Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Platform tabanlı çalışan motokuryelerin çalışma koşulları ve örgütlenme pratikleri: Ankara motokurye örneği(Ankara Üniversitesi, 2025) Yücel, Orhan ÜrüncanBilgi ve iletişim teknolojileri aracılığıyla Fordist üretim biçiminden daha geniş ve derin ağlar kuran çağdaş kapitalizm, çalışma ve emek kavramlarını olduğu kadar çalışma ilişkilerini de dönüştürmektedir. Dijitalleşme olarak özetlenebilecek bu sürecin, en yeni aracı olan platformlar, üretim ve tüketimi zaman ve mekândan özgürleştirirken; bu 'özgürlüğün' üretim kısmı genellikle, esneklik ve yüksek gelir vaadiyle sunulmaktadır. Ancak dünya genelinde platform çalışanları genellikle, üretim araçlarının sahibi olarak, diğer çalışanlardan izole, geleneksel iş ve sosyal güvenlik hukuku korumalarından yoksun biçimde, piyasa risklerini üstlenerek, birbirleriyle ve kendileriyle rekabet içinde, örgütsüz şekilde, kendi hesabına çalışmaktadır. Bu çalışma biçimi, diğer meslek gruplarına da yayılma potansiyeli taşıdığı için, gelecekteki dönüşümlere dair önemli bir inceleme alanı sunmaktadır. Bu bağlamda, bu tez, dijitalleşen küresel kapitalizmin çalışma ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü incelemektedir. COVID-19 pandemisi sonrası sayıları ve görünürlükleri artan motokuryeler, bu çalışma biçiminin en yaygın örneğini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda bu tezde, temellendirilmiş kuram yöntemiyle Ankara'da platform tabanlı çalışan motokuryelerin çalışma ilişkileri, çalışma koşulları ve örgütlenme pratikleri başlıklarında açıklanmaktadır. Bu çerçevede, bu tezin araştırma nesnesi motokuryelerin çalışma koşulları ve örgütlenme pratikleridir. Araştırma birimini motokurye platformları ve örgütleri, gözlem birimini ise motokuryeler ve bu örgütlerin yöneticileri oluşturmaktadır. Bu amaçla, Ankara'da platform çalışması yapan 17 motokurye ve Türkiye genelinde motokuryelerin örgütlenme ve dayanışma süreçlerinde yer almış 10 örgüt yöneticisiyle yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır Ayrıca, literatüre dayalı olarak motokuryelerin sosyal medyayı etkin kullandığı göz önüne alınarak, çeşitli sosyal medya hesapları iki yıl süreyle takip edilmiştir. Saha bulguları, analitik hatırlatma notları ve diğer dosyalardan elde edilen veriler ışığında motokuryelerin tamamına yakınının, geleneksel iş hukukunun korumalarından uzak 'esnaf kurye' olduğu; buna karşın, platformların iş süreçlerini algoritma ve insan yöneticilerle sürekli olarak denetlediği ve kontrol ettiği, motokuryelerin platformlara kişisel ve ekonomik bağımlılığı olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, geleneksel anlamda sendikalarda örgütlenemeyen veya örgütlenmek istemeyen motokuryelerin çeşitli örgütlerde bir araya geldiği, bu örgütlerden bazılarının birbirleriyle ideolojik rekabet içinde olduğu, kuryelerin sosyal medyayı aktif şekilde kullanarak sorunlarını duyurma ve ağ kurmada dijital kapitalizmin araçlarını kullandığı görülmüştür.Item type:Item, Psikofiziksel yaklaşımlar aracılığıyla hareket ve ses odaklı yaratıcı rol tasarımı ve bir uygulama(Ankara Üniversitesi, 2025) Çakar, ÖzgünBu çalışma, oyuncunun psikofiziksel yaklaşımlar aracılığıyla, hareket ve ses kullanımından yola çıkarak bir rolü nasıl tasarlayabileceğine dair bir anahtarlar dizisi sunmayı amaçlamaktadır. Oyuncunun bedensel nitelikleri olan hareket ve sesin rolün dünyasıyla nasıl bütüncül olarak ele alınıp çalışılabileceğine, bu noktada oyuncunun kendi kaynaklarını nasıl özgürce kullanıp, yaratım sürecindeki özerkliğini koruyabileceğine dair sorular sormaktadır. Bu soruları sorarken, oyuncunun söz konusu yöntemler ışığında terminolojisini geliştirmek ve böylelikle kendi hakkındaki farkındalığını güçlendirmek tezin odaklandığı ana meseledir. Oyuncunun