Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Anayasa yapımında uzlaşı ve çatışma: 1982 anayasasında yapılan değişikliklerde siyasi partilerin rolü
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Arslan, Alperen
      Karşınızdaki tez çalışması, siyasi partilerin Anayasa yapımındaki rollerini veto oyuncuları kuramı çerçevesinde, Türkiye'deki 1982 Anayasası değişiklikleri üzerinden incelemektedir. Bu bağlamda partilerin, anayasanın meşru yapım yeri olan meclisteki veto kudretlerine odaklanıldı. Böylece partilerin anayasa yapımında politika değişikliğini sağlayabilmek için uzlaşma ve çatışma stratejileri olduğu görüldü. Siyasete katılma aracı olan siyasi partilerin işlevlerini temsil, ifade ve yönlendirme ve siyasi eğitim başlıklarında toparlanan klasik işlevlerin ötesinde politika değişikliği yapabilme hedefiyle uzlaşılar kurma ve çatışmalara girme işlevlerine de sahip siyasal kurumlardır. Anayasa devletin kuruluş ve yapısını belirleyen, değiştirilmesi diğer normlara göre daha zor olan üstün bir hukuk normu olduğu için tercih edildi. Böylece veto oyuncularının merkeze aldığı statüko değişikliği için gereken şartlar en uç haline ulaştı. Seçilen 1982 Anayasası bir askeri müdahaleyle ortaya çıkan asli kurucu iktidarın kullanılmasıyla ve siyasi partilerin dışlanmasıyla yapıldı. Siyasi partiler Anayasa yapımına ancak tali kurucu iktidar yoluyla daha sonra yapılan değişiklikler yoluyla katılabildi. Tali kurucu iktidarın kullanımı incelenirken veto oyuncuları kuramına sadık kalarak de jure veto oyuncularına odaklanıldı. Bu çerçevede kurumsal veto oyuncusu olan yasama organı, partizan oyuncular siyasi partilerden meydana gelmekte, bunlar hem kendi içinde hem de mecliste çoğunluklarla karar alan kolektif veto oyuncuları olarak gösterildi. Değişiklikler Büyük Uzlaşılar ve Çatışmalar olmak üzere iki başlıkta toplanıldı. Buna göre Büyük Uzlaşılar sağ ve sol partilerin bir arada hareket ettiği ve iki bölü üç çoğunluğu sağladığı 15 adet değişikliği kapsayan sayıca çoğunluğu oluşturan grupta toplanıldı. Bunlar 1993 ile 2007 yılları arasında kesintisiz olarak 12 adet ve buna ek olarak 1987, 2011 ve 2016 yıllarındaki değişiklerdir. Ardından 2007, 2008, 2010 ve 2017 Türk sağının yaptığı değişiklerdir. Bunlardan 2010, 2017 ve halkoylamasında reddedildiği için kanunlaşamayan 1988 değişikliği girişimi ilavesiyle üç bölü beş oranının uygulanmasıyla halkın hakem tayin edildiği çatışmalardır. 2007 değişikliği cumhurbaşkanı tarafından halkı veto oyuncusu kılan ihtiyari bir halkoylamasıdır. 2008 değişikliği ise ana muhalefet partisi tarafından yargıya taşınmasıyla yüksek yargı organını veto oyuncusu kılan bir örnektir. Böylece Çatışmalar grubu da beş örnek olarak incelendi. Sonuç olarak burada siyasi partilerin anayasa yapımındaki rolünün araştırıldı. Siyasi partilerin anayasanın meşru yapım yeri olan meclisteki veto kudretlerine odaklanıldı. Böylece partilerin anayasa yapımında politika değişikliğini sağlayabilmek için uzlaşma ve çatışma stratejileri olduğu, bunun da anayasada öngörülen iki alternatif kabul yeter sayısının sayesinde mümkün kılındığı görüldü.
