Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, 21. yüzyılda distopik tahayyüller: Türkiye sinemasında bir müdahale imgesi olarak insan ve sonrası(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Çelik, SelinBu çalışmanın çıkış noktası, günümüz entelektüel ikliminde insanın ve "insanlık" kavramının evrendeki tüm kötülüklerin asli faili ilan edilmesine karşı duyduğum eleştirel mesafedir. İnsanlığı doğaya, diğer canlılara ve kendi varoluşuna karşı işlediği suçların toplamı olarak mahkûm eden hâkim söylemler karşısında; tüm çelişkileri, hataları ve krizleriyle birlikte, fakat aynı zamanda özgürleşme ve müdahale kapasitesiyle "insan-özneyi" yeniden düşünmenin cüretine başvurdum. Belki de bu çağda, hâlâ "özgür, tarihsel ve eylemsel bir insan" fikrine tutunmak, başlı başına bir meydan okumaydı. Bu bağlamda, çalışmamda Türkiye sinemasında 21. yüzyılda üretilen distopik anlatılar ekseninde "özgürleşimci ve müdahil özne" düşüncesini araştırdım. Distopyaların, kültürel nesneler olarak direnişçi tahayyülü harekete geçirme potansiyelini (Tom Moylan) ve çağın kendini tahayyül etme biçimi olarak "ayrıcalıklı metinler" (Alain Badiou) kapsamına alınma imkânlarını sorguladım. Bu sorgulama yalnızca teorik bir ilgiyle değil; güncel krizlerin yarattığı entelektüel aciliyet duygusuyla da biçimlendi. Bu doğrultuda, "insan-sonrası" (posthümanist) tahayyülü, eleştirel hümanizm ve Aydınlanma felsefesinin düşünsel mirası doğrultusunda diyalektik bir okumaya tabi tutmayı tercih ettim; "insan-özne" kavramının günümüzdeki işlevini ve gerekliliğini kültürel metinler üzerinden yeniden tartıştım. Çalışmanın örneklemini oluşturan Canavarlar Sofrası (Ramin Matin, 2011), Körfez (Emre Yeksan, 2017) ve Gölgeler İçinde (Erdem Tepegöz, 2020) filmlerinin çözümlemelerinde Alain Badiou'nun hakikat ve özneleşme kuramına koşut biçimde imgefelsefe ve aksiyomatik okuma yöntemlerini benimsedim. Anahtar kavramlar arasında Jason W. Moore'un Kapitalosen tanımı, Murray Bookchin'in Toplumsal Ekoloji ve Tamamlayıcılık Etiği yaklaşımları ile Tom Moylan'ın Eleştirel Distopya kavramsallaştırması yer aldı. Tez, insanı akıl, özne ve ilerleme kavramlarının pejoratif yorumlarını aşarak yeniden düşünme çabasına dayanmakta; kriz çağında insan merkezli bir özgürleşim tahayyülünü kültürel metinler aracılığıyla tartışmayı amaçlamaktadır. Önemi ise, zamanlaması ve güncel bir pratik sorunla doğrudan ilişki kurması; literatürdeki belirli bir boşluğu doldurma potansiyeli; toplumsal etkileşimin temel ilkelerine ve geleceğe yönelik kuramsal açılımlara imkân sağlaması üzerinden temellendirilebilir. Özellikle, Aydınlanma'nın ve eleştirel hümanizmin kazanımlarına dönerek insanın özgürleşme ve özneleşme kapasitesini yeniden düşünmeye yönelmem; tarihsel-eylemsel özne kavramını idealist ve aşkın okumaların ötesinde yeniden kurmaya çalışmam, çalışmanın özgünlüğünü belirleyen temel hattı oluşturdu. Yürüttüğüm çözümlemeler sonucunda, ele aldığım filmlerde Badioucu "olay", "hakikat" ve "müdahil özne" nosyonlarına özgü belirgin varyasyonların tekrar ettiğini gözlemledim. Türkiye'de üretilen distopik anlatılarda "olay" kavramının, aşk, bilim ve sanat gibi klâsik hakikat prosedürlerinin sınırlarını aşarak; felaketlerle örülü şimdinin doğası ve yerel sosyopolitik atmosferle uyumlu biçimde, karamsar ve kasvetli "müdahale" anları olarak tezahür ettiğini tespit ettim. Müdahil özne figürünün ise umut dolu bir kopuştan değil; aksine, umutsuzluk ve çelişkilerin koyu gölgesinden doğan devrimci bir