Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Türkiye'de kitle iletişim araştırma alanı kurucu metinlerinin retorik analizi (1960-1994)(Ankara Üniversitesi, 2025) Ertok, EdaTürkiye'de akademik anlamda kitle iletişim çalışmalarının başladığı yıllar, batılılaşma süreci reformlarının beklenenin dışında kimi sosyo-kültürel sonuçlar verdiği bir döneme rastlar. Çok partili hayata geçişle birlikte, tek parti iktidarının politikalarında değişiklikler yapma ve milletin sesi olma vaadiyle Demokrat Parti iktidara gelmesi, Türkiye'deki kitle iletişim çalışmalarının araştırma retoriğini de etkilemiştir. İlk dönem kitle iletişim çalışmaları, kitle iletişim araçlarının kitlenin siyasal tutum ve davranışına etkileri ile kültürel etkileri üzerinde durmaktadır. Kitle iletişim araştırmalarının başladığı Amerika'da hakim paradigma pozitivizm ve pragmatizmdir. Türkiye'deki ilk dönem kitle iletişim yazınında da pozitivizmin hem yöntem hem de dünya görüşü olarak etkileri görülmektedir. Batılılaşma sürecinin önemli bir unsuru olan uluslaşma ve modern devlet kurumsallaşması süreci yine batı kaynaklı pozitivist yaklaşımla koşut durumlardır. Her akademik çalışma alanında olduğu gibi kitle iletişim ilk dönem yazınında da teorik yaklaşımlar arasında bütünleşme ve fragmanlaşma mevcuttur. Bazı metinlerde daha pozitivist, kestirimci, nesnel sosyal gerçeklik anlayışı hakim iken, bazılarında realist ve eleştirel yaklaşımın izleri de görülmektedir. Bu tezin temel varsayımı farklı veya melez teorik yaklaşımlar sergileseler de ilk dönem kitle iletişim araştırma retoriğinin toplumsal tasarımında kitle iletişimi, yerel ve milli hassasiyetlerin yükselerek batıya ait olana tepkilerin artması gibi modernleşmenin beklenmedik sonuçlarına bakarak demokratikleşmede olası rolü bakımından kavramsallaştırmak yerine bir önceki dönem doğru uygulanmadığı için başarısız olan modernleşme yenileşme politikalarının benimsetilmesinde devlete yardımcı bir rol üstlenecek biçimde kavramsallaştırmış olduğudur. Araştırma retoriği analizi, ele alınan metinlerin dili ile kavramları kullanım biçimlerinin, çalışmaların epistemik yaklaşımları ve toplumsal tasarımları hakkında bilgi verdiği anlayışıyla yapılmaktadır. Türkiye'de araştırma retoriği yöntemiyle tasarlanmış ilk akademik çalışma analizi olan bu çalışmayla çalışmanın temel varsayımının izi sürülecektir.Item type:Item, Priştine-Belgrad diyaloğu: Avrupa Birliği ve Rusya Federasyonu'nun süreç içerisindeki rolü (2011-2024)(Ankara Üniversitesi, 2025) Ergüler, FurkanBu araştırma, 2011-2024 yılları arasında Kosova ve Sırbistan arasında gerçekleşen Priştine-Belgrad Diyaloğu'nda, AB arabuluculuğunda yaşanan gelişmeleri ve AB'nin etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Özellikle, Kosova'nın bağımsızlık ilanından sonra başlayan bu diyaloğun tarihsel sürecini, Avrupa Birliği ve Rusya Federasyonu'nun bu süreçteki rolünü ve dış politikaların nasıl şekillendiğini değerlendirerek, bölgesel barışın sağlanması adına önemli bir süreç olan bu diyaloğun başarıları ve karşılaşılan zorlukları ortaya koymayı hedeflemiştir. 