Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Aile şirketlerinde kurumsallaşma sürecinde yapay zeka etkisi(Ankara Üniversitesi, 2024) Poyrazoğlu, ErenAile işletmeleri, aile üyeleri tarafından sahiplenilen ve genellikle aile bireylerinin yönetimde önemli bir rol üstlendiği işletmeler olarak tanımlanmaktadır. Geçmişte yaşanan küreselleşme ve ekonomik krizler, şirketlerin kurumsallaşmasını zorunlu tutmaktadır. Kurumsallaşma, organizasyon ve işletmelerde tekrarlanan normlar, eylemler, alışkanlıklar ve süreçlerin standartlara çevrilmesi ve bu kuralların bütününün uygulanması anlamına gelir. Küreselleşme ve ekonomik krizler beraberiyle kurumsallaşmaya giden aile şirketleri, yakın zamanda, teknolojik, ekonomik ve sosyolojik açıdan yeni bir evreye girmekte olup, dijitalleşme sürecinin son evresi olan endüstri 4.0 dönüşümüne adapte olmaktadır. Endüstri 4.0, içerdiği teknolojiler ile aile işletmeleri de dâhil olmak üzere yaşamın her alanına etki ederek onları değiştirmekte ve kurumsallaşma süreçlerini etkisi altına almaktadır. Teknolojinin ve özellikle yapay zekânın hayatımızdaki rolü gün geçtikçe daha da belirgin hale gelmektedir. Covid-19 salgını, birçok alanda dijitalleşmeye ve yapay zekâ uygulamalarına olan ihtiyacı hızlandırmıştır. Bu süreç, bir dönüşüm ve adaptasyonun kaçınılmaz olduğu bir noktayı işaret etmektedir. Yeni nesil iş dünyasında, artan bir biçimde kullanılan yapay zekâ teknolojileri, şirketlere rekabet avantajı sağlamada etkili bir rol oynamaktadır. Yapay zekâya uyum sağlayan işletmeler, müşterileriyle daha hızlı ve verimli bir şekilde etkileşime geçebilmektedirler. Günümüzde aile şirketlerinin öne çıkan özellikleri sayesinde giderek daha fazla dikkat çekmekte ve önem kazanmaktadır. Endüstri 4.0 ile yapay zekâ ve büyük verinin ortaya çıkışı ve uygulanması, işletmelerin ekonomik faydalarını artırmanın temel yolu haline gelmiştir. Yapay zekâ ve büyük verinin aile şirketi yönetiminde uygulanması bir bilgi ve dijital girişim devrimidir. Geleneksel aile şirketi yönetimi, işletmenin daha da gelişmesi için ihtiyaçları karşılayamaz duruma gelmiştir. Aile şirketleri kendi gelişimlerini sağlamak viii amacıyla, yapay zekâdan yararlanarak şirketin iyileştirilmesini ve kurumsallaşma sürecinde bu teknolojiyi olabildiğince kullanmaları gerekmektedir. Dijitalleşme ve yapay zekâ kullanımı, aile şirketlerinin nesilden nesile sağlıklı bir şekilde aktarılmasında ve kurumsallaşma düzeylerini yükseltmelerinde kilit bir araç olarak ön plana çıkmaktadır. Kurumsallaşma, kişilerden bağımsız yapıların oluşturulmasıyla ilgilidir ve dijitalleşme, bu hedefin gerçekleşmesinde önemli bir unsur olarak ortaya çıkmaktadır. Aile şirketlerinde dijitalleşme, duygusallıktan kaynaklanan sorunları ortadan kaldırarak, kurumsallaşma sürecini daha etkili bir şekilde yönetmeyi sağlar. Bu yaklaşım sayesinde aile şirketleri daha uzun ömürlü olabilir, piyasa değerleri artabilir, daha profesyonel bir yönetim sağlanabilir, aile birliği ve bütünlüğü güçlenebilir, sürdürülebilir rekabet avantajları elde etmede öne çıkabilir ve ortalamanın üzerinde getiri sağlama potansiyeli artabilirItem type:Item, Hibrit çalışma sisteminin çalışan deneyimi üzerindeki etkisi(Ankara Üniversitesi, 2024) Çağlar, DenizGeleneksel iş yapma biçimleri günümüz iş dünyasında değişmektedir. Hibrit çalışma sistemi bu değişimlerin öncülerinden biri olarak görülmekte ve yaygınlaşmaktadır. Hibrit çalışma ofiste ve uzaktan çalışma imkanlarını birleştirerek çalışanlara daha fazla esneklik ve kontrol sağlayan bir çalışma modelidir. Bu model, çalışanların iş-özel hayat dengesi, esnek çalışma saatleri ve iş yerindeki mekan kullanımı gibi faktörlerde yeni bir bakış açısı sunmaktadır. Sistemin yarattığı esneklik, çalışanların iş saatleri konusunda daha fazla kontrol sahibi olmalarını ve bu sayede kişisel yaşamlarını işlerine daha iyi entegre etmelerini sağlayabilmekte ve buna bağlı olarak esneklikle birlikte iletişim ve işbirliği dinamikleri de değişim gösterebilmektedir. Hibrit çalışma