    • Item type:Item,
      Uluslararası çevre hukukunun oluşumunda hükümet dışı örgütler: Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi örneği
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Eroğuz, Esra
      21. yüzyılın en önemli sorunlarından biri olan iklim krizi ile mücadele için kabul edilen Birleşmiş Miletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS), Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması sürecinde hükümet dışı örgütlerin etkisini inceleyen bu tez, hükümet dışı örgütlerden daha çok fosil yakıt şirketlerinin etkili olduğunu iddia etmektedir. Bu tez kapsamında öncelikle hükümet dışı örgütler kavramının hangi aktörleri içerdiği incelenmiştir. Sonrasında, çok taraflı çevre sözleşmelerinde hükümet dışı örgütlerin etkisi sorgulanmıştır. Tez, fosil yakıt şirketlerinin Paris Anlaşması sürecinde daha fazla etkiye sahip olduğu ve bu durumun Anlaşma'nın hedeflerini zayıflattığı ve fosil yakıtların rolünün azaltılmasını engellediğini ileri sürmektedir.
    • Item type:Item,
      Çalışma sürelerinin toplu iş sözleşmeleriyle düzenlenmesi
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Gök, Merve Nur
      Anayasada öngörülen toplu iş sözleşmesi özerkliğiyle, işçi ve işveren tarafının emredici hukuk kurallarına uygun olmak kaydıyla toplu iş sözleşmesi kapsamında iş ilişkisine, çalışma koşullarına, karşılıklı hak ve borçlarına ilişkin kendi aralarında düzenlemeler yapması mümkün olmuştur. 4847 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinde çalışma şartlarını oluşturacak unsurların bir kısmı emredici hükümlerle düzenlenirken bir kısmında ise taraflara serbesti tanınarak değişiklik yapma imkanı sunulmuştur. Küreselleşmenin getirdiği maddi koşullar, yoğun rekabet ortamı, teknolojinin gelişmesi gibi nedenlerle katı çalışma sürelerinin yerini esnek çalışma süreleri almaktadır. 1475 sayılı Kanunun çalışma şartlarına ilişkin katı yapısı çağın gereksinimlerine karşılık vermediğinden, 4857 sayılı Kanunda çalışma sürelerinde esnekleştirme yaklaşımı benimsenmiştir. Yasanın belirlediği sınırlar içerisinde kalmak kaydıyla tarafların çalışma koşullarına, karşılıklı hak ve borçlarına ilişkin düzenlemeler yapması, değişen koşullara uyum sağlanabilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Çalışma koşullarının belirlenmesinde birey olarak işveren karşısında pazarlık gücü bulunmayan işçilerin, bu yetkiyi kolektif hareketle sürdürülen toplu iş sözleşmeleriyle kullanmaları en etkili yöntemlerden biridir. Toplu iş sözleşmelerine işlevsellik kazandırmak bakımından ise, madde metinlerinin hukuken geçerli biçimde oluşturulması gerekmektedir. İşin düzenlenmesi kapsamında toplu iş sözleşmelerinde yer alan çalışma süresine ilişkin düzenlemeler tez çalışmamızın konusunu oluşturmaktadır. Ele alınan bu toplu iş sözleşmeleri, mahalli idareler ve bağlı şirketlerinde 4857 sayılı Kanuna tabi iş ilişkileriyle çalıştırılan işçilerin bağlı oldukları toplu iş sözleşmeleridir. Toplu iş sözleşmesinde yer alan düzenlemeler tezimizde çeşitli boyutlarıyla ele alınıp incelenmiş, tespit edilen sorunlara çözüm üretilmeye çalışılmıştır.