özerkliğini kurma aşamasında, eğitmen-yönetmenin kendini nasıl konumlandıracağı meselesi de tezin bir başka odak noktasıdır. Bu bağlamda, tez, oyuncu ve yönetmenin bir arada çalışarak, yönetmenin, oyuncunun özgür yaratımına alan açabilmesinin ne derecede mümkün olabileceğini araştırmaktadır. Tezin kuramsal ve uygulamalı çerçevesi, psikofizikselliğe farklı bakış açıları sunan Stanislavski, Grotowski, Chekhov, Laban ve Linklater'ın oyunculuk, hareket ve ses üzerine çalışmaları doğrultusunda çizilmiştir. Bu yaklaşımlardan faydalanarak öğrenci-oyuncularla bir oyun çalışma sürecinde rol tasarımına ilişkin uygulamalar yapılmıştır. Sahnelenmek üzere, Anton Çehov'un Üç Kız Kardeş adlı oyunu seçilmiş ve rol tasarımına yönelik metodolojik çalışmalar ile sahnelemeye ilişkin dramaturji ve reji çalışmaları birbiriyle bağlantılı ve eş zamanlı bir süreçte yürütülmüştür.Item type:Item, Bir çekişme alanı olarak Türkiye'de göçmenliğin söylemsel kurulumu: Suriyeliler ve Ukraynalılar örneği(Ankara Üniversitesi, 2025) Çiçek, İsmetBu tez, uluslararası göçün bir sosyal sorun olarak inşasından yola çıkarak, Türkiye bağlamında Suriyeli ve Ukraynalı zorunlu göçmen gruplarına yönelik Twitter/X platformunda inşa edilen söylemleri incelemektedir. Bu bağlamda, Twitter/X platformunda ilgili gruplarla ilişkili söylemsel tezahürlerin Türkiye'nin ideolojik, tarihsel-kültürel ve sosyobilişsel kodlarıyla nasıl bir etkileşim halinde olduğu ortaya konulmuştur. Bunun yanında, Suriyeli ve Ukraynalı zorunlu göçmen grupları örnekleminde yürütülen bu çalışma, zorunlu göçmen gruplarına yönelik söylemlerin farklılık ve benzerliklerini ortaya koymaktadır. Eleştirel söylem analizi hattında tezin teorik zeminini oluşturan van Dijk'in sosyo-bilişsel yaklaşımı (SBY) ve KhosraviNik'in sosyal medya söylem analizi (SM-CDA) modelinin sağladığı metodolojik imkânlar çerçevesinde Twitter/X platformundan elde edilen verilerden hareketle, ilgili gruplara yönelik söylemlerin mikro (dilsel), mezo (grupsal kimlik) ve makro (ideolojik/tarihsel) düzeylerde nasıl inşa edildiği analiz edilmiştir. Böylece Suriyeli ve Ukraynalı zorunlu göçmen gruplarına yönelik söylem örüntüleri eleştirel biçimde çözümlenmiş, Türkiye özelinde Suriyeli ve Ukraynalı zorunlu göçmenlere yönelik söylemlerin ideolojik, tarihsel-kültürel ve sosyobilişsel arka planı görünür kılınmıştır. Çalışma, göç olgusunun yalnızca hukuki, ekonomik veya demografik bir mesele olmadığını; aksine sosyal medya, siyaset ve dil dolayımıyla yeniden üretilen çok katmanlı bir çekişme sahası olduğunu göstermektedir.Item type:Item, Belleğin dijital çağda gündelik kullanımı(Ankara Üniversitesi, 2025) Karaca, CanimenBellek, bireylerin geçmiş deneyimleri ve bilgiyi depolama kapasitesinin ötesinde toplumsal bağlamda kolektif anlamların üretildiği bir alandır. Yazının icadı ve alfabeyle birlikte sözlü kültür ve yazılı kültürün bellek üzerine etkileri Antik Yunan'da filozoflar tarafından tartışılmaya başlanmıştır. Günümüzde ise insanların büyük bir kısmı bilgiye erişimin ve bilgiyi saklamanın kolay hale gelmesinin de etkisiyle belleklerinin eskisi gibi olmadığından şikayet etmeye başlamışlardır. Kitle iletişim araçlarını çoğalması sonucu yaşadığımız enformasyon bombardımanı, hızla ulaştığımız bilgiler, bilginin değerinin ve öneminin farklılaşmasına, hatırlamak için yaptığımız uygulamaların değişmesine neden olmuştur. Özellikle okul çağındaki genç kuşakların, dijital aygıtlar ile gündelik hayatlarında kurdukları sürekli temas, akılda tutmaya değer gördükleri şeyleri ve her an ulaşılabilir olduğu gerekçesi ile bilgi ile kurdukları ilişkileri de dönüştürmektedir. Bu çalışmada nitel araştırma tekniklerini kullanarak, Aziz Mahmud Hüdayi Anadolu İmam Hatip Lisesi ve 15 Temmuz Gazileri Anadolu Lisesi okullarının zorunlu eğitimin son basamağında yer alan 