Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Yabancı çocukların Türkiye’de evlât edinilmesi
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Kaplan, Müjgan Elif
      Küreselleşme süreci ve son yıllarda dünya genelinde artış gösteren kitlesel göç hareketleri, klasik aile hukuku kurumlarını ulusal sınırların ötesine taşıyarak yeni hukuki problemlerin doğmasına neden olmuştur. Bu problemlerin en hassas noktasını, şüphesiz ki korunmaya muhtaç çocukların durumu oluşturmaktadır. Savaş, iç çatışma veya doğal afetler nedeniyle yerinden edilen, ailesini kaybeden veya refakatsiz kalan çocukların yüksek yararının nasıl korunacağı sorunu, modern hukuk sistemlerinin en önemli imtihanlarından biridir. Bu bağlamda “evlât edinme” kurumu, yalnızca bir çocuğu soybağı ile bir aileye bağlayan medeni hukuk ilişkisi olmanın ötesine geçerek; çocuk hakları, göç hukuku ve uluslararası koruma mekanizmalarının kesişim noktasında yer alan çok boyutlu bir hukuki çare haline gelmiştir. Türk hukuku açısından konu ele alındığında, Türkiye’nin coğrafi konumu ve maruz kaldığı yoğun göç dalgası, yabancı unsurlu evlât edinme sürecinde ortaya çıkan sorunları teorik bir tartışma olmaktan çıkarıp, acil çözüm bekleyen pratik bir meseleye dönüştürmüştür. Yabancı bir çocuğun Türkiye’de evlât edinilmesi süreci, sadece 4721 sayılı TMK’nın iç hukuk hükümlerini değil, aynı zamanda 5718 sayılı MÖHUK ile Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri, özellikle de 1993 tarihli Lahey Sözleşmesi’ni kapsayan karmaşık bir normlar hiyerarşisini ilgilendirmektedir. Çalışma, bu çok katmanlı yapıyı sistematik bir bütünlük içinde analiz etmek üzere ele alınmıştır. İlk aşamada, Türk hukukunda çocuk ve evlât edinme kavramlarının temelleri, evlât edinmenin maddi ve şekli şartları ile hukuki niteliği detaylandırılmıştır. Evlât edinme, çocuğun üstün yararını esas alan, devlet denetimine tâbi ve mahkeme kararıyla kurulan yapay bir soybağı ilişkisi olarak tanımlanırken; bu ilişkinin yabancılık unsuru taşıması halinde devreye giren “bağlama kuralları” çalışmanın omurgasını oluşturmaktadır. Araştırmanın odak noktasını, özellikle mülteci, şartlı mülteci ve geçici koruma statüsündeki çocukların evlât edinilmesinde karşılaşılan hukuki engeller ve çözüm önerileri oluşturmaktadır. Mevcut MÖHUK düzenlemeleri uyarınca, evlât edinme ehliyeti ve şartları konusunda kural olarak “çocuğun milli hukuku” yetkili kılınmıştır. Ancak vatansız olan, mülteci statüsünde bulunan veya Suriye, Afganistan gibi ülkelerden gelerek menşe ülkesiyle diplomatik ve hukuki irtibatını koparan çocukların söz konusu olduğu durumlarda, milli hukukun uygulanması fiilen imkânsız hale gelmekte veya çocuğun aleyhine sonuçlar doğurmaktadır. Çalışmada, bu tür uluslararası uyuşmazlığa elverişli durumlarda, kamu düzeni müdahalesi ve “mutad mesken” hukuku gibi esnek bağlama kurallarının nasıl devreye sokulacağı, Yargıtay içtihatları ve mukayeseli hukuk verileri özellikle İsviçre ve Alman hukuku ışığında tartışılmıştır. Refakatsiz çocukların Türkiye’deki hukuki statülerinin tespiti, biyolojik aileden rıza alınamaması sorunu ve “evlât edinilebilirliğin” tespiti konularında yaşanan belirsizlikler, somut çözüm önerileriyle irdelenmeye çalışılmıştır. Çalışmanın bir diğer önemli boyutu, evlât edinmenin hüküm ve sonuçlarının uluslararası alandaki yansımasıdır. Türkiye’de verilen bir evlât edinme kararının, çocuğun veya evlât edinenin vatandaşı olduğu diğer ülkelerde tanınması ve tenfizi, evlât edinilen çocuğun hukuki güvenliği açısından hayati öneme sahiptir. Tezde, evlât edinme kararının soybağı, mirasçılık, vatandaşlık kazanımı ve nüfus kütüklerine tescili üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde incelenmeye gayret edilmiş ve kararın bir ülkede geçerli sayılıp diğerinde sayılmadığı durumların önlenmesi için uluslararası iş birliğinin önemi vurgulanmıştır. Sonuç olarak yabancı çocukların evlât edinilmesi sürecinin, salt hukuki bir prosedür olarak değil, çocuğun travmatik geçmişini onarmaya yönelik bir sosyal politika aracı olarak ele alınması gerektiği savunulmuştur. Çalışma, mevcut yasal düzenlemelerin, özellikle refakatsiz çocuklar özelinde yetersiz kaldığını tespit etmekte; bu alanda “ikincillik ilkesi” (subsidiarity principle) gereği evlât edinmenin son çare olarak uygulanıyor olsa da çocuğun yararına olduğu kesinleştiğinde hızla uygulamaya koyulabilmesi için özel bir “İdari İşbirliği ve Merkezi Otorite” yapılanmasına gidilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.