sistemi, çalışan deneyimi üzerinde geniş kapsamlı etkilere sahiptir. Esneklik, iş tatmini, motivasyon ve bağlılık gibi kritik unsurları artırarak genel çalışan memnuniyetini yükseltirken, aynı zamanda iş ortamının değişimi bazı zorlukları da beraberinde getirmektedir. İletişim araçlarının doğru kullanımı, uzaktan iletişim ve işbirliği için önem taşırken, bazen bu unsurların eksikliğinin çalışanlar arasında uyumsuzluğa yol açtığı görülmektedir. Çalışma ortamındaki değişim, psikolojik ve sosyal etkileri de beraberinde getirmektedir. Düzgün tasarlanmış bir hibrit çalışma sistemi, ekip bağlılığı ve işbirliğini teşvik ederek pozitif bir çalışma ortamı oluşturabilirken, uzaktan çalışmanın getirebileceği izolasyon hissi, iş stresinde artış ve iş dengesizliği gibi bazı olumsuz etkileri de öngörmek gerekmektedir. Hibrit çalışma sistemi, çalışan deneyimi üzerinde önemli etkilere sahip olup, bu etkilerin çoğu pozitif yönde gelişmekte ve doğru şekilde uygulandığında, çalışanların esnekliği arttıkça iş ve özel yaşamları arasındaki dengeyi iyileşmektedir. Dolayısıyla uygulamaya bağlı olarak sistemin iş memnuniyetini ve performansını artırabildiği görülmektedir.Item type:Item, Bazı Hordeum genotiplerinin Rhynchosporium commune'ye karşı reaksiyonları ve dayanıklı bulunan genotiplerde Rrs1 dayanıklılık lokusunun moleküler markörler kullanılarak araştırılması(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Yıldırım, ŞükriyeRynchosporium commune fungusu arpa bitkisinde arpa yaprak lekesi hastalığına neden olmaktadır. Bu çalışmada, 27 arpa çeşidi, 15 yerel arpa çeşidi, 10 Hordeum spontaneum, 8 Hordeum bulbosum yabani arpa genotipi arpa yaprak lekesi hastalığına karşı değerlendirilmiş ve 5 çeşit (Avcı 2002, Çetin 2000, Sinanbey, Cirit, Cacabey), 3 Hordeum spontaneum genotipi (Hs4, Hs8, Hs9) ve 4 adet Hordeum bulbosum genotipi (Hb2, Hb3, Hb4, Hb8) dayanıklı olarak bulunmuştur. On beş arpa yerel çeşidinin hiçbiri hastalığa karşı dayanıklılık göstermemiştir. Dayanıklı bulunan arpa genotipleri Rrs1 lokusuna en yakın bölgeyi işaret eden, CAPS markörleri (11_1476, 11_0010, 11_0823 ve 11_0315) ve arpa yaprak lekesi hastalığı dayanıklılık genleri ile ilişkili markörler (Bmac209-SCAR, HVS3-SCAR, Bmac67-SSR, Ebmac871-SSR, Bmag0006-SSR) ile test edilerek R. commune'ye karşı arpa genotiplerinde Rrs1 dayanıklılık geninin varlığı araştırılmıştır. Bölgeye en yakın olan 11_0823 CAPS marköründe Avcı 2002, Sinanbey, Cirit ve Cacabey çeşitlerinde dayanıklı bant profili görülmüştür. HVS3-SCAR marköründe Avcı 2002, Sinanbey, Cirit, Cacabey çeşitleri ve Hb2, Hb3, Hb4 H. bulbosum genotipleri, Ebmac871-SSR ve Bmac209-SSR markörleri bant profillerine göre Avcı 2002 ve Sinanbey çeşitleri ile Hs4, Hs8 ve Hs9 H. spontaneum genotipleri, Bmag 0006-SSR markörü bant profilinde Çetin 2000, Cirit ve Cacabey çeşitleri ile Hs4, Hs8 ve Hs9 H. spontaneum genotipleri, Bmac67-SSR marköründe ise Avcı 2002, Çetin 2000, Cirit ve Cacabey çeşitleri ile Hs8 ve Hs9 H. spontaneum genotipleri dayanıklı bant profili göstermişlerdir. Rrs1 arpa yaprak lekesi direnci etiketlemesi için kullanılan bu markörlerin ıslah programlarında piramitleme çalışmalarını ve markör destekli seçimi kolaylaştırabilir.Item type:Item, Mevsimlik tarımda çalışan çocukların gelecek planlamasında ve çocuk işçisiz tarım konusunda ebeveynlerin düşünceleri ile buna etkili olan faktörler(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Eren, GülşahBu tez çalışmasının ana amacı; tarım işçisi çocukların geleceklerine ilişkin olarak ebeveynlerinin düşüncelerini ortaya koymak, beklenti ve kaygılarını saptamak ve de çocuk işçisiz tarımsal üretim planlamasının nasıl olabileceğini analiz etmektir. Bu kapsamda, çalışan çocuk ve ebeveynleri olan bireylerin algı, tutum ve kültürleri üzerine yapılan araştırmaların ışığında bu çalışmayla tarımda çalışan çocukların gelecek planlamasına ilişkin ebeveyn düşünceleri incelenmiştir. Bunun yanı sıra, TÜİK tarafından 2019 yılında yayınlanan anket sonuçları incelenmiştir. Bu anket sonuçlarına göre, bir ekonomik faaliyette çalışan 5-17 yaş grubundaki çocuk sayısı 720 bin kişi olup, çalışan çocukların yüzde 30,8'i tarım sektöründe bulunmaktadır. 