Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Türkiye’de Konut Yatırımları, Konut Yatırımlarının Ekonomikliği ve Yatırım Tercihlerini Etkileyen Faktörlerin Analizi
      (Ankara Üniversitesi, 2024) Hatipoğlu, Üstün
      ÖZET Doktora Tezi TÜRKİYE’DE KONUT YATIRIMLARI, KONUT YATIRIMLARININ EKONOMİKLİĞİ VE YATIRIM TERCİHLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN ANALİZİ Üstün HATİPOĞLU Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Harun TANRIVERMİŞ Konut; ekonominin, bireylerin ve kentsel mekânın temel taşlarından biridir. Türkiye ekonomisinde son yıllarda alternatif yatırım araçlarındaki kazançlar konut fiyatlarında, kiralarında ve getirilerinde etkili olmuştur. Bunun yanında, ülke ekonomisi ile inşaat ve gayrimenkul sektörlerinin ve özellikle konut ile ilişkisinin güçlü olması, konut yatırımlarında her türlü seviyede karar aşamalarında ve ileriye dönük öngörüler önem kazanmaktadır. Ülkede etkili olan ekonomik ve mali belirsizliklerden devamlı olarak etkilenen konut sektörü, riskli ve belirsiz koşullar altında farklı tepkiler verebilmektedir. 2000 yılı sonrasında ülkede yaşanan göreli istikrar ve son yıllarda yaşanan ekonomik ve mali krizler, kitlesel göçler ile dünyada etkili olan Covid-19 salgını, son dönemde konut satış fiyatlarında ve kiralarında artışa sebep olarak yerel ve bölgesel düzeylerde farklılık oluşturmuştur. Türkiye’nin en büyük şehri olan İstanbul’da, konut yatırımları tercihleri; bölgesel düzeyde değişkenlik göstermekte ve konut satın alacak veya kiralayacak bireyler dalgalı ekonomik koşullar altında, en kârlı ve yüksek getirili yatırımları tercih eme eğilimine girmektedirler. Bu araştırmanın amacı; yatırımcıların karar alma sürecinde etkili olan makro nitelikli değişkenler ile anket verilerinin analizine dayalı olarak ulusal düzeyde, İstanbul ili ve ilçe düzeylerinde konut yatırımları getirilerinin analiz edilmesi ve sonrasında konut yatırımının geri dönüş süresini etkileyen değişkenlerin ortaya konulmasıdır. Çalışmanın ilk aşamasında, konut getirilerinin diğer yatırım araçları ile ilişkileri analiz edilmiştir. Türkiye’nin nüfus ve konut yapı stoğunun çoğunluğunu barındıran İstanbul ili ve ilçeleri ve ülke düzeylerinde konut geri dönüş sürelerinin değişimi panel veri analizi ile irdelenmiştir. Ardından İstanbul ili, seçilmiş ilçeler ve ülke düzeylerinde seçilmiş değişkenlerin konut yatırımları geri dönüş süresine etkisi analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; Türkiye’de ve İstanbul İli’nde; uzun dönemde mevduat faizi, döviz kuru (USD), altın fiyatları, Borsa İstanbul Ulusal 100 endeksi (BIST100) ve iç borçlanma senedi faizinin konut getirilerini etkilediği tespit edilmiştir. Seriler arasında uzun dönem ilişki tespit edildiği için kısa dönem ilişkiler de incelenmiştir. İstanbul ve ilçeleri için konut yatırımı geri dönüş süresinin Ocak 2007-Ekim 2022 yılları arasındaki ortalama değerlerinde farklılıklar tespit edilmiştir. ARDL test sonuçlarına göre, Türkiye ve seçilen ilçelerden Avcılar, Gaziosmanpaşa, Kadıköy, Maltepe, Sarıyer, Şişli, Zeytinburnu ve Ümraniye’de konut yatırımı geri dönüş süresi ile ruhsat sayısı, konut satışları, konut kredi faizi, inşaat maliyet endeksi, satış birim fiyatı, sanayi üretim endeksi ve tüketici güven endeksi