Ankara Üniversitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi farklı bölümlerden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • Daha binlerce kaynak açık, ücretsiz, bir tık yakınınızda...
  •  

    Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    Item
    ISPANAK (Spinacia oleracea L.) TOHUMLARINDA KALİTENİN İYİLEŞTİRİLMESİNE YÖNELİK UYGULAMALAR
    (Ankara Üniversitesi, 2024) Köse,Emrah
    Bu çalışma, ıspanak (Spinacia oleracea L.) tohumlarında tohum kabuğundan kaynaklanan çimlenme kısıtlamasının ortadan kaldırılması, çimlenme ve fide çıkışını iyileştirmek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma iki aşamadan oluşmuştur. Birinci aşamada, Mekanik aşındırma (MA), tohum yıkama (TY), Kimyasal aşındırma (KA), suda tutma (ST) ve bunların kombinasyonlarının çimlenmeye etkisi belirlenmiştir. Kontrol tohumları %86 oranında çimlenirken, uygulama yapılmış tohumlarda bu oran (83-100)% arasında olmuştur. Çalışma sonuçlarına göre, birinci aşamada uygulanan kontrol tohumlarına göre 113 örnekte istatistiksel olarak anlamlı bulunan, kolay şekilde uygulanabilecek yöntemlerden MA60+90 (MA 60 dakika ve 90 devir/dakika) ve TY60 (60 dakika TY) uygulamaları ikinci aşama için seçilmiştir. İkinci aşamada, piyasadan temin edilen, on farklı ticari tohum partisine MA (MA60+90) ve TY (TY60) uygulamaları yapılmış ve çimlenmeye, iklim odasında fide çıkış oranına ve tarla çıkışına etkisi belirlenmiştir. Her iki uygulamalardan en az bir tanesi, on farklı ıspanak tohum partisinde fide çıkış oranını arttırmıştır. İklim odası, fide ve tarla-fide çıkışında sırasıyla kontrol yüzdelik değerine göre en yüksek artış TY’de %23 ve MA’ da %33 değer ile 10 numaralı lotta, en düşük artış ise TY’de %3 ve MA’ da %7 değer ile 9 numaralı lotta olmuştur. Sonuç olarak, MA ve TY uygulamalarının ıspanak tohumlarında çimlenme ve çıkışın iyileştirmesinde olumlu sonuçlar verdiği ve bu uygulamaların çimlenme oranını arttırmak amacıyla kullanılabileceği görüşüne varılmıştır.
    Item
    Danıştay kararları ışığında katma değer vergisi sisteminde ihracat istisnası
    (Ankara Üniversitesi, 2024) Aydemir,İsa
    Mal ile hizmetlerin ilk aşamasından nihai tüketiciye varıncaya kadar her el değiştirmesinde ortaya konulan katma değerin vergilendirilmesi ve daha önce yüklenilen verginin indirilmesine olanak sağlayan ve harcama vergisi niteliğinde olan katma değer vergisi sistemine ülkemizde 1.1.1985 gününde uygulanmaya başlayan 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu ile birlikte geçilmiştir. Vergi tarihi bakımından yeni bir vergi türü olan katma değer vergisi sisteminde ana kural yüklenilen verginin indirilmesi olduğu halde getirilen istisnalar ile bunların bir kısmından vazgeçilmektedir. Bu çalışmamızda söz konusu istisnalardan kanaatimizce en önemlisi ve en geniş kapsamlı olanı ve bir ekonominin gelişebilmesi, kalkınabilmesi, istihdamın artırılması ve döviz girdisinin sağlanması için son derece gerekli olan ihracata yönelik istisna incelenmiştir. Mükelleflerin vergiden kaçınmaya yönelik çabaları ile vergi idaresinin hazineci zihniyetli uygulamaları göz önünde bulundurularak konu, mevzuat, vergi idaresinin uygulamaları ve özellikle Danıştay içtihatları ışığında bütüncül bir bakış açısıyla kapsamlı olarak ele alınmıştır. Yapılan inceleme ve araştırmalarımız sonucunda ihracat ile ilgili mevzuatın çok farklı nitelikte ve düzeydeki düzenleyici işlemlerle düzenlenmesi nedeniyle kavranmasının zorluğu, konunun alt derece düzenleyici işlemlerle bazı yönlerden sınırlandırılması, üst normda yer almayan ek kurallar getirilmesi yanında vergi idaresinin sınırlandırıcı nitelikteki yorumları nedeniyle bir teşvik olan ihracat istisnasından mükelleflerin gereği gibi yararlanması önünde ciddi engeller oluştuğu görülmüştür. Bu noktada dava yolunu tercih edenler açısından söz konusu maniaların bir kısmı vergi yargısının işin gerçek mahiyetine yönelik yorumları çerçevesinde verdiği kararlar ile aşılmakta ise de yargı sürecinin uzun olması, davanın kazanılacağının garanti olmaması ve vergi idaresi ile karşı karşıya gelinmek istenmemesi