Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Recent Submissions

    • Item type:Item,
      İdare hukuku açısından ormanların hukuki rejimi
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Yüğrük, Esin
      Ormanlar, ekolojik, ekonomik ve toplumsal açıdan taşıdıkları önem nedeniyle Türk hukukunda anayasal düzeyde koruma altına alınmıştır. 1982 Anayasası, 169. ve 170. maddelerinde devlete, ormanları koruma ve geliştirme yükümlülüğünü açık biçimde yüklemiş, devlet ormanlarının devletçe yönetilip işletileceğini hükme bağlamış, aynı zamanda orman köylüsünün sosyo-ekonomik bakımdan kalkındırılmasını anayasal bir görev haline getirmiştir. Mevcut hukuk öğretisinde, devlet ormanlarının işletilmesi ve yönetilmesi süreçleri ile orman köylülerinin bu süreçlere katılımının hukuki rejimi büyük ölçüde göz ardı edilmiştir. Bu tez çalışmasında ise devlet ormanlarının idare ve işletilmesinin bir "anayasal kamu hizmeti" olduğuna vurgu yapılarak; bu hizmet kapsamında yürütülen orman ürünleri üretimi ve ormanların rekreasyon amacıyla işletilmesi faaliyetlerinin hukuki çerçevesi belirlenmeye çalışılmıştır. Özellikle öğretide, "orman işletme sözleşmeleri yapılamaz" şeklinde çok kısa şekilde geçilen bu konunun, yasa ve uygulamalarda bir karşılığının bulunup bulunmadığı incelenmiştir. Ayrıca, devlet ormanlarının gözetimi ve işletilmesinde Anayasa'da ayrıcalık tanınan tek kesim olan orman köylülerinin anayasal haklarının zayıflatılmasına yol açan yasal düzenlemelere de dikkat çekilmiştir. Diğer yandan ormanlarda üretim ve işletme faaliyetlerinin özel kişilere gördürülmesinin Anayasa hükümleri dikkate alındığında mümkün olup olmadığı; gördürülmesi halinde ise idareyle özel kişi arasında yapılacak sözleşmelerin hukuki niteliği ve uyuşmazlığın görüleceği yargı merci Anayasa hükümleri ve idare hukuku ilkeleri ışığında tartışılmıştır. 6831 sayılı Orman Kanunu'nda çeşitli maddelerde yer alan ancak idari teşkilatta hangi kuruluşu ifade ettiği açıkça belirtilmeyen "orman idaresi" kavramının çözümlenmesi, tezin bir diğer temel sorununu teşkil etmiştir. Orman idaresinin sorumluluğundaki orman faaliyetlerinin yürütülmesi açısından "yetki" sorunlarına yol açabilecek bu belirsizliğe tez kapsamında değinilmiş; bu kavramla Tarım ve Orman Bakanlığının mı yoksa Orman Genel Müdürlüğünün mü yoksa her iki idarenin mi kastedildiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Bununla birlikte orman hizmetlerinin yürütülmesinde asli görevli ve sorumlu olan ve orman teşkilatını oluşturan idareler ile daha çok kolluk faaliyeti yürüten orman teşkilatı dışındaki idarelerin (özel yetkili idarelerin) yetkileri ve idari teşkilat içindeki konumları tez kapsamında ele alınmıştır. Ormanların korunması, idaresi ve işletilmesi noktasında hem kanunlarda hem de anayasalarda kamu yararı bakımından elde edilen kazanımların yavaş yavaş kaybedildiği ve ormanlara dair hukuki düzenlemelerde bir geriye gidişin yaşandığının düşünüldüğü bu dönemde, hukuk literatüründe ihmal edilmiş orman teşkilatı ve orman/ormancılık faaliyetleri; idari örgütlenme, kamu hizmeti ve kolluk faaliyeti ekseninde detaylı olarak incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: orman idaresi, orman kamu hizmeti, orman işletmesi, orman köylüsü, vahidi fiyat sözleşmeleri, taahhüt yoluyla üretim, dikili satış yöntemi. Forests are protected at the constitutional level in Turkish law due to their ecological, economic and social importance. The 1982 Constitution, in Articles 169 and 170, explicitly imposes upon the state the duty to protect and improve forests, stipulates that state forests shall be managed and operated by the state, and establishes the socio-economic