Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Türkiye’deki Ekonomik Gelişmelerin Çimento Ve İnşaat Sektörlerine Etkisi
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Girgin, Anıl
      İnşaat ve çimento sektörleri, ekonomik kriz dönemlerinde genellikle çeşitli finansal sıkıntılarla karşılaşmaktadır. Kriz ortamlarında bu sektörlerin yaşadığı finansal zorlukların sebepleri ise şu şekilde sayılabilir: Ekonomik krizler genellikle tüketici güvenini azaltır ve inşaat projelerine olan talebi düşürür. Bu durum, sektörde yeni projelerin iptal edilmesine veya ertelenmesine neden olabilir, bu da gelir kaybına yol açmaktadır. Aynı zamanda inşaat talebinin düşmesi ile de çimento sektörü iç pazarda kayıp yaşayarak daha fazla ihracata yönelmektedir. Kriz dönemlerinde finansman kaynaklarına erişimde yaşanan zorluklar, inşaat ve çimento şirketlerinin projelerini finanse etmekte güçlük çekmelerine neden olmakta ve yüksek faiz oranları veya kredi koşullarındaki sıkılaşma, şirketlerin borçlanma maliyetlerini artırmaktadır. Kriz dönemlerinde malzeme maliyetleri, işçilik maliyetleri ve enerji maliyetleri gibi temel girdi maliyetleri genellikle artmaktadır. Bu durum, şirketlerin marjlarını olumsuz etkileyebilir ve kârlılıklarını azaltabilir. Artan maliyetler ise beraberinde fiyat artışlarını ve dolayısıyla da satmakta yaşanacak zorluklar nedeni ile de stok artışlarını getirmektedir. Bu doğrultuda da yine tüm bu artışlar beraberinde rekabet ortamındaki artışı da gerektirir. Finansman için gerekli para karşılığında rekabet ortamı sektörlere sıkıntılar yaşatacaktır. İnşaat ve çimento sektör ilişkilerine baktığımızda ise her iki sektör de kriz ortamlarından olumsuz yönde etkilenmekte ancak bu etkilenme öncelikli olarak inşaat sektörü ile başlamaktadır. İnşaat sektörü ülke ekonomisi için önemli bir temel taşı olup zincirleme etki yaratmakta ve bu etki nihayetinde güçlü finansmanı ile tekrar yukarı yönlü gidebilmektedir. Ancak aynı durum görmekteyiz ki çimento sektörü için o kadar kolay olmamaktadır. Krizin daha derin etkiler bırakabildiği çimento sektörü inşaat sektörünün tekrar canlanmasının ardından biraz yavaş da olsa ayağa kalkabilmektedir
    • Item type:Item,
      Covid 19’un Türkiye Otomotiv Sektörü Üzerindeki Ekonomik Etkilerinin Değerlendirilmesi
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Yiğit, Serkan
      Yapılan bu araştırmada Covid 19 süresince otomotiv sektörü temel olarak incelenmiştir. Buna bağlı olarak otomotiv sektörünün Covid 19 süresi ve öncesi süreci inceleniştir. Otomotiv sektörünün Dünya ve Türkiye rakamları kabaca ortaya konmuştur. Dünya ve Türkiye rakamları incelenirken daha doğru bir ortalama vermesi açsından tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 virüsü öncesi rakamlara daha çok ağırlık verilmiştir. Bu şekilde genel durum analizi yapılmış tarih içerisinde yaşanan değişimler ve gelişimler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Dünya ve Türkiye ‘de yapılan incelemeler sonucu otomotiv sektörünün ülke ekonomileri açısında bir lokomotiv olduğu rakamlarla saptanmıştır. Ülkelerin değişen tüketici davranışlarına yönelik yatırım tutumları da ortaya konmuştur. Online satış platformları ve yerinde bakım gibi platformlar pandemi sonrası değişen süreçte önem kazanmıştır. Genel olarak otomotiv firmalarına yapılacak en önemli tavsiyeler otomotiv firmalarının şimdi yaptıkları gibi elektrikli araçların üretimine ve teknolojilerine yönelerek devam etmesi gerekmektedir. Fakat araştırmanın başında da belirtildiği gibi otomotiv üreticilerinin bu talebe ilgili arz cevabını vermesi gerekmektedir. Sonuç olarak bu çalışma da COVİD 19 sürecinden otomotiv sektörü yakından etkilenmiştir. Günümüzde otomotiv sektörünün elektrikli araç üretimine önem verdiği bilinmektedir. Otomotiv firmalarının Covid 19 vb. gibi süreçlerden dolayı üretimin etkilenmemesi için gerekli teknolojik yatırımlara önem vermeleri gerekmektedir.
