Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz

Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:

  • Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
  • Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
  • Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar

Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.

Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:

  • Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
  • Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
  • Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
  • Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.
  • ve daha binlerce kaynak; açık, ücretsiz, bir tık yakınızda...
  • Communities in DSpace

    Select a community to browse its collections.

    Now showing 1 - 5 of 8

    Recent Submissions

    • Item type:Item,
      Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinde serbest bölgelerin yeri ve geleceği
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Kocasoy, Hasan
      Gelişmiş ülkelerde serbest bölge modeli, genellikle ticaretin kolaylaştırılması, gelişmekte olan ülkelerde ise üretim, yatırım ve ihracatın teşviki amacıyla kullanılmaktadır. AB Mevzuatı ile ülkemiz serbest bölgeler mevzuatı arasındaki temel fark bu noktada ortaya çıkmaktadır. AB'de serbest bölgeler antrepo benzeri bir gümrük rejimi iken Türkiye'de bir ekonomi ve dış ticaret politikası enstrümanıdır. Avrupa Birliği içerisinde rekabetin bozulmaması amacıyla, serbest bölge kullanıcılarına, serbest bölge dışında faaliyet gösteren şirketler karşısında ayrıcalık verilmemesi amaçlanmakta ve uygulama kolaylıklarıyla sınırlı kalmak üzere, ticaret dışında herhangi bir faaliyet türü teşvik edilmemekte, hatta üretim gibi esaslı faaliyetlere izin dahi verilmemektedir. Gümrük Birliği müzakerelerinde önemli bir gündem maddesi olmayan Türk serbest bölgeleri, 1998 tarihli ilk İlerleme Raporundan itibaren, AB'nin eleştiri kaynağı ve ekonomik alanda başlıca uyumsuzluk alanlarından biri haline gelmiş, 2000'li yılların başında, siyasi irade tarafından serbest bölge teşvikleri neredeyse tamamen ortadan kaldırılmış ve serbest bölge sistematiği büyük ölçüde değiştirilmiştir. Ortaya çıkan tabloya gelen eleştiriler üzerine muhtelif tarihlerde iyileştirme çalışmaları yürütülmüş, serbest bölgelerin ülke ekonomisindeki rolü, diğer planlı yatırım bölgeleriyle kesişmeyecek şekilde düzenlenmiş, ancak modelin son hali AB serbest bölgeler mevzuatı ile büyük oranda uyumsuz kalmaya devam etmiştir. Öte yandan, son yıllarda Türkiye'nin AB katılım müzakereleri muhtelif nedenlerle tıkanmış olup, serbest bölgelerin geleceğine dair projeksiyonlarda, salt Türkiye'nin AB'ye tam üye olacağı varsayımıyla politika üretilmesine son verilmesi, imtiyazlı ortaklık ve tam üyelik sürecinin sonlandırılması senaryolarının da dikkate alınması gerektiği düşünülmektedir. Bu çerçevede, belli bir olgunluğa eriştiği düşünülen ve Gümrük Birliği kapsamında sorun teşkil etmeyen mevcut serbest bölge modelinin muhafazasının, "imtiyazlı ortaklık" ya da üyelik sürecinin sonlandırılması senaryolarında en mantıklı seçenek olabileceği, öte yandan dünyanın pek çok bölgesinde olduğu gibi Türk serbest bölgelerin de özel ekonomi bölgelerine evrilmesinin değerlendirilebileceği mülahaza edilmektedir.
    • Item type:Item,
      Sağlıkta dönüşüm programı bağlamında kadın ruh sağlığına bakışlar: Alanyazın ve biyopolitikada postpartum depresyon (PPD)
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Turan, Elif Çolpanay