development of forest villagers as a constitutional duty. In the current legal doctrine, the legal regime of the processes of operating and managing state forests and the participation of forest villagers in these processes has been largely ignored. In this thesis, it is emphasized that the administration and management of state forests is a "constitutional public service" and the legal framework of the forest product production and recreational forest operations carried out within the scope of this service has been determined. In particular, the issue briefly mentioned in the doctrine as "forest management contracts cannot be concluded" has been examined to determine whether it finds any counterpart in legislation and practice. Furthermore, attention has been drawn to legal regulations that undermine the constitutional rights of forest villagers, who are the only group granted privileges in the Constitution regarding the supervision and management of state forests. On the other hand, it has been discussed -within the framework of constitutional provisions and the principles of administrative law- whether it is permissible, in light of the Constitution, for forest production and management activities to be carried out by private persons; and if so, the legal nature of the contracts to be concluded between the administration and private persons, as well as the competent judicial body for resolving disputes arising therefrom. Another key issue addressed in this thesis is the analysis of the concept of the "forest administration" as referred to in various articles of the Forest Law No. 6831, yet without a clear indication as to which institution it designates within the administrative structure. The thesis examines the ambiguity surrounding this concept, which may lead to issues of authority in the execution of forest-related activities. It is explored whether the concept refers to the Ministry of Agriculture and Forestry, the General Directorate of Forestry, or both. In addition, the thesis discusses the powers and institutional positions of the administrative bodies responsible for performing forest services—namely, those constituting the forest organization itself—and those bodies outside of the forest organization, which primarily carry out policing functions. In this period, when the gains made in terms of public interest in both laws and constitutions regarding the protection, management and operation of forests are gradually being lost and it is thought that there is a regression in the legal regulations regarding forests, the forest organization and forest/forestry activities, which have been neglected in the legal literature, have been examined in detail in the axis of administrative organization, public service and law enforcement activities. Key Words: forest administration, forest public service, forest management, forest villager, unit price contracts, production through contracting, standing timber sale method.
    • Item type:Item,
      Biyoetanol üretim aşamasında ortaya çıkan koyu şilempenin In-Vitro rumen ortamında etkilerinin araştırılması
      (Ankara Üniversitesi, 2024) Hiçcan, Özlem
