Ankara Üniversitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi farklı bölümlerden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • Daha binlerce kaynak açık, ücretsiz, bir tık yakınınızda...
  •  

    Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    Item
    Cahiliyye çağı Arap şiirinde hikmet
    (Ankara Üniversitesi, 2024) Birinci,Ahmet
    İnsan, dil yetisi sayesinde düşünebilen, düşündüğünü uygulayabilen, sorgulayan, araştıran ve elde ettiği sonuçlarla birlikte yaşamı boyunca yaptığı etkinliklerin bir bölümünü çeşitli yollarla gelecek kuşaklara ulaştırabilen bir varlıktır. Bu doktora tez çalışması bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, insanoğlunun yeryüzünde varoluşundan bu yana gerek tarih öncesi gerek tarih çağları boyunca sürekli bir çaba içinde olduğu ve bu çabalarının bir bölümünü, sözlü ya da yazılı olarak bir biçimde gelecek kuşaklara aktarmaya çalıştığı, Arap Yarımadası ile onu çevreleyen coğrafyalarda birçok uygarlığın yaşamış olduğu, bu uygarlıkların çoğunun dilleri arasında akrabalıkların bulunduğu, Arap Yarımadası'nın kuzeyinde ve güneyinde milattan önceki yüzyıllarda Arap kökenli birçok devlet kurulmasına rağmen Arapların M.S. 500 yılından İslamiyet'in doğuşuna kadar geçen yaklaşık yüz elli yıllık dönemi içerisinde göçebe (bedevî) ve yerleşik (ḥażarî) olarak yaşamlarını siyasi bir birlikten yoksun bir biçimde kabileler halinde sürdürdükleri ve Cahiliyye adı verilen bu döneme ilişkin nazım ve nesir ürünlerinin rivayet yoluyla aktarılarak hicri ikinci yüzyılda yazıya geçirildiği yönündeki hususlar ele alınmıştır. Birinci bölümde, "hikmet" sözcüğünün anlamıyla ilgili olarak klasik Arapça sözlüklerde kapsamlı bir araştırma yapılmış ve elde edilen bilgiler ışığında sözcüğün kazandığı anlam çerçevesi bütün yönleriyle ortaya koyulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde, Cahiliyye çağı ile Cahiliyye ve İslam çağlarının her ikisinde de yaşamış Arap şairlerin şiirlerinde dağınık bir durumda bulunan hikmet içerikli beyitler belirlenerek konu içeriklerine göre sınıflandırılmış ve Türkçeye çevrilerinin yanı sıra içerik analizleri yapılmıştır. Üçüncü bölümde, söz konusu beyitler dil ve üslup yönlerinden incelenerek beyitlerde bulunan eş dizimler, deyimler, atasözleri, künyeler, arkaik sözcükler, yeminler, dualar ve beddualar, emir kipleri, mecazlar, teşbihler, kinayeler, istiareler ve tıbaklar belirlenmiş ve bunlara ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Cahiliyye çağı, Arap şiiri, hikmet, atasözü, dil ve üslup.