      Doğum, kadınları fiziksel, psikolojik ve duygusal olarak etkileyen bir olgudur. Doğumun kadının psikoloji ve ruh sağlığına etkisi birkaç farklı şekilde kendini gösterebilmektedir. Bunlardan sen sık karşılaşılanı postpartum depresyondur. Sağlıkta Dönüşüm Programı, Türkiye'de 2003 yılından beri uygulanan bir grup sağlık politikasının bütünleşik halidir. Bu program dahilinde ana-çocuk sağlığına ayrı bir önem verilmekte olduğu, annelerin eğitimi, sağlığı ve buna bağlı olarak sağlık çalışanlarının eğitiminin yaygınlaştırılmasının önem arz etmekte olduğu vurgulanmaktadır. Bu tezin amacı betimsel analiz yöntemi ile Ulusal Tez Merkezi'ndeki tezler ve seçilen hakemli dergilerdeki makaleleri inceleyerek kadının doğum sonrasında ruh sağlığı açısından akademide postpartum depresyon üzerine yapılan çalışmaları incelemektir. Çalışma 2002-2023 yılları arasında tamamlanmış olan akademik çalışmalara odaklanmıştır. Zira 2003 yılında duyurulan ve 2007 yılında hayata geçirilen "Sağlıkta Dönüşüm Projesi" bağlamında önemli yer tutan anne ve çocuk sağlığı başlığı üzerinden inceleme yapılmıştır. 2003 yılından beri anne sağlığı ve anne ruh sağlığı üzerine T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeler olmasına rağmen akademik çalışmaların postpartum depresyona yoğunlaşması son on sene içerisinde olmuş, istikrar kazanması ise 2010'ların sonunu bulmuştur. Bilimsel araştırmaların çoğu tanımsal ve kesitseldir, postpartum depresyonun risk etmenlerine ve postpartum depresyonla bağlantılı olabilecek etmenlere odaklanmıştır; postpartum depresyona yönelik tedavi ve yaklaşım çalışması çok azdır. Akademi ve sağlık eğitiminde postpartum depresyonla ilgili daha detaylı ve sistematik çalışmalara ihtiyaç vardır.
    • Item type:Item,
      Örgütsel güven açısından çalışan ilişkilerine bir bakış
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Nizam, Neslihan
      Bu araştırmanın amacı, işyeri nezaketsizliğinin örgütsel güven ve çalışan ilişkileri üzerindeki etkilerini incelemektir. Nezaket, sağlıklı iletişimi teşvik eden ve güven kültürünün inşasında önemli rol oynayan bir kavramdır. Buna karşın, işyeri nezaketsizliği; saygısız, dışlayıcı ve küçümseyici davranışlarla çalışan ilişkilerini zedeleyen, güven ortamını bozan ve örgütsel sinizme yol açan bir olgudur. Araştırma, üniversitelerde görev yapan 3 kadın, 3 erkek idari personel ile gerçekleştirilmiş ve nitel araştırma yöntemi kapsamında yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla veri toplanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, işyeri nezaketsizliği, çalışanlar arasında güven kaybına, motivasyon düşüklüğüne, psikolojik rahatsızlıklara ve iletişim sorunlarına neden olmaktadır. Bu olumsuz etkiler, ekip ruhunu zayıflatmakta ve kurumsal bağlılık üzerinde yıkıcı sonuçlar doğurmaktadır. Öte yandan, empati ve özgecilik gibi olumlu sosyal davranışların, işyerindeki ilişkileri iyileştirdiği ve güven ortamını yeniden inşa ettiği tespit edilmiştir. Araştırma, üniversite çalışanları özelinde sınırlı olmakla birlikte, örgütlerde sağlıklı bir iletişim ve güven kültürü oluşturulması adına nezaketin önemini vurgulamakta ve yöneticilere bu doğrultuda stratejik öneriler sunmaktadır.
    • Item type:Item,
      Ticari işlemlerde taşınır rehni sözleşmesi
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Delikaya, Emine Vural
      İşletmelerin özkaynaklarının yeterli gelmediği durumlarda uygun koşullarda finansmana erişim sağlayabilmesi, faaliyetlerin devamı bakımından önemli bir yere sahiptir. Finansman sektörünün üstlendiği risk sebebiyle talep ettiği teminatların karşılanamaması işletmeler bakımından kredi maliyetlerini artırmakta ve finansmana erişimi güçleştirmektedir. Bu noktada teminat gösterebileceği herhangi bir taşınmazı bulunmayan işletmelerin sahip oldukları taşınırları teslim şartına bağlı olmaksızın teminat göstererek finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla TİTRK, 2017 yılının başında yürürlüğe girmiştir. TİTRK, TİRK'e nazaran rehin sözleşmesinin taraflarını ve rehin konusu taşınırları geniş bir yelpazede ele almıştır. Bununla birlikte, teminat sisteminin verimli bir şekilde işleyebilmesi çalışmamızın konusunu oluşturan ticari işlemlerde taşınır rehni sözleşmesinin geçerli bir şekilde düzenlenmesi ile mümkündür.