      Türkiye'de de giderek yaygınlaşmakta olan ve ayrıca tarımsal üretim hacmini artıran biyoetanol tesislerinin ham maddesi olan melasın distilasyon yolu ile alkolü uzaklaştırıldıktan sonra ortaya çıkan yan ürünlerden birisi koyu şilempedir. Koyu şilempe protein ve mikro besin maddelerince zengindir. Bu yan ürünün işlenerek et gibi yüksek kaliteli gıda ürününe dönüşmesi beslenme maliyetini azaltırken üreticiye gelir sağlar. Ruminantlar biyoetanol gibi önemli bir maddeden sağlanan yan ürünü insanlar için yenilebilir gıdaya dönüştürmesi açısından önemli rol oynamaktadır. Öte yandan koyu şilempenin düşük pH'sı, içerdiği yüksek oksijen ve mineral tuzları bu yan ürünü doğru şekilde bertaraf edilmediği takdirde çevre için potansiyel bir tehlikeye dönüştürmektedir. Bu çalışmada Türkiye'de giderek artan biyoetanol üretimi esnasında oluşan koyu şilempenin ruminant hayvanların rasyonlarında geleneksel yüksek kaliteli pahalı protein kaynaklarına alternatif olarak kullanımı ve bu hayvanlarda fermantasyon ile sindirilebilirliğe etkisi in-vitro çalışmada değerlendirilmiştir. Bu amaçla rumen sıvıları 2 adet kanüllü hayvandan alınmıştır. Çalışma için kullanılan kaba yem:konsantre yem oranı 50:50 olacak şekilde ayarlanmıştır. Koyu şilempe, Türkiye'nin büyük biyoetanol üreticilerinden olan Konya Şeker San. ve Tic. A.Ş.'den temin edilmiştir. Çalışma bütün gruplarda üç tekrar olarak gerçekleştirilmiştir. Koyu şilempe yemin %5, %10 ve %15'i olarak ilave edilmiştir. 48 saatlik inkubasyonun sonucunda toplam gaz hacmi kayıt edilmiş, alınan örneklerde pH, amonyak azotu, UYA düzeyleri ve metan gazı miktarı tespit edilmiş olup ANKOM tekniği kullanılarak aynı düzende oluşturulmuş grupların kuru madde, organik madde ve NDF sindirilebilirlikleri ortaya konmuştur. Sonuç olarak, koyu şilempenin yüksek protein içeriği (HP=%21,56), sindirilebilirliğe herhangi olumsuz bir etkisinin olmaması (P>0,05), rumen pH'sını değiştirmemesi (P>0,05), UYA konsantrasyonlarında belirlenmiş sınırlar dışında bir etki yaratmaması ve hatta en yüksek dozda (%15) az miktarda metan gazı üretimini baskılamış olması ruminant besleme de kullanılabilecek bir yan ürün olabileceğini göstermektedir. Yapılan bu çalışma gereği %5 ve %10 koyu şilempe dozlarının kullanım için uygun olabileceği, bununla birlikte daha yüksek dozlarının kullanımının başka çalışmalarla desteklenmesi gereklidir. Aynı zamanda koyu şilempenin, ruminantlarda kullanımı sınırlayıcı olan potasyum ve sülfatı alınmış formları ile bu çalışmaların yapılmasının yem olarak kullanılabilirliğinin artırılması için gerekli olduğu sonucuna varılmıştır.
    • Item type:Item,
      ONN, NN, NNN, NNNN tipinde ligandlar ve koligandlar kullanılarak yeni spin krosover (SCO) özellikte koordinasyon bileşiklerinin hazırlanması ve karakterizasyonu
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Gürpınar, Kübra
      Bu tez çalışmasında NNN tipi ligandlar ve ClO₄⁻, BF₄⁻, PF₆⁻, SbF₆⁻, NCS⁻, koligandları kullanılarak spin crossover özellik gösteren Fe (II) koordinasyon bileşikleri hazırlanmış ve element analizi, infrared spektroskopi (FTIR), termogravimetrik analiz (TGA), diferansiyel taramalı kalorimetri analiz (DSC) yöntemleri ile karakterize edilmiştir. Bu bileşiklerden Fe(pp)(SCN)2, Fe (pp)2(PF6), Fe(mpp)(SCN)2, Fe(mpp)2(ClO4)2 kristalin elde edildi ve x ışınları kırınım yöntemiyle incelenmiş, moleküler modelleri, bağ uzunlukları ve birim hücre verileri belirlenmiştir. Bileşiklerin diferansiyel taramalı kalorimetri (DSC) ile spin geçiş sıcaklıkları (faz dönüşümleri) ve entropi değişimleri hesaplanmıştır. Koligandların ve ligandların spin geçişi üzerine etkisi tartışılmıştır. İçlerinden yüksek spin geçiş entropisine sahip Fe(htrz)2(trz)(BF4) kompleksi için katı hal soğutma sistemlerinde kullanılması amacıyla tek eksenli gerilme altında mekanokalorik etki ve COP değeri hesaplanmıştır. 95 MPa bir gerilme ile Fe(htrz)2(trz)(BF4) spin crossover kompleksinde izotermal entropi değişimi ΔSmCE = -130 J kg−1 K−1 ve adyabatik sıcaklık değişimi ΔTmCE = 6,8 K, devasa mekanokalorik etki elde edilmiş, mekanokalorik etki literatürdeki kalorik etkilerle karşılaştırılarak ve yorumlanmıştır.