2011 yılından itibaren gerçekleştirilen müzakereler, yapılan anlaşmalar ve dış aktörlerin, özellikle AB'nin, bu diyaloğa yaklaşımını analiz etmiştir. Ayrıca, bu süreçteki temel anlaşmazlıklar ve çözüm önerileri üzerinde durulmuş, AB'nin Kosova ve Sırbistan'a karşı uyguladığı politikalar değerlendirilmiştir. Çalışmada, içerik analizi yöntemini kullanılarak, Kosova-Sırbistan diyaloğuna ilişkin resmi belgeler, basın açıklamaları, medya raporları ve araştırma raporları gibi yazılı materyalleri incelenmiştir. Bu materyallerin analizi, AB'nin Kosova ve Sırbistan'a yönelik tutumlarını, söylemlerini ve politikalarını anlamaya yönelik yapılmıştır. Araştırmada, AB yetkililerinin söylemleri, medya haberleri, uluslararası kuruluş raporları ve kamuoyu araştırmalarından faydalanılmıştır. Verilerin toplanmasında amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmış, içerik analizi ve karşılaştırmalı analiz teknikleriyle bulgular değerlendirilmiştir. Priştine-Belgrad Diyaloğu'nun başlangıcından itibaren yapılan önemli anlaşmaları ve müzakereleri ortaya koyan bu çalışmada, 2013 Brüksel Anlaşması gibi önemli dönüm noktalarının ve AB'nin arabuluculuğunun rolü vurgulanmıştır. AB'nin Kosova ve Sırbistan'a karşı izlediği politikaların, Kosova'nın mağduriyetine rağmen Sırbistan'a yakın bir yaklaşım sergileyip sergilemediği, eleştirilen tarafsızlık algısı ve bu süreçteki eşitsiz tutumlar da detaylı bir şekilde incelenmiştir. Araştırma, Priştine-Belgrad Diyaloğu'nun bölgesel barış ve istikrar açısından önemli bir süreç olduğunu ancak sürecin başarılı olabilmesi için Kosova ve Sırbistan arasında daha fazla güven inşa edilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, AB'nin bu diyaloğa dair tarafsızlık algısının, özellikle Kosova'nın mağduriyetine rağmen Sırbistan'ın taleplerine daha yakın bir yaklaşım sergilenmesi nedeniyle eleştirildiği, bu durumun sürecin ilerlemesine engel teşkil ettiği sonucuna varılmıştır. Bu bağlamda, uluslararası aktörlerin eşit olmayan yaklaşımlarının, diyaloğun etkinliğini ve kalıcı barışın sağlanmasını zayıflattığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Priştine-Belgrad Diyaloğu, Kosova, Sırbistan, Avrupa Birliği, Rusya Federasyonu.Item type:Item, 11. Ve 12. beş yıllık kalkınma planlarında kırsal kalkınmada insan kaynaklarının geliştirilmesine yönelik politikalar(Ankara Üniversitesi, 2025) Yarar, SercanKırsal kalkınma, hem ekonomik hem de sosyal açıdan ülkenin gelişmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Türkiye’de kırsal kalkınma, özellikle kırsal alanların kalkınma planlarına dahil edilmesiyle daha da önem kazanmış ve bu süreçte insan kaynaklarının geliştirilmesi, kalkınmanın sürdürülebilirliği için merkezi bir unsur olmuştur. 11. ve 12. Beş Yıllık Kalkınma Planları, kırsal kalkınma hedeflerine ulaşılmasında insan kaynaklarının güçlendirilmesine yönelik politikaları kapsamlı bir şekilde ele almıştır. Bu çalışmada kırsal kalkınmanın tanımı ve süreçlerine yer verilirken aynı zamanda ülkemizdeki tarihsel süreçlerinden bahsedilmiştir. Bu tarihsel süreçlerden özellikle günümüze en yakın olan on birinci ve on ikinci kalkınma planlarının süreçleri ve içerikleri konusunda önemli alanlardan ir kaç özet belirtilmiştir. Kırsal kalkınmanın bölgeler ve ülkeler açısından ne kadar önemli olduğundan kalkınmanın tarihsel sürecinde ülkelerin birbirini izlemesine kadar ki