Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Yabancı dil olarak Urdu dilinin öğretiminde kullanılan kitapların incelenmesi ve metinlerdeki kelime sıklığı: İsim ve sıfat kökenli kelimeler
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Öcalmış, Elif
      Yükseköğretim kurumlarında yabancı dil öğretimi, yalnızca hedef dilin öğretilmesi ile sınırlı değildir. Filoloji alanında verilen eğitimin temelini o ülkenin dili, edebiyatı, tarihi, kültürü oluşturur. Ancak alan ile ilgili kaynakların okunabilmesi, sözlü bilgilerin anlaşılabilmesi için öncelikle hedef dili öğrenmek önemli bir husustur. Lisans düzeyinde, anadil dışında bir dilin dört temel beceri çerçevesinde öğretilmesine dikkat edilmektedir. Urdu dili Türkiye'de lisans düzeyinde üç üniversitede Urdu Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı ve Urdu Dili ve Edebiyatı Bölümü olarak eğitim faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu alanda yapılan lisansüstü tez çalışmaları ile ilgili alanyazın taramasında, genel olarak tercih edilen konuların Urdu edebiyatı ve Pakistan tarihi ile ilgili olduğu gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, yalnızca Urdu dili öğretimine yönelik dört temel beceri çerçevesinde hazırlanmış Türkçe bir kaynak kitap bulunmamaktadır. Çalışmamızda, Urdu dili öğreticilerinin kullandığı kaynaklar tespit edilmiş, detaylı bir şekilde biçimsel ve içerik açısından incelenmiştir. Öğreticilere yönelik yapılan anket çalışmasında Urdu dili öğretiminde en çok tercih edilen yirmi iki kitap ders materyali dört temel beceri esasına göre analiz edilmiş, içerisinde okuma metni yer alan sekiz kitaptaki okuma metinlerinin isim ve sıfatları kapsayan kelime sıklığı listesi oluşturulmuştur. Öğrenicinin günlük hayatta daha fazla karşılaşabileceği ve günlük iletişim kurabilmesi için gerekli olan kelime listesinin oluşturulması, öğrenicilerin hedef dili anlama sürecini kolaylaştırması açısından yardımcı kaynak görevi göreceği düşünülmektedir. Bunun yanında, çalışmamızda yer alan farklı kaynakların biçim ve içerik açısından analizi, gelecekte hazırlanacak Urdu dili öğretimi materyallerinin içeriklerini oluşturmada önemli bir yol haritası görevi görecektir.
    • Item type:Item,
      1908-1938 arası Türk matbuatında psikoloji yazıları
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Saytekin, Burak
      19. yüzyılın ortalarında felsefenin içerisinde değerlendirilen psikoloji, yüzyılın sonuna doğru bilimsel bir disiplin haline gelmiştir. Bu bilimsel zemin iki önemli gelişme sayesinde oluşabilmiştir. Birincisi, psikolojik bilginin mümkün olup olmadığıyla ilgili felsefe düzeyinde yapılan tartışmalardır. İkincisi ise insan bedenini daha iyi anlaşılmasına olanak sağlayan fizyolojik keşiflerdir. Bu zeminde ilerleyen ve bilimsel bir disiplin haline gelmesi belli bir süre alan psikoloji, zamanla çeşitli alt alanlara ayrılmıştır. Tez çalışmasında, 1908 ve 1938 arası Türk matbuatında yer alan psikoloji yazıları ele alınmıştır. Bu dönem, bilimsel bir psikolojinin henüz ortaya çıktığı ve psikoloji alt dallarının geliştiği bir dönemi kapsaması açısından önemlidir. Aynı zamanda Osmanlı‟nın son dönemlerini ve Cumhuriyetin ilk dönemlerini kapsaması açısından değerlidir. Tarihsel bağlamdan uzak kalmamak için psikolojinin kuruluşuna dair bilgiler verilmiş, ilk psikoloji laboratuvarının kuruluş sürecinden bahsedilmiş ve 1908 öncesi Osmanlı Devleti'nde yapılan psikolojik çalışmalar incelenmiştir. 1908 ve 1938 arasında Türk matbuatında yayımlanan 12 yazı 8 başlık halinde incelenmiştir. Bu yazıların özetleriyle beraber ilk kez transkripsiyonlarının tam hali verilmiştir. Dönemin kitaplarında ele alınan konular ve psikanalizle ilgili yazılar değerlendirilmiştir. Türkiye‟de ilk psikoloji laboratuvarını kurmaya çabalayan Wilhelm Peters'ın çalışmaları ve Türk psikolojisine katkıları sunulmuştur. Tez; 1908-1938 arası dönemde Türk psikolojisinde ele alınan konulara dair bilgi vermekle beraber, aynı zamanda Türk psikolojisinin dünyayı ne kadar takip edebildiğini araştırmaktadır. Bu amaçla; psikolojideki akımların, dergilerin, derneklerin ve laboratuvarların ne zaman geliştiği Amerika ve Japonya ile kıyaslanarak analiz edilmiş ve Türk psikolojisinin o dönemdeki durumu belirlenmeye çalışılmıştır.