arasında eşbütünleşme ilişkisi tespit edilmiştir. Bireysel yatırımcı kararlarını etkileyen faktörlerin tespiti için Türkiye’de çevrimiçi 484 kişi ve yüz yüze 15 kişi olmak üzere toplam 499 kişiye anket uygulanmıştır. Anket çalışması sonrasında konut yatırımı geri dönüş süresinde, konut kredisi faiz oranları ve konutun lokasyonu en önemli iki faktör olmuştur. Konut yatırımlarının geri dönüş süresinin genellikle 21-25 yıl arasında olduğu ve yatırımcıların karar süreçlerini etkileyen faktörler arasında bölge ve ekonomik belirsizliklerin ön plana çıktığı vurgulanmalıdır. Nisan 2024, 327 sayfa
    • Item type:Item,
      Türkiye’de Hazine Taşınmazlarının Kamu Özel İşbirliği ile Değerlendirilmesi: Hastane, Liman ve Gümrük Kapıları Uygulamaları Örneği
      (Ankara Üniversitesi, 2024) Kara, İbrahim
      ÖZET Doktora Tezi TÜRKİYE’DE HAZİNE TAŞINMAZLARININ KAMU ÖZEL İŞBİRLİĞİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ: HASTANE, LİMAN VE GÜMRÜK KAPILARI UYGULAMALARI ÖRNEĞİ İbrahim KARA Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Danışman: Prof. Dr. Harun TANRIVERMİŞ Kamu yatırımlarında finansman türünün belirlenmesi, projenin sürdürülebilirliği ve başarısı açısından kritik öneme sahiptir. Doğru finansman türü, proje maliyetinin optimize edilmesini, risklerin dengelenmesini ve kaynakların daha bir şekilde etkin kullanımını sağlamaktadır. Ayrıca, finansman modeli, projenin uzun vadeli ekonomik etkilerini ve kamuya olan mali yükünü de doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle, finansman türünün dikkatli bir şekilde seçilmesi hem kamu maliyesi, hem de proje başarısı açısından hayati bir rol oynamaktadır. Bu araştırmada, kamu hizmeti teorilerinden başlayarak, kamu özel işbirliği (KÖİ) modellerinin ortaya çıkış nedenleri, idarelerin bu modelleri bütçelerinden karşılama yerine neden tercih ettikleri, planlama, ihale, değerleme şekilleri, hızlılık, erken işletmeye geçme, yatırım süresini kısaltıp kısaltmama, hesap verilebilirlik, şeffaflık, ulusal ve uluslararası muhasebe ilkelerinin uygulanması, yatırım maliyetine karşılık işletme/kiralama süresinin nasıl dengelendiği, modele ilişkin sorunlar ve çözüm önerileri irdelenmektedir. Hazine taşınmazları üzerinde uygulamaya konulan şehir hastanesi, liman ve gümrük kapıları projeleri, KÖİ modelinin ülke ve dünya uygulamalarının gelişim süreci, gerekçesi, türleri, riskleri, olumlu ve olumsuz yönleri, muhasebeleştirilmeleri ve mali istatistiklere yansıtılma şekilleri, yasal düzenlemeleri, imtiyaz süresi teorileri ve belirlenme esasları kapsamında ele alınmaktadır. Önceki çalışmalardan faydalanılarak, yapısal sorunlar ve risk faktörlerine yönelik Beşli Likert Ölçeği’nde anket soruları hazırlanmış ve araştırma konusunun paydaşlarına uygulanmıştır. Paydaşlara gönderilen anketten 114 cevap alınmış ve ilgili istatistik program kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ekonomik istikrar, KÖİ’lerle ilgili genel yasal bir düzenleme bulunmaması, nitelikli personel bulunmaması ve bilgi birikiminin paylaşılmaması önemli yapısal sorunlar olarak görülmektedir. Döviz kurlarındaki dalgalanma riski, enflasyon oranı oynaklığı riski ve finansman riski de ilk üç sırada yer alan risk faktörleridir. Anket sonuçları PESTEL ve SWOT analizi ile değerlendirilmiştir. Analiz