iradeyle biçimlendiğini ortaya koydum. Bu anlatılarda başkaldırı, yalnızca bireysel kurtuluşu değil; aynı zamanda distopik şimdiki zaman içinde filizlenen kolektif direniş tahayyüllerini de görünür kılmaktadır.Item type:Item, Kazakistan'da kadın gazetecilerin çalışma koşulları(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Beken, NargizBu çalışma, Kazakistan'da medya sektöründe faaliyet gösteren kadın gazetecilerin karşılaştıkları cinsiyet temelli eşitsizlikleri ve bu eşitsizliklere karşı geliştirdikleri bireysel ve kolektif stratejileri incelemeyi amaçlamaktadır. Kadın gazetecilerin mesleki deneyimleri, toplumsal cinsiyet rolleriyle ilişkili olarak çok katmanlı bir şekilde analiz edilmekte; medya sektöründe cinsiyet temsili ile ilgili yapısal ve kültürel dinamikler, araştırmanın temel odağını oluşturmuştur. Çalışma, Kazakistan'daki kadın gazetecilerin karşılaştıkları yapısal engelleri ve bu engellerin, çalışma koşullarındaki eşitsizliklerle nasıl şekillendiğini ele alırken, ayrıca bu eşitsizliklere karşı geliştirdikleri çözüm stratejilerini de incelemektedir. Bu araştırmanın temel amacı, kadın gazetecilerin çalışma yaşamındaki karşılaştıkları cinsiyet eşitsizliklerinin doğasını analiz etmek ve bu eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasına yönelik politika önerileri geliştirmektir. Ayrıca, kadın gazetecilerin karşılaştıkları güçlükler ve dayanışma pratikleri üzerine de derinlemesine bir inceleme yapılmıştır. Çalışma, derinlemesine görüşme tekniği kullanarak, Kazakistan'daki kadın gazetecilerin deneyimlerini öznel bir şekilde ele almıştır. Araştırma, kadınların medya sektöründe maruz kaldıkları eşitsizlikler ve toplumsal cinsiyet normlarının bu deneyimler üzerindeki etkilerini anlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışmanın önemli bir katkısı, Kazakistan'da kadın gazetecilere yönelik yapılan sınırlı sayıda akademik araştırmayı genişletmek ve kadınların karşılaştığı sorunlara dikkat çekerek, toplumsal farkındalık oluşturmaktır. Ayrıca, çalışma, medya sektöründe toplumsal cinsiyet eşitliğini güçlendirecek yapısal ve kültürel dönüşüm stratejilerine yönelik öneriler sunmaktadır.Item type:Item, Japonca dolgu sözcüğü nanka'nın edimsel işlevleri ve ezgi görünümleri(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Yüksel, PenpeBu tez çalışması, Japonca konuşma dilinde yaygın olarak kullanılan dolgu sözcüğü nanka'nın edimsel ve bürünsel özelliklerini incelemektedir. Çalışmanın temel amacı, farklı söylemsel bağlamlarda kullanılan nanka'nın işlevlerini belirlemek ve bu işlevlerin ezgi örüntüleriyle ilişkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda söylem sesbilimi (discourse phonology) ve konuşma çözümlemesi (conversation analysis) kuramsal temel alınarak çözümlemeler yapılmıştır. Japonca Günlük Konuşma Derlemi'nden rastgele seçilen toplam 43 video kaydına ait yaklaşık 24 saatlik konuşma verileri incelenmiş; belirsizlik ifade etme, söylemi yumuşatma, zaman kazanma, onarım yapma, konu yönetme ve düşünce başlatma olmak üzere nanka'nın altı temel edimsel işlevi tespit edilmiştir. Çözümleme sürecinde sistematik bir yöntem izlenmiştir. İlk aşamada, seçilen 43 video kaydı yazıya dökülmüş, ardından Jefferson'ın çeviri yazım sistemi temel alınarak ELAN yazılımı aracılığıyla ayrıntılı çevriyazıya dönüştürülmüştür. Sonrasında dolgu sözcüklerinin geçtiği konuşma dizileri belirlenmiş ve özellikle nanka'nın işlevleri tablo hâlinde özetlenmiştir. Son aşamada ise tabloda belirlenen işlevlerin en net