Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Türk idare hukukunda bağlı yetki kavramı(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Atalan, Yasinİdare, toplumun ihtiyaçlarını karşılamak ve genel olarak kamu yararını sağlamak amacıyla, kamu gücünden kaynaklanan üstün yetki ve ayrıcalıklar ile faaliyette bulunmaktadır. İdareye, başta kanun olmak üzere mevzuat ile kendisine tanınan en temel yetki; tek yanlı olarak icrai nitelikte karar alabilme yetkisidir. İdareye tanınan yetkilerin, mevzuatta düzenleniş biçimlerine göre, "bağlı yetki" veya "takdir yetkisi" olarak nitelendirilmesi söz konusu olmaktadır. Türk idare hukukunda, idarenin harekete geçmesi, işlem yapması hususundaki serbestisi, hangi durumlarda hareket serbestisinin bulunduğu, hangi durumlarda bulunmadığı; bu hareket serbestisinin kapsamı ve idarenin hareket serbestisi kapsamında yaptığı işlemlerin yargı yerlerince nasıl bir denetime tabi tutulması gerektiği önemli tartışma konularındandır. Bu kapsamda yapılan tartışmalar, genellikle takdir yetkisi üzerinde odaklanmakta; ancak bağlı yetki üzerinde pek durulmamaktadır. Bu doktora tez çalışması da, bağlı yetki kavramını ve sonuçlarını detaylı bir şekilde inceleyerek Türk idare hukukuna katkı sağlamayı hedeflemektedir. Çalışmada, bağlı yetkinin tanımı, özellikleri ve kaynaklarını ele alınmakta; özellikle sebep ve konu unsurlarının düzenleniş biçimleri ile belirsiz kavramların rolü tartışılmakta ve bağlı yetki ile tesis edilen işlemlerin yargısal denetimi incelenmektedir. Çalışmada, idarenin keyfiliğini önlemek ve hukuki güvenliği sağlamakta önemli bir araç olan bağlı yetki kavramının; bazı yargı kararlarında idarenin hukuka aykırılıklarının etkisizleştirilmesine gerekçe olarak kullanılması ve bu yaklaşımın geçerliliği tartışmaya açılmaktadır.Item type:Item, Türkiye'de halkla ilişkiler endüstrisi: Kadın profesyonellerin mesleki deneyimleri(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2023) Ekmekçigil, BegümHalkla ilişkilerin tarihsel gelişimine, yaşanan bu süreçte kadın profesyonel ve akademisyenlerin katkılarına ve halkla ilişkilerin kurumsallaşma yıllarına dair literatürde kaynaklar bulunmaktadır, fakat alanın profesyonelleşmesi süreci ile bu süreçte ikinci kuşak olarak niteleyebileceğimiz kadın profesyonellere ve alanın profesyonelleşmesi sürecine ilişkin bilgi sınırlı kalmaktadır. Bu nedenle de yürütülen bu tez çalışmasından elde edilen bulgularla katkı sağlanması amaçlanmıştır. Bu bağlamda, Türkiye'de hem sayıca çoğunluğu oluşturan hem de halkla ilişkilerin kavranması, gelişmesi ve ilerlemesi adına büyük katkılarda bulunan kadın profesyonellerin deneyimlerine dair bir kavrayışa sahip olunduğunda Türkiye'deki halkla ilişkiler mesleğine ilişkin bilgiler edinilebilir. Çalışma, halkla ilişkilerin profesyonelleşme sürecine ve geçirdiği değişimleri, kadınlaşan bir alanın meslek üzerindeki etkilerini ve profesyonellerin toplumsal cinsiyet kavramının halkla ilişkiler pratiklerine yansımalarını ortaya koymak adına on bir ajans başkanı ve on dört orta düzey yönetici olmak üzere toplamda yirmi beş kadın profesyonelle görüşmeler yürütülmüştür. Görüşmeler sonucunda elde edilen bulgular betimleyici analiz ile yorumlanarak ortaya konmuştur. Elde edilen bulgular ışığında, kadın profesyoneller halkla ilişkiler mesleğine, sektörüne ilişkin ortaya koydukları tanımlamalarında ve halkla ilişkiler profesyonellerinin sahip olması gereken özellikleri ve görev tanımlarını oluştururken toplumsal cinsiyete ilişkin tanımlamalardan uzak durmayı tercih ettikleri; halkla ilişkilerin bilimsel temellinde analitik düşünce ekseninde yürütülmesi gereken bir meslek olduğu; profesyonelliği ise kadın kimliklerinden ayrı bir kavram olarak tanımlamaları; kadın olmalarından kaynaklı olumsuz durumlarla karşılaştıklarında