksimum akım verilerinden Taşkın Frekans Analizi Yöntemi kullanılarak 2, 5, 10, 25, 50, 100, 200, 500 ve 1.000 yıllık taşkın tekerrür periyotlarına göre oluşacak maksimum akım miktarı hesaplanmıştır. Elde edilen taşkın tekerrür debilerinden 500 ve 1.000 yıl tekerrür debilerinin taşkın oluşturabileceği belirlenmiş ve bu debilere bağlı oluşacak olan taşkın yayılım alanları ve taşkın su yükseklikleri hesaplanarak bu alanlarda yer alan tiplerine göre yapı sayısı, kullanım türüne göre bağımsız bölüm sayısı ve nüfus miktarı hesaplanmıştır. Çalışmanın son aşaması olarak kullanılan metdoloji ve çalışma alanında taşkın riskine karşı alınabilecek yapısal ve yapısal olmayan taşkın önleme yöntemleri ile ilgili öneriler yapılmıştır.
    • Item type:Item,
      Topluluk ilişkilerinde özel denetim
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Erbaş, Burcu Karakuş
      Anonim şirket pay sahiplerine, bilgi alma ve inceleme hakkının tamamlayıcısı olarak özel denetim isteme hakkı bahşedilmiştir. Bu hakkın şirketler topluluğu kapsamında söz konusu olan topluluk ilişkilerinin incelenmesine yönelik olarak özel bir şekilde hükme bağlanmış hali ise, TTK m. 207 ve m. 406 düzenlemelerinde yer almaktadır. Bu düzenlemeler uyarınca, şirketler topluluğuna dahil olan şirketlerin her bir pay sahibi bireysel pay sahipliği hakkı olarak doğrudan mahkemeye başvuru yoluyla şirketin toplulukla olan ilişkilerinin incelenmesi amacıyla özel denetçi atanmasını isteyebilmektedir. Mahkeme tarafından atanan özel denetçi, incelemesinin sonunda özel denetim raporu düzenlemekle yükümlüdür. Bu rapor, pay sahiplerinin pay sahipliği haklarını etkili bir şekilde kullanarak hem kendi hem de şirketin menfaatlerinin topluluk ilişkileri nedeniyle zarara uğratılmasını engellemeye yardımcı olmaktadır.
    • Item type:Item,
      Osmanlı Devleti'nde yabancı sigorta şirketlerinin denetimi ve hukuki statüsü
      (Ankara Üniversitesi, 2024) Korkmaz, Müberra
      Batı kaynaklı bir kurum olan modern sigorta Osmanlı Devleti'ne, esas olarak Batı'da ekonomik, sosyal, siyasal, hukuksal anlamda yaşanan gelişmeler içerisinde şekillenen yabancı sigorta şirketlerinin faaliyetleriyle girmiştir. Bu şirketlerin faaliyetleri, devletin iktisadi anlamda dışa açık bir yapı benimsemesine paralel olarak hukuki anlamda da yüzünü Batı'ya döndüğü 19. yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışmada, ülkede var olan kapitülasyon düzeni altında denetimsiz olarak ve sadece kendi ticari kazançlarını gözeterek faaliyet gösteren bu şirketlerin, kamu düzeni ve milli menfaatleri korumak amacıyla yürürlüğe konulan kanuni düzenlemelerle denetim altına alınmasına yönelik mücadele ve ilgili düzenlemelerde yer alan denetim hukukuna ilişikin hükümler; bununla birlikte söz konusu şirketlerin hukuki statüsü incelenmiştir. İlgili hususlarda edinilen tecrübe, Cumhuriyet Dönemi'nde bu konularda benimsenen hukuk politikası ve kanuni düzenlemeler için bir altyapı ve vizyon sağlamış olup; Türk sigorta hukukunun tarihsel gelişiminde önemli bir aşamayı teşkil etmektedir.