Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Makine öğrenmesi yöntemleri kullanılarak otonom sürüş için anlamsal bölütleme
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Soylu, Büşra Emek
      Anlamsal bölütleme, bir görüntüdeki her pikselin ait olduğu sınıfı belirlemeyi amaçlayan bir bilgisayarla görme problemidir. Özellikle otonom araç teknolojilerinin temel bileşenlerinden biri olan bu yöntem, araçların çevresel farkındalığını artırarak nesne tanıma ve sınıflandırma süreçlerinde yüksek katkı sağlar. Bu tez çalışmasının temel amacı, otonom sürüş sistemlerinin gereksinimlerine yanıt verecek şekilde sokak sahnelerinde anlamsal bölütleme uygulamaları gerçekleştirmektir. Bu kapsamda, küresel ve yerel bağlamsal bilgileri etkin biçimde modelleyebilen yeni yaklaşımlar geliştirilmiştir. Çalışmada, çok ölçekli bağlam kullanımındaki yüksek başarılarıyla öne çıkan PSPNet ve DeepLabV3+ mimarilerinden esinlenilerek, bu modellerin geleneksel omurga ağı olan ResNet yerine modern bir yapı olan ConvNext entegre edilmiştir. PSPNet-ConvNext ve DeepLabV3+-ConvNext mimarileri, karşılık gelen ResNet tabanlı sürümleriyle kıyaslanmıştır. Buradaki amaç, PSPNet ve DeepLabV3+ mimarileri içerisinde farklı omurga ağlarının performansa etkilerini incelemektir. Çalışmanın ikinci aşamasında, PSPNet ve DeepLabV3+ mimarilerinin birbirini tamamlayan yapısal avantajlarından faydalanmak amacıyla, her iki modelin çıktılarını bütünleştiren özgün bir topluluk (ensemble) yaklaşımı geliştirilmiştir. Geliştirilen MultiDecNet adlı model, ortak bir kodlayıcı yapı olarak ConvNext omurga ağına sahip olup, çift kod çözücü modülü (PSPNet ve DeepLabV3+) ile donatılmıştır. Bu yeni model, her iki kod çözücüden eş zamanlı çıktı alarak bölütleme doğruluğunu artırmıştır. Cityscapes veri seti üzerinde gerçekleştirilen deneylerde, modellerin performansları mIoU, F1-skoru ve doğruluk metrikleri ile değerlendirilmiş ve geliştirilen modelin mevcut yöntemlere kıyasla daha yüksek başarı sağladığı ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular, bölütleme başarımını artırmaya yönelik önemli katkılar sunmakta ve geliştirilen modelin güçlü ve zayıf yönlerini ile kapsamlı bir şekilde ortaya koymaktadır.
    • Item type:Item,
      2-metil naftalin'den 2,6-dimetil naftalin üretimine metal/bimetal nanopartikül yüklü mordenit katalizörünün etkisi
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Öz, Eda