pasif ve aktif güçlenme stratejilerine başvurmaları varılan sonuçlar arasında yer almaktadır.Item type:Item, Bağımsızlık sonrası Azerbaycan'da dijital medya ve siyasal katılım(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Baylarov, GoshgarBu çalışma, bağımsızlık sonrası Azerbaycan'da dijital medyanın siyasal katılım üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Araştırmada hem nicel hem de nitel yöntemler kullanılarak kapsamlı bir analiz gerçekleştirilmiştir. Nicel veri toplama süreci, 600 katılımcının yer aldığı anket çalışması ile yürütülmüştür. Anket soruları, bireylerin internet ve sosyal medya kullanım sıklıkları, siyasi içeriklere maruz kalma düzeyleri, dijital medya platformları aracılığıyla siyasal süreçlere katılım eğilimleri gibi değişkenleri ölçmeye odaklanmıştır. Verilerin analizinde SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) yazılımı kullanılmıştır. Öncelikle betimleyici istatistikler (frekans analizleri, yüzde dağılımları) ile verilerin genel yapısı ortaya konulmuş, ardından değişkenler arasındaki ilişkileri belirlemek amacıyla çapraz tablolar oluşturularak ki-kare testleri uygulanmıştır. Ayrıca, Likert ölçekli soruların analizinde frekans dağılımlarının yanı sıra ortanca değer (median) ve tepe değeri (mode) hesaplanarak katılımcıların eğilimleri belirlenmiştir. Nitel veri toplama sürecinde, Azerbaycan'da medya sektöründe önemli konumda bulunan 7 medya yöneticisiyle derinlemesine mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Bu mülakatlar, dijital medyanın Azerbaycan'daki medya ortamı, ifade özgürlüğü, etik ilkeler ve devlet-medyası ilişkileri üzerindeki etkilerini anlamaya yönelik olarak tasarlanmıştır. Verilerin analizinde, tematik analiz yöntemi benimsenmiş ve medya sahiplerinin görüşleri belirli kategoriler altında sınıflandırılarak yorumlanmıştır. Mülakatlardan elde edilen bulgular, nicel verilerle desteklenerek dijital medyanın siyasal katılım üzerindeki etkisini daha kapsamlı bir şekilde ortaya koymuştur. Araştırma bulguları, dijital medya kullanımının siyasal katılımı artırdığını göstermektedir. Özellikle sosyal medyada daha fazla zaman geçiren bireylerin siyasi içerik tüketme ve paylaşma eğilimlerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Ancak, sosyal medya platformlarında siyasal görüşlerin özgürce ifade edilmesine ilişkin bazı kısıtlamalar olduğu da görülmüştür. Kullanıcıların önemli bir kısmı, olumsuz geri bildirimler veya toplumsal baskılar nedeniyle siyasal içerik paylaşmaktan kaçındıklarını belirtmiştir. Çalışma ayrıca, farklı sosyal medya platformlarının siyasal içerik üretimi ve tüketimi üzerindeki farklılaşan etkilerini de ortaya koymuştur. Örneğin, Instagram daha çok sosyal etkileşim amacıyla kullanılırken, Facebook ve TikTok gibi platformlar siyasi görüşlerin ifade edilmesi açısından daha aktif bir rol oynamaktadır. Mülakat bulguları, medya sektöründeki rekabetin etik ilkeler üzerindeki etkisini ve devletin medya üzerindeki rolünü de tartışmaktadır. Bazı medya temsilcileri devlet desteğinin sektör için olumlu olduğunu belirtirken, bazıları ise bu desteğin bağımsız gazeteciliği sınırladığını ifade etmiştir. Dijitalleşme sürecinin medya etiği, doğruluk ve haber kalitesi açısından yeni zorluklar getirdiği, ancak aynı zamanda bilgilendirme ve siyasi bilinç oluşturma noktasında önemli fırsatlar sunduğu vurgulanmıştır. Araştırma genel olarak, Azerbaycan'da dijital medyanın siyasal katılımı teşvik eden ancak ifade özgürlüğü, etik standartlar ve bağımsız gazetecilik açısından belirli engeller barındıran dinamik bir alan olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgular, dijital medya okuryazarlığının artırılması ve medya politikalarının bireylerin ifade özgürlüğünü destekleyecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.Item