12.sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilen mülakatlardan toplanan verileri tematik olarak analiz ederek, öğrencilerin gündelik hayatlarının büyük bir kısmını geçirdikleri akıllı ekranlarla ve sosyal medya platformlarıyla kurdukları ilişkinin niteliği, kurulan bu ilişkilerin gündelik yaşam pratiklerini, önceki kuşaklar ile paylaşımlarını, bilginin kuşaklar arası aktarımını nasıl dönüştürdüğünü ortaya koymaya çalıştım. Görüşülen gençlerin anlatılarından yola çıkarak kendi kişisel tarihlerini içinde bulundukları toplumsal bağlam içerisinde kendilerini nasıl anlamlandırdıklarını, yaşadıkları dönemin hangi anlatı ve söylemlerini içselleştirip hangilerine mesafeli durduklarını ve daha büyük anlatılar içerisinde kendilerini nasıl konumlandırdıklarını ortaya koymaya çalıştım. Görüşülen öğrencilerin anlatılarından yola çıkarak bilgiyi öğrenmek, hatırlamak yerine erişme eğiliminde oldukları ve buna bağlı olarak da hatırlanmaya değer, saklanması gereken önemde bilginin giderek azaldığını iddia ediyorum. Anahtar kelimeler: Bellek, enformasyon, dijitalleşme, sosyal medyaItem type:Item, The liability of online marketplaces for trademark infringement(Ankara Üniversitesi, 2025) Faydalıtürk, SelinToday, with the development of technology, trademark infringement has started to appear in different ways. With the spread of electronic commerce platforms, trademark infringement has also started to come to the agenda in online marketplaces and access to counterfeit products has become easier than ever with online marketplaces. This situation has led to the questioning of the responsibility of online marketplaces and the making of regulations in this regard. As in a sense, it is the hosting service provider who enables the trademark to be infringed through online marketplaces and who profits from these actions. The resolution of legal issues regarding trademark infringement in online marketplaces is generally clarified in the light of the interpretation of existing regulations through court decisions. In this thesis, trademark infringement, the liability of online marketplaces in the event of trademark infringement in online marketplaces has been examined in detail in accordance with the existing legal regulations in the European Union and Turkish law comparatively, and the situations in which online marketplaces may be responsible for the sale of products that infringe trademark rights by third-party sellers have been detailed through court decisions. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte marka ihlali de karşımıza farklı suretlerle karşımıza çıkmaya başlamıştır. Elektronik ticaret platformlarının yaygınlaşmasıyla online pazar yerlerinde de marka ihlalleri de gündeme gelmeye başlamış ve sahte ürünlere ulaşım online pazar yerleriyle belki de hiç olmadığı kadar kolay hale gelmiştir. Bu durum ise çevrimiçi pazaryerlerinin sorumluluğunun sorgulanmasına ve buna yönelik düzenlemelerin yapılmasına yol açmıştır. Zira bir anlamda markanın çevrimiçi platformlar aracılığıyla ihlal edilmesine imkân sağlayan, bu eylemlerden kazanç elde eden yer sağlayıcının kendisidir. Online pazar yerlerinde marka ihlaline ilişkin gündeme gelen hukuki sorunların çözüme kavuşturulması ise genel itibariyle mevcut düzenlemelerin mahkeme kararlarıyla yorumlanması ışığında netleşmektedir. Bu tezde marka ihlali, çevrimiçi pazar yerlerinde gerçekleştirilen marka ihlali halinde çevrimiçi pazar yerlerinin sorumluluğu mevcut yasal düzenlemeler uyarınca ayrıntılı olarak Avrupa Birliği ve Türk hukukunda karşılaştırmalı olarak incelenmiş, hangi durumlarda çevrimiçi pazaryerlerinin üçüncü taraf satıcılar tarafından marka hakkını ihlal eden ürünlerin satışa sunulması neticesinde sorumluluğunun olabileceği mahkeme kararları aracılığıyla ayrıntılandırılmıştır.