    Item
    Temel hadis kaynaklarında Hz. Peygamber'e salât ve selâm getirmeyle ilgili rivâyetlerin isnâd ve metin yönünden incelenmesi
    (Ankara Üniversitesi, 2024) Aksoy,Zübeyir
    Allah Teâlâ "Allah ve melekleri peygambere salât ediyorlar; ey iman edenler, siz de ona salât ve selâm okuyun" buyurarak bütün inananları Allah Rasulü'ne salât-ü selâm getirmeye davet etmiştir. Hangi lafızlarla ve nasıl bir keyfiyette ifa edileceği belli olan salavât emrine müminler hızlıca ittiba etmiştir. Hayatının birçok noktasında bu emri ifa etmişler ve bu emre sımsıkı sarılmışlardır. Hakkında başta ayet ve birçok rivâyet bulunan salât emriyle ilgili Kütüb'ü Tıs'a'daki bütün rivayetleri inceleyip en sahih rivayeti tespit etme gayretinde olduk. Topladığımız bu rivayetlerden hareketle salavât emrinin en doğru nasıl anlaşılması gerektiği sorusunun da yanıtını bir nebze olsun almış olduk. Konuyla ilgili yapılmış birçok çalışma da geçmişten günümüze bir çok alimin bu konu üzerinde detaylıca durup ilgilendiğini bizlere göstermektedir. Çalışmamız 3 bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde ilk dönem mu'cemleri üzerinden salât ve selâm kelimesinin etimolojik tahlilini yapıp lugavi ve şer'i manalarını tespit etmeye çalıştık. Daha sonra salavâtın hadis referanslı Salli Bârik duaları diye meşhur en güvenilir kullanımı üzerinde durup bu dualarla alakalı meselelere değindik. İkinci bölümü salvatla ilgili rivayetlerin tespit ve değerlendirmesine ayırıp bölümün sonuna topladığımız rivayetlere kolay ulaşmak adına tablolaştırdık. Üçüncü ve son bölümde ise salâtın anlamlarıyla ilgili süregelen tartışmalara detaya girmeden değindik. Konuyla ilgili yüksek lisans ve doktora tezlerini dikkate alıp hakkında yapılan değerlendirmeleri aktardık. Except for the order to bring salawat, Allah has not ordered and encouraged the following worship to be done in me and in angels, so that you can do it for yourself. He has followed the order of salawat, which is ordered in a special form and form, through believers. and we have tried to determine the most authentic narration by examining all the narrations in Kutub Tıs'a regarding the order of salât, which has many narrations. Based on these narrations we gathered, we had a little bit of the answer to how the command of salawat was best directed. Our study consists of 3 groups. In the first part, he tried to analyze the etymological analysis of the struggle for salât and salutation through the first period dictionary sources and to determine the meanings of lugavi and shar'i. Afterwards, we focused on the most reliable use of salawat as the hadith-referenced Salli Bârik prayers and touched upon the issues related to these prayers. We divided the narrations about the second salvat into the determination and evaluation and tabulated them at the end of the chapter for easy access to the narrations we collected.
    Item
    Genetik programlama ile birim-testlerinden go kodunun ilk taslağının üretimi
    (Ankara Üniversitesi, 2024) Yıldırım,Ufuktan
    Genetik programlama bilgisayar programlarının rastgele uygulanan değişimler ve uyuma dayalı elemelerin tekrarıyla yani evrimsel süreçle elde edildiği bir program sentezi yöntemidir. Ancak genetik programlama 30 yılı aşkın geçmişine rağmen henüz pek çok modern programlama diline uyarlanamamıştır. Sebebi ise bu dillerin zengin özellik seti ve çok aşamalı test süreçlerinin çözüm uzayını en iyi evrimsel aramanın dahi yolunu kaybetmeden, yerel minimumlara takılmadan çözümü bulamayacağı kadar genişletmesidir. Bu çalışmanın amacı LLM'lerin kod üretim özelliğinin gördüğü geniş ilginin sebep olacağı öngörülen zorunlu ve derlemeli dillerde kod sentezi yöntemleri araştırmalarındaki hızlanmaya katkı sağlaması için literatürde ve deneylerde karşılaşılmış sorunların ve onlara geliştirilen çözüm önerilerinin paylaşılmasıdır. Çalışmada tanıtılan yöntemlerden biri olan Katmanlı Arama, ana aramanın keşifsel karakterini korumak hedefiyle çalışma zamanı, sözdizimi ve basım hatalarına sahip denekler ortaya çıktığı her seferde, çok adımlı tamirleri bulmak için sınırlandırılmış, sığ, sıkışık ve izole alt