Akademik Arşiv Sistemine Hoş Geldiniz
Ankara Ünivrsitesi Akademik Arşiv Sistemi:
- Üniversitemiz Akademik ve Kültürel Mirasını toplama, saklama ve geniş kitlere duyurmak amacını taşır
- Üniversitemiz akademik çıktılarını uluslararası standartlarda dijital ortamda depolar
- Etkisini artırmak için telif haklarına uygun şekilde Açık Erişime sunar
Ayrıca Üniversitemiz Önlisans, Lisans ve Yüksek Lisans ders notlarına Açık Ders Malzemeleri sistemi üzerinden erişebilirsiniz.
Akademik Arşiv Sistemi birçok farklı bölümden oluşur:
- Dergiler = Bu kategoride Ünivrsitemizde yayınlanan dergilere ulaşabilirsiniz
- Kitaplar= Üniversitemizde yayınlanan kitapları bu kategoride bulabilirsiniz.
- Gazeteler= Geçmişten günümüze bazı gazetelerin, bazı sayıları sizi tarihte bir yolculuğa çıkarıcak.
- Tezler= Yüksek Lisans, Doktora ve Uzmanlık Tezleri bu kategori altında yer almaktadır.

Recent Submissions
Item type:Item, Congenital absence of portal vein presenting with macroscopic hematuria: a case report with a brief review of the literature(Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2021) Yılmaz, Cavit Hüseyin; Karaca, Can AvniCongenital absence of the portal vein is a rare clinical entity in which portal blood flow is partially or totally diverted to the systemic circulation. This condition causes a myriad of clinical symptoms and is associated with other congenital abnormalities mostly of cardiac and vascular origin. A 14-year-old male patient with type IB Abernethy malformation who presented with macroscopic hematuria was treated with live donor liver transplantation. The medical recordings of the patient were retrospectively reviewed, and the case was presented with a brief review of the literature. The patient had associating nut-cracker syndrome and liver masses that were revealed to be focal nodular hyperplasia. The patient is doing well in the postoperative course. Liver transplantation offers a safe and radical treatment for this very rare anatomic malformation. It not only corrects aberrant portal flow but also prevents other life-threatening complications such as hepatopulmonary syndrome and possible liver malignancies. Portal venin konjenital yokluğu, portal kan akışının kısmen veya tamamen sistemik dolaşıma yönlendirildiği nadir bir klinik tablodur. Bu durum, sayısız klinik semptomlara neden olur ve çoğunlukla kardiyak ve vasküler kaynaklı diğer konjenital anormalliklerle ilişkilidir. Burada makroskopik hematüri ile başvuran tip IB Abernethy malformasyonlu 14 yaşında erkek hasta sunulmuş olup, olgu canlı donör karaciğer transplantasyonu ile tedavi edilmiştir. Hastanın tıbbi kayıtları geriye dönük olarak gözden geçirilerek olgu, literatürün kısa bir gözden geçirmesi ile birlikte sunulmuştur. Hastada fokal nodüler hiperplaziye ait karaciğer kitleleri ile birlikte nutcracker sendromu da mevcuttu. Hasta postoperatif dönemde sorunsuz seyretmiştir. Karaciğer nakli, bu çok nadir görülen anatomik malformasyon için güvenli ve radikal bir tedavi sunar. Sadece anormal portal akışı düzeltmekle kalmaz, aynı zamanda hepatopulmoner sendrom ve diğer olası karaciğer maligniteleri gibi diğer yaşamı tehdit eden komplikasyonları da önler.Item type:Item, Management of a rare case: transverse testicular ectopia associated with persistent mullerian duct syndrome(Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2021) Demirtaş, Mehmet Semih; Tuşat, MustafaTransvers testiküler ektopi (TTE), her iki testisin de aynı hemiskrotuma veya inguinal bölgeye migrasyonu ile karakterize erkek çocuklarda nadir görülen bir konjenital anomalidir. TTE olgularına, müllerian kanal yapılarının varlığı ile birlikte fenotipik olarak erkek olan, karakterize kalıcı müllerian kanal sendromu eşlik eder. Persistan Müllerian kanal sendromu, anti-müllerian hormonun veya reseptörünün genetik kusurundan kaynaklanır. Bu olguda, sağ kasıkta şişlik ve palpe edilemeyen sol testis ile başvuran 12 yaşında bir erkek çocukta persistent müllerian duktus sendromu ile ilişkili bir transvers testis ektopisi bildirdik. Hasta fıtık kesesinin yüksek ligasyonu, müllerian yapıların eksizyonu ve transseptal orşiopeksi ile tedavi edildi. Olguların cerrahi yaklaşımında, testislere ve diğer komşu yapılara zarar vermeden, müllerian yapıların mümkün olduğunca çıkarılması ve testislerin palpe edilebilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Transverse testicular ectopia (TTE) is a rare congenital anomaly in boys, which is characterized by the migrate of both testicles towards the same hemiscrotum or inguinal region. TTE cases are accompanied by the characterized persistent mullerian duct syndrome, which is phenotypically male, with the presence of mullerian duct structures. Persistent Müllerian duct syndrome is caused either by the genetic defect of the anti-mullerian hormone or its receptor. In this case, we reported a TTE associated with persis-tent mullerian duct syndrome in a 12-year-old boy who presented with swelling in the right groin and non-palpable left testis. The patient was treated with high ligation of the hernia sac, excision of mullerian structures and transseptal orchiopexy. In the surgical approach of the cases, we think that removing the mullerian structures as much as possible and making the testicles palpable without