sonuçlarına göre KÖİ üst birimi kurulması, personeli ve görev tanımının yapılması, şartname geliştirilmesi, teşvik ve desteklerde seçicilik ve GSYİH’nin belli bir oranını aşmama, mücbir sebep ve olağanüstü durumlar için fon bulundurma, kamu hukuku-özel hukuk çelişkisi sorunları, küresel krizlere karşı ek önlemler ve toplum talebinin dikkate alınması ve projelerin ulusal para biriminden yapılabilmesi hususları ön plana çıkmaktadır. Seçilmiş ülke KÖİ üst birimlerinin incelenmesi ile Türkiye için bir merkezi KÖİ birimi modeli önerilmiştir. Hazine arazilerinin KÖİ modeli kapsamında tahsis edilmesi, kaynak maliyetlerini düşürmekte ve modelin riskleri üzerinde olumlu bir etki oluşturmaktadır. Haziran 2024, 343 sayfa
    • Item type:Item,
      Kentsel Arazi Geliştirme ve Kentsel Yayılma Alanlarında Yer ve Yatırım Tercihlerinin Analizi: Ankara İli Örneği
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Cebe, Külahçı Nisa Nur
      ÖZET Yüksek Lisans Tezi KENTSEL ARAZİ GELİŞTİRME VE KENTSEL YAYILMA ALANLARINDA YER VE YATIRIM TERCİHLERİNİN ANALİZİ: ANKARA İLİ ÖRNEĞİ Nisa Nur KÜLAHÇI CEBE Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı Arazi Yönetimi ve Politikası Yüksek Lisans Programı Danışman: Prof. Dr. Harun TANRIVERMİŞ Hızla artan kentleşme süreci, kentlerin yakın çevresindeki arazi ve doğal kaynaklar üzerinde önemli baskılar oluşturmaktadır. Bu süreçle birlikte ortaya çıkan kentsel yayılma eğilimi, kente komşu kırsal alanları ciddi şekilde tehdit etmekte ve sürdürülebilirlik sorunlarını beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla kentsel araziler için yapılan yer seçimi kararları hem sürdürülebilirlik hem de yaşam kalitesi açısından kritik öneme sahiptir. Çalışmanın amacı arazi geliştirme süreçlerinin yatırım talebine olan etkilerini belirlemektir. Araştırma kapsamında Keçiören ilçesindeki Ovacık Mahallesi ve Etimesgut ilçesindeki Bağlıca Mahallesi, Ankara ilinin iki farklı ilçesinde yer alan yeni yerleşim alanları olarak incelenmiştir. Bu mahallelerde kentsel arazi geliştirme süreçleri detaylı olarak irdelenmiş ve yer ile yatırım tercihlerinin kapsamlı analizi yapılmıştır. Araştırmada arazi geliştirme sürecinin temel aktörleri olan proje geliştirme şirketleri ve inşaat şirketlerinin yetkili temsilcileriyle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Proje yer seçiminde kullanılan kriterler, bu kriterlerin önem dereceleri ve tercih edilen yerleşim alanlarının seçilme gerekçeleri, çoklu karar verme yöntemlerinden Analitik Hiyerarşi Süreci (AHP) kullanılarak sistematik olarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçları, Analitik Hiyerarşi Sürecinin proje yer seçimi ve şehirlerin büyüme yönü belirleme süreçlerinde etkili bir nicel yaklaşım olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Elde edilen sonuçlar, kentsel planlama ve gayrimenkul yatırım kararları için önemli rehber niteliği taşımaktadır. Yer seçiminde etkili olan kriterlerin önem sıralamasında, gayrimenkul satış fiyatları ve kira paraları en yüksek önceliğe sahip olurken, eğitim kurumlarına yakınlık en düşük öncelikli kriter olarak belirlenmiştir. Demografik yapı farklılıkları ve gayrimenkul tercihlerindeki standart dışı eğilimlerin gözlendiği Ovacık ve Bağlıca mahallelerinin karşılaştırmalı analizinde, incelenen kriterlerin bütüncül değerlendirilmesi sonucunda, Ovacık Mahallesi en yüksek puanı aldığı görülmüştür. İncelenen kriterler ve elde edilen bulgular, gayrimenkul sektörünün genel yapısını ve dinamiklerini başarılı bir şekilde yansıtmaktadır. Mayıs 2025, 127 sayfa