      Polietilen naftalat (PEN)'in üretiminde kullanılan 2,6-Dimetil naftalin (2,6-DMN) önemli bir birleşiktir. PEN, Polietilen tereftalat (PET) yerine kullanılabilecek yeni bir alternatif ve özellikleri PET'den daha iyidir. PEN, PET'ten çok daha iyi fiziksel ve kimyasal özelliklere sahip olmasına rağmen ticari boyutta üretilememektedir. Bunun sebebi 2,6-NDC üretimi için gerekli olan 2,6-DMN'in istenilen yüksek seçimlilikte üretilememesi ve yüksek dönüşümde ürün veren katalizör geliştirilmemesidir. Çalışma kapsamında, 2-metil naftalin (2-MN)'den 2,6-DMN üretimine, metal/bimetal nanopartikül (NP) yüklü zeolit katalizörlerin etkisinin araştırılmıştır. Katalizör hazırlanırken Mordenit zeolitinin üzerine Pd, Ni, Co metal ve Pd/Ni, Pd/Co ve Ni/Co bimetal NP'leri yeni bir yöntemle sentezlenmiştir. Hazırlanan katalizörlerin karakterizasyonu SEM, XRF, FTIR ve BET ile yapılmıştır. 2-MN'den yüksek seçimlilikte 2,6 DMN üretimi amaçlanmıştır. 2-MN'den 2,6 DMN üretimi metanol ile metillenerek üretilmiştir. Deneysel çalışmalarda kullanılmak üzere sentezlenen katalizörler sabit yatak gaz/katı katalitik reaktör sisteminde 3 farklı akış hızı ve 3 farklı sıcaklıkta test edilmiştir. Deneyler sonucunda elde edilen sıvı ürünler GC-MS yardımıyla analizlenmiştir. 2-MN dönüşümüne, 2,6-DMN verimine, 2,6-DMN seçimliliğine, 2,6-DMN/2,7-DMN oranına sıcaklığın, boşluk hızının (weight hourly space velocity-WHSV), metal/bimetal nanopartikül miktarının etkisine bakılmıştır. Hazırlanan katalizörler üzerinde 2-MN'nin metilasyonu sonucu 2,6-DMN üretimi gerçekleştirilmiştir. GC-MS analizlerinden elde edilen sonuçlara göre 2,6-DMN'in yanında birçok izomerinin de reaksion sonucu üretilmektedir. Bunlardan önemli olan 2,7-DMN de üretilmektedir. Metanol dönüşümünün tüm katalizörlerde yüksek sıcaklıklarda %97–100 seviyelerinde gerçekleştiği; 2-MN dönüşümünün ise özellikle 450 °C ve WHSV-1 koşullarında en yüksek değerlere ulaştığı gözlemlenmiştir. 500 °C sıcaklık genel olarak toplam DMN verimi açısından en uygun koşul sağlarken, 2,6-DMN seçimliliği için 450 °C'nin daha etkili olduğu belirlenmiştir. Seçimlilik analizlerinde, H-MOR-Pellet ve D-MOR-Pellet katalizörleri referans olarak en yüksek yüzey alanı ve kristal stabilite göstermiştir. Bimetal yüklemeli NiCoBMNP/MOR-Pellet-C ve CoPdBMNP/MOR-Pellet-C katalizörleri ise 2,6-DMN seçimliliği açısından başarılı sonuçlar vermiştir. NiNP/MOR-Pellet-C katalizörü 450 °C'de WHSV-1 koşulunda %18,37 ile en yüksek seçimliliği sağlamıştır. Buna karşın Ni(2)NP/MOR-Pellet-C ve CoPd(2)BMNP/MOR-Pellet-C katalizörleri, yapısal bozulmalar nedeniyle düşük verim ve etkinlik göstermiştir. Sonuç olarak, katalizör performansı sıcaklık, WHSV, metal tipi ve yükleme miktarına oldukça duyarlıdır. 2,6-DMN seçimliliğini artırmak için katalizörün yapısal özellikleri ve sentez koşulları dikkatle optimize edilmelidir. H-MOR-Pellet, NiNP/MOR-Pellet-C ve NiCoBMNP/MOR-Pellet-C katalizörleri, dönüşüm, verim ve seçicilik bakımından en başarılı sistemler olarak öne çıkmıştır.