evrimler başlatır. Ana aramayı sadece semantik hataların giderimine göre yapılandırmaya imkan tanır. Bu sayede, davranışı iyileştirmek için birden fazla yapısal düzenleme gerektiren yeniliklerin prematüre elenmekten korunması hedeflenir. Paylaşılan bir başka yöntem ST-ASTGP, AST kaynaklı çözüm uzayı genişlemesini azaltma hedefiyle sadece genotipte değil aynı zamanda fenotipte de tip güvenliğini gözeterek daha az söz dizimi hatasına sahip daha iyi denekler üretir. Genetic Programming is a program synthesis method that aims to find computer programs by repeatedly introducing randomly developed candidates and eliminating worser ones for generations. Yet, even after its 30 years long journey, there have been no success on applying it to an imperative and compiled language. Because of those languages' rich feature set and multi step testing process leading the solution space to expand further than the best evolutionary search can reach result before losing its way, stuck in local minima. Purpose of this work is to contribute into acceleration in code synthesis research on imperative and compiled languages which is expected to happen in public's recent interest on code producing abilities of LLMs by sharing solution ideas to current problems defined in literature and experimented in the research. One method introduced, Layered Search aims to protect explorative characteristic of the main search by spinning off overly restricted, shallower, dense and isolated sub-evolutions to quickly check possible, near fixes whenever a candidate with runtime, syntax or print errors is appeared in the main search. It enables main search to be tuned only for fixing semantic errors. This way, any innovation which needs multiple generations of structural improvement to improve behavior can get a chance against premature elimination. Another method ST-ASTGP targets reduction in AST-caused expansion in solution space by producing better candidates with less syntax errors by guarding type safety not only in the genotype but also in the phenotype as defined in language specification.
    Item
    Timurlular devrinde Semerkant (1370-1506)
    (Ankara Üniversitesi, 2024) Aksoycuk,Neslihan
    Semerkant şehri, tarihsel süreç boyunca birçok devlet için hem siyasi hem de ticarî açıdan önemli bir yere sahip olmuştur. Özellikle Arapların bu coğrafyaya gelişi ve İslamiyet'in bölgede yayılması ile birlikte Emevîler, Abbâsîler, Sâmânîler, Karahanlılar, Gazneliler, Selçuklular, Moğollar şehre sahip olmuş, fakat şehirde asıl gelişme Timurlular dönemi itibarıyla yaşanmaya başlamıştır. Yaşamı boyunca farklı birçok coğrafyaya seferler düzenleyen Timur, buralardan getirdiği âlimleri, sanatkârları, zanaatkârları ve din adamlarını Seöerkant'a yerleştirmiş, şehrin her açıdan gelişmesi için bir zemin hazırlanmıştır. Timur'dan sonra halefleri döneminde de Semerkant ilim ve sanatın yükselen yıldızı olmuştur. Özellikle 14 ve 15. yüzyıllarda şehir oldukça canlanmış, ilim yuvası haline gelmiş, "cennetten bir köşe" olarak anılmaya başlanmıştır. Bu çalışmada Timurlular döneminde Semerkant şehri; sosyal, ticarî, ziraî, iktisadî, ilmi, kültürel ve mimari yönlerden incelenmektedir. Bu alanda araştırmalar yapılırken konu ile ilgili detayların öne çıkarılmasına gayret edilmiş, aynı zamanda bu döneme has yenilikler olarak ifade edilebilecek detayların da üzerinde durulmuştur. Bu tez çalışması ile şehrin kendine has özellikleri ele alınırken aynı zamanda hükümdarların ele alınan konulardaki yaklaşımları da değerlendirilmiştir. Bu çalışmada Timurlular döneminde (1370-1506) Semerkant'ın genel durumu, kuruluşu, Timurlular dönemindeki sosyal ve dini yapısı ele alınmakta, bununla birlikte Timurlular döneminde kentin ticarî, ziraî, iktisadî, ilmi, kültürel ve mimari yönleri de çeşitli açılardan değerlendirilmekte ve bir bütün olarak Semerkant şehrinin söz konusu dönemdeki durumu ortaya konmaya çalışılmaktadır. Anahtar kelimeler: Semerkant, Timur, Timurlular, Uluğ Bey, Mimari. Semerkand city has held significant political and commercial importance for numerous empires throughout history. Particularly with the