Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, İklim değişikliği senaryolarında porsuk havzası'ndaki olası kuraklıkların belirlenmesi ve değerlendirilmesi(Ankara Üniversitesi, 2025) Türker, Selma Nurİklim değişikliğinin su döngüsü üzerindeki etkileri, kuraklık olaylarının sıklığını ve şiddetini artırarak özellikle tarım ve su kaynakları yönetimi için önemli riskler doğurmaktadır. Bu çalışma, Porsuk Havzası'nda 2024–2100 dönemine yönelik meteorolojik (SPI) ve hidrolojik (SRI) kuraklık koşullarını değerlendirmek amacıyla hazırlanmıştır. Farklı zaman ölçeklerinde yürütülen analizlerde iki ayrı iklim senaryosu (RCP4.5 ve RCP8.5) kullanılmış; hidrolojik modelleme ise HEC-HMS aracılığıyla, 1980–2012 dönemine ait kalibrasyon ve doğrulama süreçleri tamamlanarak gerçekleştirilmiştir. Projeksiyon sonuçları, havzanın yıllık akım potansiyelinde RCP4.5 altında yaklaşık %17, RCP8.5 altında ise %23 düzeyinde azalma öngörmektedir. Meteorolojik kuraklık analizleri özellikle RCP8.5 senaryosunda 2060 sonrası için çok şiddetli kuraklıkların belirgin biçimde arttığını göstermektedir. Hidrolojik kuraklık, RCP4.5 senaryosunda daha sınırlı olmakla birlikte 2075–2099 döneminde şiddetli düzeylere ulaşmaktadır. Dönemsel incelemeler, 2024–2050 arasında orta şiddette kuraklıkların ağırlıkta olduğunu; yüzyılın son çeyreğinde ise şiddetli ve çok şiddetli kuraklıkların bölgesel ölçekte yaygınlaştığını ortaya koymaktadır. Haziran–Eylül döneminde 6 ve 9 aylık SPI/SRI analizlerinin en yüksek riskleri göstermesi, tarımsal faaliyetlerin kırılganlığını artırmaktadır. Mekânsal dağılım sonuçları, Eskişehir (Tepebaşı, Odunpazarı) ve Kütahya'nın bazı ilçelerinde yüksek kuraklık riski bulunduğunu; Porsuk HES ve Kütahya Sulaması gibi altyapıların da etkilenebileceğini göstermektedir. Yağışa bağımlı ürünlerin meteorolojik, sulama ihtiyacı yüksek ürünlerin ise hidrolojik kuraklığa duyarlılığı, üretim planlamasında riskleri artırmaktadır. Genel olarak bulgular, özellikle RCP8.5 senaryosunda 2060 sonrası dönemin havza için kritik bir eşiğe işaret ettiğini, kuraklık sıklığı ve şiddetindeki artışın entegre su yönetimi, sulama planlaması ve uyum stratejilerinin birlikte ele alınmasını zorunlu kıldığını göstermektedir.Item type:Item, Parazitoit encarsia berlesei (Howard) (hymenoptera: Aphelinidae) ile dut kabuklubiti pseudaulacaspis pentagona (Targioni-Tozzetti) (hemiptera: diaspididae) arasındaki bazı biyolojik ilişkiler ve salım çalışmaları üzerinde araştırmalar(Ankara Üniversitesi, 2025) Öntepeli, FilizBu çalışmada meyve, süs ve orman bitkilerinin önemli bir zararlısı olan Dut Kabuklubiti, Pseudaulacaspis pentagona (Targioni-Tozzetti) (Hemiptera: Diaspididae) ile parazitoiti Encarsia berlesei (Howard) (Hymenoptera: Aphelinidae)'nin biyolojik ilişkileri, parazitoitin yaşam çizelgesi parametreleri ve parazitoitin zararlı üzerine salım dozları araştırılmıştır. Dut Kabuklubiti ve parazitoitin yetiştirilmesi 26±1°C sıcaklık, sabit ışıklanma rejimi (16:8 saat) ve %60 ±5 orantılı nem koşullarındaki iklim kabininde patates yumruları üzerinde yapılmıştır. Çalışma sonucunda E. berlesei'nin P. pentagona'nın genç dişilerine göre, ikinci nimf dönemindeki bireylerini daha fazla parazitlediği, gelişmesini daha hızlı tamamladığı tespit edilmiştir. E. berlesei'nin kabuklubitin ikinci nimf ve genç dişi dönemlerinde sırası ile kalıtsal üreme yeteneği (r) 0.0662±0.001 gün-1ve 0.0453±0.0008gün-1, artış oranı sınırı (λ) 1.068±0.0008 gün-1 ve 1.046±0.001 gün-1, net üreme gücü (R0) 6.980±0.177 ♀/♀/döl