    • Item type:Item,
      Diyarbekirli Said Paşa ve Nuhbetu’l-Emsâl adlı eseri
      (Ankara Üniversitesi, 2023) Gürol, Feyza
      Bu çalışma, Diyarbekirli Said Paşa’nın Nuhbetu’l - Emsâl adlı eserini incelemeyi hedeflemiştir. Emsâl, Arap kültüründe sözlü geleneğin yaygın kollarından birini oluşturur. Bu alanda en önemli isimlerden biri olan Meydâni’nin yine alana ışık tutan Mecma’u’l - Emsâl adlı eseri, Said Paşa tarafından tercümesi yapılarak Nuhbetu’l - Emsâl adıyla günümüze ulaşmıştır. Tezin birinci bölümünde Said Paşa’nın hayatı, ilmî kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, Said Paşa’nın Nuhbetu’l Emsâl adlı eserine yer verilmiştir. Eserin genel içeriği hakkında verilen bilginin yanı sıra eserin, Meydâni’nin Mecma’u’l – Emsâl adlı eseriyle karşılaştırması, içerisinde mevcut mesellerin günümüzde kullanımı ve karşılığı hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç kısmında, yapılan araştırmalar sonucu elde edilen bilgiler hakkında bir değerlendirme yapılmıştır.
    • Item type:Item,
      Lefebvre sosyolojisi ve Marksizme katkıları
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Kirici, Özgür
      Bu çalışma, Marksist düşünce geleneğindeki epistemolojik tartışmaları incelemeyi amaçlamaktadır. Klasik Marksizmin epistemolojik düşüncesi ile 20. yüzyıl Marksizmin epistemolojisini kuramsal olarak karşılaştıran bu çalışma, Marksizm içerisindeki epistemolojik değişimin tarihselliğini incelemektedir. Bu çalışmada 20. yüzyıl Marksizmini temsil edecek epistemolojik sahayı oluşturacak düşünür H. Lefebvre olacaktır. Lefebvre’ün, K. Marx ve F. Engels’in tarihsel materyalizm yöntemine artı olarak geliştirdiği farklı temaların Marksist okuması, iki Marksist tarihin epistemolojisinin mukayeseli analizine katkı sunacaktır. Karşılaştırmanın temel problemi, “Henri Lefebvre’ün sosyolojisinin Marksizm açısından bir yenilik girişimi ve Klasik Marksizmin kuramsal boşluklarını tamamlama çabası mı yoksa Marksizmden bir kopuşu ifade eden kuramsal bir yönelim mi olduğuna” ilişkin soruya verilecek yanıtla ilişkilidir. Bu bakımdan Lefebvre’ün sosyolojisinin Marksizme verdiği katkılar bakımından incelenmesi elzemdir.