vb sebeplerle bütün mükellefler yargı yolunu tercih etmemektedir. Olması gereken bakımından bütün mükellefler açısından durumun tam olarak açık ve net bir şekilde öngörülebilir olması için mevzuat bakımından yeniden ele alınması ve düzenlenmesi gereken birtakım hususlar bulunmaktadır. The Value Added Tax Law numbered 3065, entering into force on 1.1.1985, has introduced a value-added tax system into Turkish legal framework, which allows the taxation of the value added and deduction of the tax previously incurred in each exchange of goods, from the first stage of the goods and services to the final consumer, and which is an expenditure tax. According to core rules of value added tax system, which is a new type of tax in terms of tax history requires the deduction of the imposed tax. However, there are certain exceptions to those norms. This study analyses export exceptions in establishing that they play a vital role in improving properly functioning financial markets and employment. Considering the tax avoidance activities of the taxpayers and the budgetary-centric practices of the finance administration, the subject matter has been comprehensively discussed with a holistic perspective in the light of the relevant regulations, the practices of the fiscal administration and the especially case-law of the Council of State. The available study concludes that there has been a broad range of challenging aspects about export exception norms due to fragmentation and complexity of legal framework and inconsistencies in the practice of relevant administrative authorities. It has been observed that there are serious obstacles to its proper use. The established case-law of tax courts fulfill such handicaps to some extent. Nevertheless, long-lasting judicial process, lack of procedural guarantees and unwillingness of the administrative authorities in the execution of tax court judgments cause unintended consequences. Regard being had to the above, it is remarkable to suggest that the law must be re-designed with a view to formulating foreseeable and clear rules for taxpayers within the ambit of exceptional rules for exportation.
    Item
    Organik Solvent İnfüzyon Tekniği İle Tohuma Uygulanan Thiram'ın Şeker Pancarı Kök Yanıklığı Etmeni Pleospora Betae'ya Karşı Etkilerinin Belirlenmesi
    (Ankara Üniversitesi, 2024) Karaaslan Öztürk,Münevver
    şeker pancarı (Beta vulgaris var. saccharifera), dünya şeker pancarı üretiminin önemli bir kısmını sağlayan ve Türkiye'deki çiftçiler için önemli bir gelir kaynağı olan bir endüstri bitkisidir. Pleospora betae şeker pancarı bitkilerinde tohumla taşınan ve zarara sebep olan önemli bir patojendir. Türkiye'de hastalığın mücadelesinde 400g/100 kg tohum oranında Thiram kullanılması önerilmektedir. Ancak, tohum enfeksiyon oranının yüksek olması ve derin enfeksiyonlar hastalığın mücadelesini zorlaştırmaktadır. Bu çalışmada P. betae’nin neden olduğu tohum enfeksiyonlarını önlemede organik solvent infusion tekniği ile Aranka ve Terranova çeĢidi tohumlarda asetonla birlikte uygulanan Thiram'ın etkinliği araştırılmıştır. Nemli hücre denemelerinde %70 ve %99 oranında asetonun tohumlarda önemli çimlenme kaybına neden olmadığı görülmüştür. Asetonla birlikte thiram uygulamalarında çimlenme oranında önemli bir değişim görülmezken, tohum üzerinde hastalık etmeninin gelişimi önemli oranda azalmasına rağmen tamamen engellenememiştir. Saksılarda yapılan denemelerde, hastalık oranı yüksek Aranka cv. tohumlarında %70 aseton ile birlikte thiram uygulaması çıkış oranında önemli azalmalara neden olurken, çıkıĢ yapan bitkilerde hastalık oranı önemli oranda azalmıştır. Bulaşıklık oranı daha düşük olan Terranova cv. tohumlarında ise çimlenme oranında büyük değiĢimler görülmemiştir. Ayrıca bu çalışmada Penthiopyrad (125 ve 250 ml /100kg), ve Fluxapyroxad (75ve150ml/100kg) adlı fungisitlerin tohumlara uygulandığında nemli hücre denemelerinde tohum üzerinde hastalık gelişimini önemli oranda azaltmasına rağmen, saksı denemelerinde hastalık üzerinde önemli bir engelleyici etki göstermediği belirlenmiştir.
