Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Türkiye ve Azerbaycan’da mesleki örgütlenme yapılarının karşılaştırması(Ankara Üniversitesi, 2026) Gafarlı, TuralBu tezde, Türkiye ve Azerbaycan’da ortak tarihsel ve kültürel köklerden beslenen meslek kuruluşlarının günümüzde neden farklı kurumsal ve hukuki yapılara sahip olduğu ile bu farklılaşmanın kamu yönetimi açısından ortaya çıkardığı sonuçlar incelenmiştir. Tezde tarihsel ve karşılaştırmalı analiz yöntemleri kullanılmış; korporatizm ve durumsallık yaklaşımları kuramsal çerçeve olarak benimsenmiştir. Tezin bulguları, her iki ülkedeki meslek kuruluşlarının kökenlerinin fütüvvet teşkilatına ve bu gelenek temelinde Türk-İslam coğrafyasında gelişen Ahilik teşkilatına dayandığını göstermektedir. Orta Çağ boyunca Türkiye ve Azerbaycan coğrafyasında faaliyet gösteren meslek örgütleri, ekonomik hayatın düzenlenmesi, toplumsal dayanışmanın sağlanması, meslek ahlakının korunması ve üretimin denetlenmesi gibi benzer işlevler üstlenmiştir. Bununla birlikte Osmanlı ve Safevi dönemlerinden itibaren devlet-toplum ilişkilerinde meydana gelen dönüşümler, meslek kuruluşlarının kurumsal yapılarının da farklı yönlerde gelişmesine zemin hazırlamıştır. Türkiye'de Osmanlı'dan devralınan kurumsal mirasın Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen reformlarla yeniden yapılandırılması ve 1961 Anayasası ile meslek kuruluşlarının kamu kurumu niteliğinde düzenlenmesi, devlet ile meslek kuruluşları arasındaki ilişkiyi yeni bir kurumsal zemine taşımıştır. Buna karşılık Azerbaycan'da Safeviler sonrasında yaşanan siyasal, toplumsal ve ekonomik dönüşümler ile Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği dönemlerinin etkileri, geleneksel mesleki örgütlenme ile günümüz meslek kuruluşları arasındaki kurumsal sürekliliği önemli ölçüde zayıflatmıştır. Bu süreç, bağımsızlık sonrasında daha çok sivil toplum temelli bir meslek örgütlenmesi modelinin gelişmesinde etkili olmuştur. Tezin sonucunda, Türkiye ve Azerbaycan'daki meslek kuruluşlarının farklı kurumsal yapılara sahip olmasının temelinde yalnızca hukuki düzenlemelerin değil; tarihsel birikimin, devlet geleneğinin, devlet-toplum ilişkilerinin, kamu yönetimi anlayışının ve kurumsal reform süreçlerinin belirleyici olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda, her iki ülkede ortaya çıkan örgütlenme modellerinin kendi tarihsel ve yönetsel koşulları içerisinde şekillendiği, dolayısıyla evrensel ve tek tip bir meslek kuruluşu modelinden söz etmenin mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.Item type:Item, Fikri mülkiyet ve cinsiyet eşitsizliği üzerine bir okuma(Ankara Üniversitesi, 2026) Ağrikli, MeltemBu çalışma, fikri mülkiyet hukukunun tarafsızlık, evrensellik ve cinsiyetsizlik illüzyonunu yapısöküme uğratarak, sistemin kurumsal ve normatif özünün eril-kapitalist dinamiklerle nasıl tahkim edildiğini feminist hukuk teorisi zemininde incelemektedir. Çalışmada, patent ve telif rejimlerinin merkezinde yer alan atomistik "romantik tekil deha" kurgusu; Karl Marx’ın meta fetişizmi ve ilksel birikim, Michel Foucault’nun söylem ve yazar işlevi, Pierre Bourdieu’nün habitus ve Jean Baudrillard’ın simülasyon teorileriyle desteklenerek eleştirel bir süzgeçten geçirilmektedir. Tez kapsamında, hukukun kadın emeğini ve bilgisini korumaya değer görmeme stratejileri ampirik, tarihsel ve kültürel vakalar üzerinden makro ve mikro düzeyde deşifre