    • Item type:Item,
      Alg özütlerinin farklı bitki türlerinde tohum çimlenmesi ve ın vıtro bitki rejenerasyonu üzerine etkisi
      (Ankara Üniversitesi, 2025) Özcan, Esra
      Makroalgler yüksek oranda besin elementleri ve bitki hormonlarını içerdiğinden dolayı doğal bir biyo-stimulant kaynağı olarak önemli bir potansiyele sahiptir. Bu çalışmada, ülkemiz sahillerinde doğal ve yaygın olarak yetişen Jania rubens (L) Lamx ve Cystoseira barbata (Stackhouse) C. Agardh makroalg özütlerinin Micranthemum tweediei Benth, Anubias barteri nana (İng.) Crusio ve Alternanthera reineckii Brig gibi önemli su bitkilerinin in vitro mikroüretimi üzerindeki etkisi ilk kez araştırılmıştır. Test edilen MS (0, 1, 2 ve 4 g/L) ve makroalg özütü (%0, 2,5, 5, 10 ve 20%) konsantrasyonları dikkate alındığında, 2 g/L MS besin ortamına %2.5 veya %5 J. rubens özütü ilave edilmesi M. tweediei'nin yüksek oranda mikroüretimi için yeterli olurken, C. barbata özütünün kullanılması durumunda ise 4 g/L MS ortamına %10 özüt ilave edilmesi en yüksek sonucu vermiştir. A. barteri ve A. reineckii bitki türlerinde ise 4 g/L MS besin ortamına %2.5 özüt ilave edilmesi en fazla mikroüretim sağlamıştır. Buna karşılık, 4 g/L MS ortamına eklenen %20 J. Rubens ve C. barbata özütü sürgün rejenerasyonunu önemli oranda azaltmıştır. Mikroüretimde olduğu olduğu gibi, besin ortamına J. Rubens ve C. barbata özütlerinin ilave edilmesi, her üç bitki türünde de gelişen sürgünlerin klorofil a/b ve toplam klorofil içeriğinde önemli artışlar sağlamıştır. J. rubens ve C. barbata özütleriyle domates ve biber tohumlarının ön muamelesinin çimlenme ve filizlenmeye etkisi gün sayılarına göre farklılık göstermiştir. Bitki türlerine göre değişmekle beraber %2.5-10 oranında özüt kullanımı yüksek oranlarda özüt kullanımı veya özüt kullanılmayan ön muameleye göre çimlenme ve filizlenme hızında artışlar sağlamıştır. Macroalgae have significant potential as a natural source of biostimulants due to their high content of nutrients and plant hormones. In this study, the effects of macroalgae extracts from Jania rubens (L) Lamx and Cystoseira barbata (Stackhouse) C. Agardh, which grow naturally and widely on the coasts of Türkiye, on micropropagation of important aquatic plants Micranthemum tweediei Benth, Anubias barteri nana (Eng.) Crusio and Alternanthera reineckii Brig were investigated for the first time. Considering all tested MS (0, 1, 2 and 4 g/L) and macroalgae extract (0, 2.5, 5, 10 and 20%) concentrations, the addition of 2.5% or 5% J. rubens extract to 2 g/L MS medium was sufficient for high micropropagation of M. tweediei, while in case of C. barbata extract, the addition of 10% extract to 4 g/L MS medium gave the highest result. In A. barteri and A. reineckii plant species, the addition of 2.5% extract to 4 g/L MS medium provided the highest micropropagation. On the other hand, 20% J. Rubens and C. barbata extracts added to 4 g/L MS medium significantly reduced shoot regeneration. As in micropropagation, addition of J. Rubens and C. barbata extracts to the nutrient medium resulted in significant increases in chlorophyll a/b and total chlorophyll contents of developing shoots in all three plant species. The effect of pretreatment of tomato and pepper seeds with J. rubens and C. barbata extracts on germination and sprouting varied depending on the number of days. Although varying according to plant species, use of 2.5-10% extract increased germination and sprouting rates compared to pretreatment with higher extract levels or with no extract.