    Item
    Aydınlatılmış onam
    (Ankara Üniversitesi, 2024) Ergül,Muhammed Erman
    Dünya tarihinde yaşanan üzücü olaylar sonrasında, yaşanan acıların tekrar yaşanmaması için çeşitli önlemler alınmaktadır. Aydınlatılmış onam, özellikle 2. Dünya Savaşı'nda yaşanan üzücü olaylara karşı hukuki bir önlemdir. Bu önemi nedeniyle aydınlatılmış onam alınması zorunluluğu, bizzat Anayasa'da düzenlenmektedir. Tıbbi müdahale öncesinde Aydınlatılmış onam alınarak, kişilerin kendi iradeleri dışında tıbbi müdahaleye tabi tutulmalarının önüne geçilmektedir. Kişilerin doğru karar verebilmeleri ise, teşhis ve tedavi sürecine ilişkin olarak yeterli düzeyde aydınlatılmalarına ve buna uygun olarak kendilerinden onam alınmasına bağlıdır. Bu anlamda kendisinden onam alınacak kişinin, kendisine yapılan aydınlatmayı kavrayacak ve tıbbi müdahaleye ilişkin doğru kararı alacak düzeyde olması gerekir. Aydınlatılmış onama ilişkin olarak sadece Anayasa'da değil birçok farklı mevzuatta düzenlemeler bulunmaktadır. Hem hastanın nasıl aydınlatılacağı hem de hastadan ne şekilde onam alınacağı hususu detaylı şekilde düzenlenmektedir. Ancak aydınlatma ve onam almanın kapsamı ve şekli, somut olaylara göre değişkenlik göstermektedir. Bu anlamda aydınlatılmış onama ilişkin düzenlemelerin, çerçeve düzenlemeler rolünde olduğu söylenebilir. Son olarak hastadan aydınlatılmış onam alınmadan tıbbi müdahalede bulunulması halinde hekimin hem hukuki hem de cezai sorumluluğu söz konusudur. Hatalı tıbbi müdahalelere ilişkin yargılamalarda temel hareket noktası ise tıbbi standartlara uygun bir şekilde müdahalede bulunmaktır. After sad events in the history of the world, various measures are taken to prevent the sufferings experienced from happening again. Informed constent is legal measure especially aganist the sad event happened in World War II. Due the this importance, informed constent is regulated in the constution itself. By obtaining informed consent before medical intervention, it is prevented that people are subjected to medical intervention against their will. The ability of people to make the right decision depends on their being adequately enlightened about the treatment process and obtaining consent from them accordingly. Because of this, the person who is deciding fate of treatment, must be at a level to comprehend the clarification made to him and to make the right decision about medical intervention. There are regulations not only in the Constitution but also in many different legislations. There are detailed regulations on how to informing the patient and how to obtain consent from the patient. However, the scope and form of clarification and consent will vary according to concrete cases. In this sense, It can be said that the arrangements for informed consent have the role of framework arrangements. Finally, if medical intervention is performed without informed consent from the patient, both civil and criminal responsibility of the medical doctor will arise. The main point of departure in the proceedings regarding erroneous medical interventions will be to intervene in accordance with medical standards
    Item
    Klasik mantıkta konusunun varlığı bakımından önermeler
    (Ankara Üniversitesi, 2024) Oruk Akman,Zehra
    İnsan zihni yalnızca bilfiil deneyimlediği nesneler hakkında kavramlar ve yargılar oluşturmaz. Dilde öyle sözcükler vardır ki bazılarının referansta bulunduğu hiçbir gerçeklik yoktur ve olmayacaktır. Ancak yine de bunların hakkında doğruluk değeri olan ifadeler kullanmaktan geri durmayız. Klasik mantık geleneğinde varlıklar arasındaki hiyerarşiyi ifade eden merâtibu'l-vucûd kavramı eksininde oluşturulan bu çalışma, farklı derecelerdeki varlıkların önermede konu olmasını ele almaktadır. Bunu yaparken, çalışmamız, varlık derecelerini; önermenin kurulumunu; bahsi geçen farklı derecelerdeki varlıkların konu olduğu önerme türlerini ve nihayetinde bu gibi önermelerin çeşitli kombinasyonları ile dört şekil ekseninde oluşturulmuş kıyasları konu edinmektedir. The human mind does not only form concepts and judgments about the objects we experience. There are such words in the language that some do not and will not have any individual to which the words refer. However, we still do not refrain from using truth-value expressions about these words. Based on the concept of maratib al-wujud, which expresses the hierarchy between existence in the tradition of Classic Logic, this study deals with existence from different degrees as a subject in the proposition. While doing this, our study discusses the degrees of existence, establishing a proposition, the types of propositions formed with the existence of different degrees as subject, and ultimately, the syllogisms which is formed on four-figure axes with various combinations of such propositions.