edilmektedir. Makro düzeyde, bilgisayar tarihindeki ENIAC programcısı kadınların dışlanma süreci üzerinden kavramsallaştırılan kız mikrobu etkisi ve küresel güneydeki dişil/yerel bilginin yağmalanmasını ifade eden biyokorsanlık pratikleri (Ayahuasca, Neem ağacı ve Hoodia kaktüsü vakaları) incelenmektedir. Mikro düzeyde ise popüler kültür zeminindeki gündelik ataerkil sömürü mekanizmaları mercek altına alınarak, dişil emeğin görünmez kılınması süreci çözümlenmektedir. Çalışma, Friedrich Hayek’in neoliberal piyasa rasyonalitesini yeniden üreten ve yapısal bir dönüşüm sağlamaktan uzak olan kurumsal politikaları eleştirmektedir. Sonuç olarak tez, basit bir istihdam veya kozmetik temsil artışını değil; mülkiyetin felsefi doğasının, icat ve eser kavramlarının ilişkisel feminist teori ışığında ontolojik olarak yeniden tanımlandığı devrimci bir paradigma kaymasını önermektedir.Item type:Item, İdealizm ve realizm bakış açıları çerçevesinde ab yeni göç ve iltica paktının uluslararası koruma düzeni üzerindeki yansımalarının değerlendirilmesi(Ankara Üniversitesi, 2026) Bozkurt, Elif CiranGöç olgusu insanlık tarihine en başına kadar giden bir olgu olmakla birlikte günümüzde sığınma ve düzensiz göç şeklinde gerçekleşen hali ile ön plana çıkmaktadır. Bu iki kavram, modern devlet biçimlerinden sayılan ulus-devletin asli unsurlarından olan vatandaş-devlet-sınırlar denklemi için bir tehdit olarak görüldüğünden güvenlik perspektifinde değerlendirilerek uluslararası ilişkilerin ana hususlarından biri haline gelmektedir. Güvenlik perspektifinde Kopenhag Okulu’nun güvenlikleştirme yaklaşımı kullanılan bu çalışmada, uluslararası ilişkilerin geleneksel kuramları arasında sayılan idealizm-realizm teorileri ekseninde ilerlenmekte; örneğine az rastlanır bir model olan Avrupa Birliği’nin, Yeni Göç ve İltica Paktı’nın göç politikalarını nasıl güvenlikleştirdiği ve uluslararası koruma bağlamında insan hakkı-devlet egemenliği ikileminde nasıl bir çelişki yarattığı incelenmektedir.Item type:Item, Sürdürülebilir turizm bağlamında Ankara ana kültür turizmi bölgesinin incelemesi(Ankara Üniversitesi, 2026) Deniz, ErayMüzelerin temel amaçları arasında kültür varlıklarının korunması bulunduğu gibi kültür varlıklarının sergilenmesi de bulunmaktadır. Dolayısıyla kültürel mirasın bir unsuru olan müzeler, kültür varlıklarını sergileyerek kültür turizminin de önemli bir aracı olmaktadır. Kültür turizmi, dünyadaki en yaygın turizm türüdür. Turizm ise dünyadaki en önemli endüstrilerden biridir. Turizmin bir topluma yararı bulunabileceği gibi zararı da bulunabilmektedir. Turizm faaliyeti sebebiyle bir bölgede kalkınmanın sağlanması, turizmin o bölgedeki topluma yararları arasındadır. Ancak turizm faaliyeti sebebiyle bir bölgede kaynakların zarara uğratılması, turizmin o bölgedeki topluma zararları arasındadır. Turizmin yararlarından azami seviyede, zararlarından ise asgari seviyede etkilenmek ve turizmin sebep olduğu sorunları önlemek ve gidermek için sürdürülebilir turizm amaçlanmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın amacı, Ankara’nın tarihi kent özeğinde yoğunlaşmış müzelerin sürdürülebilir turizm bağlamında değerlendirilmesidir. Ankara’nın tarihi kent özeğinde yoğunlaşmış müzeler, araştırma evrenini oluşturmaktadır. Araştırma evreninde bulunan 61 müzeden 21’i araştırmaya katılım sağlamıştır. Katılanlara, müzelerde kullanılabilmesi için sürdürülebilir turizm üzerine bir anket