    • Item type:Item,
      Green trademarks and the risk of greenwashing: An analysis of trademark law remedies in the European Union and Türkiye
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Yardımcı, Melike Gülşah
      The rise of environmental concerns and green marketing has popularized the use of trademarks, traditionally indicators of commercial origin, as "green trademarks" to convey environmental messages, which has also brought about the risk of "greenwashing" through misleading or unfounded green claims. This thesis argues that green trademarks can facilitate greenwashing and investigates whether traditional trademark law, with its focus on distinctiveness and origin indication, can provide adequate protection against this problem on its own. Analyzing the legal systems of the European Union and Türkiye with a holistic approach to trademark law, consumer law, advertising regulations, and environmental policies, this study examines the limitations of trademark law's protective mechanisms against misleading green claims and compares individual trademarks with certification marks and credible ecolabels. Furthermore, the role of non-trademark law remedies in the European Union and Türkiye is investigated. Findings indicate that the origin-focused nature of trademark law limits its effectiveness against greenwashing, and while certification marks offer a stronger alternative, their efficacy depends on stringent standards and monitoring. The research reveals the greenwashing issues arising with green trademarks and the role of trademark law in combating this phenomenon. Artan çevresel kaygılar ve yeşil pazarlamanın yükselişi, ticari kaynak göstergesi olan markaların "yeşil marka" olarak çevresel mesajlar iletmek üzere kullanımını yaygınlaştırmış, bu da yanıltıcı veya asılsız yeşil beyanlar kullanarak "yeşil aklama" oluşturma riskini beraberinde getirmiştir. Bu tez, yeşil markaların yeşil aklamayı kolaylaştırabildiğini ve geleneksel marka hukukunun bu soruna karşı tek başına yeterli koruma sağlayıp sağlamayabileceğini araştırmaktadır. Avrupa Birliği ve Türkiye hukuk sistemleri ekseninde, marka hukuku, tüketici hukuku, reklam düzenlemeleri ve çevre politikalarını bütüncül bir bakışla inceleyen çalışma, marka hukukunun koruma mekanizmalarının yanıltıcı yeşil beyanlar karşısındaki sınırlılıklarını analiz etmekte, bireysel markaları garanti markalarıyla karşılaştırmaktadır. Ayrıca, Avrupa Birliği ve Türkiye'deki marka hukuku dışı çözüm yollarının rolü araştırılmaktadır. Bulgular, marka hukukunun kaynak gösterme odaklı yapısının yeşil aklama karşısındaki etkinliğini sınırladığını, garanti markalarının daha güçlü bir alternatif sunduğunu ancak denetime bağlı olduğunu göstermektedir. Araştırma, yeşil markalarda yeşil aklama sorunlarını ve marka hukukunun bu mücadeledeki rolünü ortaya koymaktadır.