    • Item type:Item,
      İnfüzyon yöntemiyle ekstrakte edilen yeşil çaylı dondurmanın teknolojik ve fonksiyonel özellikleri
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Hıdırlıgil,Tuba
      Bu çalışmada yeşil çaydan (Camellia sinensis) infüzyon yöntemiyle elde edilen ekstraklar dondurmada kullanılarak ürünün fizikokimyasal ve fonksiyonel özelliklerine etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla sütün içerisine %1, %2 ve %3 oranında çay yaprakları ilave edilip 80 °C'de 10 dakika bekletilerek süzülmüş ve elde edilen ekstrakt mikse ilave edilmiştir. Ayrıca çay içermeyen kontrol miksi de üretilmiştir. Dondurma miksleri genel bileşim, renk, fonksiyonel ve reolojik özellikler bakımından incelenmiştir. Dondurma örnekleri 90 gün süreyle depolanarak belirli dönemlerde (1, 30, 60 ve 90. gün); genel bileşim, hacim artışı, sertlik, renk, erime özellikleri ve duyusal nitelikleri bakımından değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; yeşil çay ekstraktı miksin yağ içeriğini etkilememiş, toplam kuru madde, kül içeriği ve titrasyon asitliğini artırarak pH değerini düşürmüştür. Miks örneklerinin kıvam katsayıları çay miktarına bağlı artış göstermiştir. Dondurma örneklerinde; hacim artışı kuru madde oranına bağlı olarak artmış en yüksek değer (%39,35) %3 çay ilaveli örnekten alınmıştır. Yeşil çay ilavesi dondurma örneklerinin erime oranlarını olumsuz yönde etkilemiş, 90 dakikada örneklerin tamamı erimiştir. Kontrol ile kıyaslandığında yeşil çaylı örnekler daha sert olarak değerlendirilmiştir. Yeşil çay ilavesi örneklerin L* değerini azaltmış, a* ve b* değerlerini artırmıştır. Dondurmaların toplam fenolik madde miktarı ve antioksidan aktiviteleri yeşil çaylı örneklerde oldukça yüksek bulunmuştur. Depolama süresince fenolik maddelerde artış antioksidan aktivitede azalma meydan gelmiştir. Duyusal analiz sonuçlarına göre yeşil çay ilaveli örnekler kontrol ile kıyaslandığında panelistlerden daha düşük puan almışlardır.
    • Item type:Item,
      Marshall-Olkin iki değişkenli Weibull dağılımının istatistiksel karakterizasyonu
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Ustaşahin, Özge
      Marjinallerin Weibull dağılımından geldiği iki değişkenli genişletilmiş bir üstel dağılım tanıtılarak Marshall-Olkin İki Değişkenli Weibull dağılımı göz önüne alınmıştır. Bu tez çalışmasında İki Değişkenli Marshall-Olkin Weibull dağılımının bazı özellikleri hakkında çeşitli istatistiksel çıkarımlara yer verilmiştir. En çok olabilirlik yöntemi kullanılarak parametre tahmini yapılmıştır. Yapılan çıkarımların ardından uygulama aşamasına geçilmiştir. Burada ilk olarak kısa bir simülasyon çalışmasıyla parametre tahmini, tahmin değerlerine ilişkin güven aralıkları ile Weibull süreci için uyum iyiliği analizi değerlendirilmiştir. Ayrıca veri setleri için model olarak kullanılabilecek Weibull sürecinin uygulama adımlarına da yer verilmiştir. Bu doğrultuda, şematik bir algoritma şeklinde verilen Weibull sürecinin uygulama adımları, üç gerçek veri seti ile takip edilerek sonuçlar yorumlanmıştır.
    • Item type:Item,
      Dijitalleşme: Basın Ve Halkla İlişkiler Müşavirliğine Etkileri
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Yeni, Arzu Kurunç
      Yaklaşık 20-25 yıl öncesine kadar hayatın birçok alanında olduğu gibi çalışma yaşamında da teknolojinin etkisi sınırlıyken günümüzün vazgeçilmezi haline gelmiştir. Dijitalleşmenin giderek arttığı günümüzde gerek kamu sektöründe gerekse de özel sektörde iş ve işleyişler de hızla değişmeye başlamıştır. Bu değişimin, çalışanlar üzerinde müspet yansımaları ortaya çıkardığı gibi bir takım olumsuzluklara da neden olduğu gözlenmiştir. Bu çalışmada, kamu sektöründe yer alan Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinin ve müşavirlik çalışanlarının dijitalleşmeden ne yönde etkilendikleri ele alınacaktır. Bu çalışma ele alınırken, dijitalleşmenin çalışma yaşamına etkilerinin her birim özelinde yapıldığı ancak Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirlikleri özelinde ele alınmış bir çalışmaya rastlanmadığı görülmüştür. Bu açıdan çalışmanın bu alana katkı sağlaması umut edilmektedir.