    • Item type:Item,
      Ayrık sistemlerde çatallanma ve kaos
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2026) Esen, Sezgi
      Bu tezde ayrık sistemlerde çatallanma ve kaos incelenmiştir. İlk olarak ayrık sistemlerde kullanılan skaler fark denklemleri hakkında temel bilgiler verilerek bu bilgilerle beraber fark denklemlerinden elde edilen sabit noktalar ve periyodik sabit noktalar gösterilmiştir. Bu sabit noktaların ve periyodik sabit noktaların kararlılıkları hakkında tanımlar verilmiştir. Daha sonra skaler fark denklemleri ile fark denklem sistemleri arasında bağlantıyı kurmak için temel lineer cebir bilgileri kullanılmıştır. Fark denklem sistemlerindeki bazı sabit noktalar için Lyapunov üsteli tanımı verilmiş ve ardından lineer olmayan sistemler ele alınarak bu sistemler için lineerleştirme yöntemi anlatılmıştır. Tezin ana kısmında öncelikle skaler fark denklemler ele alınarak çatallanma türleri verilmiş ve bunlar açıklanmıştır. Ardından fark denklem sistemlerine geçmeden önce merkez manifold teoremi açıklanmış ve çatallanma türleri fark denklem sistemleri için gösterilmiştir. Ek olarak bu kesimde yeni bir çatallanma türünden bahsedilmiş ve bu bir örnekle daha net açıklanmıştır. Ardından kaos temasına geçilmiştir. Devaney'in kaos tanımı kullanılmış ve kaos için gerekli koşullardan bahsedildikten sonra sistemin yorumlanabilmesi için kaosun kontrolü kavramı açıklanmıştır. Kaos kontrolü için Ott, Grebogi ve Yorke (OGY) yöntemi tanımlanmış ve bu yöntem için geri besleme kontrol tekniğinden ve kutup yerleştirmeden bahsedilmiştir. Tüm bu tanım ve teoremler neticesinde ayrık sistemlerde oluşan çatallanmalar ve kaos hakkında bir genelleme elde edilmiştir.
    • Item type:Item,
      Trafik kirliliğinin betula pendula roth. (huş ağacı) ağaçlarında alerjik polen içeriği ve yaprak anatomisi üzerindeki etkileri
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2026) Yılmaz, Ece Özge
      Bu tez çalışmasında, trafik kaynaklı hava kirliliğinin Betula pendula Roth. (Huş ağacı) polenlerinin alerjenik özellikleri ve yaprak anatomik yapısı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Araştırma kapsamında, Ankara ilinde trafik yoğunluğunun yüksek olduğu 13 kirli lokasyon ile trafik yoğunluğunun düşük olduğu 3 temiz/yarı temiz lokasyondan (Tunceli ve Bingöl) polen ve yaprak örnekleri toplanmıştır. Morfolojik analizler ışık mikroskobu (LM) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile gerçekleştirilmiş. Yaprak anatomisi kriyotom ile alınan enine kesitler üzerinden değerlendirilmiştir. Polenlerin biyokimyasal özellikleri FT-IR spektroskopisi, protein profilleri SDS-PAGE ve majör alerjen Bet v 1 düzeyleri ELISA yöntemi ile belirlenmiştir. Çevresel veriler, Ulusal Hava Kalitesi İzleme Ağı'ndan temin edilen Ocak–Mayıs 2025 dönemi parametreleri ile desteklenmiştir. Elde edilen bulgular, kirli bölgelerden toplanan polenlerin polar ve ekvatoral eksen uzunlukları ile ekzin–intin duvar kalınlıklarının temiz bölgelere kıyasla istatistiksel olarak anlamlı derecede arttığını göstermiştir. SEM analizleri, kirli alanlardaki polen yüzeylerinin yoğun partikül madde ile kaplandığını ortaya koymuştur. Yaprak anatomisi incelemelerinde kütikula ve üst epidermis kalınlığında artış gözlenmiştir. FT-IR analizleri, özellikle Amid I /Amid II oranlarında belirgin değişimler olduğunu göstermiştir. ELISA sonuçları, kirli bölgelerde Bet v 1 alerjen düzeylerinin daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç olarak, trafik kaynaklı hava kirliliğinin Betula pendula'da morfolojik, anatomik ve biyokimyasal düzeyde önemli etkiler oluşturduğu belirlenmiştir.