    • Item type:Item,
      Ebeveynleşme ve ilişki doyumu: bağlanma örüntüleri ve akılcı olmayan romantik inançların aracı rolü
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Evcioğlu, Yağmur
      Erken çocukluk dönemindeki yaşantıların ve aile içinde üstlenilen rollerin bireylerin yetişkinlik dönemindeki kişiler arası ilişkilerini etkileyebildiği bilinmektedir. Bu bağlamda ebeveynleşme yaşantılarının bağlanma örüntüleri, romantik ilişkilere yönelik bilişsel değerlendirmeler ve ilişki doyumu ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Alanyazında bu değişkenler arasındaki ilişkiler ayrı ayrı incelenmiş olup, bu değişkenlerin birlikte ele alındığı çalışmaların sınırlı olduğu görülmektedir. Bu çalışmanın amacı, ebeveynleşme yaşantıları ile ilişki doyumu arasındaki ilişkide bağlanma örüntüleri ve romantik ilişkilerde akılcı olmayan inançların aracı rolünü incelemektir. Araştırmanın örneklemini 18-40 yaşları arasında, romantik ilişkisi bulunan ve evli olmayan 366 birey (262 kadın, 104 erkek) oluşturmaktadır. Veriler çevrimiçi olarak toplanmış; katılımcılara Demografik Bilgi Formu, Filial Sorumluluk Ölçeği-Yetişkin Formu, Ebeveynleşme Envanteri, Yakın İlişkilerde Yaşantılar Ölçeği II-Kısa Form, Romantik İlişkilerde Akılcı Olmayan İnançlar Ölçeği ve İlişki Doyumu Ölçeği uygulanmıştır. Veriler bağımsız örneklemler için t testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve PROCESS makrosu kullanılarak analiz edilmiştir. Ebeveynleşme ile ilişki doyumu arasındaki ilişkide bağlanma örüntüleri ve romantik ilişkilerde akılcı olmayan inançların sıralı aracılık etkisi Model 80 ile, ebeveyn odaklı ebeveynleşmeye ilişkin alt boyut analizleri ise Model 81 ile test edilmiştir. Bulgular, kadınların kardeş odaklı ve araçsal ebeveynleşme puanlarının daha yüksek olduğunu, 18-23 yaş grubundaki bireylerin kardeş odaklı ebeveynleşme puanlarının daha yüksek olduğunu ve ilişki süresi 1-12 ay olan bireylerin daha yüksek kaçıngan bağlanma puanlarına sahip olduğunu göstermiştir. Aracılık analizleri sonucunda ebeveynleşme ile ilişki doyumu arasındaki ilişkide bağlanma örüntülerinin anlamlı aracılık etkileri gösterdiği belirlenmiştir. Ayrıca ebeveyn odaklı ebeveynleşme ile ilişki doyumu arasındaki ilişkide bağlanma örüntüleri ve romantik ilişkilerde akılcı olmayan inançların farklı alt boyutlarının anlamlı sıralı aracılık etkileri gösterdiği bulunmuştur. Araştırma bulguları, ebeveynleşme yaşantılarının yetişkinlik dönemindeki romantik ilişkilerdeki doyum ile ilişkili olduğunu ve bu ilişkide bağlanma örüntüleri ve bu ilişkilere özgü farklı akılcı olmayan inançların önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Bulgular, ilişki doyumunun değerlendirilmesinde çocukluk yaşantıları, bağlanma örüntüleri ve ilişkilere yönelik bilişsel değerlendirmelerin dikkate alınmasının önemine işaret etmektedir.
    • Item type:Item,
      Avrupa yeşil mutabakatına uyum sürecinde yeşil dönüşümün finansmanı: Sürdürülebilir ihracatın finansmanı projesi
      (Ankara Üniversitesi, 2026) Özyol, Ayşe Mine
      Bu çalışmada, Avrupa Yeşil Mutabakatı (AYM) ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) Türk sanayisi ve dış ticareti üzerindeki etkileri ampirik bir saha araştırmasıyla analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında, T.C. Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Responsible® Programı katılımcısı ihracatçı firmaların anket verileri üzerinden dekarbonizasyon yatırımlarında karşılaşılan finansal kısıtlar incelenmiştir. Saha bulguları, literatürdeki yaygın kanaatin aksine, firmaların yeşil dönüşüm sürecindeki temel darboğazının bilgi eksikliğinden ziyade yapısal sermaye kısıtları ve piyasa aksaklıkları olduğunu ortaya koymuştur. Katılımcıların büyük bir çoğunluğu hibe nitelikli teknik danışmanlıkların tek başına yatırım engellerini kaldırmaya yetmediğini vurgularken; dış finansman arayışında karşılaşılan en belirgin engeller sırasıyla yüksek kredi faiz oranları, vade yetersizliği ve bankacılık sektörünün risk kaçınma eğiliminden kaynaklanan teminat kısıtları olarak saptanmıştır. Bu finansal kısıtlar ve likidite yetersizlikleri nedeniyle, incelenen ihracatçı firmaların önemli bir kısmı kritik SKDM uyum projelerini askıya almak veya yavaşlatmak zorunda kalmıştır. Elde edilen ampirik kanıtlar ışığında, çalışmanın son aşamasında IPA III fonlarını kaldıraç olarak kullanarak hibe ve imtiyazlı kredileri Kredi Garanti Fonu (KGF) destekli bir risk paylaşım mekanizmasıyla birleştiren karma bir finansman modeli tasarlanmıştır. Çalışma, Türkiye’nin İklim Kanunu ve ulusal yeşil taksonomi ile desteklenen nitelikli bir yeşil finansman ekosistemi kurarak Avrupa Yeşil Mutabakatı’nı uzun vadeli kalkınma stratejisine entegre etmesi gerektiğini kanıtlamakta; geleneksel ve tek boyutlu teşvik yaklaşımlarının bütünsel bir ekonomik uyum reformuna dönüştürülmesinin zorunluluğunu ortaya koymaktadır.