arrival of Arabs and the spread of Islam in the region, it came under the control of the Umayyads, Abbasids, Samanids, Karakhanids, Ghaznavids, Seljuks, and Mongols. However, the city's true development began during the Timurid period. Timur, who embarked on several expenditions to various regions throughout his life, settled scholars, artists, craftsmen, and religious figures brought from those areas in Semerkand, thus creating a foundation for the city's development in all aspects. Even during the reign of Timur's successors, Semerkand continued to rise as a center of knowledge and art. Especially in the 14th and 15th centuries, the city the has become one of the center of sicence, becoming renowned as a "corner of paradise" and a hub of scholarship. This study examines Semerkand during the Timurid period from social, commercial, agricultural, economic, academic, cultural, and architectural perspectives. The research aims to highlight the details relevant to the subject matter while emphasizing the innovations specific to this era. This thesis considers the distinctive characteristics of the city while also evaluating the approaches of the rulers toward the discussed topics. In this study, the general state of Semerkand during the Timurid period (1370- 1506) is explored, including its initial establishment, the social and religious structure during the Timurid rule. Additionally, the commercial, agricultural, economic, academic, cultural, and architectural aspects of the city during the Timurid period are evaluated from various angles, aiming to present an overview of Semerkand's state during this specific era. Keywords: Semerkand, Timur, Timurids, Ulugh Beg, Architecture.
    Item
    Sosyal devlet ilkesi bakımından gelir ve servetin vergilendirme yoluyla yeniden dağıtımı
    (2024) Demir Belin,Esra
    Dünya savaşlarını takip eden dönemde bireyler için gittikçe güçleşen ekonomik koşullar devletlerin vatandaşları için aldığı sosyal önlemleri genişletmiştir. Sosyal devlet ilkesi ile anayasalarda da yer almaya başlamış bu eğilim, devlete gelirin ve servetin yeniden dağıtımı noktasında bir sorumluluk yüklenip yüklenemeyeceği sorusuna da ortaya çıkarmıştır. Sosyal devlet ilkesinin hem sosyal hem de ekonomik alanda toplumsal eşitliğin sağlanabilmesi için devlet tarafından gerekli önlemlerin alınmasını zorunlu kılması bu sorunun cevabını olumlu hale getirmiştir. Sosyal devlet ilkesi ışığında gelirin ve servetin yeniden dağıtılmasının birçok aracı bulunmaktadır. Bu yollardan sosyal yardımlar gibi doğrudan aktarımlar için dağıtılacak bu değerlerin toplanması vergilendirme yoluyla gerçekleştirilmektedir. Vergilendirmede adaletin sağlanması için gözetilen birçok araç da yeniden dağıtımın sağlanmasında rol oynamaktadır. Bu çalışmada sosyal devlet ilkesinin gelirin ve servetin yeninden dağıtılması gerekliliği üzerindeki etkisi ile bu yeniden dağıtımda rol oynayan ya da rol oynayabilecek vergilendirme araçları araştırılmıştır. In the period following the world wars, the economic conditions that became increasingly difficult for individuals expanded the social measures taken by states for their citizens. This trend, which started to be included in constitutions with the principle of the social state, has also raised the question of whether the state should be responsible for the redistribution of income and wealth. The fact that the principle of social state obliges the state to take necessary measures to ensure social equality in both social and economic fields has made the answer to this question positive. In the light of the principle of the social state, there are many means of income and wealth redistribution. Among these means, the collection of these values to be distributed for direct transfers such as social assistance is realized through taxation. Many instruments pursued to ensure fairness in taxation also play a role in ensuring redistribution. In this study, the impact of the welfare state principle on the necessity of redistribution of income and wealth and the taxation instruments that play or may play a role in this redistribution are explored.