olan süreçleri ele alınarak ülkemizdeki süreçler el alınmıştır. Ayrıca Kırsal kalkınmanın ülkemizin insan kaynakları süreçleri ile bağdaştırılması, insan kaynakları süreçlerinin kırsal alanda etkinliğinin artırılmasıyla neler yapılabileceği birçok konuya değinilmiştir. Kırsal kalkınmanın temel amacı, kırsal bölgelerdeki ekonomik ve sosyal yapıyı güçlendirmek, yerel halkın yaşam kalitesini artırmak ve aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmaktır. Bu hedefe ulaşılmasında önemli bir rol, insan kaynaklarının geliştirilmesine dayanmaktadır. İnsan kaynakları, kırsal kalkınma sürecinin bel kemiğini oluşturur çünkü kalkınmanın sürdürülebilirliği, eğitilmiş ve bilinçli bireylerin varlığına bağlıdır. Türkiye'de de bu bağlamda, kırsal kalkınmanın merkezinde insan kaynaklarının geliştirilmesi yer almaktadır. Türkiye'deki kırsal kalkınma politikaları, yıllar içinde önemli bir evrim geçirmiştir. Özellikle on birinci ve on ikinci Beş Yıllık Kalkınma Planları, kırsal alanların kalkınma planlarına dâhil edilmesi konusunda önemli adımlar atmıştır. Bu süreçte, kırsal bölgelerin sadece tarıma dayalı ekonomilerinden çıkarak çok sektörlü bir yapıya bürünmesi hedeflenmiştir. Kırsal kalkınma planlarında, ekonomik çeşitliliğin artırılması, iş gücü eğitimine önem verilmesi, yerel girişimciliğin desteklenmesi ve sosyal altyapının iyileştirilmesi gibi birçok konuya yer verilmiştir. Ayrıca, bu süreçte kırsal alanlarda yaşayan insanların, gerek üretim süreçlerinde gerekse sosyal yaşamda daha etkin olmaları sağlanmaya çalışılmıştır.Item type:Item, Kişisel verilerin korunması alanında Genel Veri Koruma Tüzüğü'nde veri ihlali bildirimleri(Ankara Üniversitesi, 2025) Ambarkütük, Narinİnsanların hayatının vazgeçilmez bir parçası haline gelen internet, yine insanların hayatının her alanında büyük etkiler yaratmaktadır. Bu büyük etki yarattığı alanlardan birisi de hukuktur. Özellikle kişisel veriler alanında etkisi her geçen gün daha da ciddiye alınmaktadır. Modern çağda bir bireyin tüm kişisel bilgileri internet üzerinde veri olarak depolanmaktadır. Gerek devletler tarafından gerekse özel kurumlar tarafından birey hakkında her türlü çeşit bilgi depolanıp kullanılmaktadır. Bu kişisel veri kullanımının belli kurallara uygun yapılabilmesi ve bireylerin kişisel veri güvenliğinin sağlanabilmesi için Avrupa Birliği tarafından Genel Veri Koruma Tüzüğü oluşturulmuştur. Tezin konusu Avrupa Birliği "Genel Veri Koruma Tüzüğü'nde Veri İhlali Bildirimleri"dir. Tezin kapsam ve sınırlılık konusunda gelindiğinde ise, bu çalışmada başta Genel Veri Koruma Tüzüğü olmak üzere ilgili mevzuatı, Türkiye'deki 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'na da değinecek şekilde ilerleyecektir. Ana noktası belirtildiği üzere Genel Veri Koruma Tüzüğü'nde veri ihlali bildirimleri olacaktır. Tezin ilk bölümünde, Avrupa Genel Veri Koruma Tüzüğü, veri ihlali bildirimi ile bağlantılı kavramlar, kurul, Tüzük'ün uygulanma alanı, ilkeler ve tartışmalar açıklandıktan sonra ilgili mevzuatın kişisel veri ihlali bildirimi ile ilgili özellikleri de konunun anlaşılabilmesi açısından incelenip araştırma konusuna yönelik çıkarımlarda bulunulacaktır. Sınırlandırma bu şekilde ilerleyecektir çünkü araştırma noktasının açıkça irdelenebilmesi için bu gereksinim oluşmaktadır. Tezin ikinci bölümünde ise kişisel veri ihlali bildirimi, kişisel veri ihlali bildirimi sonrası, veri sorumlusunun yükümlülükleri ve etkili bildirimin önemi, iyileştirilmesi, ilgili yargı kararları, Genel Veri Koruma Tüzüğü'nün sınır aşırı etkisi ve Türk hukukunda kişisel verilerin korunması ve veri ihlali bildirimi incelenecektir. 