ve 4.320±0.156 ♀/♀/döl, ortalama döl süresi (T) 29.336±0.018 gün ve 32.277±0.027 gün, ergin parazitoit ömrü 2.33±0,05 gün ve 2.02±0,05 gün, günlük parazitleme oranı 7.399±0,197 adet ve 3.341±0,26 adet kabuklubit olarak saptanmıştır. Laboratuvarda değişik sıcaklık ve konukçu yoğunluğunda parazitleme kapasitesi incelenmiş, konukçu sayısı arttıkça parazitleme oranı düşmüş, sıcaklık arttıkça parazitleme oranı artmıştır. P. pentagona'nın ikinci nimf dönemine karşı yapılan salımlarda optimum sıcaklığın 26,5 °C olduğu ortamlarda parazitoitin daha fazla etkinlik gösterdiğini ortaya koymuştur. Çalışma sonucunda E. berlesei'nin dut kabuklubitinde etkili parazitoit olduğu görülmüştür.Item type:Item, Alman hamam böceği (Blattella germanica)Ankara popülasyonlarında permetrin direncinin moleküler karakterizasyonu(Ankara Üniversitesi, 2023) Arıkan, Zeynep YaşarBu tez çalışmasında Alman hamam böceği (Blattella germanica) Ankara popülasyonlarında bir piretroid grubu insektisit olan permetrine karşı direnç düzeyinin belirlenmesi amaçlandı. Çalışmada laboratuvarda yetiştirilen duyarlı popülasyon ile Ankara'nın 4 farklı noktasından toplanan yerel popülasyonlar (Altındağ, Etimesgut, Hacettepe, Keçiören) kullanıldı. Biyoassay çalışmaları permetrinin farklı dozları ve aynı miktardaki permetrinin etkinliğini arttırmak için piperonil bütoksit (PBO) eklenerek tarsal kontakt metoduyla geçekleştirildi. Böceklerdeki kdr (knock down resistance) mutasyonu varlığı duyarlı, Altındağ ve Hacettepe popülasyonlarına ait 110 örnekte PZR, jel elektroforezi ve sekanslama çalışmalarıyla araştırıldı. Biyoassay çalışmaları sonuçlarına göre yerel popülasyonların permetrin aktif maddesine karşı duyarlı popülasyona göre dirençli olduğu belirlendi. Yerel popülasyonlardaki LD50 düzeyinde direnç seviyelerinin duyarlı popülasyona göre Altındağ popülasyonunun 26,03 kat, Etimesgut popülasyonunda 13,89 kat, Hacettepe popülasyonunda 5 kat ve Keçiören popülasyonunda 11,58 kat yüksek olduğu görüldü. Uygulama dozuna PBO eklenmesinin Alman hamamböceği popülasyonlarında permetrin direnç katsayılarını LD50 düzeyinde Altındağ popülasyonunda 7,74 kat, Etimesgut popülasyonunda 6,82 kat, Hacettepe popülasyonunda 7,12 kat, Keçiören popülasyonunda 7,01 kat düşürdüğü görüldü. Duyarlı popülasyonda kdr genine rastlanmazken, Altındağ popülasyonunda 5 bireyde (%16.6), Hacettepe popülasyonunda 2 bireyde (%5) bu mutasyonun olduğu belirlendi. Yapılan çalışmada Türkiye'de ilk defa Alman hamam böceklerinde kdr mutasyonunun olduğu ortaya konuldu. Çalışma sonuçları ileride hamam böceklerine karşı insektisit dozlarında belirlenmesinde kdr mutasyonunun varlığı çalışmalarına temel kaynak olacağı ve literatürdeki bilgi eksikliğini tamamlayabileceği düşünüldü.Item type:Item, Bodur elma bahçesinde konvansiyonel ve kule tip pülverizatörlerin ilaç uygulama etkinliklerinin karşılaştırılması(Ankara Üniversitesi, 2025) Arslan, Süleyman SafaBu çalışmada, bodur elma bahçelerinde kullanılan konvansiyonel aksiyal fanlı ve kule tip pülverizatörlerin ilaçlama performansları incelenmiştir. Uygulamalarda, konvansiyonel (Albuz ATR, Lechler TR) ve düşük sürüklenmeli (Albuz TVI ISO, Lechler ITR) konik hüzmeli memeler üç farklı hava akım hızı (12.6, 17.7, 22.3 m/s) ve ilerleme hızında (4.5, 7.36, 10.32 km/h) denenmiştir. Etkinlik değerlendirmeleri; yaprak yüzeyinde biriken kalıntı miktarı, taç içi dağılımın düzgünlüğü, kaplama oranları ve ilaç kayıpları üzerinden yapılmıştır. Kalıntı ve kayıpların ölçümü için filtre kâğıtları, kaplama