    • Item type:Item,
      Görünür ışıkta çapraz bağlanabilen özgün biyomoleküllerin sentezi ve biyomalzeme alanında potansiyel kullanımlarının araştırılması
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Özdemir, Fulya
      Bu çalışmada, doku mühendisliği uygulamalarında kullanılmak üzere görünür ışıkla çapraz bağlanabilen yeni nesil hidrojellerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Hyaluronik asit ve jelatin temelli, histamin ve serotonin ile fonksiyonelleştirilmiş biyouyumlu hidrojel sistemleri hazırlanmış; bu sistemlerin yapısal, fizikokimyasal ve biyolojik özellikleri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Kimyasal modifikasyonun doğrulanması amacıyla FTIR ve 1H-NMR analizleri gerçekleştirilmiş, şişme kapasiteleri, bozunma profilleri ve mekanik dayanımları test edilmiştir. Ayrıca, viskoelastik özellikler reolojik analizlerle, yüzey morfolojileri ise taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile incelenmiştir. Biyouyumluluk değerlendirmeleri kapsamında sitotoksisite ve hücre proliferasyonu testleri yapılmış; hücrelerin malzeme yüzeyine tutunma potansiyelleri incelenmiştir. Canlı-ölü hücre boyama yöntemi ile hücre canlılığı doğrulanmış, ayrıca in vitro yara iyileşmesi modeli olan çizik testi ile malzemelerin hücre migrasyonunu destekleme potansiyeli değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, geliştirilen hidrojel sistemlerinin mekanik özellikleri açısından destek ya da taşıyıcı yapı elemanlarından ziyade, dolgu veya süspansiyon sistemleri olarak kullanım için daha uygun olduğunu göstermektedir. Ayrıca, L929 fibroblast ve SH-SY5Y nöroblastoma hücre hatlarıyla gerçekleştirilen in vitro çalışmalar, bu hidrojellerin yüksek düzeyde biyouyumluluk sergilediğini ve hücre proliferasyonunu anlamlı biçimde desteklediğini ortaya koymuştur. Ayrıca, histamin içeren formülasyonların, kontrol gruplarına kıyasla yara kapanma oranlarında daha yüksek düzeyde etkinlik gösterdiği belirlenmiştir. Bu sonuçlar, geliştirilen hidrojellerin yara iyileşmesi ve doku mühendisliği uygulamaları açısından potansiyel taşıyabileceğini ortaya koymaktadır.
    • Item type:Item,
      Daha elektrikli hava aracı için yüksek verimli bir evirici tasarımı
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Çatalbaş, Nurbanu Macit
      Bu doktora tezi, Daha Elektrikli Hava Aracı (MEA) kavramının enerji verimliliği ve güç gereksinimlerini karşılamak amacıyla yüksek verimli tek fazlı, saf sinüs dalga çıkışlı üç seviyeli evirici sisteminin modellenmesi ve iyileştirilmesine yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma; pnömatik, mekanik ve hidrolik sistemlerin elektrikle entegrasyonu sayesinde hava aracı verimliliğini artırmayı hedeflemekte ve eviriciler gibi kritik bir güç elektroniği bileşenlerinin rolünü vurgulamaktadır. Enerji dönüşüm sistemlerinde, harmonik bozulmayı azaltarak güç kalitesini artırmak amacıyla evirici devresindeki yarıiletkenlerin kontrolü için sinüzoidal PWM (SPWM) ve dalgacık PWM (WPWM) gibi ileri anahtarlama yöntemleri uygulanmıştır. Bu anahtarlama yöntemleri ile evirici devresinin çıkışındaki toplam harmonik bozulma (THD) gözlemlenmiş ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Ayrıca, sistem performansını daha da iyileştirmek amacıyla yeni bir filtre yöntemi olarak adaptif aktif filtre (AAF), hava aracı güç sistemine entegre edilmiş ve güç sisteminin performansının artırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Bunlara ek olarak hava aracı güç sistemi ile ilişkili dinamik bir yük yapısı oluşturulmuş ve bu yükün yüksek başarımla kontrol edilmesi ayrıca enerjilendirilmesine yönelik derin pekiştirmeli öğrenme (DRL) tabanlı yenilikçi bir yaklaşım gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen DRL ve AAF entegrasyonu tabanlı bu yaklaşım ile hava aracı güç sisteminin hem geçici hem de sürekli rejim performansı önemli oranda iyileştirilmiştir. Çalışma aynı zamanda, uluslararası MIL-STD-704F hava araçları standardına uygunluğa odaklanarak, hava aracı güç sistemlerinin çeşitli senaryolardaki enerji, verim ve güç performans gereksinimlerini sağlamaya yönelik öneriler sunmaktadır. Benzetimler, hesaplamalar ve analizler modellenen evirici devresinin MEA'nın güvenilirlik ve verimlilik standartlarını karşıladığını göstermektedir. Bu araştırma, modern hava araçlarının elektrikle çalışan alt sistemleri için güçlü bir temel sunarak, elektrik gücü ile çalışma oranını artırmayı, karbon emisyonunu ve işletim maliyetlerini azaltmayı hedefleyen yenilikçi bir çözüm sağlamaktadır.