type:Item, Nanoyapıda Fe₃O₄ ve ZnO'in mikrodalga ile sentezlenmesi ve fe3o4/ ZnO /aktif karbon nanokompozitin hazırlanması(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2025) Ermumcu, NurcanBu tez çalışmasının amacı kimyasal aktivasyon yöntemiyle atık biyokütlelerden üretilen aktif karbon (AC) ile geleneksel ve mikrodalga yöntemiyle üretilen Manyetit (Fe₃O₄) ve Çinko oksit (ZnO) nanokompozit malzemelerin oluşturulmasının incelenmesi olarak belirlenmiştir. Deneysel çalışmanın ilk aşamasında çay ve kimyon atıklarından fosforik asit (H3PO4) ile kimyasal aktivasyon yapılarak aktif karbon üretilmiştir. İkinci aşamada kompozit üretimine geçilmiştir. Fe3O4 sentezinde başlangıç maddesi olarak Demir(III) klorür hekzahidrat (FeCl3.6H2O), Demir(II) klorür tetrahidrat (FeCl2.4H2O) ve ZnO sentezinde çinko nitrat hekzahidrat Zn(NO3)2.6H2O, her iki de indirgeyici olarak Sodyum Hidroksit (NaOH) kullanılmıştır. Sentezlenen metal oksitlerin AC ile ayrı ayrı ve Fe3O4-ZnO karışım halinde kompozitleri oluşturulmuştur. Kompozitlerin üretimi hem geleneksel hem mikrodalga enerjisi ile gerçekleştirilmiştir. Kompozit eldesine başlangıç madde derişimleri, sentezleme koşullarının (süre, sıcaklık vb.) etkisi incelenmiştir. Mikrodalgada 10 dakikada sürekli üretimde Kimyondan üretilen Fe3O4/ ZnO /aktif karbon üçlü kompozit yüzey alanı 771.6 m2/g, çaydan üretilende 709.4 m2/g bulunmuştur. Metilen mavisi adsorpsiyon kapasitesi ise kimyon ile üretilende 328.9 mg/g, çayda ise 287.4 mg/g olarak belirlenmiştir. Tez çalışması kapsamındaki deneylerle nanoyapılar ve çevresel uygulamalar arasındaki etkileşim incelenmiş ve gelecekteki çalışmalara referans noktası oluşturmuştur.Item type:Item, Adaptif kontrol yönteminin bir kimyasal prosese uygulanması(ANKARA ÜNİVERSİTESİ, 2024) Koçer, İsmetEndüstriyel birçok işlemde atık su meydana gelir ve atık su arıtma sürecinin birimlerinden bir tanesi pH nötralizasyon ünitesidir. Örneğin, HCl üretim tesislerinde atık su asidiktir ve deşarj veya yeniden kullanılmadan önce nötralize edilmesi gerekir. pH nötralizasyon prosesinin doğrusal olmayan zamanla değişen özellikleri ve eşdeğerlik noktasında çalışırken küçük bozulmalara karşı hassasiyeti nedeniyle geniş bir aralıkta yüksek hassasiyet ile kontrolü için sürekli güncellenen parametreler içeren adaptif algoritmalara ihtiyaç duyulur. Bu çalışmada güçlü asit (HCl) ve güçlü baz (NaOH) içeren laboratuvar ölçeğinde bir pH nötralizasyon sisteminde farklı yaklaşımlar ile elde edilen Model Referans Adaptif Kontrol (MRAC) yöntemleri MATLAB ortamında uygulanmıştır ve ISE, IAE, ITSE, ITAE yöntemleri kullanılarak performansları değerlendirilmiştir. Bunlar Lyapunov ve Massachusetts Institute of Technology (MIT) yöntemi ile MRAC ve belirsizliklere yaklaşım ile MRAC yöntemleridir. Belirsizlik yakınsama yöntemi kapsamında yakınsama fonksiyonu olarak parametrik bir fonksiyon (L-MRAC) ve radyal fonksiyon temelli nöral ağ (R-MRAC) kullanılmıştır. Sistem parametrelerinin bilinmediği durumda belirsizlik yakınsama yöntemleri uygulunarak elde edilen MRAC yöntemlerinin klasik MRAC yöntemlerine göre model takibi ve bozucu etkilere karşı daha iyi performans gösterdiği görülmüştür. Sistem parametrelerinin bilindiği durum için MRAC yöntemleri ve PID kıyaslanmış ve en iyi performans değerini R-MRAC vermiştir. Çalışma kapsamında mikroişlemci (Pico) ve ekonomik kontrol elemanları kullanılarak bir pH kontrol sistemi hazırlanmış ve MATLAB ortamında yapılan deneylerle elde edilen kontrol parametreleri kullanılarak MicroPyhton ile R-MRAC ve PID yöntemleri uygulanmış, PID ile ancak parametreler yeniden ayarlandıktan sonra kabul edilebilir bir kontrol performansı elde edilirken, R-MRAC yöntemi ile set noktasına etki ve bozucu etkilere karşı başarılı bir kontrol sağlanmıştır.