2019 yılında İl Çocuk İşçiliği Mücadele Birimi ve Kalkınma Atölyesi tarafından hazırlanan rapor ve 2021 yılında Çocukla ilgili bilgileri içeren çalışma göz önünde bulundurulduğunda mevsimlik tarım işçilerinin çalışma amacıyla en fazla ikame ettiği ilk üç kent içerisinde yer alması nedeniyle çalışmada Ankara ve Adana illerinde alan çalışması yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ve Adana İlinde tarımsal üretimde faaliyette bulunmak için ikame eden mevsimlik tarım işçisi ebeveynler ve 12-18 yaş arasındaki çocukları oluşturmaktadır. Bu çocuklar tarımda çalışan çocuklar olarak belirlenmiştir. Çalışma için örneklemede kartopu yönteminden yararlanılmıştır. Buna göre, çadırlarda yaşayan hane halklarını temsilen 80 mevsimlik gezici tarım işçisi ebeveyn ve bu hanelerin hem çalışan hem de çalışmayan çocuklarından izin verilenleri ile görüşülmüştür. Ebeveynlere ve çocuklara yönelik yapılan anket çalışmasında bazı temel sorulara cevap aranmıştır. Ebeveynlerin çalışan çocuklarının gelecekleri hakkında düşünce ve tutumlarında neler etkili olmaktadır? Çalışan çocuklar hangi koşullarda çalışmakta ve eğitim hayatlarına devam etmektedirler? Çalışmada nicel ve nitel veriler elde edilmeye çalışılmış ve analiz edilmiştir. Çalışmada mevsimlik tarımda ebeveynlerin çocuk işçisiz tarım konusunda etkili olan faktörlerin belirlenmesi amacıyla çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Regresyon modeli analizine göre, modele dahil edilen 7 değişkenden sadece 2 tanesi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ebeveynlerin çocuk işçisiz tarım konusunda gelecek beklentileri indeksi açıklamada mevsimlik tarım işçilerinin eğitim durumu, çadırda /evde yaşama durumu, aylık gelir, kaç yıldır tarım işçiliği yaptığı gibi faktörler anlamsız faktörler olduğunu, aile gelirine katkı yapanların sayısındaki artış ve çocuk sayısındaki artış ise anlamlı faktörler olarak bulunmuştur.Item type:Item, Ceza hukukunda tehlike suçu kavramı(Ankara Üniversitesi, 2024) Yalçın, CanBu çalışma, normatif düzenlemelerinin sayısının artma eğilimi gösterdiği tehlike suçlarını suç genel teorisi içerisinde incelemiştir. Çalışma ilk bölümde belirsiz bir kavram olan tehlikenin zararla olan ilişkisini, yapısını, araştırılma yöntemlerini, mevcudiyet derecelerini ve türlerini incelemiştir; böylece ikinci bölümde incelenecek olan tehlike suçu kavramının altyapısı oluşturulmuştur. İkinci bölümde ceza hukukuyla sağlanan koruma alanının tehlike suçları aracılığıyla öne çekilmesi eğilimleri incelenmiştir. Bu eğilimler, çevre ve iklimin korunması ile teknolojik gelişmelerin ve riskli faaliyetlerin toplum üzerindeki riskini azaltma arzusundan kaynaklanmaktadır. Modernleşme sürecinde üretim faktörlerinin artmasıyla risk toplumunda tehlikelerin arttığı ve bu tehlikelerle mücadele etmek için tehlike suçlarına başvurulduğu belirtilmektedir. Ancak çok sayıda davranışı suç haline getirmeye yönelik bu eğilimin, bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin ölçüsüzce sınırlandırılması sonucunu doğurmaması adına tehlike suçları ihdas edilirken ve uygulanırken göz önüne alınması gereken anayasal ilkeler incelenmiştir. Ayrıca korunan hukuki varlığın önemi de göz önüne alınarak ceza hukukunun son çare olma niteliğine uygun bir şekilde tehlike suçlarının ihdas edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Çalışma tehlike suçlarının dogmatik özelliklerini de ayrıca incelemiş, tehlike suçlarıyla zarar suçlarının hangi kriter esas alınarak ayrılması gerektiği, somut tehlike suçlarındaki somut tehlikenin hukuki niteliği, kalkışma suçlarının ve hazırlık suçlarının tehlike suçlarıyla olan ilişkisi, tehlike suçlarında manevi unsur, tehlike suçlarına teşebbüs ve tehlike suçu ile birlikte zarar suçunun meydana geldiği hallerde içtima sorunları ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir.