damaging the testicles and other adjacent structures are important.Item type:Item, İmmün sağlam bireyde hhv-7 i̇lişkili geçici splenial lezyon ile birlikte hafif ensefalit/ensefalopati (mers), olgu sunumu ve literatür taraması(Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2021) Demirkıran, Burcu Çalışkan; Yalçı, Aysun; Filiz, Mine; Artuk, Cumhur; Bulut, Cemal; Avcı, İsmail YaşarBilinen kronik hastalığı olmayan 26 yaşında erkek hasta ateş, baş ağrısı ve diplopi şikayetleri ile hastaneye başvurdu. Nörolojik muayenesi doğaldı ve meningeal irritasyon bulgusu yoktu. Beyin manyetik rezonans görüntülemede (MRG) korpus kallozum splenial bölgede hafif geçici sitotoksik lezyon (MERS-tip 1) görüldü. Beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde mononükleer pleositoz, artmış protein düzeyi ve insan herpes virüs-7 (HHV-7) DNA pozitifliği tespit edildi. BOS bulguları ile HSV-1 ensefalitine yönelik ampirik başlanan asiklovir tedavisi almaktayken klinik iyileşme gözlendi. Bu olguyu, immün sağlam bireyde hafif geçici splenial lezyon ile seyreden HHV-7 ensefaliti olgusu olduğu için sunmaya değer bulduk. A 26-year-old male without any chronic disease was admitted to the hospital with fever, headache and diplopia. Neurological examination was normal and there were no signs and symptoms of meningeal irritation. On brain magnetic resonance imaging (MRI), a mild transient cytotoxic lesion (MERS-type 1) was observed in the splenial region of the corpus callosum. Mononuclear pleocytosis, increased protein level and HHV-7 DNA positivity were detected in the cerebrospinal fluid (CSF) examination. Clinical improvement was observed while receiving empirical acyclovir treatment for HSV-1 encephalitis with CSF findings. We found this case worth presenting because there was an HHV-7 encephalitis case with mild transient splenial lesion in an immunocompetent individual.Item type:Item, Testicular torsion in an adult patient after bicycle riding(Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2021) Coğuplugil, Adem Emrah; Bedir, SelahattinTesticular torsion is one of the most common surgical emergencies in males. Bicycling is a possible and frequent cause of a variety of urological disorders including testicular torsion. The data regarding the association between testicular torsion and bicycling are limited to some case reports in young boys. Here, we report a case of testicular torsion in an adult, which occurred shortly after excessive, long-distance bicycle riding. Testiküler torsiyon erkeklerde en sık görülen cerrahi acil durumlardan birisidir. Testiküler torsiyon dahil olmak üzere çeşitli ürolojik bozuklukların olası nedenlerinden birisi bisiklete binmektir. Bisiklete binme ve testiküler torsiyon arasındaki ilişkiye dair veriler erkek çocuklarında görülen bazı olgu sunumları ile sınırlıdır. Burada erişkin bir hastada yoğun ve uzun mesafeli bisiklete binmekten hemen sonra oluşan bir testiküler torsiyon olgusunu sunmaktayız.Item type:Item, Farklı nedenlere bağlı gelişen i̇ki kanat skapula olgusu(Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2021) Zıroğlu, Zeynep; Sorgun, Mine Hayriye; Şener, Hüseyin ÖzderKanat skapula üst ekstremitenin fonksiyonel kısıtlılığına yol açan nadir bir bozukluktur. Serratus anterior, trapezius ve romboid kaslarında (sırasıyla uzun torasik sinir, spinal aksesuar sinir ve dorsal skapular sinir tarafından innerve edilirler) paraliziye neden olabilecek birçok patolojik duruma bağlı gelişebilir. Trapezius ve romboid kaslarının felci lateral kanatlanmaya yol açarken serratus anterior kasının felci durumunda medial kanatlanma görülür. Biz burada kanat skapula kliniği ile başvuran iki olguyu sunuyoruz. İlk olgu lateral kanatlanma (spinal aksesuar sinir ve dorsal skapular sinirin hasarı) ile başvuran 45 yaşındaki kadın hasta, diğer olgu ise medial kanatlanma tablosu (uzun torasik sinir hasarı) olan 29 yaşındaki kadın hasta idi. Kanat skapula klinik pratikte sık karşılaştığımız bir tablo olmamakla birlikte yaşam kalitesini etkileyebilecek özürlülük potansiyeli nedeni ile önemlidir. Omuz ağrısı ve omuz kuşağı kaslarında kuvvet kaybı olan hastalarda olası tanısı göz önünde bulundurulmalıdır. Winged scapula is a rare disorder that causes functional limitation of the upper extremity. Serratus anterior, trapezius and rhomboid muscles (innervated by the long thoracic nerve, spinal accessory nerve, and dorsal scapular nerve, respectively) may develop due to many pathological conditions that may cause paralysis. While paralysis of the trapezius and rhomboid muscles leads to lateral winging, medial winging is observed in the case of paralysis of the serratus anterior muscle. Here, we present two cases presenting with a winged scapula clinic. The first case was a 45-year-old female patient who presented with lateral winging (damage to the spinal accessory nerve and dorsal scapular nerve), the other case was a 29-year-old female patient with medial winging (long thoracic nerve damage). Although the scapular winging is not a common condition in clinical practice, it is important because of its disabling potential that may affect the quality of life. The possible diagnosis should be considered in patients with shoulder pain and loss of strength in the shoulder girdle muscles.