    • Item type:Item,
      Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme: Ankara Büyükşehir Belediyesi Örneği
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Çetin, Dilay
      Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme (TCDB), bir ülkenin veya kurumun bütçe planlaması sürecinde cinsiyet eşitliğini gözetmesini amaçlayan bir stratejidir. TCDB’nin temel hedefi, bütçe harcamalarının ve politikalarının cinsiyet eşitliği üzerindeki etkilerini analiz ederek kadınların ve erkeklerin yaşamlarına eşit katkıda bulunmasını sağlamaktır. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ele almak ve kadınların ikincil konumunu değiştirmek için devlet müdahalesi mutlaka gereklidir. Bu noktada devletin yaklaşımı toplumsal cinsiyet eğitimine odaklanmalı ve eğitim sisteminden başlayarak yeni bir kimlik inşası için belirli kalıpları kırmalıdır. Kadın ve erkeğin toplumsal cinsiyet eğitimi konusuna yönelik bir plan, eğitim sisteminin tüm kademelerine yayılmalıdır. Ancak yerel yönetimlerin bu süreci tek başına yürütebilecek kalifiyeli personele sahip olmadığı bir gerçektir. Bu konuda uzman ekipler yetiştirilmeli ve yerel yönetimlerden başlayarak toplumsal cinsiyet eşitliği ve bütçeleme konularında eğitim verilmelidir. Ankara Büyükşehir Belediyesinin 2021-2024 dönemlerini kapsayan Yerel Eşitlik Eylem Planı incelediğinde belirlenen hedeflerin başarılı bir şekilde uygulandığı ve uygulanmaya devam edildiği söylenebilir. Bu planlar farklı konulardan (eğitim, karar alma mekanizmasına katılım, istihdam, sağlık hizmetleri ve şiddetle mücadele gibi) çeşitli stratejiler içermektedir. Belediyenin uyguladığı bu tarz stratejiler özellikle kadınlara yönelik hizmetler çerçevesinde kadınların güçlenmesine katkıda bulunacak hizmetlerin planlanması ve sunulan hizmetlerin kadınların gündelik yaşam yükünü hafifletecek ve ekonomik açıdan güçlenmesine katkı sağlayacak şekilde uygulanması önemlidir. Sonuç olarak Toplumsal Cinsiyete Duyarlı Bütçeleme sadece mali kaynakların adil bir şekilde dağıtılması değil, aynı zamanda politika ve programların cinsiyet eşitliğini güçlendirecek şekilde tasarlanmasını sağlamayı amaçlar. Bu sayede toplumsal cinsiyet eşitliği bütçe politikalarının merkezine yerleştirilerek adil ve sürdürülebilir bir toplumun temelini atar.
    • Item type:Item,
      Duygusal Emek Süreçlerinin Çalışanlar Açısından İncelenmesi: Bir Çağrı Merkezi Uygulaması
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Aygen, Nilsu Öykü
      Bu araştırmanın amacı, hizmet sektörünün en önemli halkalarından biri olan çağrı merkezi çalışanlarının duygusal emek süreçleri üzerindeki çeşitli değişkenleri incelemektir. Duygusal emek kavramı, çalışanların duygularını işlerinin bir parçası gibi yönetmeleri gerektiği fikrine dayanır. Özellikle hizmet sektöründe, çalışanların duygularını kontrol etmeleri veya hissetmedikleri duyguları göstermeleri beklenen bir norm haline gelmiştir. Müşterilerle her ne koşul olursa olsun güler yüzlü, nazik ve samimi olmaları beklenir. Bu beklenti, çalışanları gerçekte hissetmedikleri duyguları sahte bir şekilde sergilemeye zorlar. Ayrıca duygusal emek kavramı, işletmelerin örgütsel davranışını belirlemede önemli bir rol oynamaktadır. Bu nitel araştırmada veriler betimsel şekilde aktarılmıştır. Katılımcıların verileri yarı yapılandırılmış bir görüşme formuyla yüz yüze ve telefonla görüşme yoluyla elde edilmiştir. Ankara’da çeşitli semtlerde ikamet eden, farklı yaş gruplarına uygulanmıştır. Bu amaçla, çağrı merkezi şirketinde çalışan 9 kişiye duygusal emekle ilgili sorular yöneltilmiştir. Araştırma sonuçları, çalışanların görevleri sırasında göstermeleri gereken duygular ile gerçekte hissettikleri duygular arasındaki uyumsuzlukların incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre Çalışmanın üçüncü ve son bölümünde elde edilen bulgular demografik özelliklere göre analiz edilmiş ve bu bulguların duygusal emek süreçlerine etkileri sonuç ve değerlendirmeler kısmında ele alınmıştır. Elde edilen bulguların işletmelerdeki duygusal emek süreçlerine olan etkileri tartışılmış, çalışanların duygusal emekle ilgili yüklerini hafifletmeye yönelik stratejiler sunulmuştur. Çağrı Merkezlerinin duygusal emeği yönetme ve çalışanların duygusal ihtiyaçlarını karşılama konusunda daha duyarlı olmaları gerektiği vurgulanmış, böylece işletmelerin çalışan memnuniyetini arttırması ve uzun vadeli bağlılık sağlanması amaçlanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, çalışanların önemli bir kısmı duygusal emek gösteriminde yüzeysel rol yapmayı tercih etmektedir.
    • Item type:Item,
      Yetenek Yönetimi Uygulamaları Üzerine Nitel Bir Araştırma
      (ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Çalkar, Burak Can
      Bilgi çağının etkisiyle birlikte gelen teknolojik yenilikler, küreselleşme, yaygın internet kullanımı ve iş dünyasındaki değişen kuşak dağılımı, işletmelerin çalışma hayatındaki dinamiklerini değiştirmiştir. Bu değişimler, işletmelerin geleceğe yönelik stratejik bir şekilde insan kaynaklarını doğru pozisyonlarda konumlandırmaya ve elde tutmaya odaklanmalarını gerektirmiştir. Yapılan çalışmanın amacı Türkiye’ de faaliyet gösteren işletmelerin yetenek yönetimi uygulamalarına yönelik seçme ve bulma süreçlerinin incelenmesidir. Proje dahilinde Türkiye’de hizmet vermekte olan 2 şirketin yöneticileri ile yapılan görüşmelerden elden edilen sonuçlar incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda şirketlerin yetenek yönetimi konusunda seçme ve bulma süreçleri değerlendirildiğinde her iki şirketin de kendi bünyelerine özgün ve birbirinden farklı uygulamaları olduğu görülmüştür.