    • Item type:Item,
      Geç tayf türü yıldızlarda flare aktivitesi tespit ve analizi
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Sığırcı, Suphi
      Geç tayf türü yıldızlarda manyetik yeniden bağlantı süreçleri sonucunda ortaya çıkan yüksek enerjili flare olaylarının doğru biçimde tespiti ve analizi, yıldızların kromosferik etkinliği, manyetik yapısı ve evrimsel süreçlerinin anlaşılmasında önemli bilgiler sunmaktadır. Bu tez kapsamında, Kepler ve TESS görevlerinden elde edilen yüksek zaman çözünürlüklü fotometrik veriler kullanılarak geç tayf türü yıldızlarda flare tespiti ve analizi amaçlanmıştır. Işık eğrilerinde akı farkına dayalı yeni bir yöntem olarak tasarlanan algoritma, flare başlangıç, tepe ve sönümleme zamanlarını belirlemektedir. Python programlama dili kullanılarak geliştirilen ve grafik arayüz ile desteklenen bu yazılıma FlareFind adı verilmiştir. Yazılım, aynı zamanda eşdeğer süre hesaplamalarını gerçekleştirmekte ve elde edilen sonuçları görsel biçimde sunmaktadır. Çalışma kapsamında Kepler ve TESS verilerinden seçilen sekiz yıldız incelenmiştir. Bunlardan ikisinde toplam 68 flare olayı literatürdeki arşiv verileriyle karşılaştırılmış ve yöntemin güvenilirliği değerlendirilmiştir. Bazı ışık eğrilerinde ise flare tespitleri arındırma ve istatistiksel modelleme çalışmalarında kullanılarak, yıldızların manyetik aktivite düzeyleri ve flare enerjisi dağılımları daha ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Bu analizler sonucunda flare oluşum süreçleri, enerji üst sınırları ve yıldızların manyetik etkinliklerine ilişkin önemli sonuçlara ulaşılmıştır.
    • Item type:Item,
      Tls protokollerinde post-kuantum kriptografi: Protokol güvenliğini artırma stratejileri
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Özcan, Tuğba
      Kuantum bilgisayarların gelişmesi, günümüzde kullanılan açık anahtarlı kriptografik sistemlerin güvenliğini ciddi biçimde tehdit etmektedir. Bu nedenle, güvenli iletişim protokollerinin kuantum sonrası algoritmalarla güncellenmesi gerekmektedir. Bu tez, post-kuantum kriptografik (PQC) algoritmaların Transport Layer Security (TLS) 1.3 protokolüne entegrasyonunu ve bu entegrasyonun performans üzerindeki etkilerini incelemektedir. Çalışma kapsamında, TLS 1.3 protokolünde hem anahtar değişimi hem de sertifika tabanlı kimlik doğrulama senaryoları test edilmiştir. Klasik, hibrit ve saf PQC algoritmalarıyla yürütülen deneylerde farklı TLS 1.3 yapılandırmaları değerlendirilmiş ve her senaryo 1000 tekrar üzerinden ölçülmüştür. Ölçümler, el sıkışma süreleri, sertifika boyutları ve standart sapmalar dikkate alınarak karşılaştırmalı bir şekilde analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, PQC algoritmalarının TLS 1.3'e entegrasyonunun teknik açıdan mümkün ve uygulanabilir olduğunu göstermektedir. Ayrıca performans kayıplarının büyük ölçüde yönetilebilir seviyede kaldığı görülmüştür. Özellikle anahtar değişiminde ML-KEM ailesi, kimlik doğrulamada ise ML-DSA ve Falcon düşük gecikme süreleri ve istikrarlı performanslarıyla öne çıkmış; SPHINCS+ ise görece büyük imza boyutlarıyla ek gecikme süresine sahiptir. Hibrit yaklaşımlar ise klasik sistemlerle uyumluluğu koruyarak güvenli geçiş için alternatif sunmaktadır.