122 Genel amaç, veri ihlali bildirimlerinin ne olduğunu tam olarak kavramaktır. Alt amaç ise bu bildirimlerin nasıl yapıldığına, bildirim sonrası yaptırımların ne olduğuna, iyileştirmek için neler yapılabileceğine ve etkili bildirim yapmanın önemine cevap bulmaktır. Bir veri ihlali yaşandığında bildirim yapılması, sıradaki en önemli adımlardan biri haline gelmektedir. Genel Veri Tüzüğü'nün 33. maddesinde "Kişisel veri ihlalinin denetim makamlarına bildirilmesi" düzenlenmiştir. Ardından gelen 34. maddede ise "Kişisel veri ihlali hakkında veri öznesinin bilgilendirilmesi" düzenlenmiştir. Öncelikle ilgili denetim makamına bildirim yapılmasına önem verilmiştir. Bu noktada bazı kurallar da getirilmiştir. Bunlar uygulamaya yönelik kurallardır. Uygulamada ise bu kuralların ne kadar etkili olabildiği incelenecektir ve etkin bir yöntem veya Tüzüğün bu konuda uygulanmasını etkin hale getirecek, iyileştirecek bir değişiklik yapılabilir mi amacıyla da hareket edilecektir. Böylece, uygulamanın da etkili bir şekilde işlemesine katkıda bulunulacaktır.Item type:Item, Roma Dönemi'nde Kuzey Mezopotamya'da akültürasyon süreci(Ankara Üniversitesi, 2025) Bozkurttan, RamazanBu çalışma, Roma İmparatorluğu'nun Kuzey Mezopotamya'daki kültürel etkilerine ve bu etkiler sonucunda ortaya çıkan değişimlere odaklanmaktadır. Çalışmanın coğrafi kapsamı, Kuzey Mezopotamya sınırları içinde yer alan Osrhoene, Sophene, Mesopotamia ve Gordyene gibi antik bölgelerin, Türkiye sınırları içerisindeki bölümlerini kapsamaktadır. Çoğunlukla Protohistorik döneme ait çalışmaların yapıldığı bu bölgede, Hellenistik ve Roma Dönemlerine yönelik araştırmalar, söz konusu dönemlerin bölgedeki etkilerini anlamamız açısından yetersiz kalmaktadır. Mevcut araştırmalar ise genellikle Roma İmparatorluğu'nun askeri politikaları ve Parthlar ile gerçekleştirdiği uzun süreli mücadelelere odaklanmıştır. Çalışmamızda, ayrıntılı veriler elde edebilmek amacıyla literatür taramalarının yanı sıra, müze çalışmaları, bölge koruma kurullarında tescil fişi incelemeleri ve bakanlık onaylı yüzey araştırma çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Bu çabalar neticesinde, Hellenistik ve Roma Dönemlerine tarihlenen zengin arkeolojik verilere ulaşılmıştır. Kaleler, köprüler, yollar, castellum'lar, kaya mezarları, kule mezarları, kabartmalı anıt mezarlar, heykeltıraşlık eserleri, mozaikler ve yazıtlar gibi buluntular, bölgenin zengin kültürel mirasını ortaya koymaktadır. Elde edilen veriler doğrultusunda yerleşim ve buluntu katalogları hazırlanmış ve bu buluntuların lokasyonları çalışma kapsamında oluşturulan haritalara eklenmiştir. Bu sayede, Roma İmparatorluğu'ndan önceki dönemde bölgedeki sosyo-ekonomik ve sanatsal durum ile Roma sonrası Kuzey Mezopotamya'daki akültürasyon süreci ve bu süreci şekillendiren dinamikler konulmuştur.