hazırlanmıştır. Bunun yanı sıra müzeler hakkında bilgi edinmek ve bu bilgilerle sürdürülebilirlik konusunda değerlendirmede bulunmak için mülakat soruları ve bir anket hazırlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler ile araştırmaya katılanlar çerçevesinde müzelerin sürdürülebilirliğinin boyutları değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeye göre katılanlar, sürdürülebilirliğin ekonomik boyutunu arka plana ve bağlı bulundukları kuruma bırakmaktadır. Yerel ekonominin kültür turizmi aracılığıyla kazanç sağlaması desteklenmektedir. Ancak bunun sağlanması üzerinde durulmamaktadır. Katılanlar, ziyaretçilere kültür varlıklarının sergilenmesi, tanıtılması ve kültür üzerine eğitimde bulunulması amaçlarına odaklanmaktadır. Bu amaçlarına ulaşabilmeleri için ise ziyaretçilere ihtiyaçları bulunmaktadır. Bu ortak ihtiyaçtan ve amaçlardan dolayı müzelerin birbirleriyle işbirliği içerisinde olmaları ve tanıtımları konusunda faaliyette bulunmaları gerekmektedir. Sürdürülebilirlik ölçütlerini genel olarak daha çok yerine getiren müzeler, daha çok ziyaretçiye sahip olmaktadır. Bununla birlikte sürdürülebilirliğin sağlanması için taşıma kapasitesine de dikkat edilmesi gerekmektedir.Item type:Item, İtibar yönetimi bağlamında kriz iletişimi: Köfteci Yusuf örneği(Ankara Üniversitesi, 2026) Başayar, ŞayesteBu yüksek lisans tezi, Türkiye’de et ve restoran sektöründe faaliyet gösteren Köfteci Yusuf adlı işletmenin Ekim 2024’te ürünlerinde domuz eti kullandığı iddiası nedeniyle yaşanan kriz örneği üzerinden, kriz dönemlerinde yürütülen iletişim uygulamalarını itibar yönetimi çerçevesinde ele almaktadır. Araştırma kapsamında temel olarak, Köfteci Yusuf krizi sürecinde işletmenin kurumsal görünürlük ve tanınırlığını itibar yönetimi açısından ortaya koymak, kriz sürecinde itibar yönetiminin nasıl yürütüldüğünü tespit etmek ve kriz süreci boyunca gerçekleştirilen iletişim faaliyetlerinin itibar yönetimindeki yansımalarını analiz etmek amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, B2Press’in 1 Mayıs 2025 tarihli verilerine dayalı olarak Türkiye’nin en çok ziyaret edilen ilk beş dijital haber platformu olan Hürriyet, Sözcü, Mynet, Ensonhaber ve Milliyet’te 1 Ekim 2024 - 1 Ekim 2025 tarihleri arasında yayımlanan ve Köfteci Yusuf domuz eti kriziyle ilgili haber metinleri incelenmiştir. Araştırmada çalışma grubuna dâhil edilen Hürriyet, Sözcü, Mynet, Ensonhaber ve Milliyet dijital haber sitelerinden elde edilen toplam 43 haber içeriği nitel içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Bu bağlamda araştırmadan elde edilen bulgular, Köfteci Yusuf’un yaşadığı kriz sürecinde kurumsal görünürlük ve tanınırlığının ön plana çıktığını, kurumsal itibarının olumsuz etkilendiğini, itibarın korunmasına yönelik çeşitli kriz iletişimi faaliyetlerinin yürütüldüğünü ve kriz iletişimi sürecinde bazı eksiklikler bulunmasına karşın krizin sınırlı düzeyde fırsata dönüştürülebildiğini göstermiş; kriz döneminde yürütülen kriz iletişiminin kurumsal itibar yönetiminde önemli bir role sahip olduğunu ortaya koymuştur. Sonuç itibarıyla bu çalışma, Köfteci Yusuf domuz eti krizi örneği üzerinden, kriz sürecinde gerçekleştirilen iletişim çalışmalarının itibar yönetimi çerçevesindeki rolüne dair önemli bulgular sağlamakta ve kriz dönemlerinde kurumsal itibarın korunması, iyileştirilmesi ve güçlendirilmesine yönelik etkili itibar yönetimi açısından öneriler sunmaktadır.