    • Item type:Item,
      Eser Sözleşmesinde Ek İş ve İş Değişikliği
      (Ankara Üniversitesi, 2024) Erekmekci, Müge
      ÖZET Doktora Tezi ESER SÖZLEŞMESİNDE EK İŞ VE İŞ DEĞİŞİKLİĞİ Müge EREKMEKCİ Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Şebnem AKİPEK ÖCAL Eser sözleşmelerinin ifası sırasında sözleşmede öngörülmeyen bir işin yapılması veya öngörülen bir işin kapsamının değiştirilmesinin gerektiği sıklıkla görülmektedir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılmasına karşın Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nda eser sözleşmesi kapsamında ek iş ve iş değişikliği konusu düzenlenmiş değildir. Kanun koyucu tarafından ek iş ve iş değişikliğin tanımlanmamış olması, bir olayda ek iş ve iş değişikliği yapılıp yapılmadığının hukuken tayinini zorlaştırmaktadır. Nitekim sözleşmede yapılan her değişiklik, teknik olarak ek iş ve iş değişikliği değildir. Dolayısıyla ek iş veya iş değişikliği kavramlarının tanımlanması ve sözleşme üzerindeki etkilerinin hukuki çerçevesinin çizilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. TBK’da konunun düzenlenmemiş olması nedeniyle konuyla ilgili yapılmış çalışma sayısı oldukça az olup doktrinde de sıklıkla tartışma konusu yapılmaktadır. Özellikle inşaat ve gayrimenkul geliştirme projelerinde ek iş ve iş değişikliği yapılması, süre ve maliyet hesaplamalarında önemli sapmalar doğurmakta ve kavramların anlaşılamadığı görülmektedir. Mevcut sorunların çözümlenebilmesi için güncel yargı kararları incelenerek doktrinde tartışmalı konular araştırılmış ve bu kapsamda üç adet kurgu olay üzerinden gecikme halleri ve sonuçları açıklanmıştır. Araştırma konusu; proje yönetim tekniklerinden yararlanılarak eser sözleşmelerinden doğan ihtilafların önlenmesi ve mevcut ihtilafların çözümünde yararlı olabilecek önerilerin sunulması yönüyle diğer çalışmalardan ayrılmaktadır. Yargı kararlarının analizinden konunun kanunda tanımlanmamış olmasının ve doktrinde görüş birliğinin bulunmamasının uygulamada birçok soruna neden olduğu saptanmıştır. Konu ile ilgili, inşaat sözleşmelerinin mahiyeti de nazara alınarak, kanunda düzenleme yapılması gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Kanunda yapılacak düzenlemenin yanı sıra inşaat ve gayrimenkul sektörleri özelinde proje yönetimi bakımından yazılı standartların oluşturulmasında yarar olduğu ve böylece ihtilafların önlenmesi, azaltılması ve olan ihtilafların da daha etkin ve doğru çözümlenmesinin mümkün olabileceği vurgulanmaktadır. Ocak 2024, 229 sayfa
    • Item type:Item,
      Ofis Binalarının Mekânsal Organizasyonu ve Mekânsal Tasarım Parametrelerinin Kullanıcı Memnuniyeti ve Yönetim Başarısına Etkileri: Ankara İli Ofis Piyasaları Örneği
      (Ankara Üniversitesi, 2024) Demirkaya, Salih