biçimde gözlemlendiği konuşma dizileri, konuşma çözümlemesi yöntemiyle detaylı olarak incelenmiş, dolgu sözcüğü nanka'nın edimsel işlevleri ile ezgi örüntüleri arasındaki ilişki bürünsel sesbilim çerçevesinde değerlendirilerek bulgular sunulmuştur. Ezgi analizleri sonucunda, her bir işlevin belirgin ezgi kalıplarıyla ilişkili olduğu ve nanka'nın konuşma akışını yönetmede stratejik bir rol üstlendiği ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular, Japonca konuşma dilinde nanka'nın sadece bir dolgu sözcüğü olarak değil, iletişimde nezaket, dolaylılık ve sosyal uyumu sağlamada önemli bir söylem belirleyicisi olarak işlev gördüğünü göstermektedir.Item type:Item, Türkiye'de Kamu Politikası Danışmanlığı(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Saka, MusaBu dönem projesi, Türkiye'de kamu politikası danışmanlığının merkezi yönetim yapısındaki rolünü ve etkilerini kapsamlı bir şekilde ele almayı amaçlamaktadır. Kamu politikası, toplumun ihtiyaçlarını karşılamak ve kamu yararını gözetmek için stratejik kararların alındığı süreçleri ifade eder. Bu süreçlerde, danışmanlık mekanizması bilgi üretiminden politika oluşturma ve uygulamaya kadar kritik bir işlev üstlenir. Çalışmada, kamu danışmanlığının tanımı, teorik çerçevesi ve uygulama dinamikleri incelenmiştir. Özellikle merkezi yönetimdeki danışmanların yasal dayanakları, görev ve yetkileri Cumhurbaşkanlığı, TBMM ve bakanlıklar çerçevesinde değerlendirilmiştir. Politika kurulları, kalkınma planları ve ulaştırma politikası örnekleri üzerinden danışmanlık müessesesinin politika yapım süreçlerindeki işlevleri detaylandırılmıştır. Bulgular, danışmanlık müessesesinin potansiyel olarak stratejik rehberlik, analiz ve alternatif politika önerileri geliştirme açısından etkili olabileceğini, ancak uygulama süreçlerinde görev dağılımı ve yetki eksiklikleri nedeniyle sınırlılıklar bulunduğunu göstermiştir. Siyasi uyum, güven, eğitim ve kariyer geçmişi gibi unsurların danışmanlık etkinliğinde belirleyici olduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak, Türkiye'de kamu politikası danışmanlığının etkinliğini artırmak için görev tanımlarının netleştirilmesi, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi, görev süresi ve edinilen hakların belli bir düzeyde korunması, liyakat esaslı atama süreçlerinin benimsenmesi ve farklı danışmanlık türlerinin uygun şekilde konumlandırılması önerilmektedir. Bu şekilde, danışmanlık mekanizmasının kamu yararına yönelik daha etkili ve sürdürülebilir politikalar geliştirmesi mümkün olacaktır.Item type:Item, Kadızadeliler Hareketi'nin toplumsal etkileri(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Yüksel, Neziha AydaBu çalışmada 17. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde ortaya çıkmış olan dini-siyasi bir yapılanma olan Kadızadeliler Hareketi'nin toplumsal, siyasi ve dini karakteri incelenmiştir. Bir asır kadar etkinliği sürmüş olan bu hareketin halk nazarında nasıl bir anlam ifade ettiği ve etkileri açıklanmıştır. Bir vaizler sınıfı hareketi olan söz konusu teşekkül Kadızade Mehmed Efendi ile başlamış, hareketin son temsilcisi kabul edilen Vanî Mehmed Efendi ile son bulmuştur. Hadiseler, payitaht İstanbul'da vuku bulmuştur. Giriş, üç ana bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmakta olan bu tezin, ilk bölümünde hareketin doğduğu siyasi, dini, içtimai, ekonomik ortam tasvir edilmiştir. İkinci bölümde biyografik bilgiler aktarılmış, akabinde üçüncü bölümde hareket detayları ile incelenmiştir.