oranlarının belirlenmesi için ise suya duyarlı kartlar kullanılmıştır. İlaç yerine suda çözünebilen Tartrazine (E102) gıda boyası uygulanmış; filtre kağıtlarındaki kalıntı kolorimetrik yöntemle, kartlardaki kaplama ise ImageJ yazılımı ile analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, düşük sürüklenmeli memelerin bodur elma ağaçlarında konvansiyonel memelere kıyasla daha yüksek kalıntı sağladığını ortaya koymuştur. Hava akımı hızına bağlı olarak, düşük sürüklenmeli memelerle elde edilen yaprak kalıntı miktarları konvansiyonel memelere göre %26 ile %32,1 oranında daha yüksek bulunmuştur. Tüm meme tiplerinde, hava akımı ve ilerleme hızındaki artış, yapraklarda ortalama kalıntı miktarının artmasına neden olmuştur. İlerleme hızındaki artışın etkisi konvansiyonel Albuz ATR memede %26,04, Lechler TR memede %22,30, düşük sürüklenmeli Albuz TVI ISO memede %8 ve Lechler ITR memede %13,92 oranında kalıntı artışı olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte hem konvansiyonel hem de düşük sürüklenmeli memelerde hava akımı ve ilerleme hızının artışı, toprak yüzeyinde oluşan kalıntı miktarını artırmıştır. Ayrıca, düşük sürüklenmeli memelerin toprak kayıpları konvansiyonel memelere kıyasla daha yüksek bulunmuştur. İlerleme hızı ve hava akım hızı artışına bağlı olarak tüm pülverizatör ve meme tiplerinde toprağa olan kayıplar artış göstermiştir. Benzer şekilde, hava akımı ve ilerleme hızındaki artış konvansiyonel pülverizatörde her meme tipinde havaya sürüklenme miktarını artırmıştır. Kule tip pülverizatörde iki hava hızında elde edilen sonuçlar, konvansiyonel pülverizatör ile benzerlik göstermiş ve ilerleme hızı arttıkça sürüklenme miktarı da yükselmiştir. Öte yandan, hava akımı hızının artmasıyla hem konvansiyonel hem de düşük sürüklenmeli memelerle yaprak yüzeylerinde kaplama oranlarının arttığı; ilerleme hızının artmasıyla ise hem konvansiyonel hem de kule tip pülverizatörlerde kaplama oranlarının azaldığı belirlenmiştir. Genel olarak, konvansiyonel memeler yaprak yüzeylerinde düşük sürüklenmeli memelere kıyasla daha yüksek kaplama oranı sağlamıştır.Item type:Item, Makine öğrenmesi yöntemleri ile hisse senedi seçimi ve finansal değişkenlerin rolü(Ankara Üniversitesi, 2025) Ant, TanerBu çalışmada, makine öğrenmesi yöntemleri kullanılarak hisse senedi getirilerinin tahmin edilmesi ve finansal değişkenlerin bu tahminlerdeki rolünün incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında Rastgele Orman, XGBoost, LightGBM ve SVR (Destek Vektör Regresyonu) modelleriyle çeyreklik getiri tahminleri yapılmış, pencere genişliği (expanding window) yöntemiyle zaman serisi analizi gerçekleştirilmiştir. 10 yıllık veriler kullanılarak hisse senetlerinin çeyreklik getirileri tahmin edilmiştir. Finansal değişkenler (fiyat/kazanç oranı, borç/özsermaye vb.) modellere girdi olarak eklenmiştir. İlk yıllardan başlayarak her çeyrekte model eğitilmiş ve bir sonraki çeyreğin getirisi tahmin edilmiştir. Her çeyrekte en yüksek getiri potansiyeli olan ilk 10 hisse senedi seçilmiş ve bu hisselerin performansı izlenmiştir. 2024-2025 dönemi için modellerin önerdiği ilk 10 hisse senedinden bir portföy oluşturulmuş ve bu portföyün performansı NASDAQ 100 endeksi ile karşılaştırılmıştır. Portföy getirileri, pasif bir yatırım stratejisine göre değerlendirilmiştir. Modellerin tahminlerinde en etkili olan finansal değişkenler belirlenmiştir. En etkili on değişken analiz edilerek, hangi faktörlerin hisse getirilerini daha fazla etkilediği yorumlanmıştır.