      ÖZET Doktora Tezi OFİS BİNALARININ MEKÂNSAL ORGANİZASYONU VE MEKÂNSAL TASARIM PARAMETRELERİNİN KULLANICI MEMNUNİYETİ VE YÖNETİM BAŞARISINA ETKİLERİ: ANKARA İLİ OFİS PİYASALARI ÖRNEĞİ Salih DEMİRKAYA Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Gayrimenkul Geliştirme ve Yönetimi Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Harun TANRIVERMİŞ Ofis yapıları, hizmet sektörü çalışanlarının ve özellikle beyaz yakalıların güncel yaşamda zamanlarının önemli kısmını geçirdikleri, işleriyle bütünleştikleri, toplumun önde gelen hizmet sektörleri olarak mimarlık, mühendislik, tıp, kamu yönetimi, ekonomi, hukuk, inşaat ve gayrimenkul gibi birçok alana hizmet eden çalışanın yanı sıra küçük ölçekli işletmelerin yönetim birimlerine kadar geniş kapsamlı bir çalışma ortamını ifade etmektedir. Güncel koşullarda küçük ölçekli ofis yapılarının yanı sıra gelişen şehir ve iş yaşamına adapte olan büyük ölçekli ve mekânsal öğelerin hiyerarşik olarak değişkenlik gösterdiği, bütüncül biçimde tasarlanan profesyonel ofisler kullanılmaktadır. Farklı türdeki yapılaşma biçimleri; ofislerin tasarlandığı ve inşa edildiği dönem, konum, yatırımcı beklentisi, kullanıcı ihtiyaçları, imar koşulları, yatırımcı bütçesi ve yapım teknolojisi gibi birçok parametreye bağlı olarak şekillenmektedir. Araştırmada ofis kullanıcıları, ofis yöneticileri, tesis yöneticileri, yatırımcılar ve tasarımcılarla ofis kullanımına ilişkin alışkanlıklar, beklentiler, konfor düzeyi ve mekânsal etkinin belirlenmesine yönelik saha çalışması yapılmış, idari kayıtlar, anket ve gözlem sonuçları birlikte değerlendirilmiştir. Araştırmanın temel temasının ofislerde mekân tasarımı ve kullanıcı memnuniyeti ile yönetim başarısı olması nedeniyle anket çalışmasında ofis çalışanları esas grup olarak ele alınmıştır. Katılımcılara uygulanan anket sayısı; plaza tipi yapılarda çalışanlar için 460 kişi ve bireysel ofislerde çalışanlar için 540 kişi olmak üzere toplam 1.000 adet olmuştur. Anket aşamasında ofis çalışanı katılımcılara mevcut ofis kullanım imkanları, ideal ofis tasarım ölçütleri ile yönetim sorunlarının saptanmasına yönelik sorular yöneltilmiştir. Saha çalışmasının yürütüldüğü dönemde etkili olan COVID-19 pandemisinin çalışanların alışkanlıklarında neden olduğu değişim ile kullanıcı memnuniyeti ve mekânın verimlilik etkisinin incelenmesi de mümkün olmuştur. Araştırma sonucunda ofislerde kullanıcı memnuniyetinin yükseltilmesi açısından mekân, yatırım ve insan kaynakları gibi faktörlerin rasyonel kullanımı ve profesyonel yönetim modelinin benimsenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Yerel düzeylerde ofis ihtiyaçlarının karşılanması için yerel ölçekteki imkanların ve sorunların analizi ile yatırım fizibilitesini içeren araştırma ve raporlama çalışmalarına dayalı olarak tasarım parametrelerinin tespitinin; yatırımcı, kullanıcı ve yönetici başarısı ve memnuniyetini etkileyebileceği ortaya konulmuştur. Proje geliştirme ve tasarım çalışmaları ile gelecekte üretilebilecek ofis yapılarında aranabilecek mekânsal kullanım kararlarının tespiti için piyasa araştırması ve potansiyel kullanıcı taleplerinin tespiti ve araştırma sonuçlarına dayalı rasyonel proje geliştirme ve değerleme yapılması, konsept geliştirme ve tasarımın, yatırımların bütün paydaşları için yararlı ve yol gösterici nitelikte olabileceği ve yatırım kararlarının verilmesinde gayrimenkul geliştirme ve yönetimi uzmanlığından yararlanılmasının kaçınılmaz olduğu vurgulanmalıdır. Ekim 2024, 654 sayfa